Antik Yunan’da Siyasi Yapı Nasıldır?

Antik Yunan’ı kendine has bir yapıya büründüren siyasi oluşumudur. Küçük site devleti paralelinde gelişen vatandaş algısı ile karşılaşılmış bir durum söz konusudur. Evrensel akla uygun davranılması sitenin sınırlarını genişletmesi anlamına dayanmaktaydı. Dünya devletinin bir dünya vatandaşı haline gelmeye başlaması safhasıdır. İyilik, erdem keyfi ve kişiden kişiye göre değişen değerlerdi. İnsanlar bunun peşinden koşmak yerine kendi uğraşlarıyla ilgilenmeye başladılar. Epikür felsefesine göre insanların ortak noktaları toplumsal mutluluktur. Antik Yunan’daki gibi bir ayrımcı yapı ve dayatılan sistem sorgulandığından imparatorluktan ziyade insan ilişkilerine dayanan bir sistem arzusu vardı. Stoacılar bu anlayışı evrensel bir norm arayışı olarak değerlendirmişlerdir. Tabiat ilişkisini imparatorluk yapılanmasında geçerli kılmak için bir arayış söz konusuydu. Evrenselliği belli bir zümredekilerin eşitliği gibi algılamak mümkün iken herkesin eşitliği gibi de algılayanlar söz konusuydu. Evrenselliğin bu tanımı Cicero’ya göre var olan dünyada ihtiyaçların karşılanmasından kaynaklanan eşitsizliklerin daha da pekiştirilmesi Roma’da özel mülkiyetin görecelileşmeyle beraber özel mülkiyetin korunması kavramı da gelişmişti. Mülkiyetin korunması yıllardır sahip olunan özel mülkiyetin eşitlikçi sistemde bozulmasının önüne geçilmesidir.

antik-yunan_315936

İmparatorluk ile birey ve evrensellik kavramı gelişmiştir. Birey kavramının ifade ettiği şey ortak dayanışma ürünü olan polisin örgütlenmesi idi. Artık kendine yetebilen polisin yerine daha üst yapının varlığı ifade ediliyordu. Evrensel bir yasayla bireyin şekillenmesi ifade edilir. Atina’da polis devleti sınırları içinde yaşayan yurttaşlar politikaya katıldıkları oranda birey sıfatlarını devam ettiriyorlardı. Ama krallık yönetiminde politika insanların iradelerinden uzaklaşmaya başlamıştır. Bireysellikte insanın kendi düşüncesinde kendini şekillendirmesi bu değişim kapsamında değerlendirilir. Değişen yönetimin meşruiyetini sağlamak insanların değişen vatandaşlık algısı ile oluyor. Roma vatandaşlığı olarak ifade edilen kavram daha farklı bir içeriğe sahip olmaktaydı. Roma kaynağı altındaki tüm insanlar Roma vatandaşı sayılıyordu. Değişen yönetim meşruiyetini sağlamak evrensel yasalarla söz konusuydu. Bu evrensel yasa, eşitsizlikleri barındıran bir yapıya sahip olsa da itaati ve yeri geldiğinde başka yasalarla desteklenmeyi gerektirmekteydi. Evrensel yasaların ancak rasyonalizmle ortaya koyulabileceği savunulmaktaydı.

Kaynakça:
Antic Greek History

Yazar: Emir Karasu