Tuz ve Şeker’in Kurutulmuş Hücreler Üzerine Etkisi

Dehidratasyonun mide bulantısı, halsizlik ve kas krampları da dahil olmak üzere vücudunuz üzerinde tehlikeli etkileri olabilir. En uç noktada, bilinç kaybı ve organ yetmezliği ortaya çıkabilir. Dehidrasyon, tuz ve şekerin hücreleri kuru olarak etkili bir şekilde emebileceği hücreler seviyesinde başlar. Hücrelerin kurutulması, hücre yapısı ve dehidrasyonun şiddetli semptomlarına yol açan işlevler üzerinde önemli etkilere sahiptir.
Ozmos, suyun bir zar boyunca hareketidir. Tuz, suyu çekerek ve zarın karşısına doğru hareket ederek ozmosu tetikler. Tuz bir soluttur. Bir çözücüye su eklediğinizde yayılır, tuz konsantrasyonunu yayar, bir çözüm oluşturur. Bir hücrenin içindeki tuz konsantrasyonu, hücre dışındaki tuz konsantrasyonu ile aynı ise, su seviyesi aynı kalacak ve izotonik bir çözelti oluşturacaktır. Hücreler, bir izotonik çözelti içine yerleştirilirse su kazanmayacak veya kaybedecektir.

Hücrelerdeki su en yüksek tuz konsantrasyonuna doğru hareket eder. Eğer bir hücrede dışarısından daha fazla tuz varsa, su zar ile hücre içerisine doğru hareket eder, bu da suyun su ile karışması zorunluluğu ile şişirilir. Hücre zarının dışına daha yüksek bir tuz konsantrasyonu yerleştirilirse, su onunla bağlanacak hücreden ayrılır. Bu hareketin su kaybı, bitki hücrelerinin küçülmesine ve solmasına neden olur. Bu yüzden tuz bitkileri öldürebilir; Suyu hücrelerden ayırır. Suyun bir hayvan hücresinden ayrılması, bu hücrelerin daralmasına ve dehidratasyona neden olmasına neden olur. Bu yüzden bir kişi yeterince deniz suyu içerse dehidrasyondan ölebilir.

Hücresel Düzeyde
Hücreler çözünmüş tuz ve şeker içeren su çuvalları olarak düşünülebilir. Hücreleri çevreleyen ve tuz ve şekerin hücreler ve kan dolaşımı arasında serbestçe hareket etmesini önleyen bir plazma membranı tarafından kan dolaşımından ayrılırlar. Öte yandan, su, plazma membranından kolayca geçmekte ve doğal olarak, tuz ve şekerin konsantrasyonunun yüksek olduğu yere doğru hareket etmektedir. Yani, tuz ve şeker kan dolaşımına eklenirse, örneğin tuzlu veya şekerli yiyecekler yiyerek, su hücrelerden ve kan dolaşımına karışacaktır. Sonuç olarak, hücreler susuz kalacaktır.
Küçülen Hücreler
Kan akışına tuz ve şeker eklenmesi hücreleri üzerindeki en dikkat çekici etki, hücreleri daha küçük hale getirmesidir. Normal olarak çalışan bir hücre, hacme göre yüzde 70’i sudur. Bu suyun büyük bir kısmı hücrelere ve kan dolaşımına doğru hareket ettiğinde, hücreler hacimlerinin çoğunu kaybeder. Bu etki sadece bir ölçekte adım atılarak görülebilir. Kan akışındaki su, ter ve idrar yoluyla vücuttan kaybolduğundan, dehidrasyon hücreleri, vücudunuzun kilo kaybı şeklinde “küçülmesine” neden olur.
Kas krampları
Sinir sistemi ve kaslar arasındaki iletişim kas hücreleri ve kan dolaşımı arasındaki tuz konsantrasyonundaki farklılıklara bağlıdır. Kan dolaşımına büyük miktarda tuz eklenirse, sinir sisteminin bağlı olduğu tuz dengesi atılabilir. Özellikle, kan dolaşımına tuz eklenmesi, hücrelerin sinir sisteminden sinyal almasını zorlaştırır. Bu nedenle kas sıkıntısı genellikle dehidratasyondan muzdarip kişiler tarafından yaşanır.
Enerji Kaybı
Çok fazla şeker tüketerek kurutucu hücreler, hücrelerin enerji için bu şekeri kullanmasını önleyebilir. Hücre solunumu, hücrelerin şekerden enerji üretme süreci, şekere ek olarak su gerektirir. Kan dolaşımına hücrenin solunumu için su tükettiğinde yeterli şeker eklenirse, enerji üretimi kapanmaya başlar. Susuz hücreler tarafından üretilen bu enerji kaybı, yorgunluğun ve zayıflığın dehidrasyonun yaygın semptomları olmasının nedenidir.

Kaynakça:
https://sciencing.com/effect-salt-sugar-dehydrated-cells-20371.html
http://education.seattlepi.com/high-concentration-salt-cell-membrane-4414.html

Yazar: Meltem Yıldırım

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :