Mar 13
Elinize bir harita alıp bakınca üçgen şeklinde görülen bu bölgede, bu zamana kadar açıklanamayan birçok esrarengiz olay gerçekleşmiştir. Kaybolan gemi, uçak ve insanların sayısı tam olarak bilinmemektedir. Bu nedenle uzun bir dönem lanetli yer veya şeytanın üçgeni gibi isimlerle anılmıştır, hatta günümüzde de bu isimleri zaman zaman kullanmaktayız.
Bermuda üçgeni, Atlantik okyanusunun 500.000 mil karelik bir alanını kaplayan, Amerika’nın Atlantik okyanusuna açılan güneydoÄŸu sahillerinde yer alan, kuÅŸbakışı bakıldığında ise Miami, Bermuda ve Puerto Rico sınırları içerisinde kalan üçgen ÅŸeklinde bir alandır. Okyanusun bu kısmında yüzlerce gemi ve uçak enkazı bulunur. Son 100 sene içerisinde batan gemi, düşen uçak ve kaybolan insan sayısı 1000′lerle ifade ediliyor.
Bu bölgede suyun altında çok büyük mıknatıs maden kaynaklarının yer aldığı ve bu nedenle uçakların bu yoÄŸun manyetik çekimden etkilenerek elektronik sistemlerinin bozulduÄŸu, buna baÄŸlı olarak da düştükleri söyleniyordu. Buna o kadar uzun seneler inanıldı ki, kimilerine göre baÅŸka bir açıklaması kesinlikle olamazdı. Fakat diÄŸer taraftan biraz düşünürsek, eÄŸer böyle birÅŸey olsaydı gemiler niye batıyor? Yoksa bir gemiyi bile çekip yutabilecek kadar kuvvetli miydi bu manyetizma? Kesinlikle hayır. EÄŸer mıknatıs etkisi olsa ve zıt kutuplar prensibiyle gemi çekilse bile, su yüzünde duran bir gemiyi batıracak kadar güç üretebilmesi mümkün olmazdı. Ayrıca o bölgede yapılan ölçümler aşırı veya normalin üstünde bir manyetik alan olmadığını defalarca kanıtladı. Yazının Devamı…
Etiketler:
bermuda,
Bilim,
Bilim,
Güncel,
Nasıl Çalışır?,
okyanus,
sır
Aug 05
İnsan beyni hiç bir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar karmaşık ve üstün bir sisteme sahiptir. Beynin içine derinlemesine girildikçe, bizim kavrayabilme sınırlarımızı zorlayan detaylarla karşılaşırız, orda henüz kavramayı tam olarak beceremediğimiz bambaşka bir dünya vardır.
Bizim yerimize düşündüğünü zannettiğimiz beyin aslında karar verme yeteneğine sahip olmayan basit hücrelerden oluşur.
DiÅŸideki yumurta hücresinin, erkekten gelen sperm hücresiyle birleÅŸmesi sonucu meydana gelen hücre, tekrar-tekrar bölünerek binlerce, milyonlarca hücre oluÅŸturur. Vücutta bulunan tüm hücrelerin ortak özellikleri vardır. Çekirdek, mitekondri, sitoplazma vb… Fakat her hücre farklı bir dokuyu oluÅŸturur. Beyin ve sinir sistemini oluÅŸturan hücrelere nöron denir. Nöronların ise diÄŸer hücrelerden belirgin olarak görülen farklılıkları akson ve dendrit adı verilen iki uzantılarının olmasıdır. Hücre çoÄŸalmasının 18. gününde sinir sisteminin ilk farklılaÅŸmaları oluÅŸmaya baslar. Embriyonun sinir sistemi oluÅŸmaya baÅŸlarken baÅŸkalaÅŸan sinir hücrelerinin akson ve dendritleri hücre gövdesinden uzar. Her nöronun sahip olduÄŸu akson ve dendritlerin uzunlukları birbirinden farklıdır ve hepsi sahip oldukları uzunluklara göre bir görev üstlenmiÅŸlerdir. Mesela, omurilikten ayaÄŸa mesaj iletecek akson 1 m. uzunluÄŸundayken, gözümüzden beynimize uzanan diÄŸer bir akson sadece 5 cm. uzunluÄŸundadır. Vücuttaki milyarlarca akson ve dendrit, görevlerini gerçekleÅŸtirmek için sadece kendilerine gerekli olacak uzunluÄŸa kadar geliÅŸir ve ardından büyümeleri durur. Vücuttaki tüm nöronların sahip olduÄŸu bu uzantılar sayesinde tüm bilgiler gereken yerlere iletilir. Nöronların bu ÅŸekilde olması, vücudun her kösesine yayılarak sinir sistemimizi oluÅŸturmalarını ve vücudumuzdaki haberleÅŸmeyi çok hızlı bir ÅŸekilde gerçekleÅŸtirmelerini saÄŸlar. Böylece beyin vücuttaki her noktadan eksiksiz bilgi alır. İletiÅŸimin en önemli elemanları ise elbette ki nöronlardaki akson ve dendritlerdir. Her ikisi arasında çok uyumlu bir iÅŸ bölümü vardır. Dendritler gelen mesajı hücre gövdesine iletmekle, aksonlar ise hücre gövdesinde deÄŸerlendirilen bu mesajı baÅŸka bir nörona iletmekle görevlidirler.
Yazının Devamı…
Etiketler:
beyin,
Bilim,
biyoloji,
insan,
sır,
vücut,
zeka
Son Yorumlar