Demir Dikeni (Tribulus) Bitkisinin Sağlık Açısından Faydaları

Demirdikeni (Tribulus terrestris), çiçekli bir bitki türüdür ve dünyanın birçok üleksinde doğal olarak yetişmektedir. Bu bitki toprak üzerine yatık olarak bulunmaktadır. Çiçekleri küçük ve açık sarı renkli, yaprakları bileşik ve 10-16 yapraklıdır. Meyveleri boynuz şeklinde sivri uçlara ve 10 mm çapına sahiptir. Kökleri resi, alkaloid, azot ve sabit yağlar; meyveleri %5 yağ, peroxidase, diastase, az miktarda glikosid resin, proteinler ve inorganik maddeler içermektedir. Protein yüzdesi yaklaşık %10-11 civarındadır, altısı temel olmak üzere on dört amino asit içermektedir. Ayrıca sap ve gövdesi nişasta, sucrose ve fructose açısından zengindir. Tribulus Terrestris’in bitkisinin sağlığa faydaları bulunmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir.

Faydaları

1) Libido ve cinsel işlev (Muhtemel etkili): Hipoaktif cinsel istek bozukluğu (HSDD) veya cinsel işlev bozukluğu, kişinin cinsiyete olan ilgisini azaltan bir durumdur. Bu durumdan mustarip kişiler, sıkıntı ve ilişki sorunlarına neden olan cinsel fanteziler ve arzu eksikliği şikayetlerine sahiptir. Kadınların % 30’unu ve erkeklerin 15’ini etkilemektedir. Birçok faktör HSDD’yi etkilemektedir, bazı doktorlar yaşam tarzı ve psikolojik müdahalelerin yanı sıra takviyeleri de dikkate almaktadırlar. Bazı kanıtlar, tribulusun her iki cinsiyet için potansiyel ek seçenek olduğunu göstermektedir. Daha fazla kanıt, cinsel isteği veya diğer cinsel işlev bozukluğu olan kadınlarda kullanımını desteklemektedir. Cinsel isteği azalmış 76 kadının iki denemesinde, 4 aya kadar 750 mg/gün tribulus almak libido, orgazm ve cinsiyetten memnuniyeti arttırdığı bulunmuştur. 30 kadının başka bir denemesi, 4 hafta boyunca daha düşük dozlarda tribulus özütü (7,5 mg/gün) kullanılarak benzer sonuçlar bulunmuştur.
Cinsel işlev bozukluğu olan 90 kadının iki çalışmasında, 750 mg/gün tribulus almak cinsel işlevi ve libidoyu geliştirmiştir. Bu tribulusun hem premenopozal hem de menopozal kadınlarda etkili olabileceğini düşündürmektedir. İlginç bir şekilde, tribulus da erkeklerde cinsel işlevi artırmaktadır, esas olarak arzuyu artırarak ve erkeklerin erektil disfonksiyonun (ED) üstesinden gelmesine yardımcı olmaktadır. ED’li ve cinsel isteği azaltılmış 172 erkekten oluşan 12 haftalık bir çalışmada, daha yüksek bir tribulus dozu (1.500 mg/gün) almak cinsiyet, orgazm ve libidodan memnuniyeti artırdığı bildirilmiştir. ED’li 100 erkeğin diğer iki çalışması, 3 ay boyunca daha düşük dozlar (750 mg/gün) buldu ve cinsel işlevi eşit derecede iyileştirdiği gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, ED’li 30 erkeğin denemesinde 800 mg/gün tribulus plasebodan daha iyi çalışmamıştır.
Erkek cinsel aktivite arttırıcı olarak popüler kullanıma sahip olmasına rağmen, daha güçlü kanıtlar, cinsel isteği azaltılmış kadınlarda tribulus kullanımını desteklemektedir. Erkekler için bazı cinsel faydalar sunmasa da, bulgular daha zayıf ve daha az kesindir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar başlangıçta tribulusun cinsel işlevi ve davranışı arttırdığı bulunmuştur. Kısacası tribulus, iddia edilen bir libido arttırıcı olarak popülerdir. Bu kullanım için en güçlü kanıt, cinsel isteği azalmış kadınların çalışmalarından gelirken, erkeklerin çalışmaları karışık sonuçlar üretmiştir. Ayrıca düşük kaliteli klinik çalışmalarda, faydalar sadece bunlarla sınırlıdır. Tribulus’un herhangi biri için kullanımını destekleyen yeterli kanıt bulunmamaktadır ve bunlar listelenen kullanımları aşağıdaki gibidir. Tribulus takviyeleri almadan önce uzman bir doktorla görüşülmelidir. Tribulus asla onaylanmış tıbbi tedavilerin yerine kullanılmamalıdır.
2) Erkeklerde doğurganlık: Kısırlık, dünya çapında çiftlerin % 8 – 12’sini etkileyen küresel bir sorundur. Düşük sperm sayısı ve zayıf sperm kalitesi erkek infertilite vakalarının % 90’ından fazlasını oluşturmaktadır. Tribulus geleneksel olarak erkeklerde infertilite sorunları ile mücadelede kullanılmaktadır, ancak bu kullanımı desteklemek için hala uygun bilimsel çalışmalar bulunmamaktadır. Başlangıçta, bilim adamları tribulusun sıçanlarda sperm üretimini arttırdığını keşfetmişlerdir. Ayrıca hücre çalışmasında sperm kalitesini ve sağ kalım süresini nasıl etkileyebileceğini görmek için potansiyel mekanizmasına bakmışlardır. İki klinik çalışma infertilitesi olan erkeklerde etkilerini incelemişlerdir. Düşük kaliteli bir Ayurveda çalışmasında, 60 gün boyunca 12 g/gün tribulus granül almak, düşük sperm sayısına sahip 63 erkekte sperm kalitesini iyileştirmiştir. Ayrıca bu granüllerin tam içeriği belirtilmemiştir.
İnfertilitesi olan 65 erkeğin bir başka çalışmasında, 12 hafta boyunca 250 mg/gün tribulus takviyesi ile sperm sayısı ve kalitesi arttırmıştır. Bununla birlikte, 3 ay boyunca 750 mg/gün, sperm kalitesini veya sayısını iyileştirmediği ve kısırlığı olan 30 erkeğin bir çalışmasında testosteron ve LH’yi etkilemediği bulunmuştur. Mevcut kanıtlar, tribulusun infertilitesi olan erkeklerde sperm sayısını ve kalitesini iyileştirip iyileştirmediğini belirlemek için karışık ve yetersiz kalmıştır.
3) DHEA (yetersiz kanıtlar): Dehidroepiandrosteron (DHEA), adrenal bezlerde üretilen zayıf bir anabolik kas geliştirme hormondur. Vücut, seks hormonları, testosteron veya östrojen üretmek için DHEA kullanmaktadır. İki şekilde dolaşır: DHEA ve DHEA sülfat (DHEAS). DHEAS genellikle dolaşımda çok daha yüksek konsantrasyonlarda bulunduğundan ölçülmektedir. 245 erkekte, 750 – 1.500 mg/gün tribulus 12 hafta sonra DHEAS seviyelerinde değişme olmamıştır. 106 kadında ise 750 mg/gün 90 gün boyunca DHEA düzeylerini artırmıştır. Son olarak, maymunlarda tribulus IV enjeksiyonları DHEAS düzeylerini% 29 artırmıştır. Kanıtlara dayanarak, tribulusun DHEA’yı artırıp arttırmadığını söylemek çok zordur. Bazı bilim adamları, aktif steroid saponinin, protodiyosinin vücutta DHEA’ya dönüştürüldüğünü düşünmektedir. Bu teori, tribulusun DHEA’yı yükselterek dolaylı olarak seks hormonlarını artırabileceğini düşündürmektedir. Mantıklı olmasına rağmen, bu teori kanıtlanmamıştır ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Araştırmacılar, tribulus takviyesinin zayıf bir anabolik hormon olan DHEA’yı artıp arttıramayacağını araştırmalarına devam etmektedirler ve günümüzde kanıtları karışık durumdadır.
4) Kan basıncı ve kalp atış hızı: Tribulus geleneksel olarak kalp ile ilgili sağlık sorunları için kullanılmaktadır. Tribulusun kişilerde kan basıncı ve kalp hızı üzerindeki etkilerini belirlemek için uygun klinik çalışmalar yoktur. Yüksek tansiyonu olan 75 kişide yapılan bir çalışmada, 4 hafta boyunca 3 g/gün Tribulus kan basıncını % 9 düşürdüğü ve kalp hızını azalttığı bulunmuştur. Yüksek tansiyonu olan farelerde Tribulus kan basıncını düşürmüştür. Bilim adamları, anjiyotensin dönüştürücü enzimin (ACE) aktivitesini azaltarak etki edebileceğinden şüphelenmektedirler. ACE, kan damarlarını daraltarak kan basıncını arttıran bir enzimdir. Genellikle yüksek tansiyon için reçete edilen ilaçlar (ACE inhibitörleri olarak adlandırılır) bu yola etki etmektedirler. Ayrıca bilim adamları tribulustan saponinlerin bulaşıklarda zararlı kimyasallara maruz kalan kalp hücreleri üzerindeki etkisini araştırmaktadırlar. Tribulusun sıçan kalplerinde ve oksijenden yoksun hücrelerde antioksidan seviyeleri, oksidatif stres ve kan pıhtılaşması üzerindeki etkisini belirlemek istenmektedir. Tribulus takviyeleri, kan basıncı ve kalp atış hızına potansiyel bir yarar için araştırılmaktadır, ancak sadece tek bir klinik çalışma mevcuttur.
5) Kan şekeri seviyeleri: Tribulusun kan şekeri üzerindeki etkilerini belirlemek için çok merkezli, büyük ölçekli çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Tribulus, diyabetik farelerde kan şekeri düzeylerini düşürdüğü bulunmuştur, ancak bu bulgular insanlar üzerinde tahmin edilememektedir. Bilim adamları, bu bitkide bulunan saponinlerin ve sinnamik asidin, yemekten sonra kan şekeri seviyelerinin yükselmesini önleyebilecek nişastaları ve şekerleri sindiren enzimleri bloke ettiğine inanmaktadırlar. Ayrıca gelecekteki araştırmalar şekerin kandan ve hücrelere aktarılmasına yardımcı olan insülin seviyelerini artırıp artırmadığını belirlemelidir. Diyabetli kişilerde kan şekeri kontrolü için tribulus kullanımını destekleyecek kanıtlar hala bulunmamaktadır, ancak araştırmalar devam etmektedir.

Hayvan ve Hücre Çalışmaları

6) Böbrek taşları: Böbrek taşları, kalsiyum oksalat biriktiğinde, böbrek hücrelerine bağlanan ve yaralayan kristaller oluşturduğunda ortaya çıkmaktadır. Bilim adamları, tribulus meyvesi ekstraktlarının kalsiyum oksalatı böbrek hücrelerinde topaklanma ve kristaller oluşturmadan nasıl azaltabileceğini araştırmaktadır. Bazı araştırmacılar tribulusun sıvıların idrarla yıkanmasını arttırdığından şüphelenmekte ve bu da böbrek taşlarının temizlenmesine yardımcı olmaktadır. Tribulustaki quercetin ve kaempferol, oksalat (glikolat oksidaz) oluşturan enzimin aktivitesini azaltmak için hipotezlenir. Böbrek taşı olan sıçanlarda, tribulus taşların büyümesini azalttığı ve böbreklere zarar vermeyi önlediğini bulmuştur. Tribulus ve Boerhaavia diffusa adlı bir Ayurveda bitkisinin kombinasyonu, sıçanlarda böbrek taşlarının büyümesini ve böbrek sağlığını iyileştirdiği bildirilmiştir. Sıçan çalışmasında tribulus, diüretik ilaca (furosemid) benzer şekilde vücuttan mineral ve sıvı salınımını arttırmıştır. Bununla birlikte, bu tip diüretik etki teorik olarak sadece böbrek taşı veya yüksek tansiyonu olan kişilerde yararlı olurken, sağlıklı kişilerde hafif elektrolit dengesizliklerini tetiklemektedir. Tribulusun insanlarda böbrek sağlığı ve böbrek taşları üzerindeki etkileri henüz tam araştırılmamıştır.
7) Ağrı ve artrit: Bir sıçan çalışmasında, Tribulus fiziksel yaralanma nedeniyle ağrıyı aspirin ile aynı derecede azalttığı ve ayrıca artrit ve osteoartritli ağrıyı azalttığı bulunmuştur. Bilim adamları, bu bitkinin eklemlere ve kemiklere verilen hasarı azaltarak, TNF ve IL-6 gibi enflamatuar molekül seviyelerini azaltarak çalışabileceğini düşünmektedirler. Ayrıca bu teori kanıtlanmamıştır.
8) Enflamasyon: Bilim adamları tribulusun enflamatuar ve alerjik cilt reaksiyonları üzerindeki etkilerini araştırmaktadırlar. Rutin adı verilen meyvesinde bulunan bir antioksidan, deride aşırı aktif bağışıklık tepkisini bastırmaktadır. Meyve ekstraktının farelerin cildine uygulanması iltihabı azalttığı gözlemlenmiştir. Mast iltihabının, cilt iltihaplanmasını sağlayan ve kızarıklığa neden olan bağışıklık hücrelerinin aktivasyonunu engelleyerek çalışmıştır. Diğer araştırma ekipleri potansiyel antienflamatuar özelliklerinin cilt derinliğinin ötesine geçebileceğini iddia etmektedirler. Bir çalışmada, tribulus pankreas iltihabı olan farelerde iltihabı ve doku hasarını azalttığı bildirilmiştir. İnflamatuar bağırsak hastalığı olan farelerde kolonda benzer etkileri oluşmuştur. Tribulusun IBS’li kişilere yardım edip edemeyeceği hala bilinmemektedir, çünkü insanlardaki enflamatuar bozukluklar üzerindeki etkileri araştırılmamıştır.
9) UVB ışınımı: Bilim adamları, problamatuar protein NF-B’nin aktivitesini önleyerek ve DNA-tamir genlerinin aktivitesini artırarak tribulusun UVB radyasyonuna maruz kalan cilt hücrelerinin ölümünü önleyip önlemediğini araştırmaktadırlar. Tribulus köklerinden yapılan kremler ve losyonlar yakında formüle edilmektedir, ancak klinik araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.
10) Saçların beyazlaması: Bazı araştırmacılar, tribulusun laboratuvardaki saç foliküllerinde melanosit uyarıcı hormonun (MSH) aktivitesini artırabileceğini bulmuştur. MSH, saça daha koyu bir renk veren melanin seviyelerini arttırmaktadır. Hayvan ve insan denemeleri, bu potansiyel mekanizmaya dayanarak saçların grileşmesini önleyip önleyemeyeceğini belirlemelidir.

Diğer Faydaları

Depresyonu olan kronik stresli sıçanlarda tribulus stres hormonu kortizol düzeylerini düşürdüğü ve ruh halini iyileştirdiği bulunmuştur. Birkaç araştırma grubu, tribulusun hücre kültüründe mikroplara karşı aktif olup olmadığını bulmayı amaçlamaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Boşluklara ve diş plakasına neden olan bakteriler Streptococcus mutans ve Actinomyces viscosus dahil
• Candida albicans ve insanlarda solunum problemlerine neden olabilecek başka küçük maya Cryptococcus neoformans söz konusu olduğunda
Ayrıca bilim adamları, tribulus ve bunun aktif bileşiklerinin Terrestrosin D gibi farklı kanser hücre tipleri üzerindeki etkilerini araştırmaktadırlar. Son olarak asetilkolinesteraz, nörotransmitter asetilkolini parçalayan bir enzimdir. Bu nörotransmitter vücuttaki kolinerjik aktiviteyi düzenlemektedir, hafıza, öğrenme, uyanıklık ve dikkat için hayati önem taşımaktadır. Tribulus bir hücre çalışmasında asetilkolinesteraz aktivitesini zayıf bir şekilde bloke etmiştir, ancak asetilkolin üzerindeki etkisi tamamen bilinmemektedir. Çok erken hayvan ve hücre araştırmaları, tribulusun zihinsel sağlık, antimikrobiyal aktivite veya kanser uygulamalarına sahip olup olamayacağı araştırılmaktadır. Bu araştırma henüz insan denemelerine girmemiştir.

Atletik Performans ve Kas Kütlesi

Kanıtlar, özellikle normal testosteron seviyeleri ve cinsel işlevi olan sağlıklı erkekler söz konusu olduğunda karıştırılmaktadır. Gelecekteki çalışmalar, standart bileşik ekstraktları kullanmalıdır, çünkü etkiler ayrıca aktif bileşiklerin konsantrasyonuna ve tipine bağlı olarak da değişmektedir. Tribulus tek başına veya diğer takviyelerle kombinasyon halinde çeşitli klinik çalışmalarda sporcularda egzersiz performansını veya vücut kompozisyonunu arttırmamıştır. Bununla birlikte, 450 mg/gün Tribulus, 22 seçkin sporcunun 5 haftalık bir başka çalışmasında yağsız kitleyi etkilemediği bulunmuştur. Tribulus, testosteron seviyelerini yükselterek sıçanlarda kilo alımına neden olmuştur, ancak insanlarda testosteronu etkilememiştir. Semen kalitesi düşük 65 erkekten oluşan bir çalışmada, tribulus vücut yağını azalttığı ve yağsız kitleyi arttırdığı bulunmuştur. Egzersiz arttırıcı takviyelerde kullanılmasına rağmen, tribulusun muhtemelen performansı artıran veya kas geliştirme etkileri bulunmamaktadır.

Testosteronun Artırılması

Her ne kadar tribulus genellikle testosteron seviyelerini arttırdığı için ilan edilmesine rağmen, araştırmalar bu kullanım için etkinliğini desteklememektedir. Çalışmalar, tribulusun sıçanlarda, farelerde ve primatlarda testosteron seviyelerini arttırdığı bulunmuştur. Ancak aynı araştırma çizgisi insanlarda verimli olmamıştır. Aksine, düşük veya normal testosteron düzeyleri olan erkeklerde çoklu çalışmada tribulus testosteron düzeylerini artırmamıştır. Testosteronu düşük 100 yaşlı erkeğin iki çalışmasında, 750 mg/gün tribulus toplam ve serbest testosteron düzeylerini önemli ölçüde artırmıştır. Her iki çalışma da aynı yazarlara sahiptir ve Kahire Üniversitesi polikliniğinde bulunan kişiler üzerinde yapılmıştır. 40 kadının yaptığı bir denemede tribulus testosteron düzeylerini arttırdığı bulunmuştur. Bununla birlikte, 106 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, 90 gün boyunca 750 mg/gün aslında testosteron düzeylerini düşürmüştür ancak DHEA’yı artırmıştır. Tribulus’un normal erkeklik hormonu seviyeleri olan sağlıklı erkeklerde veya kadınlarda testosteron düzeylerini arttırması pek olası değildir. Düşük seviyeli yaşlanan erkeklerde tribulusun testosteronu artırabildiğini doğrulamak için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

DHT

Dihidrotestosteron (DHT), erkeklere karakteristik yüz ve vücut tüylerinin büyümesini sağlayan daha güçlü bir testosteron formudur. Öte yandan, aşırı DHT de erkeklerde kellik ile ilişkilidir. 65 mg’lık bir çalışmada 750 mg Tribulus almak, 12 hafta boyunca DHT seviyelerini % 27 artırmıştır. Bununla birlikte, 15 erkekten oluşan 10 haftalık bir başka çalışma, 1,250 mg/gün Tribulus ile takviye edildikten sonra DHT düzeylerinde bir değişiklik olmamıştır. Damar içine yapılan bir enjeksiyonla verilen tribulus DHT düzeylerini primatlarda % 31, tavşanlarda % 32 arttırmıştır. Genel olarak, tribulusun DHT ve bunun sağlık üzerindeki etkileri üzerine daha büyük klinik çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

Kolesterol Seviyeleri

Birkaç klinik çalışmada, tribulusun etkisi karışık görünmektedir, örneğin, iki çalışma güçlü bir etki bulmuştur. Diyabetli 98 kadının yaptığı bir çalışmada, 3 ay boyunca 1 g/gün tribulus toplam ve LDL kolesterol düzeylerini düşürmüştür. 75 kişiden oluşan bir başka çalışmada, 3 g/gün bir Ayurveda tribulus formülasyonu, dört hafta boyunca toplam kolesterol seviyelerini % 10 azaltmıştır. Bununla birlikte, bu formülasyondaki bileşenler belirtilmemiştir. Öte yandan, 750 mg/Tribulus 12 haftalık bir çalışmada 180 kişiden birinde kolesterol seviyelerini etkilememiştir. Bununla birlikte, çalışmaya normal kolesterol düzeyleri olan katılımcılar dahil edilmiştir. Teorik olarak, bu bitkinin sadece kalp hastalığı riski olan kişilerde yüksek seviyeleri etkilemesi mümkündür, ancak çok daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır. Tavşanlarda tribulus toplam, LDL ve HDL kolesterol ve trigliseritleri azaltmıştır. Ayrıca tribulus kan damarlarını hayvanlarda kolesterol açısından zengin diyetin neden olduğu hasardan korumuştur, sıçanlarda ve tavuklarda toplam ve LDL kolesterol ve trigliseritleri azaltmıştır. Bu etkiler insanlarda kanıtlanmamıştır. Tribulusun kolesterol seviyeleri üzerindeki etkileri karıştırılmaktadır. Bazı kanıtlar, bu bitkinin insanlarda kolesterolü iyileştirmediğini göstermektedir.

Sınırlamalar ve Uyarılar

Birkaç koşul için umut verici görünse de, Tribulus’un faydalarının çoğu henüz klinik deneylerle doğrulanmamıştır. Tribulus sağlıklı erkeklerde testosteronu arttırmamakda ve düşük testosteronu olan erkeklerde etkinliğinin doğrulanması gerekmektedir.
Kullanıcılar, Tribulus’un libidoyu arttırdığını, enerji verdiğini ve genel bir esenlik hissi verdiğini bildirmektedirler. Bazı kullanıcılar ise baş ağrılarını, artan sinirlilik ve saldırganlığı rapor etmişlerdir. Kullanıcı deneyimleri tıbbi tavsiye olarak düşünülmemelidir. Doktordan veya başka nitelikli sağlık uzmanından profesyonel tıbbi tavsiye alınmalıdır. Tribulus terrestris, libido ve cinsel işlevi iyileştirmeye yardımcı olabilecek uzun bir kullanım geçmişine sahip bir bitkidir. Bu bitki, doğurganlık, kan şekeri seviyeleri ve kalbe potansiyel faydalar için de araştırılmaktadır. Testosteronu arttırmak için sıklıkla lanse edilmesine rağmen, araştırmalar sağlıklı erkeklerde böyle bir etkisi olmadığını şiddetle ileri sürmektedir. Düşük seviyeli erkeklerde ve kadınlarda testosteronu artırmaktadır, ancak kanıtlar zayıftır.

Kaynakça:
yukonok.gov
drugs.com
globalviews.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar