Robotlar ve Robotik Sistemler

İnsanoğlu daima işlerini kolaylaştırmanın yollarını aramış ve çoğunlukla da bulmuştur. Örneğin tekerleğin icat edilmesinin arkaplanında taşıma işlerinin kolaylaştırılması ve hızlandırılması yatmaktadır. İnsanlığın ilk dönemlerinden günümüze kadar bu durum değişmemiştir. Hatta “işleri kolaylaştırma” isteği günümüzde teknolojinin de gelişmesiyle daha da ileri safhalara varmıştır.

Robot kavramı ilk olarak Çek yazar Karel Capek tarafından yazılan Rossum’s Universal Robots adlı romanda kullanılmıştır.Bu romanda robotlar insani duygulardan yoksun mekanik ve otonom varlıklar olarak tasvir edilmiştir.Bu roman sonraki dönemlerde birçok bilim-kurgu yazarına ilham kaynağı olmuştur.Aslında robotik biliminin hikayesi bu romanla başlamamıştır.Eski yunan eserlerinde de otonom olarak hareket eden benzer varlıklara rastlamak mümkündür.

Otomatik makinalar geliştirme konusunda çalışmalar yapan ilk bilim adamı El Cezeri’dir. 12.yüzyılda yaşamış olan bu müslüman bilim adamı otomatik saat, otomatik hizmetçi,otomatik müzik aletleri gibi icatlar yaparak robotik biliminin gelişmesine çok büyük katkılar sağlamıştır.

ROBOT NEDİR ?
Robot;otonom olarak ya da önceden programlanmış görevleri yerine getirebilen elektro-mekanik cihazdır.Robotlar bir operatör nezaretinde çalışabildikleri gibi bir bilgisayar yazılımının kontrolüyle de çalışabilirler.Düşünülenin aksine robotların çoğu insana benzemezler.İnsan benzeri robotlar Android olarak adlandırılmaktadır.Bundan 30-40 yıl önce bilim-kurgu filmlerinde gördüğümüz Androidler günümüzde neredeyse gerçekleşmiştir.

ROBOTİK NEDİR ?
Robotik kavramı; günlük yaşantımızda ya da endüstriyel alanda insanların kolayca yapamayacakları, yaparken sıkılacakları,güvenliklerini tehlikeye düşürecek işlerin yapılmasında kullanılan, günümüzde daha çok elektromekanik yapıya sahip makinaların tasarımı ve üretimi ile ilgilenen bilim dalını ifade etmektedir.

ROBOTLAR NASIL ÇALIŞIR ?
Bir cihazın robot olarak ifade edilebilmesi için öncelikle otonom çalışması gerekir.Yani doğrudan bir insanın müdahalesi olmadan karşılaştığı şartlara göre kendi kararını verebilmelidir.Örneğin; bir mobilyacı çeşitli aletler kullanarak bir masa yapabilir.Testere,keser,elektrikle çalışan şerit testere,planya gibi alet ve makinalar doğrudan insan müdahalesiyle çalıştıkları için robot olarak tanımlanamazlar. Ancak günümüzde artık endüstride kullanım alanı oldukça artmış olan CNC (Computer Numarical Control) makinalar robot kavramı içerisinde ifade edilebilir.Çünkü bu makinalar önceden kendilerine yüklene programların direktifleri doğrultusunda doğrudan insan müdahalesi olmadan istenilen ürünleri üretebilmektedirler.

Robotları 3 ana kısıma ayırabiliriz:
1-Sensörler(Algılayıcılar)
2-Elektronik Karar Mekanizması
3-Mekanik Uygulayıcılar

Sensörler ısı, ışık, manyetizma, akım, gerilim, hız gibi fiziksel büyüklükleri algılayabilen genellikle elektronik yapıya sahip algılayıcılardır. Bu algılayıcılar algıladıkları fiziksel büyüklükleri elektriksel sinyallere dönüştürerek elektronik karar mekanizmasına gönderirler.

Elektronik Karar Mekanizması çoğunlukla bir yazılım desteğiyle gelen sinyallerin değerine göre Mekanik Uygulayıcıları harekete geçirir.Bu harekete geçirme işlemi yine elektrik sinyalleri ile olmaktadır. Bazı durumlarda ise sensöre gerek kalmadan direkt olarak yazılımdan verilen komutlarla da Mekanik Uygulayıcılara sinyal gönderilebilmektedir.

Son aşamada ise Mekanik Uygulayıcı olarak adlandırdığımız kısım Elektronik Karar Mekanizmasından gelen sinyale göre harekete geçerek kendisinden beklenen işlemi yapar.

ROBOTİK SİSTEMLERİN GELECEĞİ
Robotik biliminin günümüzdeki durumuna baktığımızda geleceğinin çok parlak olacağı aşikardır. Endüstriyel alandan çıkıp evlere girme hazırlıkları yapan robotların varlığı bu düşüncemizi pekiştirmektedir. Hasta bakıcı robotlar,temizlik robotları artık düşünce aşamasından çıkıp pratik sahaya inmiş durumda.İnsansı robot Asimo’yu hepimiz biliyoruz ve yaptıklarını hayretle izliyoruz.Belki de bu durum bazılarını gelecek konusunda endişelendiriyor. Acaba robotların hakim olacağı bir dünya mı bekliyor bizi ?

Yazar: Şenol Yalçınkaya