Matematik ve Çocuklar

Okuma Süresi: 2 Dakika  | Yazdır

Matematik düşünme sanatıdır. Yıllar boyunca hep olumsuz cümlelere maruz kalmış bir bilim dalıdır. Matematiği sevmeyen, anlamayan ve üretemeyen bir toplumda büyüyen çocuktan matematik dehası olmasını beklemek haksızlık olur. Aksine matematiği sevmemeyi seçmesine yardımcı oluyoruz. Bunu göz önüne alarak araştırma yapmaya başlayan bilim adamları, çocukların matematiği sevmemesindeki en büyük etkinin eğitim sistemindeki uygulanan eksikliklerin olduğunu fark ediyorlar ve ilk kez Finlandiya’da başlayan ‘math workshop’ adı verilen atölye çalışmalarına başlanıyor.Önceliği matematiği çocuğun hayal dünyasına katarak bir soru karşısında edinilen bilgiyi geri çağırınımı kolayca sağlayabilmek olan bu çalışma grubunun attığı ilk adım ise öncelikle öğretmen yetiştirmek olmuştur. Uygulamaya yirmi küsür yıl önce başlamışlar ve eğitim sistemimizde diğer dersler için görsel ve işitsel sistemin yeterli olmasına karşın, matematik için yeterli olmadığı görülmüştür. Yapılan araştırmalar sonucu görsel ve işitsel olan eğitim sistemine dokunsallık da eklenerek matematik için mükemmel üçlü yakalanmış olmuştur.Geliştirdikleri sistemi 4 yaşa kadar indirmiş ve çocuklardaki gelişmeyi pozitif yönde görmüşlerdir.

Eğitim sistemimizde henüz duygusal zekada olan bir çocuktan karmaşık matematik problemlerini anlamasını,doğru adımları kullanarak çözmesini ve sonuca ulaşmasını bekliyoruz.Bunu bilen bilim adamları çocukların algı biçimlerini inceliyorlar ve doğru adımlarla başarıya ulaşıyorlar ancak Türk eğitim sisteminde bu öğreti şekli yer almıyor.

Elbette anne baba olarak bu sistemi evde uygulayabilirsiniz.Bunun için etkinlikleri araştırmanız yeterli.Ancak bu çalışmalarda ilk olarak dikkat edilmesi gereken çocuğun matematik sorularını kolaydan başlayarak elle kavrayarak oluşturması ve adım adım sorunun kademelerini görmesidir.Örnek verecek olursak bir çocuğa geometrik şekil ve cisim farkı anlatılacak ise yani 2 boyut ile 3 boyut farkı anlatılacaksa öncelikle bunların yapılı hallerine dokunmasını sağlamalısınız.Toplama anlatacaksanız önüne geometrik cisimlerden çıkarıp bunlarla dokunarak yapmasını beklemelisiniz. Oluşturduğu adımları hayal dünyasına alması hedeflenen çocuk bunu başardıktan sonra ilgili konuyla ilgili karşısına gelebilecek her türlü hileli soruyu kolayca kavrar ve soyuta geçiş yapabilir.

Ülkemizde ne yazık ki matematik sevgisini hissederek büyüyen çok az kişi vardır. Sürekli matematikten yakınan yetişkinler arasında büyüyen bir çocuktan matematik için büyük adımlar atmasını bekleyemeyiz.Ama matematikle oyun oynama fırsatı verirseniz,o çocuk için matematik korku değil eğlence şeklini alır.Matematikle eğlenmenin tadına vardığında da vazgeçemeyeceğinden emin olabilirsiniz.

Yazar: Özge SEFİ