Kemik Kırılması Nedir?

Kemik kırığı, kemiğin devamlılığının kırılma ile bozulduğu tıbbi bir durumdur. Önemli kemiklerde görülen kırılma yüzdesinin büyük çoğunluğu, yüksek kuvvet etkisiyle veya stres nedeniyle meydana gelmektedir. Bununla birlikte, bir kırık ayrıca kemikleri zayıflatan bazı tıbbi koşulların, örneğin osteoporoz, bazı kanserler veya osteogenez imperfekta (kırılgan kemik hastalıkları olarak da bilinir) sonucu olmaktadır. Ve tıbbi durumun neden olduğu kırılma, patolojik kırılma olarak bilinmektedir. Vücudun herhangi bir kemiğinde kırıklar oluşabilmektedir ve kemikteki bir çatlak kırılma olarak da bilinmektedir. Bir kemiğin kırılabileceği birkaç farklı yol vardır; örneğin, çevreleyen dokuya zarar vermeyen veya ciltte yırtılmaya neden olmayan kemik kırılması, kapalı kırık olarak bilinmektedir. Öte yandan, çevreleyen cilde zarar veren ve cilde nüfuz eden bileşik, bir bileşik kırığı veya açık bir kırılma olarak bilinmektedir. Bileşik kırıklar genellikle basit kırıklardan daha ciddidir, çünkü tanımı gereği enfekte olmaktadır.
Çoğu kişinin kemikleri şaşırtıcı derecede güçlüdür ve genellikle oldukça güçlü etkilere veya kuvvetlere dayanabilmektedir. Ancak, eğer bu kuvvet çok güçlü ise veya kemikte sorun varsa kırılmaktadır. Yaşlandıkça, kemiklerin dayanma gücü azalmaktadır. Çocukların kemikleri daha elastik olduğu için, kemik kırılmaları yaşanmasına yetişkin kemiğine göre farklıdır. Ayrıca çocukların kemiklerinin ucunda, büyüyen kemik alanları ve bazen zarar görebilecek büyüme plakaları bulunmaktadır.

Kırık Çeşitleri

Bir dizi kırık çeşitleri vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
Enine doğru kırıklar: Kemiğin düz şekilde kırılması
Avülsiyon kırığı (kopma kırığı): Eklem etrafında tendonun veya bağların yapıştığı kemikten bir parça kopararak kırılması
Sarmal (spiral) kırıklar: Kemiğin en az bir kısmının bükülü olarak kırılması
Çapraz kırık: Kemiğin uzun ekseni boyunca düz yatay olarak kırılması
Eğik kırılma: Kırılan kemiğin uzunlamasına çapraz olarak oluşan ve aynı anda kemiklerin birbirinden uzaklaştığı kemik kırılması
Parçalı kırıklar: Kemiğin birden çok parçaya bölünmesi bazen kemiğin bir kısmının ufalandığı kemik kırılması
Greenstick kırığı (yaş dal kırığı): Uzun kemiğin bir tarafında ki korteksindeki karşı taraf korteks’te açılı olacak şekilde eğrilmeye neden olan inkomplet kırılmasıdır, ancak kemiğin geri kalan kısmı bükülebildiğinden tamamen kırılmamaktadır. Bu, kemikleri daha yumuşak ve elastik olan çocuklar arasında daha yaygın bir durumdur. Ayrıca torus kırığı olarak da bilinmektedir
Segmental kırıklar: Parçalı kırıkların farklı çeşididir ve farkı kemik ufalanmasının görülmediği kırık türüdür
Açık kırıklar: Kemik kırıklarının bir ya da bir den fazlasının cilt dışına çıktığı kırılmalardır
Kısmi kırık: Kemikte meydana gelen yarım kırıklardır kemik bütünlüğünü bozmayacak şekilde meydana gelirler
Sıkışma (Kompresyon) kırığı: Genellikle omurgadaki süngerimsi kemikte görülmektedir. Örneğin, omurgada bir omurun ön kısmı osteoporoz nedeniyle çökebilmektedir. Ve çökme sonucunda, omurga da kamalaşma meydana gelmektedir
Kırılma çıkığı: Bir eklem çıkık hale gelir ve eklemin kemiklerinden birinin kırık olması durumudur
Saç çizgisi kırığı: Kemiğin kısmi bir kırığıdır ve ayrıca gerilme kırığı olarak da bilinmektedir. Kemik içinde küçük çatlak veya yoğun çürük oluşmaktadır. Bu yaralanma, atletlerde, özellikle de koşu ve atlamayı içeren sporcularda en yaygın yaralanma türüdür. Ayrıca Osteoporozu olan kişiler saç çizgisi kırıkları da geliştirmektedir. Bazen bu tür bir kırılma rutin xrays ile tespit etmek daha zordur.
Patolojik kırıklar: Altta yatan bir hastalık ya da durum sonucunda kemiğin yapısını zayıflattığından dolayı, herhangi darbe olmadan kırılmaya sebep olan kırılma türüdür. Omurga tümörü, kemik erimesi veya kanser metastazları omurga kemiğinin yapısını zayıflatmaktadır. Dolayısıyla kemiği zayıflatan altta yatan bir hastalık ve durumun neden olduğu kemik kırılmasıdır
Stres kırığı: Sporcular arasında daha yaygındır. Bir kemik, tekrarlanan gerilmeler ve zorlamalar nedeniyle oluşmaktadır. Ayrıca menopozdan sonra osteoporoz gelişimi sebebiyle tarak kemiğinde sıkça görülmektedir. Ve en çok ayak tarak kemiklerinde oluşmaktadır.

Belirtileri

Kemik kırığı belirtileri, etkilenen bölgeye ve ciddiyetine bağlı olarak değişmektedir. Kırığın belirti ve semptomları hangi kemiğin etkilendiğine, hastanın yaşına, genel sağlığına ve ayrıca yaralanmanın ciddiyetine göre değişiklik göstermektedir. Ancak, genellikle bazı semptomlar içermektedir. Bu semptomlar aşağıdaki gibidir:
• Ağrı
• Şişme
• Morarma
• Etkilenen alanın çevresindeki cilt solması
• Açılma ve etkilenen alan alışılmadık açıyla bükülme
• Hastanın yaralanan alana ağırlık verememesi
• Hastanın etkilenen bölgeyi hareket ettirememesi
• Etkilenen kemikte veya eklem de yanma hissi
• Açık kırılma varsa, kanama
Pelvis veya femur gibi büyük kemik etkilendiğinde bazı semptomlar vardır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Acı, solgun cilt ve terleme
• Baş dönmesi ve halsizlik
• Hastalık ve bulantı duyguları
Mümkünse, bir sağlık uzmanı gelene ve bir atel uygulayana kadar hasta hareket ettirilmemelidir. Eğer hasta yoğun işlek bir yolun ortasındaki gibi tehlikeli yerdeyse, acil servis gelmeden önce bilinçli birinin acil olarak harekete geçmesi gerekmektedir.

Nedenleri

Kırıkların çoğuna, kötü düşme veya otomobil kazası neden olmaktadır. Sağlıklı kemikler son derece sert, esnek ve şaşırtıcı derecede güçlü etkilere dayanıklıdır. Kişiler yaşlandıkça, zayıf kemikler ve düşme riski bu iki faktör kırılma riskini arttırmaktadır. Yetişkinlerden daha fiziksel olarak aktif yaşam tarzlarına sahip olma eğiliminde olan çocuklar da kemik kırılmaya eğilimlidir. Altta yatan hastalıkları ve kemiklerini zayıflatabilecek koşulları olan kişilerde kırık riski daha yüksektir. Örnekler osteoporoz, enfeksiyon veya bir tümördür. Daha önce de belirtildiği gibi, bu tür kırılma patolojik kırılma olarak bilinmektedir. Yaygın olarak profesyonel sporcular arasında bulunan stres ve gerilmelerden kaynaklanan stres kırıkları da kırıkların ortak nedenleri arasındadır.

Teşhis ve Tedavi

Tıbbi müdahale, kırılan kemiklerin doğal olarak iyileştirdiği için desteklemeye odaklanmaktadır. Doktor ilk olarak fizik muayene yapar, belirti ve semptomları belirleyerek tanı koyar. Hastaya ya da hastayla düzgün iletişim kurulamıyorsa arkadaş, akraba ve tanıklarla, yaralanmaya neden olan veya buna neden olmuş olabilecek durumlar hakkında sorular sorulur. Kırıklar sıklıkla röntgenle teşhis edilmektedir. Bazı durumlarda, MRI veya CT taraması da gerekmektedir. Kemik iyileşmesi doğal süreçtir, çoğu durumda kendiliğinden iyileşme göstermektedir. Genellikle kırık tedavisi iyileşmeden sonra yaralanan kısmın mümkün olan en iyi fonksiyonunun bulunmasını sağlamayı amaçlamaktadır. Ayrıca tedavi, yaralanan kemiğe optimum iyileşme (hareketsizleştirme) için en iyi koşulları sağlamaya da odaklanmaktadır.
Doğal iyileşme sürecinin başlaması için kırılan kemik uçlarının sıralanması gerekmektedir ve bu sıralama kırığı azaltmak olarak bilinmektedir. Kırığı azaltırken, hasta genel anestezi altında genellikle uyutulur. Kırılma azaltma manipülasyon, kapalı redüksiyon (kemik fragmanlarını çekerek) veya ameliyatla yapılmaktadır. İmmobilizasyon, kemikler hizalı olur olmaz, iyileşirken hizalı kalmalıdırlar. Bu şunları içermektedir:
Alçı kalıpları veya plastik fonksiyonel ayraçlar: Bunlar kırılan kemiğin iyileşene kadar yerinde sabit tutmaya yarar.
Metal plakalar ve vidalar: Mevcut prosedürler minimal invaziv teknikleri kullanılır.
İntra-medüller çiviler: İç metal çubuklar uzun kemiklerin ortasına yerleştirilir ve ayrıca esnek teller çocuklar için kullanılmaktadır.
Dış sabitleyiciler: Bunlar metal veya karbon fiberden yapılmaktadır; doğrudan deriden kemiğe giden çelik pimleri vardır ve bunlar vücudun dışında bir iskele türüdür.
Genellikle, kırık kemik bölgesi 2 ila 8 hafta boyunca hareketsiz hale getirilmektedir. Süre, hangi kemiğin etkilendiğine ve kan sağlama problemi veya enfeksiyon gibi herhangi bir komplikasyonun olup olmadığına bağlıdır. İyileşme, eğer kırılmış kemik düzgün şekilde sabitlenip hareketsiz kalıyorsa, iyileşme süreci genellikle kolaydır. Osteoblastlar (kemik hücreleri) eski ve hasarlı kemiği absorbe ederken osteoblastlar (diğer kemik hücreleri) yeni kemik oluşturmak için kullanılır. Nasır kırık etrafında oluşan yeni kemiktir. Kırığın her iki tarafında da oluşur ve kırılma boşluğu dolana kadar her bir uca doğru büyür. Soncunda, fazla olan kemik yumuşar ve kemik eski haline geri döner. Kemiğin etkilendiği hastanın yaşı, kırılma tipi ve hastanın genel sağlığı, kemiğin iyileşme hızını etkileyen faktörlerdir. Hasta düzenli sigara içiyorsa, iyileşme süreci daha uzun sürer. Fiziksel terapi, kemik iyileştikten sonra, etkilenen bölgeye hareketliliğin yanı sıra kas kuvvetini eski haline getirmek gerekebilir. Eğer kırılma eklemin yakınında veya içinden meydana gelmişse, kalıcı sertlik veya artrit riski vardır, birey o eklemleri eskisi kadar iyi bükemeyebilir. Cerrahi, etkilenen kemik veya eklem çevresinde ki ciltte ve yumuşak dokuda hasar varsa, plastik cerrahi gerekebilir.

Kaynaması Geciken Kırıklar ve Hiç Kaynamayan Kırıklar

İyileşmeyen kırıklar, kaynaması geciken kemiklerdir. Bazı sağlık koşullar kaynamayı ve iyileşmeyi geciktirir veya engeller. Bu şekilde olan kemikleri iyileştirmek için şu yollar kullanılır:
• Ultrason tedavisi, etkilenen bölgeye günlük olarak düşük yoğunluklu ultrason uygulanır. Bu kırık iyileşmesine yardımcı olmak için bulunmuştur ve ayrıca bu alandaki çalışmalar halen devam etmektedir.
• Kemik grefti, kırık iyileşme göstermediğinde, kırılan kemiği uyarmak için doğal veya sentetik bir kemik nakli gerçekleştirilir.
• Kök hücre tedavisi, iyileşmeyen kırıkları tedavi etmek için kök hücrelerin kullanılıp kullanılamayacağı konusunda çalışmalar halen devam etmektedir.

Komplikasyonları

Kemik yanlış pozisyonda iyileşirse, bu birleşme olarak bilinir; Kırılma yanlış konumda iyileşir ya da kayar yani kırığın kendisi kayma yapması durumudur. Kemik büyümesinin bozulması, çocukluk çağı kemik kırığı büyüme plakasını etkilerse, bu kemiğin normal gelişiminin etkilenmesi ve daha sonra deformasyon riskinin artma riski bulunmaktadır. Kalıcı kemik veya kemik iliği enfeksiyonu, deride bir bileşik kırılmasında olduğu gibi bir ayrık varsa bakteri içeri girebilir ve kalıcı bir enfeksiyon ( kronik osteomiyelit ) olabilen kemik veya kemik iliğini enfekte edebilmektedir. Bu yüzden hastaların hastaneye yatırılması ve antibiyotik ile tedavi edilmesi, bazen de cerrahi drenaj ve kürtaj gerekebilmektedir. Kemik ölümü (avasküler nekroz), kemik temel kan kaynağını kaybederse ölümü gerçekleşebilmektedir.

Önleme

Beslenme ve güneş ışığı, vücutta sağlıklı kemikler için yeterli kalsiyum kaynağına ihtiyaç duymaktadır. Süt, peynir, yoğurt ve koyu yeşil yapraklı sebzeler iyi kalsiyum kaynaklarıdır. Vücudun kalsiyum emmesi için D vitaminine ihtiyacı vardır, güneş ışığına maruz kalmanın yanı sıra yumurta ve yağlı balık yemek de D vitamini almanın iyi yoludur. D vitamini sağlıklı kemiklerin korunmasında rol oynamaktadır. Fiziksel aktivite esnasında kişi ne kadar ağırlık taşıyorsa, kemikleri o kadar güçlü ve yoğundur. Örnek olarak, atlamak, yürümek, koşmak ve dans etmek, vücudun iskelet üzerinde yaptığı herhangi bir egzersizdir. Yaşlılık sadece daha zayıf kemiklerle değil aynı zamanda daha az fiziksel aktivite ile sonuçlanır, bu da zayıf kemik riskini daha da arttırmaktadır. Her yaştan kişinin fiziksel olarak aktif kalması önemlidir.
Menopoz, kadının kalsiyumunu düzenleyen östrojen, menopoz sırasında düşer ve kalsiyum düzenlemesini çok daha zorlaştırmaktadır. Sonuç olarak, kadınların menopoz sırasında ve sonrasında kemiklerinin yoğunluğu ve kuvvetine özellikle dikkat etmesi gerekmektedir. Bazı adımlar menopoz sonrası osteoporoz riskinin azaltılmasına yardımcı olmaktadır ve bunlar aşağıdaki gibidir:
• Her hafta birkaç kısa ağırlık egzersiz yapılmalıdır
• Sigara içilmemelidir
• Sadece ılımlı miktarda alkol tüketilmeli veya hiç içilmemelidir
• Gün ışığına yeterince maruz kalınmalıdır
• Diyet de bol miktarda kalsiyum bakımından zengin besinler bulunduğundan emin olunmalıdır. Bunu zor bulanlar için, doktor kalsiyum takviyeleri önermektedir.

Kaynakça:
my.clevelandclinic.org
orthoinfo.aaos.org
aafp.org
nhs.uk
aofas.org
ncbi.nlm.nih.gov

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :