Mitoloji, Narcissus ve Nergis Çiçeği

Diğer adları fulya, zerrinkadeh, zerrin, nargöz olan nergis çiçeği, hem görüntüşü hem de kokusuyla çiçeklerin en güzellerinden biridir. Nergis de dahil olmak üzere bazı çiçeklerin öyküleri vardır. Nergisin mitolojik öyküsü ilginçtir ve psikolojide bir kişilik bozukluğunun adı olmuştur. Nergisin öyküsüne başlamadan önce bu güzel kokulu çiçekle ilgili biraz daha bilgi verelim.

Amaryllidaceae (Nergisgiller) familyasından soğanlı bir bitki olan nergisin anavatanı Avrupa’dır. Portekiz ve İspanya nergis türleri bakımından büyük bir zenginliğe sahiptir. Akdeniz kıyıları ve Japonya’ya kadar aynı enlemde olan bölgeler nergisin doğal yetişme alanlarıdır. Tarımının en fazla yapıldığı yerler Avrupa, kuzey Afrika ve kuzey Amerika’dır. Hollandalılar yaklaşık 30 farklı nergis türü üretmiştir. Doğal nergis türlerinin sayısı 52 olsa da 60’ ın üzerinde hibriti bulunmaktadır. Cins adı “Narcissus” olan nergisin birçok türü bulunmaktadır. Bu türlerden birkaçı şunlardır:

*Fulya (Narcissus jonquilla), çiçekleri sarı renklidir.
*Çin nergisi (Narcissus tazetta), ortadaki korona (çanak) kısmı sarı, çevresindeki taç yaprakları beyazdır.
*Güz nergisi veya deli nergis (Narcissus serotinus), sarı koronası çok geniş olmayıp onu çevreleyen beyaz taç yapraklara sahiptir.
*Zerrin (Narcissus poeticus), çiçekleri beyaz renklidir.
*Yabani nergis (Narcissus pseudonarcissus), çiçekleri sarıdır.

Nergisin çiçekleri beyaz, sarı, kemik rengi, turuncu ya da pembe renkli olabilir. Bazı türler yalınkat bazılarıysa katmerli çiçekler açar. Her çiçeğin ortasında çanak şeklinde bir yapı ile çevresinde 6 adet taç yaprak bulunur. Çayır nergisi ile yabani nergise ormanlarda çok rastlanır. “Narcissus poetica” adlı nergis türünün Türkiye’ de en fazla tarımının yapıldığı yerler Ege bölgesinde İzmir’ e bağlı Mordoğan ve Karaburun ilçeleridir. Karaburun yarımadası nergisin doğal bir şekilde yetiştiği yegâne yerlerdendir. Mordoğan ve Karaburun nergis için bir anayurt sayılır. Kış çiçeklerinden olan, soğuğa karşı dirençli ve antik çağlarda da burada yetiştiği bilinen nergis ilçe halkı için iyi bir geçim kaynağıdır. Baharı müjdeleyen nergis bitkisi şubat ayının sonları ile mart ayının başlangıcından itibaren nisan ya da mayıs ayına kadar çiçek açabilir. Lodos, bitkinin gelişimi bakımından olumsuz, poyraz ise olumlu etkide bulunur. Çinlilerin inancına göre kokusu büyüleyici ve etkili olan nergis çiçeklerinin yeni yılda açması o yılın bereketli olacağı anlamına gelir.

Mitolojide Nergis

Yenileyici ve büyüleyici mis kokulu nergis çiçekleri adını ” Narsis” ya da “Narcissus” adlı mitolojik bir kahramandan almıştır. Aşkın çiçeği olan nergis görüntüsüyle olduğu kadar anlamı ve hikâyesi ile de etkileyicidir. Nergis “güzellik” demektir. Ancak bu güzellik kendine zarar veren bir güzelliktir. Mitolojide nergis çiçeğiyle ilgili anlatılan hikâyelerden biri şöyledir:

Kendisine âşık olanlara karşılık vermeyen Echo adlı güzel mi güzel bir peri kızı günün birinde adı Narcissus olan çok yakışıklı bir avcıyla karşılaşmış ve görür görmez ona âşık olmuştur. Narcissus peri kızının aşkına karşılık vermemiş ve oradan uzaklaşmıştır. Echo buna çok üzülmüş, günbegün erimeye, kara sevda çekmeye başlamış ve ölmüştür. Öldükten sonra kızın kemikleri kaya haline dönüşmüş, sesi de o kayalarda ekoya ya da yankılara dönüşmüştür. Olimpos dağındaki tanrılar buna çok kızmış ve Narcissus’a ceza vermeyi kararlaştırmıştır. Başka birini sevmeyenin kendini sevmesi şeklinde bir cezadır bu.
Bir gün yine ava çıkan Narcissus susayınca bir nehrin kenarına gidip suya doğru içmek amacıyla eğilmiş, suda yansıyan kendi yüzünü ve vücudunu çok güzel bulmuş ve adeta büyülenmiş, kendine âşık olmuş, hiçbir şey yiyip içememiş, gün geçtikçe erimiş ve ömrü sudaki yansımasını seyrederek tükenmiştir. Ölümünden sonra suda beliren güzel renkli ve nefis kokulu çiçeğe periler “narkissos” adını vermiştir. Nergis çiçeği adını buradan almaktadır.

Bir başka hikâyeye göre Narcissus, bir insanla perinin oğludur. Bir dağ perisi olan Echo, bir gün kendini beğenmiş, çok kibirli biri olan Narcissus ile karşılaşmış ama aşkını açıklayamamıştır. Umutsuz bir aşka kapılan Echo konuşamayan ve kendini göstermeyen ama uzaktan söylenen cümlelerin son hecesini ya da son kelimesini tekrarlayabilen bir peridir. Bir gün Narcissus etraftaki arkadaşlarını ararken yüksek sesle “Kimse var mı burada?” diye seslenmiş, Echo da son kelimeyi “Burada!” şeklinde tekrarlamıştır. Bunun üzerine Narcissus “Gel!” diye cevap vermiş, peri kızı da bu tek kelimeyi büyük bir umutla “Gel!” şeklinde tekrarlamış ve ortaya çıkmıştır. Narcissus Echo’ ya hiç yüz vermeyip dönüp gitmiştir. Umutsuz, üzgün ve kırgın olan Echo dağlara çekilmiş, bir mağaraya sığınmış ve “O da benim gibi sevsin ve kavuşamasın.” demiştir. Echo acıdan bitip tükenmiş ve bir taşa dönüşmüş, kendisinden geriye yalnızca sesi kalmıştır. Kendini beğenmiş biri olduğundan Narcissus’ un hiçkimseyi sevmesi mümkün gibi görünmese de adalet bir gün yerini bulacaktır. Nitekim günlerden bir gün dağlarda dolaşan Narcissus bir pınarın başında durup su içmek için eğilmiş ve bir yansımayla karşılaşmıştır. Bu yansımaya yani kendisine âşık olan Narcissus ona dokunmak için elini ileri doğru uzatmış ama dokunamamıştır. Echo’ nun dilediği gibi Narcissus çok sevmiş ama sevdiğine ulaşamamış, onu elde edememiş, günden güne sararmış solmuş ve sonunda ölmüştür. Periler o öldükten sonra cesedinin olduğu yerde bir çiçek bulmuştur. İşte o çiçek nergis çiçeğidir. O zamandan sonra nergis çiçeği kendini beğenmişlik sembolü olmuştur.

 

Güzelliğin ve Sonsuz Aşkın Sembolü: Nergis

Nergis çiçeğiyle ilgili bir başka hikâye versiyonu ise şöyledir. Narcissus ırmaklar tanrıçası olan Nana’ nın eşsiz güzellikte bir oğludur. Her gören dişi Narcissus’ a âşık olmaktadır. Bir gün kutsal Mimas Dağı’nda (Karaburun’un mitolojik adı rüzgârlı mimas ya da diğer adı Akdağ’dır.) bulunan bir gölün suyunda kendi yansımasını gören Narcissus, bu görüntüye âşık olmuştur. Yine bir gün Zeus’un güzel mi güzel kızı Echo bir şenlikte Narcissus’ u görmüş ve büyük bir aşkla ona tutulmuştur. Echo, elindeki aşk şarabını Narcissus’un eline dokunup o eli avucunun içine alabilmek umuduyla uzatmış, ama tek arzusu göl sularındaki yansımasını seyretmek, yansımadaki bedeni okşamak olan Narcissus o şarabı içmeyi dolayısıyla Echo’nun aşkını reddetmiştir. Çiçek tanrıçası olan Floranın öncülük ettiği şenlik yani festival alayı Narcissus’un yansımasını gördüğü göle gitmiş, o sırada Narcissus’ un tüm vücudunu ateş sarmıştır. İçten içe eriyen Narcissus’ un yok olacağından korkan Echo, feryada başlamış ve onun kurtarılması için herkese yalvarmıştır. Yalvarışlar üzerine oradakiler ilahiler söylemiş, tanrıça Flora mis gibi kokan birçok çiçeği havaya saçmıştır. Buna rağmen Narcissus ölmüştür. Belli bir zaman sonra yeniden oraya giden Echo, âşık olduğu Narcissus’un öldüğü yerin çok sayıda nergis çiçeği ile kaplandığını görmüştür. O günden beri nergis sonsuz aşkın sembolü haline gelmiştir.

Narcissus’la İlgili Kehanet

Nergis çiçeğinin diğerlerine benzese de bir başka öyküsü daha vardır. Narsis ya da Narcissus arındırıcı suların bekçisi olan “Liriope” adlı peri ile ırmak ilahı Cephissus’un oğludur. Narsis için bir kâhin aileye oğullarının kendi yüzünü görmez ise yaşamaya devam edeceğini söylemiştir. Ancak Narsis bir gün bir su kaynağına gelmiş, kaynağın döküldüğü su birikintisine su içmek amacıyla eğilmiştir. Suyunu içerken suda birini görmüş ve çok şaşırmış, o yüzü hayranlıkla seyretmeye devam etmiştir. Gördüğü ve âşık olduğu yüz aslında kendi yansıması imiş. Yansımayı seyretmekten bir türlü vazgeçemeyen Narsis, güçsüz kalmış ve yaşamını kaybetmiştir ve tam bulunduğu yerde kök salmış olan açılmış çok güzel bir çiçeğe dönüşmüştür. Göbek kısmı sarı, taç yaprakları beyaz ve etrafa harika kokular saçan bu boynu bükülü çiçek o günden beri nergis adıyla anılmaktadır.

Nergisten Narsisizme

Nergis çiçeğine adını veren Narcissus mitolojilerden çıkıp psikoloji literatürüne de geçmiştir. Psikolojide narsisizm kendini aşırı beğenmenin, kişilerin kendine duyduğu hayranlığın hastalıklı halini, bir çeşit kişilik bozukluğunu (narsist kişilik) ifade eder. Bu bozukluğa sahip bireyler kendini aşırı derecede değerli bulur, kendini sever, sürekli övülmek ister. Bu konudaki açlığını gidermek için de genellikle yaşamı çevresindeki kişiler için adeta zehir eder. Nergis çiçeğinin adına divan edebiyatında da çokça rastlanır.

Kaynakça:
https://blog.ciceksepeti.com
https://www.bilgeis.com
http://cynthiaaa.blogcu.com
http://www.bitkicenter.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here