Bilgiustam
Bilgiyi ustasından öğrenin

Mücbir Sebep ve Kaçınılmazlık İlkesi Nedir? Hukuki Sorumluluğa Etkileri

0 4

Hukuk sisteminde sorumluluğun belirlenmesinde en önemli kavramlardan ikisi mücbir sebep ve kaçınılmazlık ilkesidir. Özellikle deprem, sel, heyelan, fırtına gibi doğal afetler sonrasında açılan tazminat davalarında bu kavramlar sıklıkla gündeme gelmektedir. İdare hukuku, özel hukuk, iş hukuku ve sigorta hukuku gibi birçok alanda uygulama alanı bulan mücbir sebep ve kaçınılmazlık ilkeleri, sorumluluğun tamamen ortadan kalkmasına veya azaltılmasına neden olabilmektedir.

Bu yazımızda mücbir sebep kavramını, kaçınılmazlık ilkesini, aralarındaki farkları ve hukuki sonuçlarını ayrıntılı olarak inceleyeceğiz.

Mücbir Sebep Nedir?

Mücbir sebep; kişinin veya kurumun kontrolü dışında meydana gelen, önceden öngörülemeyen veya öngörülse bile önlenemeyen ve borcun ya da yükümlülüğün yerine getirilmesini imkânsız hale getiren olağanüstü olayları ifade eder.

Bir olayın mücbir sebep olarak kabul edilebilmesi için genel olarak şu unsurları taşıması gerekir:

Dışsal bir olay olması,
Önceden öngörülememesi veya etkilerinin öngörülemeyecek düzeyde olması,
Karşı konulamaz ve önlenemez nitelikte bulunması,
Zarar ile olay arasında doğrudan illiyet bağı bulunması.


Mücbir Sebep Örnekleri

Hukuki uygulamada aşağıdaki olaylar mücbir sebep olarak değerlendirilebilmektedir:

Büyük ölçekli depremler,
Tsunami,
Sel felaketleri,
Volkanik patlamalar,
Savaş ve işgal durumları,
Terör saldırıları,
Olağanüstü salgın hastalıklar,
Devlet tarafından getirilen beklenmedik yasaklamalar.

Ancak her doğal olay otomatik olarak mücbir sebep sayılmaz. Olayın büyüklüğü, etkisi ve alınabilecek önlemler somut olay bazında değerlendirilmektedir.

Kaçınılmazlık İlkesi Nedir?

Kaçınılmazlık ilkesi, gerekli tüm tedbirler alınmış olsa bile zararın meydana gelmesinin önlenemeyeceği durumları ifade eder.

Başka bir ifadeyle, kişi veya kurum üzerine düşen tüm dikkat ve özeni göstermesine rağmen zarar yine de meydana geliyorsa kaçınılmazlık söz konusu olur.

Örneğin;

Depreme dayanıklı olarak inşa edilmiş bir yapının, beklenenin çok üzerinde gerçekleşen olağanüstü büyüklükteki bir deprem nedeniyle yıkılması durumunda kaçınılmazlık ilkesi gündeme gelebilir.

Bu durumda zarar meydana gelmiş olsa bile sorumluluğun kapsamı yeniden değerlendirilir.

Mücbir Sebep ile Kaçınılmazlık İlkesi Arasındaki Fark Nedir?

Her iki kavram birbirine yakın görünmekle birlikte hukuki açıdan farklı sonuçlar doğurabilir.

Mücbir Sebep
Dış kaynaklı olağanüstü bir olaydır.
İlliyet bağını tamamen kesebilir.
Sorumluluğu tamamen ortadan kaldırabilir.
Kaçınılmazlık İlkesi
Olayın önlenemez niteliğini ifade eder.
Her zaman sorumluluğu tamamen kaldırmaz.
Bazı durumlarda sorumluluğun azaltılmasına neden olabilir.

Bu nedenle bir olayın mücbir sebep mi yoksa kaçınılmazlık kapsamında mı değerlendirileceği hukuki sonuçlar açısından büyük önem taşımaktadır.

Deprem Davalarında Mücbir Sebep ve Kaçınılmazlık İlkesi

Son yıllarda yaşanan büyük depremler sonrasında açılan tazminat davalarında bu kavramlar yoğun şekilde tartışılmaktadır.

Özellikle;

Kamu idarelerinin sorumluluğu,
Belediyelerin denetim yükümlülüğü,
Yapı denetim kuruluşlarının sorumluluğu,
Müteahhitlerin kusuru

incelenirken depremin etkisinin ne ölçüde kaçınılmaz olduğu değerlendirilmektedir.

Mahkemeler ve bilirkişi heyetleri tarafından yapılan değerlendirmelerde;

Depremin büyüklüğü,
Zeminin özellikleri,
Yapının teknik yeterliliği,
Mevzuata uygunluk,
Denetim faaliyetleri

gibi hususlar dikkate alınmaktadır.

İdare Hukukunda Mücbir Sebep

İdare hukukunda mücbir sebep, idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırabilen nedenlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Eğer zarar tamamen idarenin kontrolü dışında gerçekleşmiş ve önlenmesi mümkün olmayan bir olaydan kaynaklanmışsa, mücbir sebep nedeniyle idarenin tazmin sorumluluğu doğmayabilir.

Ancak idarenin hizmet kusuru bulunuyorsa, mücbir sebep savunması her zaman sorumluluğu ortadan kaldırmayabilir.

Bu nedenle her olay kendi özel koşulları içerisinde değerlendirilir.

İş Hukukunda Kaçınılmazlık İlkesi

İş kazaları ve meslek hastalıklarında da kaçınılmazlık ilkesi önemli bir yere sahiptir.

İşveren gerekli tüm iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almış olmasına rağmen zarar meydana gelmişse, mahkemeler kaçınılmazlık oranı belirleyerek tazminat miktarında indirim yapabilmektedir.

Bu değerlendirme genellikle bilirkişi raporları doğrultusunda yapılmaktadır.

Yargı Kararlarında Değerlendirme

Yargıtay ve Danıştay kararlarında mücbir sebep ve kaçınılmazlık ilkeleri somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmektedir.

Mahkemeler tarafından;

Olayın öngörülebilir olup olmadığı,
Alınabilecek önlemlerin bulunup bulunmadığı,
Zararın önlenmesinin mümkün olup olmadığı,
Tarafların kusur durumu

ayrıntılı şekilde incelenmektedir.

Bu nedenle her doğal afet veya olağanüstü olayın otomatik olarak mücbir sebep sayılması mümkün değildir.

Sonuç

Mücbir sebep ve kaçınılmazlık ilkesi, hukuki sorumluluğun belirlenmesinde büyük önem taşıyan kavramlardır. Mücbir sebep genellikle sorumluluğu tamamen ortadan kaldırabilecek nitelikteyken, kaçınılmazlık ilkesi çoğu zaman sorumluluğun azaltılmasına etki etmektedir. Özellikle deprem, sel ve diğer doğal afetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda bu kavramların doğru değerlendirilmesi, tazminat davalarının sonucunu doğrudan etkileyebilmektedir.

Bu nedenle somut olayın özelliklerinin teknik ve hukuki açıdan birlikte incelenmesi büyük önem taşımaktadır.

Kaynakça:

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu.
2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu.
6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararları.
Danıştay 6. Daire ve 8. Daire kararları.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararları.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi ve ilgili daire kararları.
Kemal Gözler, İdare Hukuku.
Metin Günday, İdare Hukuku.

Yazar: Mesut KESKİNKILINÇ

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku