Kekemelik Neden Olur ve Tedavisi Nasıldır?

Seslerin ya da hecelerin sık tekrarı veya uzatılması nedeniyle konuşmanın akıcılığını kaybetmesine kekemelik denir. Konuşmanın beyindeki motor kontrol bölgelerinde bozukluklar ile ilişkili olduğu gösterilmiştir.
Erkeklerde, kızlara göre 3 kat daha sık görülür. Çocukluk çağında veya ergenlik döneminde başlar. Yetişkinlerin %1’inden azında kekemelik görülür. Yetişkin insanlarda sonradan oluşması nadirdir. Sonradan gelişen kekemelik beyin tümörü ve inme nedeniyle ortaya çıkabilir. Depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlarda kekemeliğe yol açabilir.
Çocuklarda ve ergenlik döneminde ortaya çıkan kekemelik nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte daha çok psikolojik faktörlerle tetiklenir. Kekemelik görülen kişilerin ailelerinde de kekemelik görülmesi yüksektir. Beynin gelişimsel bozukluğu olabilir. Aile içi geçimsizlik, boşanma, okul korkusu, sünnet korkusu, yeni kardeş olması gibi faktörler kekemeliğin ortaya çıkmasına neden olabilir.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR

Kekeme insanlar konuşmak isterken ağız ve çenede titreme, göz kırpma hareketi yaparlar. Ayrıca baş ve kollar yukarı doğru sıçrar.
Kekemelik nedeniyle toplum içine çıkmak, telefonla konuşmak, toplum içinde çalışmak istemezler. Sıkıntı ve yaşadıkları stres nedeniyle sosyal ortamdan uzaklaşırlar. Depresyon görülebilir.
Beyin tümörü ve inmeye bağlı kekemelikte başka belirtiler de görülür. Bu hastalıklara yönelik tetkikler yapılır.

TIBBİ TEDAVİ

Kekemeliğin kesin tedavisi yoktur. Fakat kekemeliğin geçmesine yardım edilebilir. Küçük yaşlarda başlanan tedavi ile ilerde sosyal sorun olmasının önüne geçilir. Kekemelik tedavisinde elektronik cihazlar ve yardım gruplarından faydalanılır. Kekemelik tedavisinde psikoterapi ve konuşma terapisi uygulanmaktadır.
Kekemelik tedavisi için özel bir ilaç yoktur. Genellikle dopamin antagonistleri kullanılır. Haloperidol, risperidone, olanzapine, carmazepine, paroxetine gibi ilaçlar kullanılmakta, bazı hastalarda yarar elde edilmektedir. Plasebo isimli ilaç içermeyen tabletlerin de kekemeliği azaltabilmesi psikolojik faktörlerin önemini gösterir.
Fluoksetin ve sertralin gibi SSRI grubu antidepresanlar dopamin düzeyini artırdığı için nadir de olsa kekemeliği artırabilir veya kekemeliğe neden olabilir.

Korku ve endişeyi giderici trankilizanlar grubundaki ilaçlar kekemeligin sıklığından ziyade şiddetini azaltmada yardımcı olabilmektedir. Stresli kişilerde yararlı olabilirler.
Pagoclone etken maddeli ilaç beyinde GABA maddesinin etkinliğinin artmasını sağlayarak kekemeliğe karşı yararlı olabilmektedir. Rahatlatıcı özelliğinin yanı sıra uyku, sersemlik, hafıza bozukluğu gibi istenmeyen yan etkilerinin olmaması avantajıdır. Diazepinler gibi bağımlılık yapma riski olup henüz çalışmaları tamamlanmadığı için yaygın kullanılamamaktadır. 132 hastalık bir çalışmada, bir yıl süresinde pagoclone verilenlerde kekemelik yakınmalarında %40 azalma elde edilirken en çok görülen yan etki %12.5 ile baş ağrısıdır (plaseboda baş ağrısı %6.8).
Ses tellerine botoks uygulaması yapılmasıyla ses telleri kısmen felç edilir ve kekemelerin gürültülü, ses tellerini zorlayıcı konuşmasının önüne geçilebilir. Bazı kişilerde kekemeliği azaltabilir. Birkaç ay sonra 2. ve 3. iğneler yapılabilir fakat yararı giderek azalır.
Winston Churchill ve Marilyn Monroe gibi tarihe mal olmuş kişiler, kekemeliklerinin başarılarını engellemesine izin vermeyen ünlülerdendir.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Alkol, ilk bakışta kişide rahatlama sağlayarak, özellikle karşı cins ile konuşmayı kolaylaştırarak kekemelikte geçici iyileşme sağlayabilir. Fakat düzenli ve yoğun alkol tüketilmesi tedavi tekniklerini uygulama yeteneğini azaltarak kekemeliği artırır. Kahve, siyah çay, sigara, soda ve gazoz vücudun besinsel faktörlerini olumsuz etkileyebilir. Kafeinli içecekler sinir sistemini uyararak ve su kaybına neden olarak dengeyi bozabilir.
Anne sütü özellikle bebekliğin ilk 2 yılında hızlı gelişen beynin sağlıklı büyümesinde çok önemlidir. Yeni doğan beyni doğumda 350 gram iken bir yıl sonra 1.100 grama ulaşır. Bu ağırlığın yarısından fazlası lipid cinsi yağ olup özellikle besinler ile alınan yağdan etkilenir. Bebeklerdeki beyin gelişimini sağlayan anne sütündeki en önemli yağlar omega-3 yağ asidi dokozaheksoenoik asit (DHA) ve omega-6 yağ asidi araşidonik asittir. DHA, memeli beyninde en çok bulunan yağ olup, sinir kılıfı myelinde araşidonik asit ile beraber DHA da bulunur. Anne sütünde uygun dengede bulunan bu yağların bebeklikte yeterli tüketilmesi hayat boyu devam edecek yapısal değişiklikleri sağlar. Birçok bebek mamasında bu yağların bulunmaması gelişimsel sorunlara neden olur. En az bir yıl emzirilen bebeklerde ileride kalıcı kekemelik gelişme riski daha azdır. Anne sütü beyin gelişimini destekleyip beyin ile ilişkili hastalıkların yanı sıra kekemelik riskini azaltır.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Nefes egzersizleri yararlı olabilir. Kekemelik, genellikle stres ve anksiyete zamanlarında artar. Araştırmalara göre, nefesi düzenleyen egzersizler kekemeliği azaltmaya yardımcı olabilir. Basit bir deneme egzersizi örneği, diyafragmatik solunumdur. Bu nefes tekniği strese giren kişiye bir seyirci önünde veya tedirgin edici başka bir durumda konuşulması gerektiğinde, özellikle sakin ve daha rahat olmada yardımcı olabilir. Mümkünse, konuşma öncesi birkaç dakika rahatsız edici ortamdan uzak, sessiz bir odada oturulmalıdır. Gözler kapatılarak nefese odaklanmalıdır. Eller karın üzerine konarak her nefes alış verişte karın hareketleri hissedilmeye çalışılır. Nefes derinleştirilerek yavaş ve rahat nefes alıp verilir. Düşüncelerin akıldan akıp gitmesine izin verilir. Her gün beş dakika bu teknik uygulanmalıdır.
Progresif gevşeme teknikleri de yararlı olabilir. Konuşmayı sağlayan dudaklar, dil, çene ve akciğerler gibi organ veya dokuları hareket ettiren kasları rahatlatmaya odaklanmayı sağlayan progresif gevşeme egzersizleri kekemeliği azaltmaya yardımcı olabilir. Progresif gevşeme en iyi, gözler kapalı, sırtüstü uzanmayla sağlanır. Birkaç derin nefes aldıktan sonra çeneye odaklanılır. Birkaç saniye çene sıkılır ve daha sonra gevşetilir. Daha sonra dil ağız tavanına olabildiğince sert olarak birkaç saniye bastırılır ve gevşetilir. Arkasından dudaklar birbirinin üzerine birkaç saniye sertçe bastırılır ve gevşetilir. Bu egzersizler günde 4-5 defa yapılmalıdır.
Söylenmek istenenlerin daha önceden pratik olarak çalışılması kekemeliği azaltabilir. Özellikle konuşma esnasında sesli harflerin yavaş söylenmesi ve nefesin gevşetilmesi yararlıdır. Konuşma egzersizi olarak birkaç cümle yavaş yavaş söylenir ve ünlü harfler olabildiğince uzatılarak konuşulur. Derin ve yavaş nefes alınarak rahatlanır. Bir ayna önünde konuşma cümleleri önce yavaş yavaş söylenir ve daha sonra giderek hızlanarak normal konuşma hızına getirilir.

