Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Akut Miyeloid Lösemi: Nedenleri, Belirtileri, Çeşitleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

0 9

Lökositleri meydana getiren mönosit ve granülosit hücreleri, kemik iliğindeki genç hücrelerin basamak şeklinde olgunlaşması sonucu oluşurlar. Bu olgun hücreler, genç hücrelerin tersine çeşitli mikroplarla mücadele edip bağışıklık sisteminde etkin rol oynarlar.

Akut miyeloid tipi lösemide, bu normal olgunlaşma durumu bozulur, genç hücreler olgunlaşamaz ve kemik iliğiyle kanda birikmeye başlarlar. Mönosit ve nötrofil gibi olgun hücreler oluşmadığından mikroplara karşı vücut mücadele edemez. Miyeloblastların anormal çoğalması durumunda da kemik iliğinde trombosit ve eritrosit yapımı bozulur. Bunun sonucunda da trombosit ve anemi sayısında azalma oluşur.

Akut Miyeloid Löseminin Nedenleri Nelerdir?

Akut miyeloid löseminin kesin nedenleri bilinmemekle beraber genetik ve çevresel faktörlerin etkin rol oynadığı düşünülmektedir. Genlerde meydana gelen değişikliklerin kimileri, lösemi gelişimine neden olan genleri uyarırken, kimileri de lösemi lösemi gelişimine sebep olurlar. Genetik nedenlerin dışında lösemi gelişimine sebep olan çevresel faktörler ise şunlardır:

• Yüksek dozda olan radyasyona maruz kalma,
• Kimyasal maddeler,
• Bazı doğumsal hastalıklar (Fanconi anemisi, down sendromu gibi kalıtsal hastalıklar ve polisitemia vera, miyelodisplastik sendrom gibi edinsel hastalıklar),
• Bazı kemoterapi ilaçları,
• Virüsler akut miyeloid löseminin nedenleri arasındadır.

Akut Miyeloid Löseminin Belirtileri Nelerdir?

Akut miyeloid lösemide pek çok kök hücre monoblast ya da myeloblast adı verilen genç hücrelere dönüşür. Bu hücreler de kanda ve kemik iliğinde birikerek enfeksiyonlarla mücadele edemeyecek konuma gelirler. Bunun sonucunda da sağlıklı diğer hücreler, yeteri kadar üretilemeyip görevlerini yerine getiremezler. Böylelikle vücutta şu tarzda belirtiler meydana gelebilir:

• Ateş,
• Halsizlik ya da çabuk yorulma,
• Solunum sıkıntısı,
• Vücutta kolay kanama ve morarmalar,
• Kilo kaybı ve iştahsızlık,
• Cilt altında noktasal olan kanama odaklarının görülmesi akut miyeloid lösemide görülen belirtilerdir.

Fakat bu tür bulguların başka hastalıklarda da görülebileceği unutulmamalıdır. Bu tür şikayetleri uzun bir süre devam eden hastalar ise mutlaka bir hekime başvurmalıdırlar.

Akut Miyeloid Lösemi Tipleri Nelerdir?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan miyeloid ve AML neoplazilerin sınıflaması şu şekildedir:

• Miyelodisplazi ilişkili değişikliklerle meydana gelen AML,
• Tekrarlayan genetik bozuklukla oluşan AML,
• Tedaviyle meydana gelen miyeloid neoplaziler,
• Miyeloid sarkom,
• Blastik plazmasitoid dendritik hücre neoplazileri,
• Akut bazofilik lösemi,
• Down sendromuyla alakalı miyeloid proliferasyonlar,
• Miyelofibrozlu akut panmiyeloz akut miyeloid lösemi tipleridir.

Akut Miyeloid Lösemide Kullanılan Tanı Yöntemleri Nelerdir?

Akut miyeloid lösemide kullanılan tanı yöntemleri şunlardır:

Fizik muayene ve hastalık öyküsü: Hastanın geçmişte geçirdiği hastalıkları ve uygulanan tedavi yöntemleri sorgulanır, mevcut hastalığı ile ilgili morarmalar, diş etlerinde kararmalar, ciltte noktasal kanamalar gibi olası birtakım bulgular araştırılır.

Biyokimyasal tetkikler ve tam kan sayımı: Hastanın beyaz kan hücreleri, kırmızı kan hücreleri, trombosit sayısı ve hemoglobin miktarı ölçülür. Anemi ve trombosit düşüklüğü bu noktada saptanabilir.

Çevresel kan yayması: Çevresel kan yaymasında kan hücrelerinin türleri, bunların birbirlerine oranları, sayıları, hücrelerin şekillerindeki meydana gelen değişiklikler ve çevre kanına bağlı olarak anormal hücreler ortaya çıkmışsa bu yöntemle tespit edilir. AML’de artış gösteren blastların çevresel kan yaymasında gözlemlenmesi tanıyı daha da kuvvetlendirir.

Kemik iliği biyopsisi ve aspirasyonu: Leğen kemiği bölgesel anestezi ya da genel anesteziyle uyuşturularak iliğin alınacağı bölge iyi bir şekilde temizlenir. Daha sonra özel bir iğne yardımıyla girilerek enjektör ile kemik iliği örneği alınır. Böylece işlem sırasında hasta hiç ağrı duymaz. Fakat bölgesel anestezi uygulanmışsa iliğin çekilmesi sırasında vakuma bağlı olarak hastada çekilme hissi duyulur. Yapılacak olan biyopside de özel biyopsi iğnesi ile girilerek örnek alınır. Kemik iliği biyopsisi ve aspirasyon numuneleri patolog ve hematolog tarafından mikroskop ile incelenir. Bunun yanında kromozom anormalliklerinin saptanması amacıyla da aspirasyon örneğinden pek çok kromozom inceleme testleri istenir. Ancak kesin bir tanı için kesinlikle kemik iliği biyopsisi yapılır.

Kemik iliğinden alınacak olan örneğin yaymasında ya da çevre kanı yaymasında etkili olan blast sayısının % 20’lik bir değerin üzerinde olması da akut lösemi tanısı koydurur.

Akış sitometrisi: Kemik iliği ya da kan örneğinde meydana gelen lösemi hücreleri özel birtakım boyalarla boyanarak yüzeylerinde yer alan belirteçlerden faydalanılarak löseminin tipi ve bu tiplere ait alt tipleri saptanabilir. Çok farklı tedavi yöntemlerinin olması sebebiyle tip tayini oldukça önemlidir. Kardeşi olan ve yüksek riskli olarak belirlenen hastalarda olası ilik naklinde doku uygunluk testleri uygulanır.

Sitogenetik analizler: Kandan ya da kemik iliğinden alınacak olan hücreler mikroskopla incelenerek kromozom değişiklikleri saptanabilir. Ancak bazı durumlarda da moleküler sitogenetik testlerden faydalanılabilir. Floresan maddeleri kullanılarak yapılan bu testlerde genetik yapılardaki hasarlar tespit edilir. Böylece yüksek, düşük ya da orta riskli hastalar kolay bir şekilde belirlenerek tedavi seçimi çok daha kolay yapılır.

Akut Miyeloid Lösemi Tedavisi Nasıl Yapılır?

Bütün AML hastaları, teşhis konulduktan itibaren tedavi altına alınmalıdır. Uygulanacak olan tedavinin temel hedefi ise remisyon elde etmektir. Remisyon da lösemik blastların kemik ve kan iliğinde kaybolarak kemik iliğinin kendi normal yapısını kazanması demektir. Remisyonda olan bir hastanın belirgin bir şekilde olan yakınması kalmaz hatta kan sayımları da normal bulunur. Bunun için de hastalarda yoğun bir kemoterapi uygulaması yapılır.

AML’de uygulanan tedavi bu nedenle remisyon indüksiyonu ve konsolidasyon tedavisidir. Bu tedavi yöntemlerinden ise şu şekilde bahsedebiliriz:

Remisyon indüksiyon tedavisi : Bu tedavi yönteminde kemoterapi kullanılarak vücuttaki lösemi hücreleri öldürülür. Tedavi esnasında birçok insan hastanede kalır, çünkü uygulanacak olan kemoterapi ayrıca sağlıklı olan hücreleri de öldürerek anormal kanama ve enfeksiyon riskini arttırır.

APL adı verilen ve nadir görülen AML’de, all-trans retinoik asit ya da arsenik trioksit gibi anti kanser ilaçları da lösemi hücrelerinde meydana gelen spesifik mutasyonları hedeflemek amacıyla kullanılabilir. Kullanılan bu ilaçlar da lösemi hücrelerini öldürerek sağlıksız olan hücrelerin bölünmesini engeller.

Konsolidasyon tedavisi: Bu tedavi yöntemi, AML’yi remisyonda tutmak ve AML’nin nüksetmesini önlemek adına çok önemlidir. Çünkü konsolidasyon tedavisinin temel amacı, arta kalan lösemi hücrelerini tamamıyla yok etmektir. Bu bakımdan konsolidasyon tedavisi için de kök hücre nakli gerekebilir. Çünkü kök hücreler, vücudun sağlıklı ve yeni kemik iliği hücreleri meydana getirmesine yardımcı olmak amacıyla kullanılır.

Kök hücreler, donörden gelebilir. Daha önceki dönemlerde remisyona giren bir lösemi hastalığı varsa da doktor, otolog kök hücre nakli için vücuttaki kök hücrelerinden kimilerini çıkarıp depolamış olabilir.

Donörden kök hücre almak, vücuttaki kök hücrelerden meydana gelen bir nakil almaktan çok daha fazla bir risk taşır. Bununla beraber, vücuttaki kök hücrelerin naklinde alınan numunede birtakım eski lösemi hücreleri de olabileceğinden, nüksetme riski çok daha yüksektir.

Kaynakça:
http://www.thd.org.tr/THD_Halk/?sayfa=akut_miyeloid

Yazar: Sevinç Urgenç

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.