Nis 06

hdd-custom.jpgİlk sabit disk 1950′li yıllarda keÅŸfedilmiÅŸtir. O zamanlar disk plakalarının çapı 50cm civarındaydı, bu boyuta karşılık ancak birkaç megabyte depolanabiliyordu. Önceleri IBM’in deyimiyle “fixed disks” olarak adlandırılmış, daha sonra ise “hard disks” olarak gerçek kimliÄŸine kavuÅŸmuÅŸ ve bu haliyle literatüre geçmiÅŸtir. Sabit diskten sonra ilerleyen teknolojiyle beraber “floppy disks” olarak bilinen disketler üretilmiÅŸtir. Veri taşımanın tarihteki ilk adımı 5.25 inç’lik floppy disklerle atılmıştır. Disketler esnek plastik film plakası üzerine manyetik olarak veri yazılması prensibiyle çalışır. Bu, sabit disklerdeki teknikle aynıdır sadece depolama için kullandıkları plakalar farklı metaryellerden üretilmiÅŸtir.

Günümüzde bir masaüstü bilgisayar çoÄŸunlukla 60GB ile 300GB arasında veri depolama kapasitesine sahiptir. Diske yüklenen dosyalar, plaka üzerinde byte denilen en küçük veri paketçikleri ÅŸeklinde saklanır. Aslında 1 byte 8 bitten oluÅŸur, bunu düşündüğümüzde en küçük birim bit denilebilir fakat 1 bitin depolama olarak bir anlamı yoktur. Çünkü diske yazılan her veri byte olarak paketlenir. ÖrneÄŸin bir programın açılması için çaÄŸrılan dosyalar byte’lar halinde iÅŸlemciye gönderilir.

Bir sabit diskin performansını ölçebilmek için iki yol vardır;

  • Veri Akış Hızı - Saniye başına CPU’ya gönderilen byte miktarıdır. Güncel disklerde bu deÄŸer 5 ile 80MB arasında deÄŸiÅŸmektedir.
  • Tepki Süresi - ÇaÄŸrılan bir dosyanın tek byte’ının iÅŸlemciye ulaÅŸma süresidir. Genellikle 10 ile 20 milisaniye arasında deÄŸiÅŸir.

Yazının Devamı…

Etiketler: , , , , , , , , , , ,
Sayfa 1 (1)1