Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Hipnozun Terapide Kullanılması ile İlgili Şaşırtıcı Gerçekler

1 27

Yapılan araştırmalar, hipnozun çok sayıda psikolojik, fiziksel, davranışsal sorun ve koşul için çeşitli faydalar sağladığını göstermektedir. Hipnoterapi veya hipnoz kullanan terapi, genellikle fobiler ve diğer anksiyete bozukluklarının tedavisinde bir tedavi planının parçası olarak kullanılır. Aynı zamanda ağrı yönetimi, kilo verme gibi tıbbi çeşitli uygulamalar içinde de kullanılır.
Hipnoz kelimesi, sadece uyumak anlamına gelen Yunanca hypnos kelimesinden gelmektedir. Hipnoterapi, birçok akıl sağlığı uzmanının etkililiğine itiraz ettiği ve birçok hastanın denemekten korktuğu için hala tartışmalı olarak kabul edilen bir terapi şeklidir. Fakat faydaları konusunda kanıtlar bulunmaktadır. Bu yazıda hipnoz tekniğinin terapide nasıl kullanıldığı üzerine bilgiler bulunmaktadır.

Hipnoterapi Nedir?

Hipnoterapi, sahne hipnozu değildir. Sahne hipnotistleri, insanları okumada mükemmel olan oyunculardır. Kalabalık içinde harika bir gösteri yapabilmek için dışa dönük kişileri ararlar ve onlar üzerinde hipnoz denemesi yaparlar. Deneklerinin gerçekten hipnotize edilip edilmediği tartışmalıdır, çünkü bazen sahnede hipnozcunun önerilerine uymaya istekli olan kişiler olabilirler. Eğitimli hipnoterapistler ve psikologlar bireylere hipnoz uygulayabilir.
Hipnoterapi, bir fobinin daha derinlemesine anlaşılabilmesi için hipnotik durumun yüksek farkındalığını kullanmaktadır. Hipnoterapist tarafından hipnoz yapılacak kişi korkuları ile yüzleşmesi için rahatlayabileceği bir ortam hazırlanır ve bu korkuları görselleştirmesi için hipnoterapist tarafından kişi yönlendirilir. Hipnoz sırasında, eğitimli bir hipnoterapist veya psikolog, yükseltilmiş bir bilinç durumuna ulaşmasına yardımcı olmak amacıyla kişide aşırı rahatlama, odaklanma ve konsantrasyon duygularını ortaya çıkarmak için rehberli gevşeme teknikleri kullanır.
Hipnoterapi sırasında kontrol kişidedir. Çünkü hipnoz altında bile kimsenin kişinin kendisini kendi istediği dışında bir şey yapmaya zorlaması mümkün değildir. Kişi her ne kadar hipnoz halinde olsa ve çevresinde olup bitenlere tepki veremese de her zaman kendi eylemlerinden, davranışlarından ve ifadelerinizden sorumlu olur. Hipnoterapi, bayıltmak ile aynı şey değildir. Hipnotik durumu sırasında meydana gelen olayları hatırlanır, uykuda veya bilinçsiz olmaz ve hipnotik transı her zaman bitirebilir. Bununla birlikte, bazı insanlar hipnoterapi sırasında söyledikleri veya yaptıkları için geçici hafıza kaybı yaşayabilirler

Hipnoterapi Gerçekten İşe Yarar mı?

Rehberli hipnoz olarak da adlandırılan hipnoterapi, yüksek bir bilinç veya farkındalık durumuna ulaşmak için gevşeme, aşırı konsantrasyon ve yoğun dikkat kullanan bir psikoterapi türüdür. Başka bir deyişle, kişiyi bir trans ya da değişmiş farkındalık durumuna geçirmektedir. Bu terapi şekli, kişinin zihnini psikolojik sıkıntı, fobiler ve sağlıksız, yıkıcı veya tehlikeli alışkanlıklar (sigara ve alkol) gibi çeşitli sorunları azaltmaya veya hafifletmeye yardımcı olmak amacıyla kullanılan alternatif tıp olarak kabul edilir. Hipnoterapinin amacı, bir kişide bilinçsizlik veya uyku (uyku) halindeyken olumlu bir değişiklik yaratmaktır.

Hipnoz Psikoterapide Nasıl Kullanılır?

Daha spesifik olarak, hipnoz bir tür psikoterapi olan bir hipnoterapi biçimidir. Sonuç olarak, hipnoz bazen danışma sırasında bir hastayı veya müşteriyi rahatlatmak için kullanılır. Bu durumda, eğitimli bir psikolog, bireyi hipnotik bir duruma veya transa sokar, böylece bilinçli olarak zihinden gizlenen acı verici, travmatik ve bastırılmış anıları açık ve güvenli bir şekilde keşfedebilir.
Bilinçteki bu değişim, bazı hastaların veya danışanların gerçek hayattaki durumlarını, duygularını ve olayları farklı bir bakış açısı ile ele alarak görülmesine yardımcı olabilir. Kişi hipnoz altındayken hipnoterapistin veya psikoloğun önerilerine ve rehberliğine daha açık hale gelir. Sonuç olarak, hayatında olumlu değişiklikler yapabilmektedir.

Hipnoterapi Ne İçin Kullanılır?

Hipnoterapi, aşağıdakiler gibi çok çeşitli koşulları, sorunları ve istenmeyen davranışları tedavi etmek için kullanılır. Kullanıldığı durumlar şu şekildedir:
• Fobiler
• Bağımlılık
• İlişki/Aile/İş Çatışmaları
• Uyku bozuklukları
• Kaygı
• Depresyon
• Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)
• Sevilen Birinin Keder ve Kaybı
• Sigarayı Bırakma
• Kilo kaybı
Bu tür hezeyan ya da halüsinasyon gibi psikotik semptomları olanlar, bu terapi olup olmadığını belirlemek için nitelikli bir hipnoterapist veya psikolog ile konuşmaları kendileri için en doğru olandır.
Hipnoterapide Yaygın Olarak Hangi Yöntemler Kullanılır?
Hipnoterapinin iki ana yöntemi telkin terapisi ve analizdir. Bu yöntemler şu şekildedir:

Öneri Terapisi

Öneri terapisi bir bireyin transa benzer veya değişmiş bir durumdayken hipnoterapist veya psikoloğun önerilerine ve rehberliğine cevap verme yeteneğine dayanır. Bu yöntem genellikle sigara içmek, kumar oynamak, tırnak yemek ve aşırı yemek yemek gibi istenmeyen veya sağlıksız davranışları kontrol etmek veya durdurmak için kullanılır. Çalışmalar, kronik ağrısı olanlar için de faydalı olabileceğini ileri sürmektedir. Ayrıca araştırmalar, telkin terapisinin öz motivasyon ve kendine güven gibi olumlu ve sağlıklı davranışları teşvik edebileceğini göstermektedir.
Dahası, bu yöntem danışanlara veya hastalara bir problemin veya semptomun psikolojik kökenini, örneğin kişinin sosyal kaygısının, depresyonunun veya geçmiş travmasının kökenini keşfetmesine yardımcı olabilir. Travma ile ilişkili duyguların veya anıların, kişinin yaşadığı travmayı (bilinçli düzeyde) hatırlamaması için kişinin bilinçdışı hafızasında gizlenme eğiliminde olduğunu anlamak önemlidir.
Hipnoterapide Analiz

Diğer yandan analiz, bastırılmış anıları veya geçmiş travmaları geri getirmek için bilinçaltının derinlerine inmek için son derece etkili olduğu kanıtlanmıştır. Bunların hepsi psikolojik sıkıntıya, zihinsel sağlık koşullarına veya sorunlu davranışlara neden olabilir. Aynı zamanda regresyon terapisi olarak da adlandırılan bu yöntem, doğası gereği daha araştırıcıdır. Aslında, analizin temel amacı, bir bireyin sıkıntısının temel nedenini, sorununu, bozukluğunu veya semptomunu belirlemektir. Analiz sırasında, bir psikolog önce kişiyi rahat bir duruma sokarak hipnotize eder. Ardından, bu bireyin hayatındaki geçmiş olayları keşfetmesine yardımcı olur. Amaç, bireyin söz konusu olayla ilgili bilinçaltında yatan durumu anlayarak o olayı aşmasını sağlamaktır.

Hipnoterapi Hakkında Şaşırtıcı Gerçekler

Her ne kadar bazı kişiler tarafından red edilse de hipno terapi günümüzde kullanılan bir terapi şeklidir. Bu terapi ile ilgili bilinmeyen şaşırtıcı gerçekler bulunmaktadır ve şu şekildedir:
• Hipnoz, kabul edilen bir tıbbi tedavi şeklidir: Hipnoterapi olarak da bilinen hipnozun şüpheleri vardır, ancak 1950’lerden beri kabul edilen bir tıbbi tedavi şekli olmuştur. Her yıl daha fazla insan, korkuları ve olumsuz davranışları kontrol etmenin sağlıklı bir yolunu bulmak için hipnoterapistlerle randevu aalmaktadır. Bunu başarmak için hipnoterapistler, hastaların bilinçaltına erişmelerine yardımcı olur, bu da çoğu kişinin her gün farkında olmadan yaptığı bir şeydir.
• Hipnoz sırasında kişi tamamen uyanık kalmaktadır: Popüler inanışın aksine, hipnotizma doğal bir ruh halidir. Bu bir uyku şekli değil. Bilim adamları, hastaların hipnoz altındayken tamamen uyanık kaldığını ve hatta eylemlerinin tam kontrolünü elinde tuttuğunu defalarca kanıtlamışlardır.
• Kişiler günde en az iki kez hipnoz yaşarlar: İster inanın ister inanmayın, muhtemelen günde en az iki kez hipnotik bir duruma girilir. Yaygın örnekler arasında gideceği yere gitme anı olmadan o yere varmak, bir kitabın sayfasını okurken bölgelere ayrılmak veya yarım günün geçtiğini zar zor fark edilecek şekilde televizyon programına dalmak örnekler arasında sayılabilir.
• Hipnoz resmi olarak 18. yüzyıldan beri vardır: Franz Mesmer, genellikle 1770 civarında bir zamanlar halkın dikkatine hipnoz getirmekle anılır. Avusturyalı hekim muhtemelen daha önceki toplumlarda hipnoz kullanımını biliyordu ve kariyerinin çoğunu hipnoz ve bunun insan zihni üzerindeki etkilerini inceleyerek geçirmiştir. İlginç bir şekilde, Mesmer hipnozdan hayvan manyetizması veya mesmerizm olarak bundan bahsetmiştir. Ve ikisinden sonuncusu bazen bugün hala kullanılmaktadır.
• Hipnozun bulunan en eski tanımları MÖ 1500 yıllarında eski Mısır‘a kadar uzanmaktadır:
Dünyanın bilinen ilk hekimi olan Imhotep, Uyku Tapınakları olarak bilinen şifalı tapınakları kullandı. Tapınaklar bir tür telkin terapisi için kullanıldı ve insanlar hem fiziksel hem de zihinsel sorunlardan iyileşeceklerdi. Bir Uyku Tapınağını ziyaret eden hastaların büyülü sözlerin veya hipnotik durumun etkisi altına alınacağı söyleniyor. Doktor, nihayetinde uykuya dalmadan önce, tanrıların hastayı uykusu sırasında ziyaret edip düzeltmeleri umuduyla, sorunlarının üstesinden gelmelerine yardımcı olabilecek her türlü öneride bulunurdu.
• Hipnoz anestezi olarak kullanılabilir: eşitli çalışmalar hipnozun ağrı yönetimi için etkili bir araç olabileceğini bulmuştur. Aslında, EEG kullanılarak yapılan araştırmalar, hipnozun duygusal acı deneyimini ortadan kaldırırken, kişinin duyusal hissi deneyimlemesine izin verdiğini göstermiştir. Dokunma hissedilebilir, ancak gerçek acı hissi beyin tarafından tanınmaz. Giderek daha fazla kadın, doğal doğum için hazırlanırken doğum öncesi hipnoz eğitiminden bile geçmektedir.
• Hipnoz ve klinik hipnoz çok farklıdır: Hipnoz denildiğinde, çoğu insan aşama hipnozu düşünme eğilimindedir. Bu, bir hipnozcunun rastgele görünen insanları seçtiği, onları uykuya gönderdiği ve sonra gülmek için komik (ve bir tür ortalama) numaralar yapmasını sağlayan popüler şovdur. Aşama hipnozu ne kadar eğlenceli olsa da, klinik hipnozla çok az ilgisi vardır. İkincisi, insanların rahat bir zihin ve stratejik öneri yoluyla çeşitli rahatsızlıkların üstesinden gelmelerine yardımcı olan kabul edilmiş bir terapi şeklidir.
• Herkes sahne hipnozuna aday değildir: Daha önce eğlence amaçlı sahne hipnozunu görenler muhtemelen şovmen/hipnozcunun sahneye çıkıp hipnotize edilmek için rastgele bir seyirci grubu gibi görünen bir şeyi seçtiğini bilirler. Ancak durum her iyi gösteride olduğu gibi, değildir. Çeşitli bilimsel çalışmalara göre, bazı insanlar hipnotik telkine daha yatkındır. Bu insanlar bilinçaltına diğerlerinden daha kolay ikna edilebilirler. Bu tür insanlar, farkında olmasalar bile, genellikle önceden test edilir.
• Hipnotize edilmiş kişi tam kontrol altında kalır: Hipnoz bazen televizyonda görünebilir. Genellikle hipnotize edilen kişinin tüm kontrolü kaybettiği ve bir kukla haline geldiği bir hikayenin parçasıdır. Gerçekte, rahat bir hipnoz durumundaki insanlar tamamen kontrol altındadır. Hipnozcunun ne önerdiğini duyabilmeli, anlayabilmeli ve daha sonra hatırlayabilmelidirler. Hipnotize edilmiş haldeyken gevezelik ettirilmeye veya cinayet çılgınlığına gönderilmeye dair hiçbir endişe olmamalıdır.
• Hipnoz, bir dizi hastalığın üstesinden gelmeye yardımcı olabilir: Kişiler çeşitli nedenlerle hipnoterapistler ararlar. Bunlar arasında korku ve fobilerin üstesinden gelmek için yardım almak, kilo vermek, olumsuz ve travmatik anılar, uykusuzluk ve sigara içmek yer almaktadır. Hipnoterapinin doğum sırasında ağrıyı azaltarak doğum yapan annelere yardımcı olduğu bile bulunmuştur. DEHB olan çocukların daha fazla ebeveyni, hipnoterapinin çocukları üzerinde olumlu ve ilaçsız bir etkiye sahip olduğunu bilinmektedir. İngiliz Pediatri Çocuk Sağlığı’na göre, Hipnoterapi çocuğun kontrol duygusu kazanmasına, özgüvenini ve yeterliliğini artırmasına ve stresi azaltmasına olanak tanıyabilir.
• Hipnoz, yalnızca amaçlanan hedef şayet buysa hafıza kaybına neden olur: Televizyonda, hipnotize olmuş insanlar hipnoz sırasında ne olduğunu asla hatırlamazlar. Ancak yukarıda da söylendiği gibi, hipnotize olmuş kişiler seans boyunca uyanık ve farkında kalırlar. Hipnoz tamamen telkinle ilgilidir. Hipnoterapi yaptırmanın amacı olumsuz anıları unutmaksa, bu başarılabilir. Hatıraları unutmak ancak amaç buysa gerçekleşebilir ve bu anılar bile başka önerilerle geri getirilebilir.
• Hipnotize edilmiş bir durumda beyin farklı çalışır: Hipnoz, beynin zihnin bilinçli kısmını atlamasına izin verir. Soru sorma veya çevreyi not alma arzusunu kapatır. Bunun yerine beyin, bilinçli olarak düşünmeden kişinin vücudunu veya çevresini kontrol etme durumu olan aşırı farkındalık kazanır.
• Hipnotize edilmişken trans halinde sıkışıp kalmak imkansızdır: Bir kişinin hipnotize edilmiş bir transa takılıp kalabileceği fikri yaygın bir yanılgıdır. Gerçekte, hipnotize edilmiş insanlar zihinlerinin veya bedenlerinin kontrolünü asla kaybetmezler ve hipnotize edilmiş durumdan gözlerini açmak kadar kolay çıkabilirler.
• Hipnoz seviyesi herkeste farklıdır: Hipnoz geçirmiş kişiler, hipnoz altındayken farklı duygular bildirirler. Bazıları deneyimlerini televizyon açıkken uykuya dalmak gibi anlatırken, bazıları kendilerini ağır hissettiklerini bildirmektedirler. Yine de bazıları hafif veya yüzer bir durumda olduğu tanımlaması yapmaktadırlar. Herkesin deneyimleri farklı bir şekilde içselleştirdiğinnden, hipnoz hissinin her insan için farklı olması mantıklıdır.
• Kişi isterse kendini hipnotize edebilir: Televizyonda her zaman bir hipnozcu ve hipnotize edilen bir kişi vardır, bu da hipnotizma durumunda illa iki kişi gerektirdiği şeklinde yaygın bir yanlış kanıya yol açar. Gerçekte kendi kendine hipnoz diye bir şey var ve bu tamamen geçerlidir. Fransız psikolog Emile Coue, bir kişinin tüm zihinsel direncini bastırabileceği ve hipnotik bir duruma girebileceği tekniği geliştirmiştir.
Özet olarak terapide hipnoz kullanımı, tartışmalı bir durum olsa da birçok uzman hipno terapinin bazı durumlarda işe yaradığına inanılmaktadır.

Kaynakça:
https://www.psychologytoday.com/intl/therapy-types/hypnotherapy
https://www.thehealthy.com/addiction/smoking/hypnotherapy/

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

1 yorum
  1. Hüseyin diyor

    Hipnozun kullanım alanının geniş olduğu bir gerçek ancak ne yazık ki tam olarak yaygın oldığını söyleyebiliriz. İçeriğiniz için teşekkürler.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.