Karşı Madde ya da Anti Madde Nedir?

Sayfayı Yazdır

Birçok kitaba ve filme konu olmuş, bazıları tarafından bir kurtuluş bazıları tarafından ise felaket olarak görülen bir buluştur karşı madde. Bulunduğu günden itibaren ne amaçla kullanılacağı devamlı tartışma konusu olmuştur.

Karşı madde ya da diğer adıyla anti maddenin tarihçesi 1920’ li yıllarda Paul Adriyan Mourice Dira isimli bir fizikçinin garip bir matematiksel denklem çıkarması sonucu başlamıştır. 20. Yüzyılın başlarında ise kuantum mekaniği ve görecelik teorileri fizik dünyasını kasıp kavuruyordu. 19. Yüzyılda Albert Einstein’ in bulduğu görecelik teorisi uzayın zamanla, kütlenin ise enerji ile arasındaki ilişkiyi açıklamaya yetiyordu. Max Planck’ın bir teorisine göre ise ışık dalgaları küçük dalgacıklar halinde yayılıyordu ve buda ışığın hem dalga hem de parçacık halinde yayıldığını ispatlıyordu.

1920’lerde Paul Dirac kuantum teorisini ve özel göreliliği aynı denklem içinde kullanarak elektron davranışlarını tespit etmiş oldu. Fakat Dirac denklemi olarak bilinen bu denklemde bazı sorunlar çıkmıştı. Denklemin hem pozitif hem de negatif enerjili elektronlar için iki çözümü vardı. Bu soruna açıklama olarak Dirac, her parçacığın kendisiyle birebir aynı ama zıt yüklü bir karşı parçacığı olduğunu savundu. Bu da karşı maddenin dünya üzerindeki çıkış noktası oldu.
1930’da Ernest Lawrence’ ın icat ettiği parçacık hızlandırıcı bilim dünyasında yeni bi çağın doğuşuna ve parçacık fiziği adında yeni bir dalın oluşmasına sebep oldu. 1950’li yıllara gelindiğinde Berkeley’de yapılan yoğun çalışmalar sonucunda karşı protonları saptamak için yeni bir icat yapmışlardı. Kesintisiz yapılan deneylerde 1959’da bilim adamları karşı nötronu buldular.1930’lu yıllarda karşı parçacık fizikçileri kendisini aramaya zorladı. Kozmik ışınların keşfedilmesi ile birlikte Carl Anderson ve Cal Tech’ ten bir profesör yaptıkları sis odası ile pozitronu keşfetmeyi başardılar. Pozitif ve negatif yükleri ayırt etmek için onları bir manyetik alan içinde izlemek gerekiyordu. Anderson, deneyiyle elektron gibi davranan bazı parçacıkları pozitif yüklü olduğunu manyetik alandaki izlerinden anlamış oldu. Bu olayın arkasından gözlemler ve deneyler hızla sürdü fakat karşı protonun keşfedilmesi 22 yıl sürdü.

1960’larde yapılan araştırmalar sonucunda atomu oluşturan 3 parçacığında birer adet karşı parçacığı olduğunu göstermişti. CERN’ de ve Brookhaven Ulusal Laboratuvarı’nda yapılan döteryum deneyleri başarıyla sonuçlandı ve karşı çekirdeği elde etmeyi başardılar.

1990’lara gelindiğinde ise bilim adamlarının kafasında tek bir soru işareti vardı; karşı çekirdekten nasıl karşı madde üreteceklerdi. CERN bunun cevabını bulabilmek için kendisine Düşük Enerji Karşı Proton Çemberi (LEAR) adında çok özel ve dünya’da bir eşi daha olmayan bir makine yaptı. Bu makinenin icadından sonra fizikçiler karşı parçacıkları kullanarak karşı madde oluşturmak için deneylere başladılar. 1995’in sonlarına gelindiğinde CERN ilk karşı atomları elde etmeyi başarmıştı. 9 karşı atom üretilmesine rağmen hakkında çıkan haberler dünyayı yeni bir heyecana sürüklemişti. Fakat üretilen karşı hidrojenin normal bir hidrojen gibi mi davranacağını öğrenmek için CERN Karşı Proton Yavaşlatıcısı adında yeni bir makine icat etti.

Bu hızlandırmalar ve yavaşlatmalar karşı madde üzerinde deneyler yapmanın tek yolu değildir. Karşı madde dünya harici bir yerde, örneğin dış uzayda da bulunabilir. Günümüzde ki inanışa göre madde öncelikli tek bir evren vardır. Fakat başka bir evrende ki doğan karşı madde bizim dünyamıza ulaşmaya çalışırsa dünya atmosferinde bulunan bir çekirdekle imha olur ve gözlemlenmesi imkansızdır. Karşı madde hakkında çalışmalar hala tüm hızıyla devam etmektedir. Bakalım bu buluş dünyamızı ne şekilde etkileyecektir.

ZD YouTube FLV Player

Yazar: Birkan GÜNGÖRDÜ