Hazımsızlık (Dispepsi) Belirtileri ve Tedavisi Nasıldır ?

Hazımsızlık, bir hastalık olmayıp bazı hastalıklarda görülen bir şikayettir. Tıp dilinde dispepsi olarak isimlendirilir. Dispepsi, sindirim zorluğu anlamına gelmektedir. Oldukça sık rastlanır.
Mide ülseri, mide reflüsü, gastrit, h. pylori enfeksiyonu, mide tembelliği, mide kanseri, hassas bağırsak hastalığı, mide iltihabı, pankreas bezi iltihabı, pankreas yetersizliği, safra kesesi hastalıkları, bağırsak kurtları gibi sindirim sistemi hastalıklarında sıklıkla rastlanır. Hamilelik, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, şişmanlık, tiroit bezi hastalıkları, aspirin, diklofenak gibi ağrı kesiciler ve kortizon gibi ilaçlar kullanımında da hazımsızlık görülebilir. Gıdaları hızlı bir şekilde tam çiğnemeden yutmak, hareketsiz bir yaşam, sigara ve alkol tüketimi, yağlı ve kızarmış besinlerde hazımsızlık yapar. Stresli kişilerde daha fazla görülür.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR

Genellikle yemekten sonra mide yanması, mide ağrısı, şişkinlik, midede dolgunluk hissi, geğirme görülür. Bazen kusma olabilir. Mide ağrısı kramplar şeklinde olur.
Tam kan sayımı, kansızlık ve iltihabi durumlar için istenebilir. Çok sık rastlandığı için hazımsızlık şikayetine her zaman ileri tetkik yapılmaz. Altta yatan bir hastalık şüphesi varsa ileri tetkikler yapılır. Mide incelemesi için endoskopi yapılarak ülser veya kanser varlığı araştırılır. Örneğin kansızlık, karın ağrısı, iştahsızlık, kilo kaybı, inatçı kusmalar, kusmukta kan gelmesi, dışkının siyahlaşması gibi yakınmalar varsa ileri tetkikler ve endoskopi mutlaka yapılır. 40 yaşından sonra hazımsızlık oluşmuşsa mutlaka doktor tarafından değerlendirilmelidir.

TIBBİ TEDAVİ

İlaç olarak antiasitler (hidrotalcit, sukralfat), H2 reseptör blokeleri (famotidin), proton pompası inhibitörleri (PPİ, lansoprazol, pantoprazol gibi), mide içeriğinin boşalmasını hızlandıran ilaçlar (metoklopramid, domperidon), antidepresanlar (essitalopram) gibi ilaçlar doktorun önerisine göre verilir. Sebebi yönelik tedavi düzenlenir.
Reflüye bağlı dispepsi için 1-2 aylık PPİ tam dozda verilir. Bu süre sonunda yakınmalar tekrar başlarsa yakınmaları kontrol altında tutacak daha düşük dozlarda PPİ uzun süre devam edilebilir. Yaşam ve beslenme değişikliklerine mutlaka uyulması gerekir.
Peptik ülsere bağlı hazımsızlık varsa ülser tedavisi verilir. Eğer ülsere neden olan, h. pylori enfeksiyonu ise buna yönelik ek olarak antibiyotik tedavisi verilir.
Steroidal olmayan anti-enflamatuar ilaçların (örneğin aspirin, ibuprofen) kullanılmasına bağlı ülser varsa ağrı kesici kesilir. Tam doz PPİ veya H2 reseptör antagonisti (famotidin gibi) 2 ay kullanılır. H. pylori enfeksiyonu varsa antibiyotik verilir.
Ülser ile ilişkili olmayan hazımsızlık yakınmalarında şikayetleri giderici ilaçlar (antiasit gibi) kullanılır. H. pylori enfeksiyonu ile ilişkili bir gastrit varsa antibiyotik tedavisi verilir. H. pylori enfeksiyonu tanısı endoskopik biyopside, nefeste karbon-13 üre testi ile veya serolojik test ile karda konur. 7-14 gün, günde doz PPİ, metranidazol ve klaritromisin (veya amoksisilin de olur) üçlü tedavi uygulanır. Tedavi sonrası tekrar test şart değildir. Yakınmalar devam eder veya kişi isterse test tekrarlanabilir.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Hazımsızlıkta diyet çok önemlidir. Genel olarak sağlıklı beslenmelidir. Alkol, kafeinli içecekler, karbonatlı-gazlı içecekler, turunçgiller, çikolata, kahve, baharatlı ve yağlı gıdalar yakınmaları artırabilir, tüketimleri azaltılmalıdır. Aşırı miktarda yenmemeli, yemek çok hızlı veya düzensiz aralıklarla yenmemelidir. Günde 3 öğün yerine daha sık ve daha az öğünler yenmesi mideyi rahatlatır. Gıdalar iyi çiğnenmelidir.
Akşam yemekleri ağır olmamalı, alkol tüketilmemeli, geç saatte yemek yenmemelidir. Gece mide ve bağırsak sisteminin yükünün az olması burada bulunan hücrelerin yıpranmasını engeller.
Aşırı karbonhidrat tüketimi (şeker, bal, un ürünleri, meyve, üzüm, bezelye, fasulye, lahana gibi gıdalar) ile mayalı içeceklerin (bira, şarap) tüketimi ile ilişkili fermentatif dispepsi görülür. Kokuşmuş dispepsi, koyun eti gibi, bağırsakta zor sindirilen proteinlerin yoğun tüketilmesine bağlı oluşur. Bu durum bazen bayat et ürünlerinin tüketilmesinden de kaynaklanır. Koyun gibi sindirimi zor yağları içeren gıdaların tüketimine bağlı yağlı dispepsi gelişir. Sindirim kanalının motor fonksiyonunu zorlaştıran gıdalar, normal sindirimi bozarak dispepsiye neden olur. Bu tür gıdalar organik asit ve hidrojen sülfit gibi mide-bağırsak hücrelerini tahriş eden maddelerin oluşmasına neden olarak bağırsak hareketlerinin artmasına neden olur. Bunun sonucunda da karın ağrısı ve ishal gelişebilir. Gıdaların aşırıya kaçılmadan dengeli tüketilmesi bu tür yakınmaları engeller.
Konserve veya tütsülenmiş gıdalar mide-bağırsak sisteminin hücre yapılarında bozulmaya neden olarak dispepsiye neden olabilir, tüketilmemelidir.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Yaşam tarzı değişiklikleri ile hazımsızlık yakınmaları arasında çok büyük ilişki olmasa da bazı önlemler yararlıdır.
Sigara, hücrelerin oksijenlenmesini ve sağlıklı beslenmesini bozduğu için tüketilmemelidir. Aşırı kilo alınmasının engellenmesi, düzenli egzersiz yapılması genel sağlık açısından gereklidir.
Stres, tetikleyici olabilir. Stres ile ilişkili gastrit varsa psikolojik destek alınması ile 3 ay-1 yıl süre boyunca yakınmalar azalabilmektedir, sonra çoğunlukla tekrar yakınmalar başlamaktadır. Stres azaltılması için yoga gibi gevşeme tekniklerinden yardım alınmalıdır. Düzenli uyku, vücudun zararlı toksinlerden arınmasında ve kendini yenilemesinde çok önemlidir. Yeterli ve kaliteli uyumaya dikkat edilmelidir.
Sık tüketilen ve mideyi tahriş eden diklofenak, naproksen, aspirin gibi ağrı kesici ilaçlar doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır.
Hipnoz, uzun süreli hazımsızlık yakınmalarının kontrolü için plasebo veya tıbbi tedaviye daha üstün bulunmuştur. Hipnoz ile tedavi alan hastalarda yakınmalarda azalma daha uzun süreli olurken, ilaç kullanma ve doktora başvurma oranının daha düşük olduğu saptanmıştır. Çalışmalar küçük olmakla birlikte deneyimli bir hekimden yardım alınabilir. Hipnoz tedavisi ile kişinin dikkati yakınmalarının olduğu bölgedeki ağrı ve iyileşmeye odaklanmakta, mide boşalmasının hızlanması sağlanmaktadır.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• Sodyum aljinat, karbonat kalsiyum, ananas, papaya, zencefil, a-galaktosidaz ve rezene içeren preparatın, h. pylori enfeksiyonu tedavisinden sonra verilmesiyle dispepsi yakınmalarının, destek verilmeyenlere göre belirgin şekilde düzeldiği saptanmıştır.
• Küçük bir çalışmada, selenyum metionin 41 mcg, CoQ10 25 mg, askorbil ile palmitat 16 mg, resveratrol 7.5 mg silikon dioksid 65 mg ile likopen mg, CoQ10 25 mg, dioksid 110 mg içeren sıvı ürünlerin ikisinin yanı sıra probiyotik ve ekstra virjin tip zeytin yağından zengin beslenenlerde dispepsi yakınmalarında azalma elde edilmiştir. Fonksiyonel gıda geliştirilmesinde yararlı bir karışım olabilir.
• Folik asit ve B12 vitamininin, dispepsisi olanların önemli bir kısmında bulunabilmektedir. Tetkiklerde eksiklik saptanırsa destek alınmalıdır.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

•Eğir kökü: Yarım çay kaşığı toz drog (1.5 gram), 1 çay fincanı kaynamış su içinde ağzı kapalı olarak 5 dakika demlenir ve süzülür. Hazımsızlık ve diğer mide şikayetlerinde günde 3 çay fincanı içilir.
•Ananas, bromelain enzimi: Ananas meyvesi proteolitik enzim olan bromelain içermektedir. Bromelain hazım kolaylaştırıcı olan diğer enzimlerle kombine edilir. Travma sonrası veya operasyon sonrası şişkinlikte kullanılır. Pankreas bozukluklarında hazmettirici olarak da etkilidir. Günde 80-240 mg bromelain içeren preparatların alınması önerilir.
• Kekik: Hazımsızlık şikayetinde, bir çay kaşığı drog (0.5- 1 gram) bir çay fincanı kaynamış su içinde demlenir. Günde 3-5 kez birer çay fincanı içilir.
• Anason: Havanda ezilmiş 1 gram meyve, bir çay fincanı kaynamış su içinde 10-15 dakika demlenir ve süzülür. Mide-bağırsak şikayetleri, hazımsızlık ve gaz şikayetlerinde yararlanılır.
• Biberiye: 1 tatlı kaşığı drog bir çay fincanı kaynamış su içinde 10- 15 dakika demlenir ve süzülür.
• Ada çayı: 1 tatlı kaşığı drog bir çay fincanı kaynamış su içinde 3- 10 dakika demlenir ve süzülür.
• Meyan kökü: Bir çay kaşığı toz edilmiş meyan kökü, bir çay fincanı kaynamış su içinde 15 dakika demlenir süzülür. Günde 3 kez birer çay fincanı içilir. Uyarı: Uzun süre kullanılmamalıdır. Yüksek tansiyon hastalarına önerilmez. Sıvı ekstresi ve diğer ticari preparatları tedavi amaçlı alınmadan önce hekime danışılmalıdır.
• Rezene: 1 çay kaşığı ezilmiş meyve bir çay fincanı kaynamış su içinde 5 dakika demlenir ve süzülür. Günde 2-3 kez bir çay fincanı, hazımsızlık ve gaz şikayetlerinde içilir.
• Zencefil: 0.25-1 gram toz edilmiş zencefil kökü 1 bardak kaynamış su içinde ağzı kapalı olarak 20 dakika demlenir ve süzülür. Yağlı yemeklerden sonra oluşan sindirime yardımcı olur. Uyarı: Safra artırıcı etkisi bulunur. Safra kesesi alınmış kişilerde arka bel hizasında ağrıya neden olabilir. Safra kanalında tıkanıklık riski olan hastalara önerilmez.

TIBBİ ÇAYLAR

Karışım-1
• Jansiyan kökü
• Melek otu kökü
• Oğul otu (melisa) yaprağı
• Tıbbi papatya çiçekleri,
Her bir drogdan eşit miktar alınıp karışım hazırlanır. 1 tatlı kaşığı karışım üzerine oda sıcaklığında su eklenir ve hafif ateşte sık sık karıştırılarak 30 dakika ısıtılır, sıcakken süzülür.
Karışım-2
• Ada çayı yaprakları 20 gram
• Kişniş meyvesi (ezilmiş) 20 gram
• Meyan kökü (ince kıyılmış) 10 gram
• Pelin otu 10 gram
Drog karışımı hazırlanır. 1 tatlı kaşığı drog 100 ml kaynamış su içinde 5 dakika daha kaynatılır ve soğuduktan sonra süzülür.

AROMA TERAPİ UYGULAMALARI

Kimyon, zencefil, nane ve defne uçucu yağlarından, bitkisel yağ içinde seyreltilerek masaj şeklinde yararlanılır. Bir başka kaynakta ise papatya, lavanta, nine, fesleğen ve rezene uçucu yağlarından masaj ve kompres şeklinde uygulama yapılarak yararlanılacağı bildirilmiştir.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :