Alexandre Dumas (Baba) Kimdir?

Sayfayı Yazdır

4700_alexsandr_dumas11802 doğumlu Fransız yazardır. İsminin “baba” kelimesi ile birlikte anılmasının nedeni, kendisiyle aynı adı taşıyan ve kendisi gibi yazar olan bir oğlu olmasından dolayıdır. Alexsandre Dumas babasını dört yaşındayken kaybetmiştir. Annesi oğlunun iyi bir eğitim almasını istemiş, içinde bulunduğu maddi zorluklar nedeniyle bu konuda bir şey yapamamıştır. Buna rağmen güçlü ve kararlı bir kişiliğe sahip olan Alexsandre kendi kendine İspanyolca öğrenmeyi başarmış, eline geçen her türlü kitabı okuyarak kişisel gelişimini sağlamıştır.

Dedesinin Fransız bir asil olmasına karşın, büyükannesinin köle ve zenci olmasından ötürü, koyu bir tene, kalın dudaklara ve kıvırcık saçlara sahip olan Dumas yaşamı boyunca taşıdığı genler yüzünden büyük güçlükler yaşamıştır. Alay konusu yapılmaya çalışıldıysa da o zeki ve bilgece yanıtları ile böyle bir şeye meydan vermemiştir. Dumas soyadı ise köle olan büyükannesinden gelmektedir. Babası ile dedesinin arası açılınca babası köle olan annesinin soyadını kullanmaya başlamıştır.

Yazın Hayatı
Noter kâtipliği, Orleans dükünün sekreterliği gibi işlerde çalışmıştır. İlk oyunu “”Av ve Aşk”ı” bir arkadaşının yardımıyla Ambigu tiyatrosunda 1825 yılında sahneye koydurmayı başarmıştır. Bunu diğer oyunları izlemiştir. Ona asıl ününü getiren “Monte Cristo Kontu, Üç Silahşörler” adlı eserleri olmuştur. Bu eserler ülkemizde de çok sevilen ve en çok okunan eserleridir. General olan babasının devrim savaşlarına ait anlattığı hikâyelerden esinlenerek tarihi romanlarını oluşturmuştur. Bunun yanı sıra pek çok makale ve gezi yazısı yazmıştır. Yazılarından önemli gelir elde etmesine rağmen lüks yaşam tarzı ve kadınlara olan düşkünlüğü sonucunda son yıllarını yoksulluk içinde geçirmiştir. Çok sayıda kadınla ilişkisi olmuş ve bu ilişkilerden de gayri meşru çocukları doğmuştur. Öyle ki kendisi ile aynı mesleği yapan ve aynı adı taşıyan oğlunu da sonradan kabul edip sahip çıkmıştır.

4700_alexsandre_dumas

1846 senesinde Paris’in dışındaki Le Port-Marly’de Château de “Monte Cristo” adlı binayı yaptırmıştır. Alexsandre Dumas’ın cömertliğinden yararlanmak isteyen dostları burayı sık sık ziyaret etmiştir. Daha sonra ekonomik gücü zayıflayan Alexsandre Dumas, şatoyu satmak zorunda kalmıştır. Kral Louis-Philippe’nin bir isyanla tahttan indirilmesinin ardından, Napoléon Bonaparte başkan seçilince Dumas, Bonaparte tarafından sevilmediğini bildiği ve alacaklılarına borçlarını ödeyemediği için ülkesinden ayrılıp, Brüksel, Belçika’ya gitti. Oradan da Rusya’ya geçti. Rusya da iki yıl kadar kaldı ve Rusya ile ilgili bir gezi kitabı yazdı. 1861 de İtalya’ya gitti. Orada Indipendente adlı gazeteyi kurdu. İtalya hakkında da bir gezi kitabı yayınladı. 1864 de ülkesine geri döndü.

Alexsandre Dumas, babasının bir soylu olmasına ve kişisel alanda çok başarılı olmasına rağmen büyük annesinden gelen genleri nedeniyle melez olduğu için kendisine karşı yapılan haksızlıklarla mücadele etmek zorunda kaldı. Ama zeki bir insan olduğu için sadece sözlerle kendisini çok güzel ifade edebilmiş, söze sözle cevap vermeyi tercih etmiştir. Verdiği cevapların hepsi özlü söz niteliğinde değer görmüştür. 1870’de Aralık ayında ölen Dumas, Aisne ilindeki Villers-Cotterêts’te gömüldü. Ölümünden sonra 2002 yılına kadar hak ettiği değeri gördüğünü söylemek doğru olmaz. 2002 de yapılan anma töreninde dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac yazarın küllerinin birçok aydının gömüldüğü Paris’teki Panthéon anıtına getirilmesine katkıda bulundu.

Jacques Chirac konuşmasında yazardan övgüyle bahsederken ülkesinde ırkçılığın hala varlığını koruduğunu kabul etmiştir. Fransa’nın yetiştirdiği en önemli yazarlardan birisi olan Alexsandre Dumas, Victor Hugo ve Émile Zola gibi büyük yazarların yanına taşınan küllerinden sonra hak ettiği değeri kazanmıştır. Baba Dumas döneminin en verimli yazarlarından birisi olmayı başarmış, öldüğü zaman geriye üç yüz dolayında eser bırakmıştır. Her zaman en çok okunan yazarlar arasında yer almış ve eserleri yaklaşık yüz dile çevrilip yayınlanmıştır. “Üç Silahşörler”de kullandığı “Birimiz hepimiz için, hepimiz birimiz için,” sözü bugün hala kulağımızın bir köşesinde sahip olduğu yeri korumaktadır.

Çok Bilinen Eserleri

*Monte Cristo Kontu

*Üç Silahşörler

*Demir Maskeli Adam

*Napoléon Bonaparte

*Siyah Lale

*III. Henri ve Sarayı

*Anılar

Kaynakça: vikipedia, meydan laorusse

Yazar: Ilham Göl