Ekstrapiramidal Belirtileri ve Sebepleri

İlaca bağlı hareket bozuklukları olarak da adlandırılan ekstrapiramidal semptomlar, bazı antipsikotiklerin ve bazı ilaçların neden olduğu yan etkileri tarif eder. Bu yan etkiler şunlardır:
• İstemsiz veya kontrol edilemeyen hareketler
• Titreme
• Kas kasılmaları
Semptomlar; dolaşmayı, başkalarıyla iletişim kurmayı ya da işteki, okuldaki ya da evdeki olağan görevleri yerine getirmeyi zorlaştırarak günlük hayatı etkileyecek kadar şiddetli olabilir. Tedavi genellikle yardımcı olur, ancak bazı belirtiler kalıcı olabilir ve ne kadar erken tedavi görülürse o kadar iyidir.

Ekstrapiramidal Semptomlar Nelerdir?

Tüm bu belirtiler hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ortaya çıkabilir ve şiddetli olabilir. Erken semptomlar, ilaca başladıktan kısa bir süre sonra başlayabilir. Genellikle ilk dozdan birkaç saat sonra ortaya çıkabildikleri gibi ilk birkaç hafta içinde de ortaya çıkabilirler. Zamanlama, belirli bir yan etkiye bağlı olabilir. Gecikmiş semptomlar ilacı bir süre kullandıktan sonra ortaya çıkmaktadır. Belirtileri aşağıdaki gibidir:
Akatizi: Akatizi ile kişi kendini gergin ve çok huzursuz hissedebilir, sürekli hareket etme arzusu olabilir. Çocuklarda bu, fiziksel rahatsızlık, ajitasyon, endişe veya genel sinirlilik olarak ortaya çıkabilir. Sürekli adımlamak yani volta atmak, bacakları veya ayakları sallamanın, yüzü ovalamanın, huzursuzluğun hafifletilmesine yardımcı olduğu görülebilir.
Araştırmalar, akatizi riskinin daha yüksek dozlarda ilaçla arttığını göstermektedir. Semptomları, tardive diskinezi adı verilen başka bir durum riski ile de ilişkilidir. Antipsikotik kullanan kişilerin yüzde 5 ila 36’sı herhangi bir şekilde akatiziyi gelişebilir. Beta-bloker ilaçlarda dâhil olmak üzere bazı ilaçlar semptomları hafifletmeye yardımcı olabilir. Antipsikotik ilaç dozunun düşürülmesi de iyileşmeye yol açabilir.
Akut distoni: Distonik reaksiyonlar istemsiz kas kasılmalarıdır. Bu hareketler çoğu zaman tekrarlayıcıdır ve diğerlerinin yanı sıra göz spazmı veya sürekli göz kırpması, baş dönmesi, dil sarkması ve kasılmış boyun içerebilir. Hareketler çok kısa olabilir, ancak duruşu da etkileyebilir veya bir süre kasları sertleştirebilir. Vücudun diğer bölgelerinde görünse de, genellikle başı ve boynu etkilerler. Distoni ağrılı kas sertliği ve diğer rahatsızlıklara neden olabilir. Ayrıca reaksiyon boğazdaki kasları etkilerse boğulabilir veya nefes almada sorun yaşanabilir.
İstatistikler, antipsikotik kullanan kişilerin yüzde 25 ila 40’ının herhangi bir yerinde akut distoni yaşadığını, ancak çocuklarda ve genç erişkinlerde daha yaygın olduğunu göstermektedir. Genellikle bir antipsikotik kullanmaya başlandıktan sonraki 48 saat içinde başla ve genellikle tedavi gerektirir. Antipsikotik ilaç dozunun düşürülmesi tedavisinde yardımcı olabilir. Distonik reaksiyonlar ayrıca antihistaminikler ve Parkinson hastalığının semptomlarını tedavi eden ilaçlarla da tedavi edilebilir.
Parkinsonizm: Parkinsonizm, Parkinson hastalığına benzeyen semptomları tanımlar. En sık görülen semptom, uzuvlardaki sert kaslardır. Ayrıca titreme, artmış tükürük salgısı, yavaş hareket, duruş da veya yürüyüşte değişiklikler olabilir. Genellikle antipsikotik kullanılmaya başlandıktan birkaç gün sonra, yavaş yavaş başlarlar. Doz, bu yan etkinin gelişip gelişmediğini etkileyebilir. Belirtilerin şiddeti değişir, ancak hareketi ve işlevi etkileyebilir. Sonunda zaman içinde kendi başlarına gidebilirlerken bazı durumlarda tedavi gerekebilir. Tedavi genellikle dozu düşürmeyi veya farklı bir antipsikotik kullanmayı içerir. Parkinson hastalığının semptomlarını tedavi etmek için kullanılan ilaçlar ayrıca bu hastalığın semptomlarını tedavi etmek için de kullanılabilir.

