Ameliyat Olacak Kişiyi Neler Bekler?

Ameliyat çoğu kişi için korkulu bir deneyimdir. Özellikle ameliyattan bir hafta öncesinde başlayan korku ve endişeler, ameliyat için hastaneye yatılan anda en yüksek düzeye ulaşır. Bunun en büyük sebebi kişinin neler yaşayacağını bilmemesidir. Bunun dışında halkımızda anestezi almak ile ilgili şaşılacak düzeyde efsane vardır. Bu durum korkunun giderek artmasını ve kişinin ameliyat öncesinde stresinin artmasıyla kötü şeylere açık hale gelmesine sebep olur. Acil ameliyatlar hariç, ameliyat olmak üç aşamada ele alınabilir;

Ameliyat Öncesi Aşama

Birinci aşama ameliyat kararı alındıktan sonra başlayan ameliyat öncesi aşamadır ve bu aşama ameliyat masasına yatana kadar sürer.

• Ameliyat kararı alındıktan sonraki ilk adım; anestezi doktorunun ameliyata engel bir durum olup olmadığına ilişkin ilk değerlendirmeyi yapmasıdır. Bu muayene sırasında kişinin anestezi almak ile ilgili herhangi bir korkusu varsa paylaşmalıdır. Anestezi konusunda ayrıntılı bilgi almak, ameliyat olacak kişiyi rahatlatacaktır. Hasta tahmini ameliyat süresini, anestezi tipini doktor ile konuşarak kafasındaki soru işaretlerini giderip ameliyata girmelidir.

• Eğer muayenede herhangi bir sorun yaşanmaz ise ameliyat tarihi belirlenir. Bu aşamada hastaya refakat edecek kişiye göre planlamanın yapılması uygun olacaktır. Unutulmamalıdır ki; hafta sonu hastaneler en az personel sayısına sahiptir, bunun yanı sıra hasta yoğunluğu da oldukça azdır. Ayrıca ameliyat için hastaneye yatmadan önce tahmini yatış süresini doktor ile konuşmak, yatılacak katı görmek ve oradaki hemşireler ile tanışmak da ihtiyaçları belirlemede yardımcı olabilir.

• Ameliyatın tipine göre değişmekle birlikte genelde ameliyat öncesindeki gece ya da sabahında hastaneye yatış yapılır. Yatış sırasında, önceden kullanılan ilaç varsa hastanın yanında olması ve hemşirelere bu konuda bilgi verilmesi oldukça önemlidir. Bu dönemde hastaya bir takım testler (akciğer filmi, kan testleri vb..) uygulanır. Hasta farklı alandan uzmanlar tarafından muayene edilir ve hastadan ameliyat işlemini kabul ettiğine dair evrakları imzalaması istenir. Bu evraklar asla okunmadan imzalanmamalıdır. Öte yandan bu formların en kötü senaryolara göre hazırlandığı ve tüm riskleri açıkça ifade etmek zorunda oldukları da unutmamalıdır.

• Ameliyat öncesi devlet hastanesi ya da özel hastane fark etmeksinizin muhasebe birimiyle görüşmek gereklidir. Bu görüşme hastanın süprizler ile karşılaşılma riskini engelleyecektir.

• Ameliyat öncesi gecede, ameliyat olunacacak bölge mutlaka traş edilmeli ve bu işlemi geciktirilmemelidir. Aksi takdirde enfeksiyon riski artabilir.

• Farklı uygulamalar olmakla beraber, ameliyattan 2 saat öncesine kadar çay gibi konsantre olmayan sıvılar, 6 saat önce hafif kahvaltı, 8 saat öncesinden ağır bir yemeği almakta sakınca yoktur. Hemşireler hastaya bu konuda bilgi vereceklerdir.

• Bazı ameliyat tiplerinde sonda (idrar torbası) takılabilir ve lavman yapılabilir.

• Ameliyat öncesinde hastaya ameliyat önlüğü giydirilir. Bu önlüğün altında iç çamaşır dahil hiçbir kıyafet olmamalıdır. Ayrıca ameliyathaneye gitmeden önce tüm takıların çıkarılması, varsa ojelerin silinmesi ve takma dişlerin odada bırakılması gerekmektedir. Tüm bu hazırlıklar tamamlanınca hasta, dosyası ile beraber sedyeye alınır ve ameliyathane hemşirelerine evrakların teslim edilmesiyle birinci aşama sonlanmış olur.

Ameliyat Aşaması

İkinci aşama hastanın ameliyathaneye girmesi ile başlar. Bu aşama ameliyat işlemleri bittikten sonra ameliyathaneden çıkmadan hastanın tamamen iyi olduğundan emin olmak için, hastanın takibinin yapılacağı -ayılma odasına- alınması ile devam eder. En kısa aşama bu aşama olsada, endişelerin temel nedeni genelde bu aşama ile ilgilidir.

• Ameliyathaneye sedye ile girildiğinde hasta henüz uyanık olur. Bu sırada ameliyatı yapacak ekip yeşil önlükler giyinmiş hazır şekilde hastayı beklemektedir. Hastanın ameliyat masasına alınmasıyla beraber son hazırlıklar başlar.

• Hasta ameliyat masasına önlüğünü çıkararak geçer. Kişinin üzerinde kıyafetlerin olmaması rahatsızlık verici olabilir. Fakat ameliyat olacak bölgeye göre hastanın vücut pozisyonu ayarlandıktan hemen sonra, hastanın üzerine yalnızca ameliyat yeri açıkta kalacak şekilde yeşil bir örtü serilir. Bu aşamada ameliyat ekibinin defalarca bu durumu yaşadığını düşünmek hastayı rahatlatabilir.

• Ameliyathane ortamı hastaya oldukça soğuk gelebilir. Bu durun normaldir, ameliyathaneler belli bir sıcaklıkta tutulmak zorundadır. Ayrıca bu sırada hazırlıklara bağlı farklı sesler duyabilir, ışıklar ve araçlar görülebilir. Doktorun ameliyat odasına gelmesiyle son hazırlıklar tamamlanmış olur. Hastaya anestezi verilerek ameliyata başlanır.

Ameliyat Sonrası Aşama

Üçüncü aşama ise hastanın ayılma odasına alınması ile başlar ve tüm iyileşme süresini kapsar. Hasta ameliyattan sonra anestezinin etkisi geçinceye ve yaşam bulguları düzenli oluncaya kadar ayılma odasında müşahade altında tutulur. Yaklaşık bir-iki saat kalınan ayılma odasında hastayı, hemşire ve anestezi teknikerleri takip eder. Bu aşama en uzun ve ‘Herşey bitti, atlattık’ algısının aksine en dikkat edilmesi gereken aşamadır.

• Ameliyat sonrası ilk saatler ameliyat tipine göre ağrılı geçebilir ya da hasta tamamen uyuyor olabilir. Bu dönemde hasta ağrım var deyip istemese de düzenli olarak ağrı kesici yapılır.

• Uyuyan hasta uyanmaya başladığında genel vücut ağrısı, balgam, boğaz ağrısı, kusma, bulantı hissedebilir. Bunların geçici olduğu unutmamalıdır.

• Hastanın biraz toparladıktan sonra mümkün olan en kısa sürede ayağa kalkması, vücudun dengesini bulabilmesi ve normal düzenine dönebilmesi için oldukça önemlidir. Hemşirelerden ve refakatçiden yardım alarak her iki saatte, her seferinde bir öncekinden uzun olacak şekilde yürüyüşler yapmak erken taburcu olmanın sırrıdır.

• Beslenme ameliyat tipine göre hekimin belirlediği saatte su ile başlar, daha sonra lapa, yarı katı, katı olacak şekilde aşamalı olarak devam eder. Normal beslenmeye dönüş, ameliyata göre değişmekle birlikte genelde bir iki gün içinde gerçekleşmektedir.

• Ameliyat sonrasında taburculuğu belirleyen kriterlerden biri de gaz çıkışının olmasıdır. Bunun için bağırsakları hareketlendiren kayısı suyu, rezene gibi içecekler tüketilmeli ve özellikle bol bol yürünmelidir.

• Ameliyat sonrasında düzenli olarak pansuman yapılarak ameliyat yarası izlenmelidir. Taburculuk sonrasında da önerilen şekilde ve sıklıkta pansuman yaptırmak, yaranın enfeksiyon kapmadan iyileşmesi adına oldukça önemlidir.

• Taburcu olunurken hastaya reçetesi verilir. Taburcu olunduktan sonra da bir süre daha hastadan ağrı kesici ve koruyucu olarak antibiyotik kullanması istenir. Bu ilaçların saatlerine uymak oldukça önemlidir. Ayrıca taburculuk sırasında acil durumda nereye başvurulması, nelerden kaçınılması gerektiği ve hastanın normal hayatına ne zaman dönebileceği açıklanmalıdır. Bu eğitim sırasında hastaya verilen önerilere ve kontrol amaçlı verilen randevu tarihlerine uymak oldukça önemlidir.

• Yara iyileşmesinin 90 güne kadar uzayabilen bir süre olduğunu unutmamalı, bu sürede hasta kendine azami özen göstermelidir.

Kaynakça:
Ege üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Dergisi 2014

Yazar: Lale Aydin

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Pinterest

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :