Finans kurumlarının veya varlıkların değeri hızla düştüğünde bir finansal kriz meydana gelir. Sıklıkla borsa çöküşleri, bankacılık panikleri ve yatırımcıların varlıklarını geri çekmesi durumunda yaşanır. Finansal krizden sonra doğrudan bir durgunluk vardır. Bunun nedeni, varlık değerinde görülen keskin düşüşün beraberinde getirdiği ekonomik kargaşadır. Başka bir deyişle, bankalar ya da yatırımlar hızla değer kaybettiğinde (genellikle günler ya da haftalar içinde) bu finansal bir krizin başlangıcını oluşturur.

Finansal Krize Neden Olan Nedir?

Finansal krize çeşitli faktörler neden olabilir. En yaygın nedenlerden bazıları irrasyonel yatırımcı davranışı, ani banka çekilmesi, belirli varlıkların aşırı fiyatlandırılmasıyla sonuçlanan spekülasyonlar ve banka borcu temerrütünü içerir.
İrrasyonel yatırımcı davranışı sadece yatırımcıların belirli yatırımlara aşırı tepki gösterdiği veya daha az tepki gösterdiği anlamına gelir. Bu sözde “irrasyonel davranış” piyasada domino etkisi yaratabilir. Bu durum, çok sayıda yatırımcı aynı şekilde tepki gösterdiğinde ya da kötü stok seçeneklerini şişirdiğinde ya da hızla satış yaptığında gerçekleşir. Her iki faktör de bir krize neden olabilir.

1929’daki borsa krizinden sonra yaygın panik meydana geldi. Krizde başarısız olan insanlar, yatırımlardan ziyade sabit para kazanmak istiyorlardı. Daha sonra, varlıklarını çekmek için bankalara koştular. Aynı anda para almaya çalışan pek çok insanlar nedeniyle, bankalar tam anlamıyla nakit para anlamında tükendi.
Varlıkların spekülasyonu için bir dizi örneğe bakabiliriz, en son 2007-2008’de subprime mortgage krizi. Balonun patlamasından önceki yıllarda, yatırımcılar gayrimenkulün getiri kazanmak için iyi bir yer olduğunu öne sürdüler. İpotek kredisi standartları da düşük olduğu için, birçok yatırımcı, daha sonra kar etmek üzere satış yapmayı umuduyla mal satın aldı ve değer kaybı olasılığını dikkate almadı. Gerçek kanıtlar olmadan gelecekte kar elde etme umudu olduğunda spekülasyon olarak kabul edilir.
Borç temerrüt, bir bireyin veya bir kurumun bir kredinin yasal yükümlülüklerini veya koşullarını karşılamamasıdır. Bu, ev alıcısının ipoteğini ödemeyeceği anlamına gelebilir, ya da tahvil ödemeyen bir şirket anlamına gelebilir.
Bir finansal krizin bu faktörlerin herhangi birini veya tümünü içerebileceğini anlamak önemlidir, her seferinde gerçekleşen belirli bir kombinasyon yoktur. Ekonomistler, krizlerin nasıl ve niçin doğduğuna dair kökeni ve koşulları hala tartışıyorlar. Sonuç olarak, bir krizle ilgili keskin varlık değeri düşüşüne yol açan herhangi bir değişken olabilir.
Devletler, geçmiş krizlerden önemli dersler çıkarırlar. Ancak bu, gelecekteki bir krize karşı bağışıklık kazanıldığı anlamına gelmez. Ekonomistler bir finansal krize işaret eden faktörleri tahmin etmekte daha iyiye gidiyor olsalar da, halâ mükemmel bir bilim haline getirememişlerdir. Giderek küreselleşen dünyada, ülkenin sınırları dışında da düşünülecek ve hesaplanacak çok fazla ek faktör bulunmaktadır.

Kaynakça:
https://smartasset.com/credit-cards/what-is-a-financial-crisis

Yazar: Merve Karaca

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here