Konuşma egzersizleri gibi okuma egzersizleri yapılarak ünlü harflerin yavaş söylenmesiyle kekemelik azaltılabilir. Okuma esnasında nefese yoğunlaşmalı ve gevşenmelidir. Mutlaka doğru telaffuz edilecek diye baskı ya da strese girmeden, sevilen bir kitap dışında paragraf okunmalıdır. Kekemelik olmamasına odaklanmadan sadece hoşa gittiği için paragraf okunmalı ve gevşemelidir. Kekemelik olsa bile kişi kendisini suçlamadan okumaya devam etmelidir. Her gün yarım saatten fazla yüksek sesle okunmalıdır.
Stresi azaltmada nefes egzersizleri ilk planda tercih edilmekle beraber meditasyondan da yardım alınabilir.
Yeni motor beceri kazanılması için yaklaşık 3 milyon tekrar gereklidir. Günde en az 4 saat süreyle 6 ay boyunca konuşma egzersizi 3 milyon kelime tekrarını sağlayarak konuşmanın motor becerisini kazandırır. Sınıfta aktif görev alınması veya müzik derslerine aktif katılarak şarkı söylenmesi bunu sağlayabilir.
Körler veya yaşlılar için gönüllü kitap okuyuculuğu yapılması kekemeliğin azaltılmasında yararlıdır. Hastanelere gönüllü hasta ziyaretine gidilebilir, bölgedeki radyo kanalında dinleyicilerden gelen telefonlara gönüllü olarak bakılabilir.
Konuşma gereken sosyal faaliyetlere katılmalıdır. Her ay bir konuşmanın yapıldığı sosyal kulüpler yararlıdır. Her konuşmanın 10 dakikadan uzun tutulması vücut dili ve topluluk önünde stresin yenilmesi konularında yetenekler de kazandırır.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• Kekemelikte tedavide yardımcı olabilecek destekler ile ilgili olarak bilimsel veri bulunmamaktadır. Beyin gelişimine yardımcı olabilecek omega-3 yağ asitleri ile yatıştırıcı özellikteki bitkilerden faydalanılabilinir.
• Balık yağı: Omega-3, yağ asidi kaynağı olarak alınabilir. Sinir sistemi sağlığını destekler. Günde 1-3 gram balık yağı, kapsül veya şurup olarak tüketilebilir.
• Magnezyum: Desteği gevşemeyi sağlayarak konuşmayı kolaylaştırabilir. Günlük tüketim dozu ishal yan etkisi çıkana kadar artırılabilir, ishal olunca bir önceki düşük doza inilir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

Stresi azaltmada yararlı veya yatıştırıcı özellikteki bitkilerden faydalanılabilir. Kişniş çiğnenmesi önerilir. Ayrıca çarkıfelek, sarı kantaron, papatya, sinameki ve züfa otundan hazırlanmış kapsül veya çaylardan da yararlanılır.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :