Yardıma muhtaç olanlara yardım etmek için harekete geçen bir kişiyi anlatmak için İyi Samiriyeli örneği kullanılır. Bu ifade İsa’nın anlattığı meseleye dayanmaktadır. İsa bu meselede, iyi biri olmak için kişinin milliyetini ya da geçmişini önemsemeden merhamet gösterip yardım etmek gerektiğini belirtmiştir. Psikolog John Darley ile Daniel Batson, 1978’de İncilde geçen ‘İyi Samiriyeli’ meselesine dayanarak bir deney gerçekleştirmişlerdir.
İyi Samiriyeli meselesi; Kudüs’ten Eriha’ya seyahat etmekte olan bir Yahudi, saldırıya uğrar, soyulur ve ölmek üzere yolun kenarına atılır. Orada yatarken yolun kenarından geçen bir Haham, Yahudi’yi görmezden gelerek yolun diğer tarafından yürümeye devam eder. Bir Levili de aynı şekilde oradan geçer ve zavallı adama yardım etmek yerine sadece bakar ve o da yoluna devam eder. Sonra aynı yerden Samiriyeli biri geçer. Samara ve yahudi halkın birbirine düşman olmasına rağmen, Yahudi’nin yaralarını sarar, onu bir hana götürür ve tüm gece ona bakar. Ertesi gün hancıya para verir ve ona iyi bakmasını söyler. Ayrıca ne harcarsa karşılığını ödeyeceğini belirterek oradan ayrılır.
Bu hikaye sonucunda Darley ve Batson test etmek üzere üç varsayımla yola çıktılar:
1- Hikayede Haham ve Levilinin dini konulara odaklandıkları için yardım etmedikleri söylenmektedir. İlk varsayım, dini düşüncelerin insanı daha yardımsever yapmayacağı şeklindedir.
2- İkinci varsayım, acelesi olanların muhtaç kişilere daha az yardım edeceğini söyler.
3- Son varsayıma göre, dini inançların kişisel faydalarına dayandıranlar, manevi gelişim ve hayatın anlamını düşünme gibi gayelere dayandıranlardan daha az yardımsever davranış göstereceklerdir.
İyi Samiyeli deneyinde denekler ilahiyat öğrencileridir. Üçüncü varsayımı sınayabilmek adına öncelikli deneye katılanlardan dini inançları ile ilgili yazılı bir anket doldurmaları istenir.
1- Deneklere dini içerikli bir ders verilmiş ve dersten sonra diğer bir binaya geçmeleri istenmiştir.
2- Bir aktörden, binaların arasında yerde yatması istenmiştir. Yerde yatan bu adam, yaralı ve yardıma muhtaç biridir.
3- Acil durum düşüncesinin insanların yardımın davranışlarını nasıl etkilediğini görmek amacıyla, deneklerden bir kısmına diğer binaya ulaşmak için sadece birkaç dakikaları olduğu söylenmiştir, diğer kısmına ise aceleye gerek olmadığı belirtilmiştir.
4- Deneklerin bazıları gittikleri yerde ‘İyi Samiriyeli Meselesi’ ile ilgili bir konuşma yapacakları söylenmiş, diğer kısmından ise kariyer planlama ile ilgili konuşma yapmaları istenmiştir.
5- Deneklerin davranışlarını değerlendirmek amacıyla, yaralıyı hiç fark etmemekten yardım gelene kadar yanında beklemeye kadar değişen altı maddelik bir plan oluşturulmuştur.
Deney sonucunda Darley ve Batson, deneğin yaralı adam için durup durmaması konusunda belirleyici faktörün aciliyet olduğunu belirlemiştir. Zaman kısıtlaması olmayan grupta yardım etme oranı %63 olurken, acelesi olan grupta %10 olduğu görülmüştür. İyi Samiriyeli Meselesi hakkında konuşma yapacak olanların kariyer konusunda konuşacak olanlara oranla neredeyse iki kat yardıma daha istekli olduğu görülmüştür. Ancak bunun zaman darlığı faktörü kadar etkili olmadığı söylenebilir; çünkü deneklerden İyi Samiriyeli Meselesi’ni anlatacak olup acelesi olanların büyük kısmı da yardım davranışında bulunmamıştır.
Son olarak, dini inançlarını kişisel faydalarına dayandıranlarla, manevi gelişim ve hayatın anlamını düşünme gibi gayelere dayandıranlar arasında fark görülmemiştir.
Yardım etmeden geçen denekler konuşma yapacakları binaya ulaştıktan sonra anksiyete ve suçluluk duyguları yaşamış ve bu tutumlarının nedeninin genel bir umursamazlık değil, zaman kısıtlanası ve hissettikleri baskı olduğunu ifade etmişlerdir.
İyi Samiriyeli Deneyi ile araştırmacılar, durup kurbana yardım etme davranışının bireyin zamanla ilgili durumlarına bağlı olduğunu ve zihnini bir konuya fazlaca kaptırmanın ürkütücü sonuçları olabileceğini başarıyla göstermişlerdir.
Yazar: Gizem ŞIDIM