Zombi İstilası Gerçekleşebilir Mi ?

ZOMBİ İSTİLASI GERÇEKLEŞEBİLİR.

Rabies Virus(Kuduz) Mutasyon geçirebilir. Atlanta’daki Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) insanlığın büyük depremler, seller, kasırgalar gibi felaketlere hazırlıklı olmasını, bunun için gerekli çalışmaları yaptığını belirtirken olası bir zombi istilasına da hazır olduklarını resmi sitesinde duyurduğunda, insanlar, önce bunun bir şaka olduğunu düşündüler.
CDC’in internet sitesinde yönetici Ali. Khan imzası ile yayınlanan yazı, her tür felakete hatta zombi istilasını bile hazırlıklı olmalıyız başlıklı bir yazı yayınlandığında, CDC’in internet bloğu adeta kilitlendi.
Bilim insanları için fazlasıyla ütopik olan bu yazı gösterdi ki, insanlar bu konuya oldukça meraklı. Özellikle gençler arasında son derece çekiciliğe sahip, onları mıknatıs gibi çeken bir fenomen. A. Khan esasen, yaklaşan kasırgalara dikkat çekmek amacıyla yazdığı bu yazıda, olası felaketleri ve felaket sonrası nasıl hayatta kalınacağına dair takip edilmesi gereken yolları kamuoyuna anlatmak istemişti.

Anlaşılıyor ki, televizyon dizilerinden sinema filmlerine kadar hemen her yerde karşımıza çıkan, pop kültürünün dehşet verici karakterleri, normal vatandaşlarla beraber konusunda otoriter bilim insanlarının da ilgisini çekmeyi başarıyor, yapılan bilimsel çalışmalarda ilham verici olabiliyor. Bu bilim insanlarından biri de hiç şüphesiz Harvard Üniversitesinden Dr. Steven Schlozman. Öyle ki, Dr. Schlozman, zombileri, yaşadığımız gerçek dünyada sağlık sorunlarına ve olası felaketlerle baş etme yollarına dair bir motivasyon olarak görüp, bunu kullanmasını biliyor. Dr. Schlozman, derslerine giren tıp öğrencileriyle, zombiler hakkında konuşuyor ve böyle bir felaketin hangi virüslerin mutasyon geçirmesi sebebiyle oluşabileceği hakkında tartışmalar başlatıyor. Bu tartışmalar genel itibariyle: tedavisi henüz olmayan bir hastalığa yakalanan insanların ne yapması gerektiği, zombi ve sağlıklı insan beyni arasında olan belirgin farkların neler olduğu, küresel salgın ve felaketlerin, insanoğlunda yarattığı kargaşa ve korku ortamından nasıl kurtulacağı ile alakalı oluyor.

Dr. Steven Schlozman’a, CNN tarafından takılan lakap, ‘Doktor Zombi.‘ Hatta ekranda kendisiyle yapılan söyleşide Dr Schlozman’a zombi uzmanı diye hitap ediliyor. Dr. Steven Schlozman, kesinlikle, insanların çatlak profesör diye düşünebileceği biri değil. Kendisi Harvard Tıp Okulu Psikiyatri Bölümü’nde doçent ve yönetici, Massachusetts Genel Hastanesi ve McLean Hastanesi’nde Psikiyatri Bölümü Yöneticisi. Kısaca Dr. Steven Schlozman, son derece ciddi bir bilim insanı. Böyle ciddi ve konusunda otorite olan bir bilim insanı ciddi ciddi zombilerden bahsedince, insanların konuya olan ilgisi ve elbette endişesi bir kat daha artıyor.
Dr. Steven Schlozman zombilerle o kadar ilgilenmiş ki, bu ilgi onu, ‘ Zombi Otopsileri’ adlı bir tıbbi- bilim kurgu roman yazmaya kadar götürmüş. Roman: kıyamet senaryosu yazarken bu senaryo aslında desteğini havadan yayılan bir virüsten alıyor. Bu öyle bir virüs ki, soluyan herkesi etkileyebilecek güçte, insanları kısa zamanda zombiye çevirecek kadar güçlü bir virüs. Doktor Schlozman kendisiyle yapılan röportajda, konuya halen fantezi olarak bakan, bunu kesinlikle bilimsel bir görüş olarak kabul etmeyenlere adeta tokat niteliğinde cevaplar veriyor. Bu romanının sadece eğlenceli vakit geçirmek için mi yazıldığını soran muhabire verdiği cevap ilginç:

”Bu kurgusal roman iddia ediyorum ki bilim öğrenmenize büyük katkı sağlayacak. Roman yazarken aslında bu temel amacımdı. Elbette ki romanım bir kurgu fakat mantıklı kurgular her zaman gerçeklerin etrafında dolaşır. Kitabın kahramanının vazgeçmeyen yapısıyla insanoğlunun zorluklar karşısında gerçekten özel varlıklar olabileceğini söylemek istiyorum. Bununla beraber insanların korku ve salgınlar karşısında verdiği tepkileri de yazdım. Romanımda bu virüsün basit bir hapşırıkla geçtiğini yazdım. Kötü niyetli insanların elinde bu virüs o kadar hızlı yayılabilir ki inanamazsınız. Kötü niyetli gen mühendisleri için böyle bir virüs yaratabilmek hiç de zor değil. Unutmayalım ki, Deli dana hastalığının yaratıcısı olan prion yani ölümcül beyin hasarı yaratan proteinler gerçektir ve benim romanımda bunlar havada yayılıyor ve insanlar bunu soluyor. Bahsettiğim öyle bir enfeksiyon ki, ilk önce beynimizde duygusal hareketleri kontrol eden amigdalayı kemiriyor. Hemen arkasından beyinde doyma hissini veren ventromedial hipotalamus bölgesini tahrif ediyor. Problem çözme yeteneği olan beynin ön loblarını afiyetle yiyor.”

Dr. Steven Schlozman’a, virüsle bulaşan zombiliğin esasında yaşadığımız gerçek dünyada salgın hastalıkları temsil edip etmediği sorulduğunda, Doktor yine ilginç cevaplar veriyor.
”ANSD enfeksiyonu Zombiizm yani beynini artık doğru düzgün kullanamayan insanın virüsü başkalarına yayma ve bu şekilde çoğalma eylemini romanımda anlatıyorum. Bu öyle bir salgın ki beyni hasarlı yaratıklar kompleks kararlar veremiyor. Alınan beyin hasarları sebebiyle düzgün bir şekilde yürüyemiyor. Pek zeki oldukları söylenemez.

Yaşadığımız dünyada, Kuduz veya Deli dana hastalığında görülen bir çok semptom var. Gözlem yapmak doktorluk mesleğini seçen bir kişi için yapılması ve alışkanlık haline getirilmesi gereken en önemli yöntemdir. Bu açıdan bakarsak zombiler tıp dünyası için mükemmel bir materyal. Mesela öğrencilerime sorarım. Zombiler neden hep aç? Onları patolojik açıdan sürekli aç olmalarını ya da aç hissetmelerinin sebepleri neler olabilir? Bu soru insanlar için de sorulabilir. İnsan beyninde açlık veya tokluk hissi veren bölge neresidir? Bu bölgelerin tespiti ve varsa eğer hasar tespiti yapabiliriz. Yaşayan ölü ne demektir mesela? Ölümü tanımlayan gerçekler nelerdir? Tıbben ölü olan bir canlının kalbi atar mı? Atarsa bunu sağlayan etkenler nelerdir? Görüyorsunuz zombiler bizlere birçok soru sordurabilir ve bu sorular gerçek hayatta bir çok hastalığın hatta salgının önüne geçmemize yardımcı olabilir.”

Peki neden zombiler?

Onları diğer korkunç yaratıklardan farklı kılan nedir diye sorulduğunda; Doktor Schlozman cevabı şu oluyor: Her film aslında alt metninde sosyolojik, politik ve dini mesajlar barındırır. Mesela vampir filmlerinde, herkes gündüzleri dışarıda dolaşırken, bir vampirin tam tersi gündüzleri içeride ancak geceleri dışarıda olmasını, dışlanmışlık hissini ve azınlık olmayı anlarız. Kurt adam filmlerindeki alt metin ise kendi öfkemizle mücadele etmekte gösterdiğimiz mücadeledir. Fakat zombiler çok farklı. Zombiler saldıracağı kişiyi rastgele seçer. Rastgele şiddet. Evet. Bugün toplumlarda görülen ve artık korkutucu olan rastgele şiddet. Alt metnin ana fikri bu.”

Yazımıza böyle renkli ama bir o kadar da gerçeklerle yolları kesişen bir giriş yaptıktan sonra, önümüze çıkan ve konuyla oldukça alakalı başka bir yola daha girebiliriz. Zombi istilasının herkesçe bilinen Kuduz mikrobunun mutasyona uğrayarak insanlığı etkileyecek bir salgın olabileceği yönünde bir makale yayınlayan National Geographic bu yolda bize rehberlik edecek.
Bilindiği üzere Rabies Virus: Kuduz virüsü zoonoz yani hayvanlardan insanlara geçen, merkezi sinir sistemini geri dönülmez bir biçimde tahrip eden bulaşıcı ve ölümcül bir hastalıktır. Kuduz, hastalıklı hayvanların salyalarında bulunur. Hastalarda saldırgan eğilimler gözlemlenir. Tedbir alınmazsa öldürücüdür. Kurtarılanlar çok azdır. Hastalar kurtulsa bile yürüme ve konuşma faaliyetleri büyük hasar almıştır. Yani hasta yürümekte zorlanmakta ve konuşamamaktadır. Bu veriler sizlere tandık geldi mi?
Miami Miller Tıp fakültesinde, virüs bilimi üzerine çalışan Samita Andreansky, Grip virüsü ve kuduz virüsü kombine oldukları takdirde havada solunması suretiyle bir zombi kıyameti yaşanabilir diyor.

KUDUZ VİRÜSÜ MUTASYONA UĞRAYABİLİR Mİ?

Zombi filmlerinin aksine, kişi enfekte olur olmaz zombi olmaz. Belirtiler on yıl ile bir yıl içerisinde kendini gösterebilir. Virüs vücutta kuluçka dönemine girer. İlk semptomlar: anksiyete, akıl bulanıklığı, halüsinasyon, kısmi felçlerdir. Bilim insanları ekliyor ve diyorlar ki:

”Eğer kuduz virüsü mutasyona uğrar ve birden fazla değişimler deneyimlerse, kuluçka dönemi fark edilir şekilde azalabilir. Birçok virüs, oldukça yüksek mutasyon ve buna bağlı büyük değişimler geçirirler. Bunu bulundukları ortamı savunabilmek ve orada ikamelerini güçlendirilmek maksadıyla yaparlar. Bir anlamda virüslerde tıpkı diğer canlılar gibi hayatta kalmaya çalışır ve şartlara kendilerini savunarak uyum gösterir.”
”Bugün hiçbir virüs, ilk görüldüğü şekliyle var olmaya devam etmemiştir. Yaşama tutunmak için sürekli değişimler geçirmiş ve daha güçlü olmuştur. Eğer kuduz virüsü kendisini yeterince ve hızla değiştirebilir, gerekli mutasyonları geçirebilirse, bulaşıcılığı bir saatten fazla sürmez.

Filmlerde görülen zombi salgınını, kuduz virüsü tetiklerse, bu salgın çok daha fazla bulaşıcı olacaktır.
İnsanlarda görülen kuduz vakaları genelde kuduz mikrobu taşıyan bir köpek tarafından ısırılarak oluşur. Kuduzun bulaşması orada durur. Ama havaya karışabilen, mutasyon geçirmiş bir kuduz mikrobun yayılması düşünülenden çok daha hızlı olur.”

ZOMBİ İSTİLASINA MATEMATİKSEL BİR BAKIŞ.

Tıp ve biyoloji ilmi kadar matematik alanında popülerliğini sürdüren zombi konusu, Ottawa Üniversitesi’nden Avustralyalı matematikçi Robert Smith’in de ilgisini çekiyor. Robert Smith, gerçek hastalıklar ve zombi faktörünü bir araya getirerek matematiksel formül ve modelleri sentezliyor.
Bu hesaplamalar rahatsız edici bir sonuç koyuyor ortaya: Tek bir zombi, 500 ya da 600 bin kişinin yaşadığı bir kente girebilirse eğer, bir hafta hatta bir haftadan daha kısa bir sürede, o kentte yaşayan herkesin sadece iki şansı! Olur. Ya hepsi ölür. Ya da hepsi birer zombiye dönüşür!
Robert Smith, olası bir zombie kıyameti esnasında, insanlığın kurtulabilmesinin çok zor olduğunu söylüyor ve onlardan kurtulmanın tek yolunun, herkesin bir araya gelerek ortak stratejik bir saldırı olduğunu düşündüğünü, çünkü zombilerin aşırı derecede hızla yayılabildiğini, bu hızla hazırlıksız olan insanları kolayca avlayabileceklerini iddia ediyor.

ZOMBİ ARAŞTIRMA TOPLULUĞU

(Zombie Research Society)
Dr. Schlozman’ın da yer aldığı kurulda, doktorlar, bilim insanları ve yazarlar da bulunmakta. Bu gurup belli zamanlarda bir araya geliyor. Kurulun en medyatik ismi. ”Yaşayan Ölülerin Gecesi” filmiyle 1968 senesinde ünlenen George. A. Romero! Onu takip edenler arasında, California Üniversitesinden sinir bilimci Bradley Voytek, yine bir sinir bilimci olan Pittsburgh’taki ‘Center for the Neural Basis of Cognition’da çalışan Dr. Timothy Verstynen, Alaska Üniversitesi’nde sinirbilim ana dalında biyoloji doçenti ve Nöroanatomi uzmanı Mike Harris, Chicago Columbia College’da medya dersleri veren doçent Brendan Riley, Iona College’da din bilim doçenti Kim Paffenroth sayılabilir.
Bu bilim insanı ve teologların çalışmalarını da, konu hakkında olan uzmanlık ve ciddiyetlerini görebilmek adına çok kısaca yazalım.
Bradley Voytek: Beyni hasar görmüş insanlarla yaptığı çalışmalar sayesinde olası zombi beyninin anatomisi teorini hazırlandı ve onu kabul ettirdi. Dr. Timothy Verstynen, beyin görüntüleme, sinir ağı uzmanlığı, Mike Harris, Nöroanatomi uzmanı. Zombilerin psikolojisi üzerine çalışıyor. Brendan Riley
Zombi tarihi ve zombi teorisi uzmanı. Kim Paffenroth,bir teolog, olaylara daha çok ilahiyat açısından bakıyor üstelik, 2006’da Bram Stoker Ödülü kazanan ‘Gospel of the Living Dead’ adlı eserin ve daha bir çok zombi temalı kitabın yazarı.

İlahiyat demişken, manevi güçlere inanan ve o güçlerle ritüeller düzenleyen Voodoo rahiplerini de unutmamakta fayda var. Ölüleri diriltip, onları bir köle olarak kullanan bazı kötü niyetli Vooducular, birçok filme ve kitaba ilham vermiştir. Bu açıdan bakarsak, Voodoo ayinleri de aslında zombi kültürünün çok eski bilgilere dayandığını göstermekle bizlere bir şey mi söylemek istiyor?
Bulaşıcı ya da ölümcül bir hastalığın mutasyona uğrayarak zombiler yarattığı temasıyla birkaç film örneği vererek yazımıza son verirken, olası bir zombi istilasında neler yapılması gerektiği ile ilgili birkaç küçük araştırmanın bizler için hiçte fena olmayacağını hatta hayat kurtarabileceğini de sözlerimize ekliyoruz.

Filmler: World War Z, Resident evil, Walking dead, Rec, 28 hafta sonra, I am a legend, Zombi expresi,

Kaynakça:
http://news.nationalgeographic.com/news/2010/10/1001027-rabies-influenza-zombie-virus-science/?utm_campaign=DonanimHaber&utm_medium=referral&utm_source=DonanimHaber

http://www.milliyet.com.tr/zombiler-bilimi-ele-gecirdi–pembenar-detay-genelsaglik-1446674/

Yazar:Arzu Gökyolcu

  • Facebook
  • Twitter
  • Linkedin
  • Pinterest

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :