Bel Ağrısı (Lumbalji) Nedir, Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ?

Bel Ağrisi İle İlgili Genel Bilgiler

Lumbalji, bel ağrısı anlamına gelmektedir. Yaygın olarak karşılaşılan bir sorun olup özellikle çalışanlarda iş gücü kaybına neden olmaktadır. İnsanların %80’i hayatlarında bir kez de olsa bel ağrısı sorunu yaşamıştır.
Omurgamızı oluşturan kemiklerin her birine omur adı verilir. Belde 5 adet omur bulunur. Omurlar, kas ve bağlarla birbirine bağlanır. Omurganın içindeki boşlukta sinirler bulunur. Omurilik dediğimiz bu sinirler tüm vücudumuza buradan dağılır. Omur kasları ve bağlarında zayıflık ve yırtılma, kemik ve kaslarda iltihaplanma bel ağrısı yapar. Omurlar arasında disk dediğimiz kısımlar vardır. Diskler, omurgayı korur. Diskin içinde yumuşak kısım dışarı doğru taşarsa fıtık dediğimiz olay oluşur. Fıtık, sinirlere bası yaparak ağrı yapar.

Bel kaslarının aşırı zorlanması, aşırı stres, sakralizasyon (5. bel omuru ile kuyruk sokumu kemiğinin birleşik olması), omur sayısının fazla olması (lumbalizasyon), bel fıtığı, kireçlenme (faset hastalığı), eklem hastalıkları, kemik erimesi, bel kırıkları, omurga kanalının dar olması (spina bifida), siyatik sinirin sıkışması, fibromiyalji, kistler, tümörler, şişmanlık ve iltihabi durumlar bel ağrısı yapar. Ayrıca ülser, böbrek taşı gibi rahatsızlıklarda yansıyan ağrılar olarak karşımıza çıkabilir.
Hareketsiz yaşam, şoförlük gibi mesleklerde uzun süreler oturmak, gebeliğin son ayları, ergonomi kurallarına dikkat etmeden yerden ağırlık kaldırmak ve halter gibi ağırlık sporları bel ağrısını tetikler.

İlk olarak ağrının özellikleri değerlendirilir.Bel fıtığı ağrısı bacak ve ayağa kadar vurabilir. Ağrı yanında uyuşukluk, karıncalanma, his kaybı ve düşük ayak gibi şikayetler de eklenebilir. Ağır kaldırmak, yanlış hareket veya spor sonrası gelişen bel ağrısı ani başlar. Belin alt bölgesinde hissedilir. Lumbalizasyon, sakralizasyon gibi rahatsızlıklarda ağrı belin alt bölgesindedir.

Bulgu ve Belirtileri :Romatizmada ağrı dinlenmekle artar, hareketle azalır. Özellikle sabahları yataktan kalkıldığında şiddetli bel ağrısı varsa ve gün iç azalıyorsa romatizmal hastalıklar araştırılır.Dinlenmek ve öne eğilmekle ağrı azalıyorsa, özellikle ileri yaşlarda omurga kanalı darlığı düşünülür.Muayenede güç kaybı ve duyu kusurları tespit edilir. Hasta yatarken topuktan tutularak diz içe hafifçe bükülerek ayak yukarı kaldırılır. Böylece siyatik sinir gerilmiş olur. Ağrı varsa bacak kaldırma testi olumludur. Çeşitli germe testleri de yapılır.

Kan sayımı, iltihabi hastalıklar ve romatizmalar hastalıklar için yapılır. Süreğen hastalıklarda kansızlık vardır. İltihabi hastalıklarda beyaz kan sayımı yüksek çıkar.Röntgende kemik şekil bozuklukları, kireçlenme tespit edilebilir.En sık kullanılan görüntüleme yöntemi radyasyon riski olmayan manyetik rezonanstır (MR), sonucuna göre fıtıklaşan kısımlar tespit edilir.Bel fıtığının etkilerini ölçmek için elektromyelografi (EMG) kullanılır. EMG, sinir ve kas iletimleri değerlendirilir. Fıtığa bağlı sinir iletimi kusuru varsa operasyon düşünülebilir.Kemik sintigrafisi, kanser değerlendirilmesinde önemlidir.Kemik erimesine bağlı ağrı düşünülüyorsa kemik ölçümü (kemik dansitometrisi) yapılır.Omurga içinde darlık, omurların durumu hakkında ise bilgisayarlı tomografi bilgi verebilir.

Tıbbi Tedavi Yöntemleri

Yatak istirahati verilir. Altta yatan özel bir hastalık yok ise ağrı kesici (naproksen sodyum, flurbiprofen, deksketoprofen gibi), kas gevşetici (klorzoksazon, fenprobamat gibi) ilaçlar verilir. Ağrı kesici ve kas gevşetici kremler sürülür. Şiddetli ağrılarda oluşan ödemi azaltmak için kortizon kullanılır. Bel fıtığı saptanırsa fizik tedavi uygulanır. İlaç tedavisine cevap vermeyen, sinir basısı yapıp kas güçsüzlüğüne neden olan fıtıklar ile büyük bel fıtıklarında cerrahi tedavi uygulanır.

Diyet Değişiklikleri

Bel ağrısına neden olan rahatsızlıklarla mücadelenin en iyi yolu korunmadan geçer. Korunmada, beslenme ve yaşam tarzında yapılacak değişiklikler çok faydalıdır.
Kalsiyum, güçlü, sağlıklı kemikler için temel mineraldir. Kemik yoğunluğunu artırır, kemiklerin zayıf ve kırılgan hale gelmesine neden olan osteoporoz sonucunda erimesini engellemede yardımcı olur. Kalsiyum ayrıca kas kasılmasını, sinirler yoluyla iklim mesajları ve hormonların salınımını etkilemektedir. Kalsiyum açısından zengin besinler şunlardır: Brokoli, su teresi, tere, lahana, bamya, yeşil fasulye, bamya, az yağlı süt ve süt ürünleri, organik soya fasulyesi, takviye edilmiş organik tofu ve somon balığı.
D vitamini, güçlü kemikler ve kıkırdak için gereken bir vitamindir. Kan kalsiyum ve fosfor düzeylerini düzenlen D vitamini ihtiyaç olan kalsiyum miktarının bağırsaklardan emilmesini sağlar, bu vitamin olmadan yiyecek veya takviyelerden alınan kalsiyum emilemez. Yeterli D vitamini alamayan kişilerde takviye olarak dışarıdan alınması sorunları gidererek insanlara yardımcı olabilir. D vitamininin gıda kaynakları şunlardır: Somon, ton balığı, karaciğer, yumurta sarısı, D vitamini takviyesi ile güçlendirilmiş süt. En önemli kaynağı da güneş ışığı yardımıyla deride yapılan D vitaminidir. Açık tenliler güneşte özellikle sırt gibi geniş bir sahayı günde 20 dakika, koyu tenliler de 30 dakika tutarak yeterli D vitaminini sağlar. Bu esnada güneş koruyucu kullanılmamalıdır.
Manganez, kemik metabolizması ile büyümeye yardımcı olan bir mineraldir. Manganez eksikliğinde yeni kemik oluşumu azalır, kemik yıkımı hızlanır ve kemikte osteoporotik (erimeye bağlı) değişiklikler oluşur. Manganezden zengin besinler; pancar, brokoli, kepekli tahıllar, baklagiller, tohumlar, ahududu, çikolata, ananas, Brüksel lahanası, yulaf, midye ve istiridyedir.
Taze meyve ve sebzenin bol bol, tam tahıllı gevrekler, kepekli ekmek ve çeşitli makarna tipleri tüketilmelidir. Ancak bu gıdalar gereğinden fazla kalori alınmasına neden olan yağlı sos, nar ekşili sos gibi şekerli sos ile tereyağına boğulmamalıdır. Gofret, dondurma, meşrubat, çerezler ve gereksiz kalori veren diğer şekerli gıdalar ölçülü tüketilmelidir. Alınan fazla enerji vücut tarafından kullanılmazsa başlıca karın bölgesinde olmak üzere, yağ olarak depolanır. Karın bölgesinde yağ depolanması omurganın ağırlık merkezinde değişikliğe, bu da bel ve sırt ağrılarına neden olur.
Sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası da öğünlerin uygun aralarla tüketilmesidir. Daha az ve daha sık yemek yenmesi aşırı kalorinin bir anda vücuda girmesini engeller ve metabolizmayı hızlandırır. Ara öğünlerle beraber günde 6 öğün tüketilebilir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Bel ağrısının olduğu dönemde, önerilen süre istirahat edilmeli, daha uzun süreli istirahat yakınmaların iyileştirmesini geciktireceği için, kaçınılmalıdır. Ani başlangıçlı bel ağrısı varlığında şiddetli egzersiz ve fiziksel aktiviteden, özellikle de ağır kaldırma, gövdenin aşırı eğilmesinden kaçınılmalıdır.
Doktorunuzun da önerisini alarak steroid olmayan anthenflamatuar ilaç (aspirin veya ibuprofen gibi) ya da bir analjezik olarak asetaminofen denenebilir. Bu ilaçlar genellikle önemli yararlar sağlamaktadır. Tok karnına kullanılmalıdır.
Ağrılı bölgeye 40 °C ısı uygulanması yararlı olabilir. Sıcak ve soğuk paketler, aralıklı olarak uygulandığında fayda sağlar. Bazı doktorlar, sıcak-soğuk ardışık uygulamayı her 3 dakikada bir değişimle önermekte, bu değişimin de toplam 3 defa olması önerilmektedir. Bel ağrısında bazıları da soğuk buz paketleri uygulanmasından yarar görmektedir, bu uygulama günde 2-3 defa 10-15 dakikalık süreyle yapılmalıdır (ısı veya soğuk tedavilerin siyatik ağrısı üzerinde fazla yararı yoktur).

Destekleyici sırt kemeri ya da korse gibi bazı destekler yardımcı olabilir, ancak bu ürünler zamanla kas tonusunu azaltabilir. Bu nedenle sadece kısa bir süre kullanılmalıdır.
Uyku yeterli olmalıdır. Sağlıklı uyku iyileşmede hayati bir rol oynar. Öğleden sonra ve akşam kafeinden kaçınmalı, yatmadan önce gevşemek için sıcak bir banyo almalı ya da gevşeme teknikleri uygulanmalıdır. Bazı kişilerde geceleri sırt ağrısı arttığı için uyumada zorluk çekilir. Bu durumda yardımcı bir ilaç gerekebilir. Cenin pozisyonunda yatılıp dizlerin arasına bir yastık konarak veya sırtüstü yatarken diz altlarına yastık konarak ağrının şiddeti azaltılabilir.
Yoga, bel ağrısının azaltılmasında geleneksel egzersizlerden daha çok yararlıdır. Yoga ile ağrı kesici ihtiyacında ve ağrı yakınmasında azalma elde edilmektedir.
Egzersiz, diyet, stres kontrolü ve kilo kontrolü sırtı üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Belirli yaşam tarzı faktörlerinin değiştirilmesi omurga ağrılarını azaltmada yararlıdır.
Sigara içenlerde kan dolaşımında ve oksijenlenmede azalma olur. Omurga problemleri için yüksek risk altındadırlar. Bunun nedeni de sigara içenlerin genel olarak sağlıksız yaşam tarzlarının olması olabilir. Uzun süreli sigara içen genç yetişkinlerde sigara içmeyenlere göre bel ağrısı gelişme riski neredeyse iki kat daha fazladır. Sigara, eklem kireçlenmesi ve kemik erimesi riskini artırırken öksürüğe bağlı sırt ağrısı riskini de artırır.
Hareketsiz yaşayanlarda kürekle kazı veya ağır yük kaldırma gibi işlemlerde bel ağrısı gelişme riski yüksektir. Egzersiz yapmayanlarda kaslar daha serttir ve döndürme hareketini zor yaparlar. Zayıf karın kasları sırt kaslarının gerginliğinin artmasına ve pelviste anormal eğriliğe neden olabilir. Zayıf sırt kasları omurga arasındaki disklerde sıkışmaya neden olabilir. Şişmanlık, omurganın üzerine ağır yük binmesine ve açılanmaya neden olabilir. Bunlar da bel ağrısını artırabilir.

Hareket azlığı kadar aşırı hareket de bel ağrılarına neden olabilir. Örneğin tenis gibi yoğun sporu uzun süre yapanlarda bel ve siyatik ağrısı riski artmaktadır. Bisikletçilerde %30-70 oranında bel ağrısı görülürken, ağrı çoğunlukla koltuk açısının ayarlanmasıyla azaltılabilmektedir. Deneyimsizlikten yanlış bir zorlayıcı hareket ile şiddetli bel ağrısı olabilir. Hatalı golf vuruşu, serbest ağırlık kaldırma veya kürek makinesi esnasında görülen sakatlıklar buna örnektir.
İyi bir duruş pozisyonu çok önemlidir. Kafa, kulaklar, omuzlar ve kalçalar, içeri çekilmiş bir karın ile düz çizgi hattında tutulmalıdır. Bu pozisyon, uzun süre ayakta sabit durmak için uygun değildir, bu nedenle ayakta durulduğu zaman mümkün olduğunca yürünmesi, taban destekli ayakkabıların giyilmesi yararlıdır. Topuksuz ayakkabılar tercih edilmeli. Gerekirse, mümkün olduğunca yürümek ve yastıklı tabanı ile tercihen topuksuz ayakkabılar giymek yararlı olacaktır.

Sandalyelerde sırt veya bel desteği olmalıdır. Sandalyelerin kol dayanaklarının olmasının yanı sıra, döner ve arkaları ayarlanabilir olmalıdır. Otururken, dizler kalçadan biraz daha yüksek olmalıdır. Otururken veya araba sürerken bele küçük bir yastık veya havlu rulosu konarak sırttaki basınç azaltılmalıdır.
Uzun süre araba sürmek baskıyı artırır. Öne doğru eğilmeyi engellemek için araba koltuğu öne çekilmelidir. İleri eğilmesini önlemek için ileri araba koltuğu taşıyın. Sürücü koltuğunun arkası 30 dereceden fazla yatar olmamalıdır. Mümkünse, koltuğun ön tarafı hafifçe yukarı doğru kalkık olmalıdır. Seyahat yapan kişinin arabayı saat başı durdurması ve dolaşması gerekir. Yolculuktan hemen sonra kaldırma veya taşıma gibi yük bindirici işlemler yapmamalıdır.

Çocuklarda çok ağır sırt çantalarının taşınmasına bağlı geçici sırt ağrısı görülebilir. Sırt çantasının ağırlığı, çocuğun vücut ağırlığının %20 ’sinden daha az olmalıdır. Duygusal ve davranışsal problemler de çocuklarda sırt ağrısına katkıda bulunabilir.
Kaldırma veya eğilme pozisyonlarına dikkat etmek gereklidir. Bir nesne çok ağır ise, yardım alınmalıdır. Yük taşımak için geniş bir destek tabanı sağlamada ayak tabanları yayılmalıdır. Kaldırılacak nesneye mümkün olduğunca yakın durulmalıdır. Bel değil, dizler bükülmelidir. Yükü eğilerek belden değil, çömelerek bacaklardan kuvvet alarak kaldırılmalıdır. Yukarı aşağı harekette böylece omurganın en sağlıklı pozisyonu olan doğal ’S’ eğrisi kalır. Bir nesne kaldırılmayacak ama havada tutulacaksa, bu pozisyonda tutulmaya çalışılabilir. Sırt üzerine binen yükü azaltmak için nesneler vücuda yakın tutulur. Nesneler sırt kasları ile değil, bacak ve kalça kasları kullanılarak kaldırılmalıdır. Ağırlık ile beklerken öne eğilmemelidir. Ağır nesneleri kaldırırken veya indirirken ayaklar üzerinde dönülmeli, belden dönüş hareketi yapılmamalıdır. Bazen bir nesne kaldırılmadan da hareket ettirilebilir; bu durumda nesne çekilmeli, ittirilmemelidir.

Sabit, oturur pozisyonda 45 dakikadan fazla durulmamalı, hareket edilmelidir. Yeni araştırmalar, uzun süreli hareketsiz oturmanın sigara içmek kadar sağlığı tehdit ettiğini gösteriyor. Hareketsiz hayatın giderek insanlar arasında artması diğer toksik maddeler veya enfeksiyonlardan daha fazla ölüme neden olmaktadır. Atalarımızın hayatı aşağı ve yukarı hareketler ile devam ediyordu. Ama günümüzde yatak, oturma koltuğu ve araba koltuğu arasında hayat akıp gidiyor. Omurganın yüzyıllarca genine işleyen oturma hafızası son yüzyılda değişmiştir. Bu da omurga ve bel yakınmalarının artmasına neden olmaktadır. Düzenli egzersiz yapılması, hayat tarzındaki tembellik sürecinin zararlarının giderilmesinde modern bir yaklaşımdır. Uzun süreli oturma pozisyonunda kalınması ile beyin bunu normal bir durum gibi algılar, bazı kaslar kısalır, normal pozisyona geçildiğinde ise kadar buna uyum sağlayamayarak ağrılara neden olur. Masa başında oturarak çalışanların 45-60 dakika-da bir 3-4 dakikalık yürüyüş ve gerinme egzersiz yapmaları gereklidir. Alternatif olarak telefon konuşması gibi oturmadan yapılabilecek işler ayakta dolaşılarak yapılabilir. Saat başı bir bardak su içmeye gidilmesi hareket için iyi bir bahane olur.

Sırtı ve beli iyi destekleyen ergonomik bir sandalye kullanılmalıdır. Sırt dostu sandalyeler çok şık olmaması ve ekstra maliyeti nedeni ile tercih edilmese de üzerinde uzun saatler geçirilmesi nedeni ile sağlıklı yaşamada çok önemli bir rol oynar. Oturur pozisyondayken kollar ve bacaklar ile gövde arasında 90 derecelik açı olmalıdır. Yazı için kullanılan bilgisayar ekranı aşağıda değil görüş hizasında olmalıdır. Çoğu insan için monitörün yükseltilmesi, klavyenin ise daha alçağa konumlandırılması gerekir. Koltuk yüksekse bacak açısını ayarlamak için ayak altına destek blokları konabilir.
Omurga pelvik taban (çatı kemikleri) tarafından taşınmaktadır. Pelvik tabanı oluşturan kasların güçlendirilmesi bel ağrısının azaltılmasında yararlı olup pilates bunun için çok yararlıdır. Germe egzersizleri omurgadaki kas-eklem uyumunu artırmada çok yararlıdır. Omuzda çökme oluyorsa ve kamburluk gelişiyorsa omurga egzersizi yapılmalıdır.

Sağlıklı bir omurga için sırtüstü uyunmalıdır. Karın üstü uyunması iskelet sistemi için en kötü pozisyon olup karında destek olmaması nedeni ile omurga aşağı doğru çökerek sabah bel ağrılarına neden olur. Yan yatışlarda bacak arasına yastık konması da omurga için rahat bir pozisyon sağlar. Ama en iyi pozisyon sırtüstü yatılmasıdır.
Kadınlar için yüksek topuklu ayakkabıların daha cazip olması bel sağlığının en önemli düşmanıdır. Ortopedik ayakkabıların çekici olmaması, birçok kadının bel ağrısının nedenidir. En azından aşırı olmayan topuklu ayakkabıların tercih edilmesi, omurga üzerindeki hasarı azaltır. Yüksek topuklu ayakkabılar omurga yük dağılımını değiştirerek belin öne doğru açılanmasına neden olur. Topukları aşınmış ayakkabıların giyilmesi, baldır kaslarında kısalmaya neden olur, bu da yalınayak yürürken veya koşu ayakkabısı giyildiğinde kasların dengesini bozar. İş hayatında topuklu ayakkabı tercih ediliyorsa iş yerinde otururken veya seyahate çıkarken düz ayakkabıya geçilmelidir.
Otururken bacak bacak üzerine atılması kan dolaşımında azalmaya ve kaslarda sıkışmaya neden olur. Otururken bacak bacak üstüne atılmamalı ve bacak dolaşımı rahat ettirilmelidir.
Stres, bel ve sırt kaslarının gerginliğini etkileyerek kas spazmı nedeni ile ağrıya neden olabilir. Stres, korku, endişe, depresyon varlığında psikolojik yardım alınması, yoga veya meditasyon teknikleri gibi gevşeme tekniklerinin kullanılması ağrıları azaltmada yararlıdır.

Önerilen Besin Takviyeleri

• Enzimler: Bromelain, papain, kimotripsin ve tripsin proteolitik enzimlerdir. Şişkinlik ve ağrıyı azaltabilen enzimler gastrointestinal sistemden emilirler. Kimotripsin ve tripsin enzimleri kombine edilmiş ve 7-10 gün boyunca hastalara günde 8 tablet, bazı hastalara ise ilk 3 gün 8 tablet diğer günlerde 4 tablet verilmiştir. Her iki grupta da hasarlanmaya bağlı (dejeneratif) artrit tanısı konulan kişilerde vesiyatik tip bacak ağrısı olanlarda önemli iyileşmeler gözlenmiştir.
• DL-Fenilalanin: DL-fenil alanin, doğal aminoasit olan ve endorfinleri parçalayarak ağrıyı azaltan Defenilalaninin sentetik versiyonudur. Günde 1.500-2.500 mg alınması önerilir.
• B1, B6 ve B12 vitamini: Günde 3 kez 50-100 mg B1 ve B6 vitamini ile 250-500 mikrogram B12 vitamini takviyesi ağrı ve enflamasyonu baskılamak için önerilir.

Önerilen Bitkisel İçerikli Takviyeler

• Kolşisin: Acıçiğdem yumrularında bulunan bir alkaloittir. Ağrı ve spazmalara karşı etkilidir. Ciddi yan etkileri nedeniyle hekim kontrolü ve tavsiyesi ile alınmalıdır.
• Söğüt kabuğu: Ağrı ve eflamasyona karşı günde 240 mg salisin içeren kök kabuğu ekstresi önerilir. Günde en fazla 1-3 g toz edilmiş drogdan yararlanılır. Çay hazırlamada, 5 g kök kabuğu ince toz edilir ve 250 ml su içinde 30 dakika hafif ateşte kaynatılıp süzülür. Günde 2-3 bardak içilir.
• Şeytanpençesi (Harpogophytum procumbens, Devil’s claw): İtihap ve şişlik azaltıcı etkisi nedeniyle günde 3 kez 500-1.500 mg kuru köklerini içeren kapsüllerinin alınması önerilir.Akut gelişen bel ağrılarında günde 3 kez 800 mg ve kronik ağrılarda günde 3 kez 200-400 mg standart ekstresinin alınması önerilir.
• Zerdeçal: Kurkumin içermektedir. Antienflamatuvar etkilidir. Çinko ve bazı bitkisel kaynaklı droglar ve zerdeçal ile hazırlanan karışım osteoartrit vakalarında ağrıyı azaltmaya yardımcı olmuştur. Bel ağrılarında günde 3 kez 400-600 mg kurkumin içeren standart ekstresinden alınması önerilir. Emilimi yetersiz olduğu için piperin içeren karabiber ekstraktı ile kullanılabilir.

• Dulavratotu (Arctium lappa): Romatizma, bel ağrıları ve siyatik ağrılarında ve şişkinliklerde dahilen ve haricen kullanılır. Standart ekstresini içeren preparatlardan da yararlanılır. 1 tatlı kaşığı toz edilmiş veya ince kıyılmış köleler oda sıcaklığında su içinde birkaç saat bekletilir. Daha sonra 1 saat ağzı kapalı olarak hafif ateşte kaynatılıp süzülür. Günde 3 çay fincanı içilir. Sıvı ekstresinde 10-25 damla 1 bardak su içine eklenip karıştırılır. İhtiyaç duydukça lokal olarak ağrı ve enflamasyon olan bölgeye oyularak tatbik edilir.
• Kapsaisin: Kırmızıbiber ekstresi ağrıyı azaltmaya yardımcı olabilmektedir. %0.025 -0.075 oranda kapsaisin içeren kremlerin haricen oyularak kullanılması önerilir. Uyarı: Kremin uygulanmasından sonra eller bol su ile yıkanmalı ve acı madde nedeniyle gözle temastan kaçınılmalıdır.

Aromaterapi Uygulamalari

• Küvet suyuna eklenen 6 damla hardal, biberiye, kekik, çam veya ardıç uçucu yağlarından aromatik banyo şeklinde yararlanılır.
• 3 tatlı kaşığı keten tohumu ile hazırlanan lapaya 5 damla uçucu yağlardan bir tanesi eklenir ve en az 10 dakika lapa kompres olarak uygulanır. Gün içinde birkaç kez tekrar edilir.
• Keten tohumu lapasından sonra 10 ml badem yağı ve 2 damla buğday rüşeymi yağı karışımı içine 6 damla uçucu yağlardan bir tanesi eklenip karıştırılır. Hazırlanan yağ karışımı ile masaj yapılır.
• Sıcak su içine batırılıp iyice ıslatılmış ve suyu sıkılmış bir havlu ya da pamuklu kumaş üzerine birkaç damla papatya uçucu yağı damlatılır ve havlu ile sıcak kompres yapılır.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :