Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Hormonlar Doğal Yollarla Nasıl Dengelenir?

0 15

Östrojen, testosteron, adrenalin ve insülin gibi hormonlar, genel sağlığın birçok yönünü etkileyen son derece önemli kimyasal bileşenlerdir. Hormonlar tiroit, adrenal bezler, hipofiz bezi, yumurtalıklar, testisler ve pankreasta dahil olmak üzere çeşitli bezler ve organlar tarafından salgılanmaktadır. Tüm endokrin sistem, vücudun hormon seviyelerini kontrol etmek için birlikte çalışmaktadır. Bu hormonlardan eğer bir veya daha fazlasında dengesizlik varsa, genellikle büyük sağlık sorunlarına neden olabilirler.
Hormonal dengesizliklerin giderilmesinde genellikle doğum kontrol hapları, sentetik hormon replasman tedavileri, tiroid ilaçları, insülin enjeksiyonları kullanılmaktadır. Fakat ne yazık ki, hormonal bozukluklardan mustarip insanların çoğu için bu tür sentetik tedavilere güvenmekte ve genellikle bazı yan etkilere maruz kalmaktadırlar. Bu yan etkilerden bazıları şunlardır:
• Kişileri semptomları kontrol altında tutmak için hayatlarının geri kalanında reçeteli ilaç almaya bağımlı hale getirir.
• Hastanın semptomlarını basitçe maskeler, ancak bunları çözmez, bu da hastanın hastalık ilerledikçe vücudun diğer bölgelerinde anormallikler geliştirmeye devam edebileceği anlamına gelmektedir.
• İnme, osteoporoz, anksiyete, üreme sorunları, kanser ve daha fazlası gibi ciddi yan etkiler için daha yüksek riske neden olmaktadır.
Fakat hormonları doğal olarak dengelemenin bazı yolları vardır. Bu yazıda hormonları doğal olarak dengeleyebilmek için kullanılabilecek bazı doğal yollar üzerine bilgiler bulunmaktadır.

Doğal Olarak Hormonları Dengeleme

Karşılaşılan hormon dengesizliklerinde ilaç kullanarak yerine bazı doğal çözümler tercih edilebilir. Bu doğal yöntemler arasında şunlar bulunmaktadır:

Sağlıklı Yağların Tüketilmesi

Kısa, orta ve uzun zincirli yağ asitleri açısından zengin çeşitli yiyecekler yemek, hormonları kontrol altında tutmanın anahtarıdır. Vücudun, doymuş yağ ve kolesterol dahil olmak üzere hormon oluşturmak için çeşitli yağ türlerine ihtiyacı vardır. Bu temel yağlar sadece hormon üretimi için temel yapı taşları olmakla kalmaz, aynı zamanda iltihaplanma seviyelerini düşük tutar, metabolizmanızı hızlandırır ve kilo vermeyi teşvik eder. Sağlıklı yağlar, rafine karbonhidratların zıt etkisine sahiptir, bu da iltihaplanmaya neden olur ve hormonların dengesini bozabilir.
En bilinen dört anti-enflamatuar yağ kaynağı şunlardır: hindistancevizi yağı, avokado, otla beslenen hayvan sütünden elde edilen tereyağı ve doğadan yakalanmış somon. Hindistan cevizi yağı doğal anti bakteriyel ve yağ yakıcı etkilere sahiptir. Avokadonun faydaları arasında kalp sağlığını iyileştirmek, iltihabı azaltmak, iştahı kontrol etmek, günlük lif ve potasyum gibi besin alımına katkıda bulunmak yer almaktadır.
Somon balığı da enflamasyonu azalttığı ve bilişsel işlevlere yardımcı olduğu bilinen omega-3 yağ asitlerinin en iyi kaynaklarından biridir. Omega-3 yağ asitleri beyin hücresi zarlarının büyük bir bileşenidir ve beyindeki hücreden hücreye iletişim için önemlidir. Araştırmalar, omega-3 yağ asitlerinin hipokampal nöron kaybına karşı koruma sağladığını ve proinflamatuar tepkileri azalttığını göstermektedir. Omega-6 yağları (aspir yağı, ayçiçeği, mısır, pamuk tohumu, kanola, soya fasulyesi ve yer fıstığı) bakımından yüksek yağlardan uzak durulmalı ve bunun yerine zengin doğal omega-3 kaynakları (yabani balık, keten tohumu) kullanılmalıdır.

Adaptogen Şifalı Bitkilerin Kullanılması

Adaptogen şifalı bitkiler, hormon dengesini destekleyen ve vücudu aşırı stresten kaynaklananlar da dahil olmak üzere çok çeşitli hastalıklardan koruyan benzersiz bir şifalı bitki sınıfıdır. Araştırmalar, bağışıklık fonksiyonunu artırmaya ve stresle mücadeleye ek olarak, ashwagandha, şifalı mantarlar, rhodiola ve kutsal fesleğen gibi çeşitli adapotojenlerin şu etkileri bulunmaktadır:
• Tiroid fonksiyonunu iyileştirir
• Doğal olarak kolestrol seviyelerini düşürür
• Kaygı ve depresyonu azaltır
• Beyin hücresi dejenerasyonunu azaltır
• Kan şekeri ve insülin seviyelerini stabilize eder
• Böbreküstü bezi fonksiyonlarını destekler
Özellikle Ashwagandha, hormonları dengelemede son derece etkili olabilir. Tiroid fonksiyonuna fayda sağlar çünkü hücresel hasara neden olan serbest radikallerin temizlenmesini destekler. Ashwagandha, halsiz veya aşırı aktif bir tiroidi desteklemek için kullanılabilir ve ayrıca adrenal yorgunluğun üstesinden gelmeye yardımcı olabilir. Çok fazla duygusal, fiziksel veya zihinsel stres yaşandığında adrenallere aşırı yüklenebilir ve bu da adrenalin, kortizol ve progesteron gibi hormonların bozulmasına neden olabilir.
Tulsi olarak da bilinen kutsal fesleğen, kortizol seviyelerini düzenlemeye yardımcı olur, böylece anksiyete ve duygusal stres için doğal bir çare olarak çalışır. Araştırmalar, kutsal fesleğenin organları ve dokuları, hormon dengesizliğine yol açabilecek diğer faktörler olan kirleticiler ve ağır metallerin neden olduğu kimyasal strese karşı da koruyabileceğini göstermektedir.

Duygusal Dengesizliklerin Değerlendirilmesi

Geleneksel Çin Tıbbına göre duygular bir kişinin sağlığı üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Bu yüzden duygusal dengesizlikleri ele almak, hormonal dengesizlikler ile ilişkili sağlık koşulları önlemeye yardımcı olabilir. TCM uygulayıcıları, korku duygularının üreme organlarında, böbreklerde ve adrenallerde kortizol seviyelerini etkileyen hastalığa neden olduğuna inanmaktadırlar. Bu, PCOS ve kısırlık gibi ciddi durumlara yol açabilir. Hayal kırıklığı, sabırsızlık ve affetmeme duyguları karaciğerde östrojen dengesizliğine yol açabilecek hastalıklara neden olabilir. Endişe ve kaygı duyguları, insülin seviyelerinde sorunlara neden olabilir ve bu da daha sonra birkaç hormonu etkileyebilir.
Hormonları doğal olarak dengelememek için stres seviyelerini azaltarak, kişinin kendine zaman ayırmaı gerekir. Meditasyon yapmak ya da dua etmek son derece yararlı olabilir ve derin nefes egzersizleri, açık havada vakit geçirmek, her gün egzersiz yapmak son derece yararlı olabilir. Akupunktur ve masaj gibi geleneksel Çin Tıbbı terapileri de hormonal dengeyi iyileştirmeye, stresle savaşmaya ve kan akışını iyileştirmeye yardımcı olabilir. Duygular ve hormonlarınız birbirine bağlıdır, bu yüzden birini dengelemek ikisini de ele almak gerekir. Kişi kendini stresli, kızgın, tedirgin ve hatta korkmuş hissediyorsa, bunun hormon dengesini etkilediğini ve daha da büyük sağlık sorunlarına yol açabileceğini bilmelidir. Günlük rutininin bir parçası haline getirerek duygusal dengesi üzerinde düşünmeli ve önerilenleri yapmaya çalışmalıdır.

Esansiyel Yağların Kullanılması

Hormonları doğal olarak dengelemek için, DEA, parabenler, propilen glikol ve sodyum lauril sülfat gibi potansiyel olarak zararlı kimyasallarla yapılan geleneksel vücut bakım ürünlerinden kaçınmak gerekir. Bu vücuddaki toksinleri ortadan kaldırmak için önemlidir. Daha iyi bir alternatif, uçucu yağlar, hindistancevizi yağı, karite yağı ve hint yağı gibi malzemelerle yapılan doğal ürünler kullanmaktır. Toksik vücut bakımı ve temizlik ürünlerini değiştirmek için şu hormon dengeleyici uçucu yağları kullanılabilir:
• Clary adaçayı: Clary adaçayı, doğal fitoöstrojenler içerdiğinden östrojen seviyelerini dengelemeye yardımcı olur. Adet döngünüzü düzenlemek, PMS semptomlarını hafifletmek, kısırlık ve PCOS’u tedavi etmek, hatta rahim ve yumurtalık kanseri olasılığını azaltmak için kullanılabilir. Aynı zamanda depresyon ve anksiyete gibi duygusal dengesizlikler için doğal bir çare olarak hizmet eder. Hormon seviyelerini dengelemeye ve stresi azaltmaya yardımcı olmak için 3-5 damla misk adaçayı damlatılmalı, krampları ve ağrıyı hafifletmek için 5 damla misk adaçayı ile 5 damla hindistancevizi yağı ile mide ve diğer sorunlu bölgelere masaj yapılmalıdır.
• Rezene yağı: Bağırsak sağlığı ilgili sorunların, tiroid bozuklukları dahil olmak üzere otoimmün reaksiyonlara neden olduğu bulunmuştur. Vücudu gevşetmek, sindirimi ve bağırsak sağlığını iyileştirmek, metabolizmanızı hızlandırmak ve iltihabı azaltmak için rezene esansiyel yağı kullanılabilir. Mide üstüne 2 damla rezene sürülmeli ya da ılık suya veya çaya 1-2 damla eklenerek içilmelidir.
• Lavanta yağı: Lavanta yağı, anksiyete, depresyon, huysuzluk ve stresi tedavi etmeye yardımcı olabileceğinden duygusal dengeyi destekler. Hormon seviyesini dengelemeye yardımcı olacak, dinlendirici uykuyu teşvik etmek için de kullanılabilir. Evde 5 damla lavanta yağı eklenen, ılık su ile duş alınabilir Veya 3 damla damlatılarak şakaklar, sırt, boyun veya ovulabilir.
• Sandal ağacı yağı: Sandal ağacı esansiyel yağı libidoyu artırmak, stresi azaltmak, rahatlamayı teşvik etmek, zihinsel berraklığı artırmak ve hatta rahatlamaya yardımcı olmak için kullanılabilir. Güçlü koku, huzurlu duyguları tetikler ve hormon dengesizliklerine yol açabilecek stresin genel olarak azalmasıyla sonuçlanır. Sandal ağacını doğrudan solunabileceği gibi bileklere ve ayakaltına 2-3 damla damlatılarak masaj yapılabilir.
• Kekik yağı: Kekik yağı, kısırlık, PCOS, menopoz, depresyon, miyom, saç dökülmesi ve uykusuzluk gibi sağlık sorunlarını tedavi etmeye veya hafifletmeye yardımcı olan progesteron üretimini iyileştirir. Hormonların doğal olarak dengelenmesine yardımcı olmak için, ılık su banyosuna 2 damla kekik yağı eklenmeli veya karna eşit miktarda hindistancevizi yağı ile 2-3 damla sürülerek masaj yapılmalıdır.

Yeterli Besinleri Almak

Bazen hormon dengesizliğine yol açabilecek beslenme boşluklarını doldurmak için takviye alınması gerekebilir. İşte hormonları dengelemek için önerilen en iyi takviyeler:
• Çuha çiçeği yağı: Çuha çiçeği yağı, genel hormonal işlevi destekleyen LA ve GLA gibi omega-6 yağ asitleri içerir. Çuha çiçeği yağı ile takviye, adet öncesi ve PCOS semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Aynı zamanda gebelik için sağlıklı bir ortam yaratmaya da yardımcı olur.
• D Vitamini: D vitamini neredeyse vücutta bir hormon gibi davranır ve iltihaplanma seviyelerini düşük tutmak için önemli etkileri vardır. Bu nedenle, güneşsiz bölgelerde yaşayan kişiler, D vitamini takviyesi yapmadıkları sürece, genellikle mevsimsel depresyon ve diğer sağlık sorunlarından mustarip olurlar. Çoğu kişi, karanlık bölgelerde, kış aylarında ve güneşte olmadıkları günlerde yaşamaktadır ve günde yaklaşık 2.000–5.000 IU D3 vitamini takviye almaları gerekir.
• Kemik suyu: Kemik suyu sindirim sistemini rahatlatır ve vücuda kolayca emilebilen besinler sağlar. Kemik suyundan yapılan kemik suyu veya protein tozu tüketmek özellikle genel sağlık için çok faydalıdır. Çünkü kollajen, prolin, glisin ve glutamin gibi iyileştirici bileşikler içerir ve genel sağlığı güçlendirecek doza sahiptir.
• Probiyotikler: Probiyotikler bağırsak zarını onarmaya yardımcı olabilir ve bu da hormonları dengeleyebilir. Örneğin glüten gibi sindirilmemiş gıda parçacıkları bağırsakdan kan dolaşımına sızdığında, tüm vücudu etkileyen hastalığa neden olan iltihaplanmaya neden olur. (Özellikle de tiroid gibi artmış iltihaplanmaya çok duyarlı bezler.) Sızdıran bağırsağı olan çoğu insanın bağırsaklarında probiyotik eksikliği vardır. Probiyotikler, insülin, girelin ve leptin gibi anahtar hormonların üretimini ve düzenlenmesini gerçekten iyileştirebilen sağlıklı bakterilerdir.

Doğum Kontrol Hapları ve ilaçların Kullanımına Dikkat Edilmesi

Bazı ilaçlar hormon dengenizi bozarak yorgunluk, iştah değişiklikleri, değişen uyku düzeni, düşük libido, üzüntü ve hatta depresyon gibi yan etkilere neden olabilir. Hormon dengesini bozabilecek bazı ilaçlar arasında kortikosteroidler, uyarıcılar, statinler, dopamin agonistleri, rexinoidler ve glukokortikoidler bulunur. İlaç kullanımına dikkat edilmeli ve mümkün olduğunca doğal alternatifle4eini tercih edilmelidir. Bunun yanında doğum kontrolü, hormon seviyelerini değiştiren başka bir tehlikeli ilaçtır. Hap östrojen seviyelerini o kadar tehlikeli seviyelere yükselten bir tür hormon terapisidir ki, birçok komplikasyona neden olabilir. Özellikle hamileliği önlemenin birçok başka (daha güvenli) yolu olduğu düşünüldüğünde, hapı bırakmak akıllıca bir karar olabilir. Araştırmalar, doğum kontrol hapları almanın dönemde şu etkileri olduğunu bildirmektedirler:
• Döngüler arasında atılım kanaması
• Artmış uterin kanama, kan pıhtılaşması, kalp krizi ve felç riski
• Migren
• Kan basıncında artış
• Kilo almak
• Sırt ağrıları
• Ruh hali değişiklikleri
• Mide bulantısı
• İyi huylu karaciğer tümörleri
• Göğüslerde hassasiyet

Kaliteli Uyku Uyumaya Dikkat Edilmesi

Vücudun sağlığı için her gece muhakkak surette 7-8 saat uyumak gerekir.Bu yapılmadığı takdirde uykusuzluk veya doğal sirkadiyen ritminin bozulması, hormon dengesizliğine katkıda bulunur. Çünkü hormonlar bir programa göre çalışır, ve birincil stres hormonu olan kortizol gece yarısı düzenlenir. Bu nedenle, geç yatan insanlar, sempatik uçuş / kavga stres tepkisini yoğun olarak yaşarlar. Uyku eksikliği, uzun süreli kortikosteroid kullanımı ve kronik stres, yüksek kortizol seviyelerine en büyük katkıda bulunan üç faktördür. Indian Journal of Endocrinology and Metabolism’de yayınlanan bir raporda, stres, glukokortikoidler, katekolaminler, büyüme hormonu ve prolaktin dahil olmak üzere birçok hormonun serum seviyesinde değişikliklere yol açabilmektedir.
Uyku, stres hormonlarının dengede tutulmasına yardımcı olur, enerji oluşturur ve vücudun düzgün bir şekilde iyileşmesini sağlar. Aşırı stres ve zayıf uyku, daha yüksek sabah kortizol seviyeleri, azalmış bağışıklık, iş performansında sorun ve anksiyete, kilo alımı ve depresyona daha yüksek duyarlılık ile bağlantılıdır. Hormon işlevini en üst düzeye çıkarmak için ideal olarak saat 22: 00’ye kadar yatılmalı ve mümkün olduğunca düzenli bir uyku-uyanma döngüsü yaşamaya çalışılmalıdır.
Hormonal dengesizlikler, diyabet, tiroid bozuklukları, adet düzensizlikleri, kısırlık, düşük testosteron ve östrojen hakimiyeti gibi yaygın bozukluklar şeklinde dünya çapında milyonlarca insanı etkilemektedir. Belirtiler arasında endişeli, yorgun, sinirli hissetmek, kilo almak veya kaybetmek, iyi uyumamak ve cinsel dürtü bozukluğu, iştah değişiklikleri fark edilmektedir. Hormonal dengesizliklerin nedenleri arasında kötü bağırsak sağlığı, iltihaplanma, yüksek miktarda stres, genetik yatkınlık ve toksisite bulunur. Doğal tedaviler arasında anti-enflamatuar diyet yemek, yeterince omega-3 tüketmek, iyi uyku almak, egzersiz yapmak ve stresi kontrol etmek bulunur.

Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com/articles/324031

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.