Nöroleptik Malign Sendrom (NMS)

Bu reaksiyon nadir görülür, ancak çok ciddi bir durumdur. Genel olarak, ilk işaretler sert kaslar, ateş, sonra uyuşukluk veya zihin karışıklığıdır. Ayrıca nöbet yaşanabilir ve sinir sistemi fonksiyonunu etkilenebilir. Belirtiler genellikle, sıklıkla antipsikotik kullanmaya başladıktan birkaç saat sonra ortaya çıkar. Araştırmalar bu rahatsızlığın yüzde 0.02’den fazla olmadığını göstermektedir. Bu durum komaya, böbrek yetmezliğine ve ölüme neden olabilir. En sık olarak bir antipsikotik ilaçla başlamakla ilişkilendirilir, ancak aynı zamanda aniden ilaçları durdurmak veya değiştirmekle de bağlantılıdır. Tedavi, antipsikotik maddenin derhal durdurulmasını ve destekleyici tıbbi bakım sağlanmasını içerir. Acil tıbbi bakım ile iki hafta veya daha uzun sürebilir, ancak tam iyileşme genellikle mümkündür.

Tardive Diskinezi

Tardive diskinezi, geç başlangıçlı bir ekstrapiramidal semptomdur. Dil çevirme, çiğneme hareketleri ve dudak şapırdatma, yanak şişirme gibi tekrarlayan, istemsiz yüz hareketlerini içerir. Ayrıca yürüyüş, sarsıntılı, uzuv hareketlerinde veya omuz silkme de değişiklikler yaşanabilir. Genellikle ilacı altı ay veya daha uzun süre kullanana kadar gelişmez ve semptomlar tedaviye rağmen devam edebilir. Kadınların bu yan etkiye sahip olma olasılığı daha yüksektir. Yaş, diyabet, negatif şizofreni semptomları veya tipik fonksiyonu etkileyen semptomlar gibi durumlar riski artırabilir. Birinci kuşak antipsikotik kullanan kişiler arasında, yaklaşık yüzde 30’a kadar bu yan etki görülebilir. Tedavi, ilacı durdurmayı, dozu düşürmeyi veya başka bir ilaca geçmeyi içerir. Örneğin klozapin, geç diskinezi semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir ve derin beyin stimülasyonu da tedavi olarak öngörülebilir.

Tardive Diskinezinin Alt Tipleri

• Geçmişte distoni yaşanmışsa: Bu alt tip, akut distoniden daha şiddetlidir ve genellikle boyun veya gövdenin bir tarafında çekilme gibi vücutta daha yavaş büküm hareketleri içerir.
• Kalıcı veya kronik akatizi: Bu, aynı ilaç dozunu alırken bir ay veya daha uzun süren bacak hareketleri, kol hareketleri veya sallanma gibi akatizi semptomlarını ifade eder.
Bunların her ikisi de daha sonra başlamış ve tedaviye rağmen devam edebilir, ancak bu semptomlarla ilişkili hareket tipleri farklı olabilir. Aniden ilaç almayı bırakan çocuklar da çekilme diskinezisine sahip olabilirler. Bu sarsıntılı ve tekrarlayan hareketler genellikle gövde, boyun ve uzuvlarda görülür. Genellikle birkaç hafta içinde kendi başlarına giderler, ancak ilacı tekrar başlatmak ve dozu kademeli olarak azaltmak da semptomları azaltabilir.

Ekstrapiramidal Semptomlara Ne Sebep Olur?

Ekstrapiramidal sistem beyindeki motor kontrol ve koordinasyonun düzenlenmesine yardımcı olan bir sinir ağıdır. Motor fonksiyonu için önemli bir dizi yapı olan bazal ganglionları içerir. Bazal ganglionların düzgün çalışması için dopamine ihtiyacı vardır.
Antipsikotikler, merkezi sinir sisteminin deki dopamin reseptörlerine bağlanarak ve dopamini bloke ederek semptomları iyileştirmeye yardımcı olur. Bu, bazal gangliyonların yeterince dopamin almasını engelleyebilir. Sonuç olarak ekstrapiramidal semptomlar gelişebilir. Birinci kuşak antipsikotikler genellikle ekstrapiramidal semptomlara neden olurken, ikinci kuşak antipsikotiklerle, yan etkiler daha düşük oranlarda ortaya çıkma eğilimindedir. Bu ilaçlar dopamin reseptörleri için daha az afiniteye sahiptir, gevşek bağlanır ve bazı serotonin reseptörlerini bloke eder.
Birinci nesil antipsikotikler şunları içerir:
• Klorpromazin
• Haloperidol
• Levomepromazine
• Tiyoridazin
• Triflorometilbenzamid o perazin
• Perfenazin
• Flupentıksol
• Flufenazin
İkinci nesil antipsikotikler şunları içerir:
• Klozapin
• Risperidon
• Olanzapin
• Ketiapin
• Paliperidon
• Aripiprazol
• Ziprasidon

Ekstrapiramidal Semptomlar Nasıl Teşhis Edilir?

Kişi ve tanıdığı biri antipsikotik kullanıyorsa, bu belirtilere dikkat edilmesi önemlidir. İlaç yan etkileri bazen bir ilacın tedavisinde kullanılan durumun semptomlarına benzer, ancak doktor semptomların teşhisinde yardımcı olabilir. Doktor belirtileri sorabilir ve bir randevu sırasında kişinin hareketinde veya koordinasyonunda yaşadığı zorlukları gözlemleyebilir.
İlaca Dayalı Ekstrapiramidal Belirtiler Ölçeği (DIEPSS) veya Ekstrapiramidal Belirtiler Derecelendirme Ölçeği (ESRS) gibi bir değerlendirme ölçeği de kullanabilirler. Bu ölçekler semptomları ve ciddiyeti hakkında daha fazla bilgi sağlayabilir.

Ekstrapiramidal Semptomlar Nasıl Tedavi Edilir?

Ekstrapiramidal semptomların tedavisi zor olabilir. İlaçlar farklı yan etkilere sahip olabilir farklı şekillerde etkileyebilir ve olabilecek tepkiyi tahmin etmenin yolu yoktur. Genellikle tek tedavi yöntemi, en az yan etki ile en fazla rahatlamayı sağlayanı görmek için farklı ilaçlar veya daha düşük dozları denemektir. Belirtilere bağlı olarak, onları tedavi etmeye yardımcı olmak için antipsikotikle birlikte başka bir ilaç türü de verilebilir. Doktor olmadan ilaç dozu asla ayarlamamalı veya değiştirmemelidir.
Dozu veya ilacı değiştirmek başka semptomlara yol açabilir, bu yüzden doktor istenmeyen yan etkiler konusunda haberdar edilmelidir. Daha düşük bir doz antipsikotik reçetesi varsa, ilacın tedavi etmesi gereken psikoz semptomları veya diğer semptomlar yaşamaya başlandığında doktora veya terapiste söylenmesi gerekir. Halüsinasyonlar, sanrılar veya diğer rahatsız edici semptomlar yaşanmaya başlanırsa hemen yardım alınmalıdır. Bu belirtiler, kişinin kendine veya bir başkasına zarar verme riskini artırabilir, bu nedenle doktor farklı bir tedavi yaklaşımı denemek isteyebilir.
Ekstrapiramidal semptomların bir sonucu olarak sıkıntı yaşanıyorsa, terapistle konuşulması yardımcı olabilir. Terapi doğrudan yan etkileri ele alamaz, ancak belirtiler günlük yaşamı etkilediğinde ya da sıkıntıya neden olduğunda başa çıkmanın yollarını destekleyebilir.
Bazı durumlarda, ekstrapiramidal semptomlar kişiyi çok fazla etkilemeyebilir ve bazı durumlarda acı verici veya rahatsız edici olabilirler. Yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir ve hayal kırıklığına ve sıkıntıya katkıda bulunabilirler. Yan etkiler varsa, ilaç bırakılabilir, ancak bu tehlikeli olabilir ve ilacı almak kesildiğinde daha ciddi semptomlar yaşanabilir. Bu yüzden kişi doktoru ile konuşana kadar ilacını reçeteye uygun şekilde tutması önemlidir.
Antipsikotik kullanırken herhangi bir yan etki yaşamaya başlanırsa mümkün olan en kısa sürede doktorla konuşulması gerekir. Bazı durumlarda bu rahatsızlık kalıcı olabilirler, ancak tedavi genellikle iyileşmeye sağlar.

Kaynakça:
ncbi.nlm.nih.gov

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :