İyi Yatırımcı ve Fırsat Değerlendirmeleri

Günümüzün ticaret ortamı ve sosyal çevrenin tutumu, meraklı yatırımcıları özellikle kısa yoldan kâr getirecek özgün bir gelir ortamı yaratmaya sevk eder. Fakat; yatırımcılık sadece akla ilk gelen fikri hemen uygulamaya koymak yada hiç keşfedilmemiş hizmeti, araziyi, sektörü analiz ve tahlil etmeden birikimlerini harcamak demek değildir, olmamalıdır.

Özellikle sanayi yatırımlarında olduğu gibi ortamın, şartların, hammadde tedariği ve ulaşım yollarının fizibilitesi çıkarılmadan girişilen üretim, kısa sürede malın elde kalması veya giderlerin karşılanamayacağı bir çözümsüzlük olarak meydana çıkar.

Bu sebepledir ki; hangi sektöre ne kadar bütçeyle ve hangi stratejiyle girişme fikri, fikir olmaktan çıkıp araştırma ve geliştirme ( AR-GE ) işlemleriyle gerçekleştirilir. En azından , uzun vadede kalıcılık ve işini büyütmek isteyen yatırımcılar için. Fakat; bir yatırımcı elindeki birikimi kısa yoldan katlamayı düşünmekte ise, onun izleyeceği en iyi yol sürekli ihtiyaç duyulan ve tükenen bir hizmet veya mala yönelmektir.

Gerçekten şu zamanlarda özgün bir fikir, proje bulmak çok zorlaştı. Birçok sanayi ve ticaret odalarının olduğu gibi , özel sektörde de holding ve şirketler yeni fikirler için çeşitlik ödüllerin konduğu proje, fikir ve icat yarışmaları açmaktadır. Kısa zaman önce televizyonlarda karşımıza gelen programlarda da görüldüğü üzere, yeni fikre ve projeye ihtiyaç için gerçek anlamda sermaye sayılacak para ödülleri ve çeşitli iştirakler sağlanmaktadır. İyi bir yatırımcı olmak yazının başında da dediğimiz gibi, elimizdeki birikimi ” Bu iş tutar abi.” Sözü ağızdan çıktığı gibi, o işe bağlamak demek değildir.

Kötü bir örnek vermek gerekirse; kısa zamanda televizyonlarda ve gazetelerde karşımıza gelen ” Eşek Sütü Şifa Saçıyor” gibi haberler , ülkemizde birçok ” yatırımcı” nın iştahını kabartmış ve hayvancılıktan bihaber olanlarını dahi eşek çiftlikleri kurmaya sevk etmiştir. Fakat; işin aslında belirli cins, yaş ve standartlara sahip eşeklerden elde edilen sütün, bazı biyolojik işlemler sonucu kazanç getirecek bir yatırım olduğu atlanmıştır. Buda, köylerden kasabalardan toplanan eşeklerin elde kalmasıyla hevesli ve gayretli yatırımcıların hem maddi hemde manevi olarak çöküntü yaşamalarına sebep olmaktadır.

Oysa; önce tesislerin , çevredeki eşek standartları ve toplam maliyetin, sütün ulaştırılması için sabit bir pazarın ve lojistik anlamda uygun fiyata sevkiyatın araştırması ve çalışması yapılabilse; böyle bir hüsranla karşılaşılmazdı. Dahası ; bu işte devamlılık düşünmeyen ve ” maymun iştahlı” diyebileceğimiz bir anlayışla bu işe kalkışılmadan önce; işin yatırımından doğan hem masraf hemde geri dönüşler zamanlama olarak periyodik bir düzene alınabilinirdi. Yani, bu işe kalkışıldığı anda bir kazanç beklenmez, fakat; gerek hayvanların doğurganlık ve emzirme süreleri, gerek beslenme ve bakım gibi zirai bilgiler ışığında, ne zaman bu işin size kazanç sağlayacağı kolaylıkla kestirilebilinirdi.

Yatırımcılık, her şeyden önce çevrenizin lafından ziyade kişinin tecrübeleri ve sektörün uzman analizlerine dayanan bir destek gerektirir. Bundan 32 yıl önce, ilk ev bilgisayarları tasarlanmadan ve seri üretime geçilmeden önce, o zamanın yatırımcıları muhakkak ki; tasarlanan bilgisayarların öncelikle sanayi, savunma, üretim, iletişim gibi alanlarda kullanılacağını ve hangi zamanda bireysel kullanıma geçileceğini analiz etmişler ki; henüz dahi aynı sektörde yenilikleri kendi hedeflerine göre ortaya çıkartmakta ve kişisel ilgiyi azaltmamayı becerebilmektedirler.

Yenilik, sabır ve sermaye. YSS, bir yatırımcının başarılı olabileceği sayfalarca yazılabilecek “Yardım Kılavuzu” nun özeti olan 3 kelimeden ibarettir. Ve, başarı muhakkak ki; parası olana değil, aklını kullanana gelecektir.

Yazar: Efe İnce