Evrenin genişlemesi Doppler etkisinin bir sonucu olarak keşfedildi. Bu, hızla otomobil süren bir sürücünün trafik radarına yakalanmasına neden olan etkiyle aynıdır. Basit olarak ilke şudur: bir ışık ya da herhangi bir elektromanyetik ışınım kaynağı bir gözlemciye göre hareketli bir durumda ise ardışık dalga tepeleri arasında bulunan mesafe (ya da ışığın dalga boyu), ışık kaynağı bakan kişiye göre sabitken ölçülen dalga boyundan farklı bir değerde olur. Yaklaşma hareketi sırasında dalga boyunda küçülme meydana gelir ve biz ışık maviye kaymış gibi anlarız, uzaklaşma hareketi sırasında ise dalga boyu daha büyük olur ve bu kez de kırmızıya kaymış gibi anlarız. Hareket halindeki bir otomobilin dışardan hızı radar sinyalinin frekansında meydana gelen kayma miktarı kullanılarak ölçülmektedir.
Uzak yıldızlardan veya galaksilerden gelen ışık, bu cisimlerin hızlarını ölçebilmemize olanak sağlar. Yıldızların kimyasal yapısı konusunda bilgi veren tayf çizgileri aynı zamanda yıldız ve galaksilerin hareketleri konusunda da bilgi verir. Galaksiler milyarlarca yıldızdan oluşan sistemler oldukları için tayflarında yıldızlardan kaynaklanan belirgin tayf çizgileri görülür. Yıldızların galaksi içindeki ileri-geri hareketleri, tayf çizgilerinin tek yıldızlarınkine oranla daha geniş olmalarına neden olur. Buna ek olarak galaksinin bize doğru veya bizden uzağa doğru hareket etmesine bağlı olarak bütün tayf kırmızıya ya da maviye kayar.
1910 ve 1920 yılları arasında Lowell Laboratuvarı’nda çalışan Vesto Slip her birçok galaksi dışı bulutsunun tayflarını elde etti. Slipher, bugün yakınımızdaki galaksiler olduğunu bildiğimiz pek çok bulutsunun sistematik bir biçimde kırmızıya kaymalar gösterdiğini buldu. Bütün galaksiler kırmızıya kayma göstermiyordu, bu olağandışı cisimlerin en önemlilerinden biri de Andromeda Galaksisi’ydi. Kozmolojide daha büyük ilerleme sağlayabilmek için bu galaksilerin uzaklıklarının ölçülmesinin yaşamsal önemi vardı. Bütün bunlar kendisi stratejik olarak evrenin merkezinde konumlanmış olan Samanyolu’ndan uzaklaşmakta olan cüce galaksiler miydi? Ya da bizim galaksimiz çok daha büyük bir yapılanmanın önemsiz bir parçası mıydı? Bu bulutsuların uzaklıkları tatmin edici bir biçimde hesaplanmadan birbirinden temelden farklı bu seçenekler arasında bir seçim yapmak olanaksızdı .
Galaksilerin içindeki parlak yıldızları ayırt edebilecek teleskopların yapılmasıyla galaksi dışı cisimlerin uzaklıklarının ölçülebilmesi yolunda bir devrim gerçekleşti. Cepheid değişenleri adı verilen kendine özgü yıldız türü, Samanyolu ile yakındaki galaksiler arasında gerekli köprüyü sağladı.

Kaynakça:
www.space.com

Yazar: Taner Tunç

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here