Yuvaya Gitmek İstemeyen Çocuklar ile Ailelerinin İletişimi

Okuma Süresi: 4 Dakika  | Yazdır

Hem aile hem de çocuklar için önemli bir adım olan anaokulu öncesinde bazı kuralların ve sınırların öğretildiği, bekleme, sabretme gibi davranışları öğrenen, anne ile bağımlılık ilişkisinin yerine bağımsızlık özelliğini kazanan çocuklarda yuvaya başlama konusunda genellikle bir sorun yaşanmayacaktır. Fakat anneye fazlasıyla bağımlı, evde bazı kuralların öğretilememiş olduğu ve sorumluluk verilememiş çocuklar için anne ve babaların oldukça kaygı duyduğu bu çocuklar genelde, yuvayla ilgili daha fazla uyum sorunu yaşayan çocuklardır. Böylesi bir sorunla da karşılaşmamak adına, ne yapmak gerekir sorusunu akıllara getirmektedir.

Öncellikle çocukların becerilerinin gelişmeye başlandığı gözlemlendiği dönemden itibaren kendi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için teşvik edilmesinin yanı sıra onlara yemek, temizlik, uyku gibi kuralların öğretilmeye başlanması gerekmektedir. Nerede ve nasıl davranması gerektiği konusunda iki yaşından itibaren yavaş yavaş bilgilendirilmeye başlanmalı, tutarlı tavırlarınızla, istenen ve istenmeyen davranışların farkını öğrenebilmeli yani beklenildiği gibi istenen bir davranışı karşısında tutarlı bir şekilde her zaman olumlu bir ilgi almasının sağlanması ile çocuk bu davranışı öğrenmeye isteklendirilmiş olunacaktır. Ayrıca çocuğun isteklerinin ise makul ölçülerde karşılanması gerekmekte yani bazı isteklerinin karşılanamayacak olmasını bilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde her isteğinin karşılanmasına alışmış olan çocuk yeni başladığı anaokulunda veya girdiği her ortamda ve her durumda yine isteklerinin karşılanmasını bekleyecek fakat karşılık görememesini anlayamayacağı gibi sonunda hayal kırıklığına uğrayarak anaokuluna gitmeyi de reddedecektir.

Bazı çocuklarda annelerine aşırı bağlılık dışında annelerinden ayrılmakta güçlükler yaşayabilmektedir. Sadece bu nedenle de anaokuluna gitme konusunda aşırı direnç gösterebilmektedirler. Ancak uzmanlara göre üç yaşını doldurmuş çocukların yuvaya gidebilmek için gerekli psikolojik olgunluğa sahip olması beklendiği bilinmektedir. Dolayısıyla çocukların bir yuvaya, anaokuluna karşı gösterdikleri aşırı direnç neticesinde yaşanan aşırıya kaçan korkular, ağlamalar hatta mide bulantısı hissi veya kusmalar gibi aşırı uç sonuçlara neden olabilen davranışlarının yaşanması yani gösterdikleri direnç neticesinde tepkilerinin bu derece aşırı ve yoğun olması çocuklarda başka ciddi sıkıntıların yaşandığının bir göstergesidir.

Böyle bir durumda ancak profesyonel bir yardım alınması koşuluyla çocuklarında ki bu davranışlar karşısında anne ve babaların izleyecekleri tutum ile bu sorunun üstesinden gelinebilmektedir.

Çocuklarının yuvaya gitmeye karşı gösterdikleri aşırı direnç ve tepkilerini gören anne ve babaların tutumu ise çare olarak bazen çocuklarını yuvadan almaktan veya gönderme kararlarını ileri bir zamana ertelemekten yana olabilmektedir. Fakat ailelerin verdiği böyle bir erteleme kararı ise genellikle çözüm olmaktan çok, ilerleyen zamanda çocuklarının ilkokula başladıkları dönemde de benzer bir şekilde belirtiler göstererek tekrar etmesine yol açmaktadır. Dolayısıyla sorunun en kısa sürede çözümlenmesi yani ne kadar erken ele alınırsa o kadar kolay sonuca bağlanması beklenmekte ve çocukların bu durumdan olumsuz etkilenmemesi veya daha az maruz kalması sağlanabilecektir.

Böylesi bir durumda ise anaokulundaki uzmanlar ve beraberinde klinik ortamda çalışan uzman işbirliği ile anne ve babaların eksik bilgilerinin geliştirilmesi veya bu konuda eğitilmesi ile birlikte çocuklarının psikolojik olgunlaşmasının desteklenerek aile ile işbirliğinin sağlanması gerekmekte ve bu şekilde yuvadaki uzmanlar yardımı ile bu sorun çözülebilmektedir.

Bazı durumlarda ise evde küçük bir kardeşin daha olması, anne ile arasında olabilecek sıkıntılar ya da evde olabilen bir huzursuzluk, bu gibi birçok nedenin doğması çocuğun yuvaya gitmek istememesini belirtmesiyle sonuçlanabilmektedir.

Yine böyle bir durumda da yuvadaki uzmanlarla görüşerek onlardan yardım almak mümkündür.

Çocukların anaokuluna yeni başladığı dönemde sık sık yuvayı övmek veya onlara okul ile ilgili fazla soru sormak ya da ne yedikleriyle fazla ilgilenmek, hatta her fırsatta yuvaya gidip bakmak çocukların anaokuluna olan uyumunu bozabilmektedir. Dolayısıyla çocukları sorularla bunaltmaktan ziyade onların kendi kendilerine size anlatacakları bir şey olursa bunu sonuna kadar dinlediğinizi hissettirip onları ne kadar takdir ettiğinizi dile getirip son olarak okula başladıkları için onlarla ne kadar gurur duyduğunuzu belirtmeniz onların içten içe mutluluk duymasını sağlayacaktır.

Tüm bunlarla birlikte çocuklarla ilgili bilgilerin yine özellikle onlar yanınızda değilken yuva yetkilileri ile görüşülmesi ve bu konuda özen gösterilmesi gerekmektedir.

Her şeyin yolunda gittiği, herhangi bir sorunun olmadığı görünürken bile bir gün birden bire çocuklar okula artık gitmek istemediğin belirtebilmektedir.

Böyle bir durumla karşılaşıldığında ise paniğe kapılmadan sorunun ne olduğunu öğrenmeye, sıkıntısının ne olduğunu anlamaya çalışmak gerekmektedir. Çünkü çocukların yuvaya gitmek istememelerinin nedenleri araştırıldığında genellikle yuva ile ilgili bir sorun olmadığı görülmektedir.
Kaynakça:
http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/56/08/974612/icerikler/anaokuluna-baslayan-cocuklara-aileler-nasil-davranmalidir_337115.html

Yazar: Tülay Güneş