Hızlı Öğrenme ve Beyni Daha İyi Kullanma

ocak2012 Günümüz dünyasının en önemli unsuru haline gelen bilgi ve bunun sonucunda doğan bilgi toplumu, geçmişte kasa dayalı bir güç sistemi var iken günümüzde gücün yapısı değişmiş ve bilgili olan güçlü haline gelmiştir.Toplumlar muazzam bir bilgi ve gelişim yarışına girmiş bulunmaktalar.

Bilgi bu kadar önemliyken, ona hızlı ulaşabilmek ise tüm insanlığın en büyük gayelerinden biri haline gelmiştir.Tabi burada bilgiye ulaşabilmekten kastımız kalıcı bilgiye çabuk ulaşabilmek.
O kadar kitap okuyorum, araştırmalar, makaleler her şeyi yalayıp yutuyorum ama bir türlü aklıma girmiyor, bir türlü hatırlayamıyorum diyorsanız doğru yerdesiniz.

1 Hafta önce öğlen ne yediğini sana sorsam cevabın ne olurdu? Bir de geçen yıl ki doğum gününde neler yaptığını sorsam.

Beynimizin inanılmaz bir kapasitesi vardır, bize düşen sadece onu doğru yöntemlerle kullanabilmek.

Peki beynimiz nasıl oluyor da 1 hafta önce ne yediğimizi hatırlayamazken aylar önce ki doğum günümüzde neler yaptığımızı dün gibi hatırlıyor.

Bunların cevapları için öncelikle beynimizin nasıl çalıştığı üzerine yoğunlaşalım.

Beynimiz iç içe geçmiş 3 bölümden oluşur:

1-İlkel Beyin: Bu beynimizin en iç kısmıdır ve tüm insan ve hayvanlarda mevcuttur.Adında belli olduğu üzere tehlike anında “savaş” ya da “kaç” emrini veren odur.

2-Orta Beyin: Tüm duygularımızın temeli bu bölümdür, öğrenme ve kalıcı hafızamız için olmazsa olmaz bölümdür.Bu bölümde hipokamp denilen bölüm bulunur ve bu da kısaca, bilgilerin beynimizin kalıcı hafızasına geçip geçmeyeceğine karar veren bölümdür.

BBC’nin müzik otoritelerinden olan Clieve Wearing kariyerinin en üst noktasındayken “Herpes Simpleks” virüsüne yakalandı. Bu tür virüse yakalananların büyük bir bölümü hastalığı sadece dudaklarında oluşan uçuklarla atlatırken, Wearing’e bulaşan virüs beyne ulaşarak iltihabı bu bölgeye taşıdı ve beynin hasara uğramasına neden oldu.
Ensafalit hastalığı denilen bu durum Wearing’in hafıza yapısında çok önemli değişikliklere yol açtı. Sadece son bir veya iki dakika içinde olan olayları hatırlayabilen ve kendisini sürekli olarak uzun ve derin bir uykudan yeni uyanmış gibi hisseden Wearing, eşi odadan çıkıp, iki veya üç dakika sonra tekrar geri döndüğünde, kendisini sanki uzun bir süre görmemiş gibi karşılıyordu.

5252_brain2“Kendimi yaşayan bir ölü gibi hissediyorum” diyen Wearing, hastalığa yakalanmadan önceki yaşamı ile ilgili tüm olayları rahatlıkla hatırlayabildiği gibi müzik yeteneklerini de aynen koruyor, nota okuyabiliyor ve müzik aletlerini çalabiliyor.
Uzmanlar Wearing’in hastalığı nedeniyle hipokamp’ın tamamen tahrip olduğunu ve bu yüzden hiçbir yeni bilgiyi hafızasına alamadığını belirtirlerken, hafızasındaki diğer bilgi ve becerilerin beynin farklı yerlerinde depo edilmesi nedeniyle bu hastalıktan etkilenmediğini ifade ediyorlar.

3-Korteks : Beynimizin en üst kısmıdır. Kıvrımlı bir yapısı vardır. Hipokampın kararından sonra kalıcı bilgiler bu bölüme kaydedilir.Onun dışında görme, koklama, konuşma..vs. birçok olay bu bölümde gerçekleşir.Bilgi işleme ve kaydetme yeri olarakta düşünebiliriz bu bölümü.

Korteks sağ lop ve sol lop olarak iki bölümden oluşur. Sağ lop hayal gücü ve soyut şeyler üzerineyken, sol lop mantık, matematik gibi somut şeyler üzerine olan işlevleri yönetirler. Bu loplar corpus collosum denilen yoğun sinir lifleri barındıran bölge ile birbirine bağlanırlar.Bu bölüm ayrıca bilgi akışını sağlayan bölümdür.Yapılan birçok araştırmaya göre; gerçek öğrenme, her iki lopu aynı anda kullanılarak yapılan öğrenmedir. Tekrardan üstte sorduğum sorulara gelelim, neden 1 hafta önce ne yediğimizi hatırlamazken, aylar önce yaptığımız bir şeyi çok iyi hatırlarız. Bunun sebebi, hipokampın yemeği gereksiz bilgi olarak görüp kalıcı hafızaya kaydetmeyip, doğum gününüzü işe yarar bilgi olarak görüp kalıcı hafızaya kaydetmesidir.

Peki hipokamp neye göre bilgileri kalıcı ve geçici hafızaya atar?

Bunun cevabı basittir aslında beyin 2 lop olduğuna göre öğrenmeyi de 2 lop yapmalı, günlük yaşantımızı genelde rutin olarak geçirdiğimiz için yaptıklarımızı çok çabuk unuturuz.Bu öğrenme genlikle sol lop temelli olur, her şeye mantık çerçevesinde bakarız ve haliyle de sağ lopu kullanmadığımız içinde çabucak aklımızdan çıkar.Ya da hiçbir mantığa uymayan, gerçeklerle hiçbir bağlantısı olmayan hayaller kurarız ve ertesi gün hemen unuturuz bu da sadece sağ lop kullanılarak yapılan öğrenme biçimidir.

İyi diyorsun, güzel diyorsun da, bu nasıl olacak dediğinizi duyar gibiyim

Şimdiye kadar birçok bilimsel bilgi verdik, gelelim bunları hayatımızda nasıl kullanacağımıza;
Bilmem hatırlar mısınız soygazları? Peki size [He]rgele [Ne]cmi [Ar]sız [Kr]sını [Xe]sip [Rn]deledi desem ya da muhtemelen ben demeden bunu hatırladınız.

Bir başka örnek, fıstıkçı şahap (sesli harfleri atın) ünsüz benzeşmesi yapan harfleri elde edersiniz.

Aslında bunları bazen kullanıyoruz ve kalıcı hafızamıza da yerleşiyor.

Bunların mantığı çok basittir, çok saçma cümle veya kelimeyi mantıklı bir düzene oturtuyoruz haliyle iki lobumuzuda kullanmış oluyoruz.

Bunlar bilinen örneklerdi. Mesela isim hafızanız kötü mü? Hemen örnek verelim.Adı Ahmet olan birini nasıl kodlarız beynimize. Benim aklıma “Ahhhhhh” çeken bir Ahmet geldi.Ahmet’i ahh çekerken hayal edin ya da adı Asuman olan biri aklıma aaaaaa su! Diyen biri geldi, Asuman’ın aaaa su dediğini hayal edin bunlar basit birkaç örnek daha da çoğaltılabilir.

Yabancı dil öğrenirken kelime ezberlememiz gerekir ve oturup hepsini günlerce tekrarlarız. Ezberleriz bir şekilde ama üzerinde 1-2 ay geçer ya da geçmez hemen unuturuz. Özellikle yabancı dil öğrenimin de bu metotları kullanmak, kalıcı hafızamıza kelimeleri yerleştirerek çok çok kolaylaşacaktır.

5252_brainpowerÖrneğin, vanish kelimesinin anlamı gözden kaybolmaktır, vanish adında bir de temizleyici var biliyorsunuz ki, vanish kullanıldığında kirler “gözden kaybolur” olarak düşünüp hayal ederseniz kalıcı hafızanıza yerleşir. Bir başka örnek, terminate kelime anlamı bitirmektir. Bunu terminal olarak düşünün ve terminalde yolculuğun “bittiğini” hayal edin. Evet başta zorlanırsınız bunları yaparken, ama unutmayın! Oturup düz bir şekilde ezberlemek yerine, o zamanla bu şekilde bağdaştırmalar yaparsanız, ezberlediğiniz kelimeler kalıcı hafızanıza yerleşir. Kısaca öğrenmek beynin her iki lobunu aynı anda kullanarak yapılırsa kalıcı hafızaya kaydedilir.

Bunun yanında bilgi, beyinde ki nöronların birbirleriyle bağ kurmalarıyla işlenir.Mesela yeni öğrenilen bir bilgi eğer eski bilgilerle bir bağlantısı varsa hemen ilgili nöronlar, yeni bilgi nöronlarıyla bağ kurarak öğrenmeyi sağlar ve ne kadar çok bağ kurulursa öğrenme o kadar güçlü olur.

Bunun en büyük örneklerinden biri, Pisagor Teoremidir. Geometri öğrenmeye başladığımızdan beri ilk verilen budur. (a2+b2=c2) O kadar kullanılmış, nöronlar o kadar bağ yapmıştır ki; adımız kadar ezberlemişizdir bu denklemi.

Herhangi bir şeyi kalıcı olarak öğrenebilmek için yapılması gerekenler kısaca şunlardır:

1-Öğrenme yapılırken beynin her iki lobu birden kullanılmalı.

2-Her iki lop ile yapılan öğrenme, gerekli zamanlarda tekrar edilmeli.

Ayrıca beyin en fazla bir konu üzerine 40-50 dakika yoğunlaşabilir daha sonra konsantrasyon düşmeye başlar. Bir konuya 3 saat aralıksız çalışmak faydadan çok zarar getirir.

Ara verildiği zamanda konuyla ilgili hiçbir şeyle ilgilenilmemesi gerekir, muhtemelen başınıza yüzlerce kere gelmiştir. Bir şey üzerine o kadar düşünürsünüz, yoğunlaşırsınız daha sonra herhangi bir şeyle uğraşırken bir anda sanki beyninizde bir ışık yanar hemen o konuyla ilgili yaratıcı bir şeyler aklınıza geliverir. Ara vermenin büyüsünü her zaman kullanın, beyin ara verildiğinde hem dinlenir, hem de öğrendiği bilgileri istifler.Bu istifleme işi yukarıda da bahsettiğimiz gibi nöronların birbirleriyle bağ yapması şeklinde gerçeklenir. İstiflemekten bahsetmişken, beyin en çok bildiğiniz üzere uykuda çalışır.Herhangi bir sınava girerken çalıştıklarımızın istiflenmesi için uyumak bu yüzden çok çok önemlidir.

Beyinle İle İlgili Bazı Bilgiler
• Beynimiz yaklaşık olarak 1,4 kg. ağırlığında (1369 gram), cevizi andırır şekildedir. 85 yıllık bir süre boyunca saniyede 600 birimlik bilgiyi hafızamıza kaydedip işlemek ve programlamak kapasitesine sahiptir. Bu da dakikada 3600, saat de 2.160.000 ve günde 51.840.000 bitlik (Bilgisayar alan birimi olarak. 1000 bit = 1 mb.)
• İnsan beynine benzeyen bir makinenin yapılabilmesi için 300 trilyar dolardan fazla paraya ihtiyaç vardır. Böyle bir makinenin çalışabilmesi için de 1 trilyon watlık elektrik enerjisine ihtiyaç vardır. Yinede yapılacak makine insan beyninin potansiyelini aşamayacaktır.
• Herkesin beyni, sıkıştırılmış iki yumruğu kadardır.
• Beynimizden geçen, milyarlarca gerçek ve hayal, doksan milyon kalın kitabı doldurur. •Bir insan beyninde çalışan 100 milyardan fazla hücre vardır.

• Beynimizde 10 ila 14 milyar civarında sinir hücresi bulunmaktadır. Bilgi saklama kapasitesi ise 1 ila 2 milyon bit arasındadır.
• Beynin bilgi saklama kapasitesi ömrü boyunca, saniyede 10 yeni bilgi birimidir. Bu demek oluyor ki, bir dakikada 600 yeni bilgi, saat de ise 36.000 bitlik bilgi saklayabilmektedir. Normal bir ömür süresince bir insan beyni 100 trilyon bitlik bilgiyi depolama kapasitesine sahiptir.
• Ortalama bir yetişkin beyni Britennica Ansiklopedisinde içerilmiş olan bilginin 500 katı kadar bilgi saklayabilmektedir.
• Dünyadaki tüm telefon sistemlerinin ağının, eğer beyninizle doğru kıyaslanırsa, sıradan bir bezelye tanesinin büyüklüğünde bir parçayı işgal edeceği hesaplanmıştır.

Kaynakça:
http://www.kigem.com/beynimizin-ne-kadarini-kullana-biliyoruz-.html<br />
http://www.megahafiza.com/beyinegitimi/kurs_b9d6as3z.asp?tid=158558965

Yazar: Oktay Yıldırım