Paragrafta Anlam, Metin Planları ve Anlatım Biçimleri

Düzyazıların, satır başlarıyla ayrıldıkları bölümlerden her birine paragraf denir. Sözcüklerle cümleler, cümlelerle paragraflar, paragraflarla metinler oluşur. Her metnin, üzerinde durduğu bir olay, bir durum, bir kavram, bir görüş, kısacası bir konusu vardır. Dolayısıyla metni oluşturan paragrafların da bir konusu vardır ve bir paragrafı oluşturan her cümle, önceki ve sonraki cümlelerle düşünce ve anlatım ilkeleri bakımından ilişkilidir. Cümleler gibi, bir metni oluşturan paragraflar da, anlam ve anlatım bütünlüğü bakımından birbirleriyle bağlantılıdır ve birbirlerini tamamlar.

Paragrafta Anlam

Tema ve Konu:

Tema genel ve çok geniş, konu ise özel ve sınırlıdır. Birbirine karıştırılmamalıdır. “Dostluk” bir tema, “dostluğun gerektirdikleri” bir konudur. “Göç” bir tema, “göç etmiş bir ailenin yaşadıkları” konudur. “Savaş” bir tema, “bir askerin savaştaki kahramanlığı” konudur.

Anlatım türü ne olursa olsun, konusuz bir metin olmaz. Konusuz bir yazı, ne paragraflarının, ne de paragraflarını oluşturan cümlelerinin ve hatta sözcüklerinin (kavramlarının) arasında bir bağ olmayacağından, anlamsızdır. Konu, ele alınan düşünce, olay ya da durumla birlikte bir yazının yazılış nedenidir, amacıdır. Bir yazının konusu, yazının ana düşüncesinin ve yardımcı düşüncelerinin kavranmasının da anahtarıdır.

Konu, günlük bir olay da olabilir, toplumsal bir sorun da olabilir, bilim ya da sanat alanlarından da seçilmiş olabilir. Örneğin, “sevgi” duygusal bir tema, “biyoteknoloji” bilimsel bir tema, “eğitim” hem toplumsal hem bilimsel bir temadır. Dolayısıyla, yazarın, yazısının konusunu, bu genel ve çok geniş “ana konuların” yani temaların alanlarından bir seçim yaparak, örneğin “tarımda biyoteknoloji” ya da “okul öncesi eğitimde etkinlikler” gibi, sınırlandırarak ele alması gerekir.

Ana Düşünce Ve Ana Duygu:

Herhangi bir konuda yazılmış olan bir yazıda, yazarın vermek istediği mesaj “ana düşünce”dir. Ana düşünce metnin bütününden ortaya çıkan, kesinlik taşıyan bir yargıdır. Metinler, her zaman düşünceleri ele almazlar ve duyguları anlatan metinler de vardır. Bu metinlerde, örneğin şiirlerde, şairin vermek istediği mesaj, “ana duygu”dur. Bir metindeki ana düşünce ya da ana duygu, “Anlatılmak istenen nedir?” sorusunun yanıtıyla belirlenir.

Paragrafta Ana Düşünce Cümlesinin Yeri:

Metinlerdeki ana düşüncenin genellikle son paragrafta yer alması gibi, bir paragrafta da ana düşünce genellikle son cümlede bulunur. Ancak, bazen ilk ya da orta cümlelerde de bulunabileceği gibi, paragrafın tümüne yayılmış da olabilir. Eğer yazar, paragrafı tümdengelim yöntemiyle, yani düşüncenin genelden özele aktığı bir teknikle yazmışsa, ana düşünce cümlesi başlangıçta yer alır ve sonraki cümleler bu düşünceyi destekler. Yazar, tümevarım yöntemini kullanmışsa, yani düşünce özelden genele doğru akıyorsa, ana düşünce cümlesi paragrafın sonunda yer alır ve paragrafta anlatılanları toparlar.

Yardımcı Düşünceler:

Paragrafın ana düşüncesini açıklayan, geliştiren ve destekleyen cümlelere,” yardımcı düşünceler” denir. Bir paragrafta (ya da metinde) bir ana düşünce ve çok sayıda yardımcı düşünce vardır. Yardımcı düşünceler, tanımlama, tanık gösterme, örnekleme, karşılaştırma, sayısal verilerden yararlanma gibi düşünceyi geliştirme yollarını kullanırlar.

Metin Planları

Düşünceye Dayalı Metinde Plan:

Makale, deneme, söyleşi gibi düşünceye dayalı yazılar, giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşur. Giriş bölümü, yazının yazılma amacını ve konusunu belirtir. Konuyu gelişme bölümüne bağlayan cümleler içerir. Gelişme bölümü, ilk cümleleri giriş bölümüyle bağlantılı, konunun ayrıntılı biçimde, çeşitli düşünceyi geliştirme yollarıyla ele alındığı bölümdür. Sonuç bölümü ise anlatılanları özetleyen, kesin anlamlı özlü cümlelerden oluşur. Ana düşünce genellikle bu bölümde yer alır.

Olaya Dayalı Metinde Plan:

Öykü, masal, efsane gibi olaya dayalı yazılar, serim, düğüm ve çözüm bölümlerinden oluşur. Serim bölümünde, kişi ya da kişilerin yaşadıkları olay anlatılmaya başlanır. Kişiler, olayın geçtiği yer (mekan) ve olayın başlayıp bittiği zaman dilimi tanıtılır. Düğüm bölümünde, ana olayın ve çevresinde gelişen yan olayların oluşturduğu olay örgüsü ve yardımcı karakterlerle birlikte, anlatılanların okurda merak uyandırdığı ayrıntılar yer alır. Çözüm bölümünde anlatılan olay açıklığa kavuşturularak sonuçlandırılır.

Metinde Düşünceyi Geliştirme Yolları

Düşüncelerin ve duyguların anlatılmasında, konunun özelliğine göre, bazı düşünceyi geliştirme yollarından yararlanılır:

1 – Tanımlama: “…… nedir?” sorusunu yanıtlar. Öne sürülen düşüncenin, sözü geçen kavram ya da bir varlığın özelliklerini belirterek ne olduğunu açıklar. Tanımlama, genellikle, açıklayıcı anlatım ve tartışmacı anlatım türlerinde kullanılır.

2 – Örnekleme: Anlatılanın daha anlaşılır ve akılda kalıcı olması için, metnin çeşitli örneklerle zenginleştirilmesidir.

3 – Karşılaştırma: Aralarında bir ilişki bulunan düşüncelerin, varlıkların, kavramların ortak yönlerinin ya da farklılıklarının ortaya konulmasıdır. Karşılaştırma, genellikle açıklayıcı anlatım ve tartışmacı anlatımlarda kullanılır.

4 – Alıntı Yapma: Bir yazarın, kendi görüşünü desteklemek, açıklamalarına kaynak göstermek, önemli bir noktayı vurgulamak gibi amaçlarla, başka yazarların aynı konuyla ilgili yazılarından bazı bölümleri, hiç değişiklik yapmadan alarak kendi yazısı içine yerleştirmesidir. Alıntılar tırnak içinde gösterilirler.

5 – Tanık Gösterme: Bir yazarın, başkalarının da kendisi gibi düşündüğünü göstermek amacıyla, o konuyla ilgili aynı görüşü taşıyan yazısı bulunan başka yazarların adlarından söz etmesidir. Tanık gösterme ve alıntı yapma genellikle birlikte kullanılır.

6 – Sayısal Verilerden Yararlanma: Yazıda anlatılanların kanıtlanması, daha etkili ve inandırıcı kılınması için, çeşitli istatistiksel bilgilerden, anketlerin ve deneylerin sonuçlarından yararlanılmasıdır.

7 – Benzetme: Düşüncelerin, duyguların, kavram ya da varlıkların, başka kavram ya da varlıkların özellikleriyle anlatılıp, konunun daha etkili biçimde ortaya konulmasıdır.

Anlatım Biçimleri

Bir yazarın, yazma amacına göre yazısında kullandığı yönteme anlatım biçimi denir. Dört temel anlatım biçimi, açıklayıcı anlatım, tartışmacı anlatım, betimleyici anlatım ve öyküleyici anlatımdır.

Açıklayıcı Anlatım:

Bir konuyla ilgili bilgi vermek ya da o konuyu öğretmek amacıyla yazılan açıklama yazılarında, nesnel bir yaklaşımla açıklayıcı anlatım kullanılır. Açık, yalın, söz sanatlarına yer vermeyen bir dille ele alınan konu hakkında bilgi aktarılır. Düşünce yazıları ve ders kitapları açıklayıcı anlatım örnekleridir.

Tartışmacı Anlatım:

Yazarın amacı ele aldığı konuyu savunmak, bir başkasının yargısını çürütmek ya da okurun görüşünü değiştirmek olduğunda, tartışmacı anlatımı kullanır. Yazar, eleştirdiği görüşün dayanaksızlığını ve kendi düşüncesinin doğruluğunu örneklerle ve kanıtlarla göstermeye çalışır. Tartışmacı anlatım genellikle özneldir.

Betimleyici Anlatım:

Yazarın, resim yapar gibi, anlatılanların okurun zihninde canlanmasını amaçladığı, gözleme dayalı anlatımıdır. Eğer kişisel duygu ve yorumlara yer verilmişse öznel betimleme, yer verilmemişse nesnel betimleme söz konusudur.

Öyküleyici Anlatım:

Okuru, tasarlanan ya da yaşanan olayların içinde yaşatmayı amaçlayan, kişi, yer ve zaman kavramlarına yer verilen anlatım biçimidir. Öyküleme ve betimleme, anlatım yönleriyle birbirine benzeyebilir, ancak farklıdır. Betimlemede, belli bir zamanda kişilerin başından geçen bir olay yoktur. Betimleme bir fotoğrafa, öyküleme ise filme benzer.

Kaynakça:
– S. Alkan, “Yazma Sanatı ve Yazma Teknikleri”, AZ Kitap.
– Donald H. Weiss, “Kolay ve Etkili Yazma Teknikleri”, Rota Yayın.

Yazar: Oben Güney Saraçoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :