Ali Şir Nevai Kimdir?

Uygur Türk’ü olan Nizâmüddîn Ali Şir Nevâî, 9 Şubat 1441 tarihinde Herat’ta doğmuş, 1501 yılında vefat etmiştir. Ali Şir Nevai’nin babası olan Gıyâsüddîn Kiçkine Bahadır, dönemin devlet adamlarından biridir, annesi de bir beyin kızıdır. Ali Şir, küçüklükten itibaren Mîrzâ Baykara’nın torunu, Emîr Gıyâsüddîn Mansûr’un oğlu Hüseyin Baykara ile büyümüş ve eğitim hayatına onunla başlamıştır. Hüseyin Baykara devletin başına geçince 1472 yılında Nevâî, “Emîr” yani “Dîvân beyi” unvanını almış, ardından vezir olmuştur. Devlet işlerinden sıkılan Nevai, bir süre sonra istifa etmiştir. 1476 yılında büyük saygı ve takdir beslediği devrin önde gelen isimlerinden biri olan Molla Câmî’nin yönlendirmesi ile Nakşibendî tarikatına dahil olmuştur. Farsçanın resmî dil olduğu, Fars edebiyatının Molla Câmî ile zirveye vardığı ve aydın tabakanın Farsça yazmayı meziyet saydığı bir dönemde Ali Şir Nevai, Türkçenin birçok yönden Farsçadan daha üstün bir dil olduğunu belirtmiştir. Orta Asya Türk kültür ve sanat hayatının gelişmesinde büyük katkılara sahip olan Nevâî, Türkçe sevgisine ve Türkçenin ifade kudreti bakımından üstün olduğu inancına sahiptir. Türkçeyi çok iyi kullanan Nevai, Farsça metinler de yazmıştır. Türkçe yazdığı şiirlerde “Nevai”, Farsça yazdığı şiirlerde ise “Fani” mahlasını kullanmıştır.
“Nevâî dili” olarak isimlendirilen Çağatay Türkçesi, ile aşağıdaki eserlerini kaleme almıştır:
Divanları (Hazâ’inü’l-Me‘ânî): Ali Şir Nevâî, Münşe’ât’ında 4 Türkçe divanını tertip etmeden önce 1469-1486 yılları arasında Bedâyi‘ü’l-Bidâye ve Nevâdirü’n-Nihâye adını verdiği iki divan düzenlediğini belirtmiştir. Nevâdirü’n-Nihâye’den sonra düzenlediği divanının adı Hazâ’inü’l-Me‘ânî’dir. Hazâ’inü’l-Me‘ânî şairin çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılık dönemlerinde yazdığı şiirlerden oluşmaktadır. Bu dört yaş dönemi Garâ’ibü’s-Sıgâr, Nevâdirü’ş-Şebâb, Bedâyi’ü’l-Vasat ve Fevâ’idü’l-Kiber adıyla kaleme alınmıştır. Bunların dışında Farsça Divan’ı da bulunmaktadır.
• Hayretü’l-Ebrâr; Ferhâd u Şîrîn, Leylî vü Mecnûn, Seb’a-i Seyyâre, Sedd-i İskenderî hamsesini meydana getiren mesnevilerin isimleridir.
• Şairler tezkiresi olan Mecâlisü’n-Nefâis, mensurdur. Nesâyimü’l-Mahabbe min Şemâyimi’l-Fütüvve isimli eseri de bir tür velîler tezkiresidir.
• Risâle-i Mu‘ammâ, Mîzânü’l-Evzân ve Muhakemetü’l-Lugateyn adlı eserleri dil ve edebiyat konularında bilgi verir.
• Münâcât, Çihil Hadîs, Nazmü’l-Cevâhir, Lisânü’t-Tayr, Sîrâcü’l-Müslimîn, ve Mahbûbu’l-Kulûb din konulu eserleridir.
• Târîh-i Enbiyâ vü Hükemâ, Târîh-i Mülûk-ı ‘Acem ve Zübdetü’t- Tevârîh adlı eserlerinin konusu tarihtir. Bunların dışında, Hâlât-ı Seyyid-i Hassan-ı Erdşîr, Hamsetü’l-Mütehayyirîn ve Hâlât-ı Pehlevân Muhammed isimli biyografik eserleri de vardır. Vakfiyye ve Münşe’at ise belge niteliğine sahiptir.
* Muhakemetü’l Lugateyn adlı eserinde Türkçenin Farsçadan üstün bir dil olduğunu savunmuştur.

Kaynakça:
Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Mine Mengi, Akçağ Yayınları

Yazar: Korhan Altunyay

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :