Vücut modifikasyonu, insanların vücudunun belli bölgelerinde yaptığı değişikliklerdir. Farklı aksesuarlar, boya, plaka, küpe, metal, ahşap, iğne vb. malzemeler takılarak yapılan bu modifikasyon işlemi, geçmişten günümüze kadar farklı olmaya çalışan insanın sanata dönüşmüş bir çabasıdır. Bu değiştirme işlemi bazıları için geleneksel bir zenginlik bazıları için bir yaşam tarzıdır. Dünyanın dört bir yanından kabilelerin, neden doğalı değiştirmeye çalıştıklarını ve nasıl bir uygulama yaptıklarını hiç merak ettiniz mi? Merak edenler için işte sanata dönüşen, geleneksel kabile vücut modifikasyon örnekleri.

Padaung Kabilesi

Padaung, Kızıl Karen kabilesinin bir parçası olan bir alt kabiledir. Onlar Burma’nın yerli halkı olmasına rağmen, aynı zamanda Tibet Burma sınırında yaşıyorlar. Bu kabile; kadınların boyunlarına taktıkları halkalarla bilinen kabileler arasında en ünlüleridir. Kabile birçok farklı isimle tanınmasına rağmen, en çok bilinen isimleri Long Neck Tribe veya Giraffe Tribe’dir.
Geleneklerine göre; kız çocuklarına küçük yaşlardan itibaren boyun halkaları takılmaya başlar. Fakat Karen kabilesinin tamamı geleneklerinin bir parçası olarak boyun halkalarını kullanmaz. Boyun halkaları pirinçten yapılır ve her yıl çocuk büyüdükçe eklenir. Yetişkin bir kadın boynuna 25 kadar halka takabilir. Halkalar uygulandığında boynun ne kadar uzayacağı hakkında bir efsane vardır ki bu efsaneye göre aslında boyuna takılan halkalarla uzamaz, bu görüntü sadece görsel bir yanılsamadır.
Bu halkaların takılmasının sebebi bir sırdır ama sorulduğunda, kadınlar bu halkaları kaplan ısırmasından korunmak için olduğunu söylerler. Bir kısmı da kocaları için çekici görünmelerini sağladığını söylemiştir. Halkaları takmanın dezavantajı, zamanla boyun kaslarının zayıf hale gelmesidir ve bu zina için bir ceza biçimi olarak kullanılır. Şaşırtıcı olsa da o dönemlerde boşanma ve zina oranları kabilede çok düşükmüş, buda bu geleneğe dayandırılır. Halkalar çıkarıldıktan sonra, kadının boynu o kadar zayıftır ki, hayatının geri kalanında boyun zarar görmemesi için sürekli uzanır vaziyette yaşamını devam ettirmesi gerekiyor. Bu halkaları takmalarının bir başka sebebi olarak da köle ticareti yapıldığı dönemlerde kendilerini çirkin göstermek için takıldığı gelen bilgiler arasındadır.
Bu konuda ki diğer bir efsane ise; bu kabile atalarını dişi bir ejderha olduğu, rüzgarında erkekleri sembolize ettiğine inanırlarmış. Ve sadece çarşamba günü ejderha olarak doğan kadınlar bu halkaları takarlarmış. Bu halkaların takılma zamanı da sadece dolunay zamanlarıymış. Bu efsanelerle ilgili yazılı bir kaynak olmayıp, günümüze kadar ağızdan ağıza aktarılanlarla ulaşmıştır.
Karen kabilelerinin diğer üyeleri ise, kulakların büyük ve ağır görünmesini sağlamak için özel yapılmış büyük küpeler takarlar. Fakat Padaung kabilesini ünlü yapan bu boyun halkalarıdır.

Apatani Halkı

[Apatani Halkı]Apatani Halkı, aşağı Subansiri veya Hindistan’ın Arunachal Pradesh bölgesinde bulunan Ziro Vadisi’nde yaşayan bir kabiledir. Vadide ve ülke genelinde yaşayan 26.000’den fazla kabile vardır. Onların dili Tibet ve Tani olarak da bilinen Çin-Tibet dilidir. Yazılı bir tarihi yoktur, öyküleri ve yaşam tarzı nesilden nesille aktarılır.
Vücut modifikasyonu eski bir sanat biçimidir. Dünyadaki birçok kabile, yüzyıllardır bu garip ve bazen ilginç vücut sanatı formunu uygulamıştır. Bize göre, garip ve ilginç görünüyor olabilirler fakat, onlar zamanın ve geleneklerinin bir parçası olarak kabul ediyorlar. Bu gelenekleri ile kabilelerini bir arada tutmayı ve hayatlarını bu şekilde devam ettirmeyi başarıyorlar.
Apatani kabilesinde; kadınlar burun tıkaçları takarlar. Bu eski bir gelenek olmasına rağmen günümüzde sadece kabilenin yaşlı kadınlarında görülmektedir. Bunun sebebi ise, bu sanatı devam ettirecek zanaatkârın 1970’lerden sonra yetişmemesidir. Bu burun tıkaçlarını takmalarının hikayesi ise şudur; bu kabile kadınlarının tüm topraklarda yaşayan kadınlar arasında en güzel kadınlar olduğuna inanılır. Diğer kabileler tarafından, bu güzel kadınların kaçırılmasının önüne geçmek için burunlarına tıkaç takılarak kendilerini çirkinleştirmeye çalışırlar.
Bu akımda dünyanın kabileleri arasında kesinlikle bir bağ vardır. Apatani ile birlikte, Long Neck kadınları da bunun boyun halkalarını eklemelerinin nedeninin kendilerini korumanın bir parçası olduğunu söylerler. Burun halkaları “yaping hurlo” olarak bilinir ve yerel odundan yapılır. Bazı burun tıkaçlarının bambudan yapılması mümkündür. Kadınlar ayrıca bu sanatı tamamlamak için yüzlerini dövme yaptırırlar.

Afrika Mursi Kabilesi

Mursi kabilesi, Güneybatı Etiyopya’da yaşayan bir etnik halktır. Bölge Sudan sınırına yakındır. 2007 yılı ulusal sayımına göre, 7 bin 500 Mursi vardır. Yaşadıkları alan dağlar ile çevrilidir ve Omo adında büyük bir nehre sahiptir. Ülke genelinde en çok tecrit edilen bölgelerden biridir. Onların dili Nilo-Sahra’nın bir parçasıdır ve basitçe Mursi dili olarak adlandırılır.
Bu Kabilede de bir kez daha, vücut modifikasyon sanatının sadece kabilenin kadınları tarafından yaygın olarak kullanıldığını görüyoruz. Mursi kadınları, köle tüccarlarının kadınları almasını engellediğine inanılıyordu. Ancak, zamanla kaybolan birçok başka sebep de vardı.
Dudak plakası veya tıpası delinmiş bir delikten üst dudağa veya alt dudağa sokulur, zamanla, plaka çıkarılır ve deliği büyütmek için bir diğeri eklenir. Bunun kadınlar için çok acı verici olduğu söylenir ve her uzatıldığında kanamaya neden olur. Asıl terim dudak çivileri anlamına gelen dudak küpesidir. Plaka, kil veya ahşaptan yapılmıştır. Kadınlar, kabuğun bulunduğu bölgeye bağlı olarak plakayı üst dudağa veya alt dudağa yerleştirirler. Daha büyük olan plaka kadın için daha önemlidir. Bununla ilgili rahatsız edici şey, plaka alt dudağa yerleştirildiğinde, kadınların plakayı yerleştirmek için iki alt ön dişinin çıkarılmış olmasıdır. Bazen de dört diş çıkarılır.
Mursi kabilesinde, dudak delme geleneği genellikle evlilik töreninden bir yıl önce yapılır. Başlangıç olarak, gelinin annesi, deliği bıçakla delecek ve deliğe tahta bir dübel yerleştirilecektir. Bu iyileştikten sonra, mandal çıkarılır ve ilk plaka eklenir. Dünyada birçok kabilede dudak piercingleri örnekleri vardır. Mesela Amazon’un bazı bölgelerinde ise, dudakları delinip plaka takılan sadece erkeklerdir. Suya aşiretleri, alt dudaklarını tamamen kendilerini daha çekici hale getirmek için delerler. Kadınlar ise, iki tabaka ile daha şaşırtıcı bir görünüm elde etmek için delerler.

Wodaabe Fulani Etnik Grubu

Gözlemlenen en büyüleyici ritüellerden biri, Güney Nijer’de yaşayan Fulani etnik grubunda yer alan Gerewol Festivali’dir. Ayrıca Nijerya, Kamerun ve Orta Afrika’nın Batı bölgesi olarak da yaşamakta olduğu bilinmektedir. Bu topluluk sığır sürüleri bakan tüccar göçebe bir kabiledir.
45.000’den fazla aşiret ve kadın olduğu, diğer göçebe kabileler gibi, onların da yazılı bir dili olmadığı söyleniyor. Fulani halkı dans müziği ve sanatında kendi lehçesi olan Fula dilini konuşuyorlar. Gerçek adı, Wodaabe, yani “Tabu İnsanları”olarak tercüme edilir.
Evlilik düzenlemeleri diğer Afrikalı kabilelere göre biraz farklıdır. Aile düzeninde kadın, ilk erkek çocuğuna hamile kalana kadar eşiyle yaşar, ilk erkek çocuğuna doğum yaptığında, annesine geri döner ve üç ila dört yıl boyunca orada kalır.
Bu zamana kadar, ‘hata yapmış biri’ olarak görülecek, kocanın bu süre içinde kendisi ya da çocuğuyla iletişim kuramayacaktır. Bu süreden sonra kocasını ziyaret edebilecek ama çocuğu yanına alamayacak ve onunla birlikte yaşamasına izin verilmeyecektir. Annesi tüm evlilik mallarını veya çeyizlerini teslim edene kadar bu değişmez.

Gerewol Erkek Güzellik Festivali

Wodaabe gelenekleri biraz karışıktır ve kadın dominanttır. Eğer bir kadın isterse, evliyken einden daha yakışıklı birinden çocuk sahibi olabilir. Bu, uzun ya da kısa süreli ilişkiler için ortakları seçebilmeyi, hatta eşinden yorulduğunda onları değiştirmeyi de içerir. Her yıl Eylül ayının sonunda, kabile en güzel ve tuhaf törenlerden birine sahip. Yağmur mevsiminin sona ermesiyle birlikte Wodaabe kabileleri bir araya geliyorlar. Tuz pazarında yapılan bu festival ile hem ticaret yapıyorlar hem de yeni bir ilişki için kadın ve erkekler birbirleriyle tanışıyorlar. Bu festivalde erkekler kadınlar gibi giyinip, makyaj yapıp süsleniyorlar ve dans gösterileri yapıyorlar. Burada kadın gibi giyinip davranmalarının amacı, kadın ruhunu anlamak. İlk evliliklerini beşik kertmesiyle yapan kadınlar, burada aşk evliliği yapmak için seçim yapıyorlar. Bu festivallerden en ünlüsü olan Touareg Festivalidir.
Bunlar kabilelerin yüzlerce yıldır karşılaştığı geleneksel yerler. Bu festival; gençlerin en renkli ve şaşırtıcı kostümler giydiği, tüyler, makyaj, mücevher ve süslemeler ile yılın en önemli gününe hazırlandığı bir ritüeldir. Avlanacak güzel kuşlar gibi, onları en çok arzu edilmesini sağlayacak olan özellikleri sergileyen ritüel danslarını yaparlar. Hazırlanırken gözlerini mümkün olduğu kadar büyük, dişlerini olağanca beyaz göstermeye çalışarak uzun süre ayakta kalırlar. Bu onların sağlıklı ve güçlü olduğunun belirtisidir.
Wodaabe kabileleri daha sonra hafta sonu Gerewol’a giderek, bir dizi yarışma, yetenek gösterileri eşliğinde evliliğin takası yapıyorlar.

Dinka Kabilesi

Güney Sudan’da yaşan Dinka kabilesinin geçim kaynağı büyükbaş(sığır) hayvancılıktır. Sığırlar onlar için geçim kaynağı olmanın yanında sosyal statüde zenginlik belirtisidir. Sığır idrarıyla duş alarak saçların turuncu rengi alması onlar için önemli bir özelliktir. Ayrıca Dinka’ larda yüz nişanı olarak adlandırdıkları bir gelenek mevcuttur. Bu gelenekte erkekliğe ilk adımı atan erkek çocuklarına kendi kabilelerinin işaretleri, bıçakla yüz ya da vücutlarına kazınıyor. Nişan yapıldıktan sonra çocuk, yetişkinliğe adım atmış sayılıyor. Ayrıca, kız çocuklarında da bu nişan gösteriş ve güzellik belirtisi olarak yapılmaktayken günümüzde iç savaş yaşayan kabileler kimlikleri deşifre olmasın diye bu geleneği devam ettirmemektedirler.

Aborjin Kabilesi

Avusturalya yerlileri olarak anılan kabile, aynı zamanda ilk kemik takının yapıldığı kabiledir. Bu kemik takı; 50,000 yıl önce yapan Aborjinlerin Afrika ve Avrupa’daki çağdaşları kadar kültür düzeylerinin ileri olduğunun göstergesi sayılmaktadır. Aborjinler, öfke hırs ve kıskançlık duygularını sembolize etmek için hayvanları taklit etmişler ve dişlerini sivriltmişlerdir.
Vücut Modifikasyonu sanatına örnekler arasında; Çinde eskiden beri (10.yy-20. yy arası) gelen küçük ayak geleneğini ekleyebiliriz. Çin’deki bu geleneğe göre, kız çocuklarının ayakları kumaş bağlarla bağlanarak doğal büyümesi engellenirdi. İçe doğru kırılan kemik bu şekilde kaynayarak ayakların 10 cm’i geçmemesi sağlanırdı. Bu geleneğin birkaç efsaneye dayandırılırken en bilineni şudur. TUşang kabilesinden yarı insan yarı tilki olduğu ileri sürülen bir kadının ayakları çok küçükmüş ve bu ayaklar onun cazibesine cazibe katıyormuş. Bu kadının evlenip doğum yapması ile ayak bağlama geleneği başlamış olmuş. Bu geleneği uygulayan kadınlara “Lotus Kadınlar” denir.
Bir başka örnekte Kenya Masai kabilesi ve Amazon, Huaorani kabilesidir. Güzelliklerine güzellik katmak ve kötü ruhlardan korunmak için, kulak deliklerini büyütürler ve halka şeklinde esnetirlerdi.
Peru ve Brezilya sınırı, Matses kabilesi ise güç simgesi olarak uzun ince çubukları burun ve alt dudağına takarlar, kedi bıyığı piercingi yaparlardı. Bu kabile jaguar insanlar olarak da anılmışlardır.
Thailand ve Kamboçya da yaşayan etnik gruplar ise, arasında Sak yant dövmesini güzellik ve ilgi çekmek için uygulama yapıyorlardı. Sak Yant dövmesi uzun iğne ya da metal bir çubukla yapılırdı ve Budist duaları, ruhları uyandırma amaçlı farklı figürler dövme olarak seçilirdi.
Kabile, vücut modifikasyonu sanatının güzelliği, dansı ve makyajı, insan ruhuyla ilgili en şaşırtıcı özelliklerden biridir. İç dünyalarını bu kadar gözler önüne sermeleri kimileri için iyi bir fikir olmayabilir. Fakat farklı ülkelerdeki ve uzak kıtalardaki kabilelerin bu sanatta kullandığı teknikleri merak edenlerde azımsanmayacak kadar çok. İlgilenenler için; bir boyun halkası, burun tıkacı, bir dudak plakası veya çok renkli bir makyaj olsun, bunların her biri eşsizdir. Her ne fikirde olunursa olunsun, özellikle araştırmacılar için; bu sanat ilkel bilinçliliğimize uzanan bir yol olmasıyla önemli bir kaynak olma özelliğine sahiptir.

Kaynakça:
oddee.com
sudanation
scribol.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here