Nazilerin V3 Topu Nasıl Bir Silahtır?

Okuma Süresi: 7 Dakika  | Yazdır

Nasyonal Sosyalist ideolojiyi benimseyen Adolf Hitler ve partisi, 1. Dünya Savaşının yıkımı ve beceriksiz, menfaatperest siyasetçilerin hatalı politikalarının sonuçlarından perişan halde olan Alman toplumu için bir kurtuluş ve refah umudu oldu.Alman halkının milli duygularını ve fakirliğini iyi kullanan Hitler kısa zamanda iktidara geldi. Dünyamıza getirdiği inanılmaz yıkım ve hafızalardan silinmeyecek vahşet manzaralarıyla hatırlanan Naziler aynı zamanda etkileri şimdi bile teknoloji ve bilim dünyasında süren olağanüstü teknolojik ve bilimsel gelişmelere imza attılar. Alman disiplinini, ırkçı hırsıyla ateşleyen Hitler, kısa zamanda devrimsel gelişme ve icatlara ön ayak oldu. V3 topu da bu çılgın ve olağanüstü projelerden biri unvanıyla tarihteki yerini alan bir silah olarak bugünkü makalemizin konusudur.

Bu çılgın silah projesini tam olarak anlayabilmek için kısaca savaşların kaderini değiştiren bir silah olarak top üzerinde biraz durmak ufuk açıcı olacaktır.İlk toplar ilkel olarak Avrupa’da kullanılmış etkili olarak kullanımı ise İstanbul’un fethinde Fatih’in Macar asıllı ustaları sayesinde olmuştur.İstanbul’un fethinden sonra topun öneminin farkına varılmış ve geniş çaplı ve efektif kullanımıyla Avrupa’da dere beylik anlayışı son bulmuş ve Orta Çağ kapanmıştır.Geleneksel toplar salt itme gücü mantığına göre fırlatılan yivsiz ve mermi olarak metal veya taş gülleler attığından etki ve menzilleri düşük olmaktaydı. Sanayi İnkılabıyla birlikte gelişen metal endüstrisi ve balistik bilimiyle ilk yivli toplar Birinci Dünya savaşında tarih sahnesine çıkmıştır.Fransızlar tarafından kullanılan ilk uzun menzilli toplar 30 km’den daha fazla bir menzile sahipti fakat geri tepme sorunu ve ağırlıklarından ötürü trenler aracılığıyla nakledilip kullanıldığından pek etkili olamıyorlardı.Bu anlamda da 1915-1918 savaşında en etkili ve başarılı topları Almanlar yapmıştı.Bu bağlamda Almanların Paris’i bombalamak için geliştirdiği Paris Topu yahut diğer adıyla Kayser Wilhelm Topu 130 km.lik bir menzile sahipti.Bu top öylesine bir şaşkınlık ve panik yaratıyordu ki Fransızlar bu topun zeplin benzeri görünmeyen bir araçtan atıldığına inanıyordu. Bu top İkinci Dünya savaşındaki Alman topçu endüstrisine ilham olmaya devam etmiş ve İkinci Dünya Savaşında Almanların ürettiği Dora ve Gustav adlı devasa toplarda bu teknoloji ve maksimum yıkım arayışında kendini göstermiştir.

Top Teknolojisinde En Çılgın İcat: V3 Topu

V3 topu pek yaygın bilinenin aksine bir füze veya güdümlü silah değil, top teknolojisine kazandırılan yeni bir konsepttir. Aslında bir konseptten öte harika silahlar (Wunderwaffe) akımının bir parçası olarak devrimsel bir atılımdır. İkinci dünya Savaşının ilk yıllarında elde ettikleri kolay zaferler Nazilerde bir zafer sarhoşluğu doğurduğundan harika silahlar adını verdikleri süper projeler hep savaşın son yıllarına kalmış ve büyük bir çoğunluğu henüz deneme ve geliştirme merhalesindeyken savaş kaybedilmiş ve bu projeler günümüz teknolojilerine ışık tutmuştur.

V3 topu, top teknolojilerindeki menzil handikapını aşmak ve kıta Avrupa’sından İngiltere’yi doğrudan vurarak ateşkese yanaşmasının sağlamak için dizayn edildi. V serisi silah projesi özel bir değerlendirme ve çalışmayı hak eder. Savaşın artık Almanlar aleyhine dönmesiyle Hitler’in psikolojisi iyice bozulduğundan çok daha çabuk etki alabileceği ve daha güçlü yıkım elde edebileceği silahlar silahlar için silah mühendislerine emir verdi. Kıta Avrupa’sında Amerikalıların da savaşa dahil olmasıyla Avrupa üzerinde hava üstünlüğünü kaybedince Alman şehirleri her gün İngiliz ve müttefik uçaklarınca bombalanır oldu. Bu bombaların doğurduğu büyük katliamlar karşısında Hitler doğrudan sivilleri yani İngiliz şehirlerini hedef alan intikam silahları için gerekli yetkileri verince Almanca ‘ vergeltugswaffe’ yani intikam silahları yapılmaya başlandı. V1 roketi yatay bir platform üzerinden fırlatılan güdümsüz bir silahken, V2 roketi dikey bir şekilde kalkabilen jiroskop ve birtakım önceden ayarlanan sistemlerle mesafe ve düşüş ayarı yapılan daha gelişmiş bir roket sistemiydi. V3 topu ise bunlardan farklı olarak klasik toplardaki menzil yetersizliği handikabını belirli aralıklarla yerleştirilen ek patlayıcı yuvalarıyla ortadan kaldıran çok namlulu bir topçu platformu olarak dizayn edilmiştir.

V3 Kademeli Patlamalı Silah Teknolojisinin Geçmişi

Naziler’in V3 projesi ya da diğer adıyla ‘Londra Tabancası’ aslında çok eskilere dayanan bir çoklu bir çalışmanın eseriydi. Bu teknolojiyi ilk olarak 1857 yılında Amerikalı mucit Leyman ve ortağı Haskel ortaya koydu fakat sadece küçük bir tabanca bazında düşündükleri bu çalışma top teknolojisine uyarlanmaktan uzaktı.Ayrıca tabanca olarak yaptıkları ilk prototipler de Philadelphia’daki Frankfort Arsenal silah fabrikasına yaptıkları başvuru testini geçememişti.Takip eden yıllarda bir Fransız silah tasarımcısı olan Louis-Guillaume Perreaux benzer bir proje üzerinde Perreaux bu teknoloji alanındaki çalışmaları motor teknolojilerinde kullanmayı seçti nitekim kendisi bu teknolojiyle yapılanen iyi motosikletin öncüsü olarak biliniyor. Perreaux bu teknolojinin patentini alan ilk isimdir.1918 yılında Fransız ordusu, Perreaux’nun patentini kullanarak uzun menzilli ve çok odacıklı bir silah tasarlamaya çalıştı,fakat bu girişim yüksek maliyet ve yeterli uzmanlık olmadığı için sadece prototip aşamasında kaldı. Bundan 20 yıl sonra, Alman birlikleri, Haziran 1940’da Fransa işgal ettiğinde Nazi birliklerinin baş mühendislerinden biri olan Ağustos Conders, Fransız silah endüstrisinin tasarım ve patent arşivlerinden bu çalışmaları alarak üzerinde çalışmaya başladı.

V3 top sisteminde sistemin etkili çalıştığı takdirde top mermilerinin 320 km.lik bir menzile erişilmesi planlanıyordu. Magdeburg’ta ilk denemelerde topa yerleştirilen 10 kg.lik toplar 93 km.ye menzile ulaşıyordu. 130 metre uzunluğundaki top namlusunda sağ ve sol tarafta 28 adet ek patlayıcı yuvası bulunmaktaydı. Top ateşlenince her ek patlayıcı yuvasına denk gelince sıcak gazların etkisiyle bu patlayıcılar ateşlenip top mermisi her yuvada daha kuvvetli bir hıza ulaşmaktaydı.Sistem bu özelliği dolayısıyla Almanlar tarafından ‘Mehrkammerkanone’ yani yüksek basınçlı top olarak adlandırılıyordu. Saha denemesi yapılan ilk modeller oldukça iyi netice verince sistemi kurmak için Fransa’ya ilk bataryalar kurulmaya başlandı. Saha mühendislerinin uzun çalışmalarından sonra Beş silahın platformunun kurulması için, Calais yakınlarındaki Mimoyecques’de Londra’dan 165 km uzaklıkta bir sığınakta inşa edilme kararı verildi.Naziler büyük bir gizlilik içinde ve her türlü hava bombardımanından korumak için 5 metre kalınlığında koruyucu beton kubbe ile kaplı ve 30 metre yerin altında sabit bir açıyla inşa edildi. 140 metre uzunluğundaki her top, Londra’da 150 mm / 140 kg ağırlığında mermiler atacak şekilde geliştirildi. V3 toplarından atılan bir merminin 1500 m/s hıza ulaşması planlanıyordu. Bu sığınaklar inşa edilirken yüzlerce köle işçi kullanıldı 1943’te başlayan inşaat , Fransız direnişlerin ve hava araçlarının sağladığı istihbaratlar ile sürekli hava bombardımanı nedeniyle hiçbir zaman tam olarak bitmedi. Müttefikler bu silah tesislerini baş hedef olarak görmüş ve İngiliz mühendisi Barnes Wallis’in geliştirdiği 5400 kg ağırlığındaki “Tallboy bombası” olarak bilinen sığınak delici bombalarla yaptıkları saldırılarda neredeyse tamamen imha edildi. Ancak İngilizlerin tesisin imha olduğundan haberi olmadığı için yapılan bu bombardımanlarda yüzlerce köle işçi hayatını kaybetti. Bu tesisleri tamamen yok etmek için müttefikler adeta tüm teknolojik ve bilimsel yeteneklerini ortaya koymuş bunun sonucunda ilk insansız ve tv güdümlü olarak kontrol edilen uçaklar ve değişik özellikli mühimmatlar üretilmiştir.

Mimoyek’teki V3 tesisi imha edildi fakat Ardenler’e inşa edilen V3 rampalarıyla müttefiklerce Nazilerden alınan Lüksemburg’u ve Antwep’i v3 topuyla bombalamış , bu bombardıman neticesinde atılan 183 roketin 142’si hedefine erişmiş ve toplamda sadece 10 kişinin ölümüne ve 35 kişinin yaralanmasına yol açmıştır. V3 topları, çoklu roket bataryaları olarak ateşlendiği için düştükleri yerde yol açtıkları fiziki etkiden çok çıkardıkları sesin yarattığı korkunç etki nedeniyle nam salmıştı.

V3 silah sistemlerinin yer aldığı Mimoyek’teki tesisler Tallboy adlı yeraltı patlayıcılarının yıkıcı etkileriyle tanınmaz halde olmasına rağmen silah ve tarih meraklılarının uğrak bir gezi yeri durumundadır. Yine Mimoyek’teki savaş müzesinde V3 topunun kalıntılarını görmek mümkündür.

Kaynakça:
documentarytube.com/articles/hitler-s-v3-super-cannon-the-supergun-to-end-wwii
geschichtsspuren.de/artikel/raketenv-waffen/94-v3-stellung-hermeskeil-lampaden.html

Yazar: Erdal Uğur