Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

İmmün Sistem ve Beslenme Üzerindeki Etkisi

0 33

İmmün, kelime anlamı ile kişinin vücut mekanizmasının savunma hücrelerini oluşturduğu gibi aynı zamanda da beslenme ile doğrudan ilişiği olan ana vücut sistemlerinden bir tanesidir. Bu anlamda düşünüldüğünde her bireyin vücut – kitle endeksi göz önüne alınarak immün sistemine göre beslenme haritası çıkarılabilir.

İmmün haritaları göz önüne alındığı zaman, kişinin yaşadığı çevre, beslenme alışkanlıkları ve aynı zamanda vücut fazlalıkları da değerlendirilmelidir. Beslenme alışkanlıklarını bu sisteme göre belirlemeden önce immün sistemi daha yakından incelemek gerekir. Vücudun dışarıdan gelebilecek zararlı etkenlere veya vücut içerisinde oluşabilecek zararlı etkenlere karşı geliştirdiği savunma hücreleri bulunur. Bu savunma maddeleri hem virüs – bakteri savunması sağlar hem de besinler aracılığı ile bulaşan zararlı etmenleri harekete geçerek mümkün mertebe yok eder.

Vücut kendisi üretmediği maddelere antijen adını verir. Dışarıdan vücut içerisine gelen antijen maddeler immünite hücreleri aracılığı ile yok edilir. Yahut bağışıklık kazanır. Bu duruma ise immün – bağışıklık ortak kazanımı adı verilir. Bu durum göz önüne alındığında bir kişinin parazit, virüs, bakteri ve mantar gibi yabancı mikroorganizmalar tarafından ele geçirilip bu organizmalar tarafından hastalık etmeni ile karşılaşması durumunda birden fazla etken göz önünde bulundurulmalıdır.

Bu etmenler aşağıda sırası ile belirtilmiştir:

  1. Bir yaş üzeri çocuklarda ağız içi mantar oluşumu
  2. Büyüme ve gelime gerilemesi
  3. İntravenöz aracılığı ile antibiyotik bileşen kullanma gerekliliği
  4. Sekiz hafta süre ile etkisiz antibiyotik bileşen kullanımı
  5. Soyağacında primer immün yetmezlik saptanmış olması
  6. Bir yıl içerisinde kanıtlanmış 2 kez üstüste pnömani hastalığı

Yukarıda da belirtilmiş olan etmenleri gözlenen bireylerde immün yetmezlik durumu başlangıcı saptanır ve bu tip durumlarda araştırma hastaneleri ile immünoloji kurumları arasında hasta tedavisi için en doğru yol saptanır. Ayrıca yukarıda belirtilmiş bulguları gösteren 0 – 9 yaş aralığı çocuklarda farklı fiziki bulgulara da rastlanmaktadır. Bu spesifik anormali durumlar ile karşılaşılması durumuna sebep büyük ölçüde kromozom bozuklukları olduğu gibi küçük olsa da değerlendirilmesi gereken bir başka husus da immün sistem çökme durumudur.

Ayrıca her kişinin immün sistem hastalığı beslenme alışkanlıkları ile de ilişkilendirilebilir. Çünkü beslenme şekli ile immün sistemin çalışma mekanizması %90 birbiri ile bağlantılı alanlardır. Özellikle son yıllarda yapılan araştırmalara göre iyi beslenme şeklinin hedefi hem sağlıklı fiziki görünüm için hem de vücut sistemlerinin gelişimi için önemli bir rol oynamaktadır.

Sizler de takdir edersiniz ki beslenme önemi yalnızca vücudun protein, yağ ve karbonhidrat oranının karşılanması için gerekli değildir. Alınan vitamin, mineral, yağ, karbonhidrat ve proteinlerin vücut direncini artırarak sağlıklı bir kitle endeksi oluşmasını sağlamak amacı da sağlar. Bu sebeple çevresel ve genetik eğilimler sonucu oluşan bağışıklık sorunlarının önü bir nebze de olsa kesilmiş olur.

Bağışıklığı Destekleyen Besin Ögeleri

Sizler de takdir edersiniz ki bir kişinin doğumundan ölümüne kadar en etkili immün destekleyicisi şüphesiz ki anne sütüdür. Anne sütünde bulunan demir (Fe-II) bileşenleri, omega ve fosfor (P) zenginliği ile kişi savunucu hücrelerinin olası bir durumla başa çıkma durumunda yüksek kalitede gelişimi sağlar. Ayrıca omega – 3 ve omega – 6 bileşenleri içeren balık ve türevi bileşenler, insan sinir sisteminde önemli bir rol oynamaktadır. Bu rol ayrıca insan gözü içerisinde yer alan retina tabakasının da beslenmesini sağlar. Deniz ve deniz ürünlerinde bulunan besin bileşenleri bebeğin doğumundan hayatının sonuna kadar immün sistemlerini desteklemektedir.

Havuç Kompleksi ile İmmün Gelişimi

Havuç besin maddesi, kolay erişilebilir ve çoğumuzun tercih etmediği bir besin olsa da içerisinde yer alan antioksidanlar aracılığı ile aslında bağışıklık sistemi hastalıklarını da tedavi edici bir besin ürünleridir. Ayrıca içerisinde yer alan karoten bileşeni sayesinde de özellikle meme ve kolon kanseri önleyicisi olarak uzmanların tavsiye gıdaları içerisinde yer alır.

Ayrıca karoten içeren havuç, kolesterolü de düzenleyerek kalp hastalıklarının önünü keserek bireyin daha standart sağlıklı bir hayat sürmesini sağlar. Ayrıca havucun uzmanlar tarafından belirlenen faydaları arasında düşük kan basıncı riskini artırmak, göz sağlığını korumak ve ağız içi yaralarını tedavi etmek gibi özellikleri de bulunmaktadır.

Sarımsak, Yoğurt ve Kefirin Gelişime Etkisi

Son yıllarda yapılan araştırmalara göre probiyotik içeriklerin bağışıklık kuvvetlendirici etkisi bulunduğu gözlemlenmektedir. Ayrıca düzenli sarımsak tüketimi ile birlikte kefir ve yoğut tüketimi de sağlanırsa enflamatuvar hastalıkların da tedavisi daha erken sürece çekilmektedir.

Zencefil ve Yeşil Çay

Yeşil çay bilinen üzerine hem toksik atma etkisine sahip hem de bağışıklık ve immün sistem destekleyicisi olarak uzmanlar tarafından tavsiye edilen bir içeriktir. Ayrıca günde 2-3 fincan tüketilmesi tavsiye edilen yeşil çay içeriklerini demlerken içerisine atılan taze zencefilin de diüretik etki yaratarak kişinin hm istenen kiloya inmesini hem de zinde kalmasını sağlamaktadır.

Zencefil içerisinde bulunan C vitamini, manganez, potasyum, kalsiyum ve fosfor gibi içerikler kişinin mineral ve günlük alınması gereken vücutta depolanmayan vitaminlerin de alınmasını sağlar.

Yukarıda da belirtilen üzere bu besin içeriklerinin her biri gereken oranlarda vücuda alındığında hem zinde hem sağlılı hem de istenilen fiziki görünüm elde edilirken aynı zamanda da kişinin bağışıklık ve immün sistemini destekleyici nitelikte adımlar atılmış olur.

Kaynakça:
CAMPBELL (İngilizce – İmmünoloji, Bölüm7)

Yazar: Ezgi Özsekban

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.