Kanser, kontrolsüz hücre büyümesi ve oluşan anormal hücrelerin yayılması ile ayırt edilen, yaşamsal önemi olan biyolojik sistemleri etkileyebilecek bir hastalık grubudur. Gıdalarda bulunan bazı biyoaktif bileşiklerin güçlü epigenetik (kanser düzeltme) bir faydası olduğu bilinmektedir. Vücudun kanserle mücadele etmesi için çeşitli besin maddelerinden yararlanılabilir ancak sürdürülen beslenme şekli sağlıklı değilse boşluklar besin takviyeleri ile doldurabilir. Besin takviyeleri söz konusu olduğunda çok fazla seçenek vardır.

Besin takviyeleri yiyebileceğiniz veya içebileceğiniz her türlü vitamin, mineral, şifalı otlar, bitkiler ve amino asitlerdir. Takviyeler aşağıda belirtildiği gibi çeşitli formlarda bulunabilir.
*haplar
*tozlar
*tabletler
*kapsüller
*sıvılar
İnsanlar farklı nedenlerle takviye alır. Diyet takviyelerinin ana işlevi mevcut bir diyeti desteklemektir. Vitaminler ve mineral tabletleri sağlıklı ve besleyici bir diyetin yerini alamaz. Çok yönlü bir diyete ek olarak doğru takviyeleri almak sağlığa bir dizi ek yarar sağlar. Örneğin takviyeler diyetteki besin boşluklarını doldurabilir ve kanser de dâhil olmak üzere bazı hastalıkların tedavisi ve önlenmesi konularında yardımcı olabilir.

Kanser Önleyici Takviyeler

Herhangi bir kanser türü söz konusu olduğunda hiçbir besin takviyesinin kanseri tamamen tedavi edemediğini, iyileştiremediğini veya önleyemediğini bilmek önemlidir. Bununla birlikte potansiyel olarak kanseri önlemeye ya da kanseri iyileştirmeye yardımcı olabilecek bazı takviyeler vardır.
Pek çok vitamin ve mineral genel sağlığa fayda sağlayabilse de sağlığa ek bir fayda sağlayamayan çok sayıda vitamin takviyesi pazarı da bulunmaktadır. Bazı takviyeler kanser tedavilerini olumsuz yönde etkileme potansiyeline sahiptir. Diyetini kanser önleyici vitaminler ile takviye etmeyi düşünenler önce daima doktorlarıyla konuşmalıdır.

Kanser İçin En İyi 8 Besin Takviyesi

1. Öğütülmüş Keten Tohumu
Çoğu insan diyetlerindeki omega–3 miktarını artırmak için balık yağı takviyesi kullanır. Ancak balık yağının muhtemelen kemoterapinin etkisini azalttığı fareler üzerinde yapılan bir çalışmada gösterilmiştir. Bu nedenle öğütülmüş keten tohumu değerli bir alternatiftir. Takviye yaparken keten tohumu yağından uzak durmaya çalışılmalıdır çünkü öğütülmüş keten tohumunda bulunan besinlerinden yoksundur. Öğütülmüş keten tohumu çevrim içi olarak satın alınabilir veya aktarlarda, birçok büyük market zincirinde bulunabilir. Yiyeceklere biraz öğütülmüş keten tohumu serpilebilir.

2. Sarımsak
Gerçekten harika bir besindir. İçerdiği allisin gibi aktif maddeler kanserin yayılmasını durduruyor gibi görünmektedir. Sarımsak ayrıca mikropları ve mayaları da öldürür ve bir anti-enflamatuardır. Çeşitli aktif bileşenlere sahiptir. Kanser hücrelerine saldıran selenyum, triptofan ve kükürt bazlı aktif maddeler içerir. Sarımsak vücuda ekstra koruma sağlamak için mükemmel bir seçimdir. Korumasından yararlanabilmek için günde bir diş veya 300 ila 1.000 miligram (mg) sarımsak özütü yemek yeterli olacaktır.
Koruyucu etkiler şunlardır:
*antibakteriyel özellik
*kansere neden olan maddelerin aktivasyonunu engelleme ve durdurma
*gelişmiş DNA onarımı
*kanser hücrelerinin yayılmasını azaltma

3. Zencefil
Zencefil kan şekeri düzeylerini düşürür ve içeriğindeki gingeroller prostat, meme, lösemi ve diğer kanser hücrelerine karşı etkilidir. Anti-inflamatuar ve mide bulantısını engelleme özelliklerinden dolayı kansere karşı mücadelede önerilmektedir. Diyete zencefil eklemek söz konusu olduğunda zencefil takviyeleri çok konsantre olabildiği için önerilmez. Bunun yerine taze zencefil kökü dilimlenip çaya ya da herhangi bir yemeğe eklenebilir, meyve sularına 4 veya 5 gr zencefil rendelenebilir. Aynı zamanda yararlı vitamin ve minerallerle doludur ve anti-parazitiktir. Kan incelticiler ile etkileşime girebileceği ve bazı insanların kan şekeri düzeylerini etkileyebileceği için aşırı miktarda zencefilden kaçınmak gerekir.

4. Yeşil Çay

Yeşil çay mükemmel bir antioksidandır. Çalışmalar yeşil çayın bazı kanser türlerinin metastazını engelleme özelliği olduğunu göstermektedir. Yeşil çay ayrıca anti-inflamatuar özelliklere sahip polifenoller adı verilen kimyasalları da içerir. Kanserle mücadele aşamasında olanlar faydalanmak için günde 3 bardak yeşil çay içmeyi düşünmelidir. Ama yudumlamak için başka nedenler vardır, mesela anksiyete ve kalp krizi riskini düşürür. Yeşil çay hapları da mevcuttur ancak fazla konsantre olabilir.

5. Selenyum
Dünyanın toprağındaki selenyum seviyeleri yüksek olan birçok bölgesinde, akciğer, meme, kolon, yumurtalık, servikal, mesane, pankreas ve özofagus kanserleri de dâhil olmak üzere kanserden ölümler önemli ölçüde azdır. Selenyum minerali bağışıklık sistemini destekler, serbest radikalleri vücuttan uzaklaştırır ve kansere karşı potansiyel bir savunma oluşturur. Serbest radikaller hücrelere saldıran kararsız moleküllerdir ve uzaklaştırılmadıkları takdirde sonunda kansere yol açabilir. Vücudun bu minerale az miktarda ihtiyaç duyması nedeniyle selenyum içeren beslenme takviyeleri almak yerine meyve ve sebze ağırlıklı sağlıklı bir beslenme önerilir. Çok fazla selenyum toksik olabilir ancak 300 mikrogram (mcg) kadar olan dozların aşağıdaki kanserler de dâhil olmak üzere başka kanser türlerini azalttığı gösterilmiştir.
*yemek borusu
*kolon
*akciğer
*karaciğer
Önerilen günlük selenyum miktarı 55 mcg’dir. Günlük doz takviyeler yoluyla veya kepekli tahıllar, tohumlar, kümes hayvanları, et, deniz ürünleri ve Brezilya fıstığı gibi gıdalarla alınabilir.

6. Zerdeçal
Hint baharatı zerdeçal kanserle mücadele konusunda son derece yararlıdır. Çalışmalar zerdeçaldaki curcumin (kurkumin) adlı bir kimyasal maddenin kanser hücrelerini öldürebildiğini ve tümör büyümesini yavaşlatabildiğini göstermektedir. Kurkuminin kanser için etkili olduğunu gösteren 1000’den fazla çalışma vardır. 2013 yılında curcumin ve kemoterapinin kombine tedavisinin tek başına kemoterapiye göre bağırsak kanseri hücreleri üzerinde daha iyi bir etki gösterdiği keşfedilmiştir. Ancak her gün köri ya da zerdeçal ile yapılan herhangi bir yiyecek yemeyenler muhtemelen kanser koruması için yeterince kurkumin almıyordur. Herkesin bir besin takviyesi almasına gerek yoktur. Muhtemelen sadece güçlü bir aile öyküsü olanlar almalıdır.
Kurkumin aşağıdaki durumlar için yararlıdır:
*kanser hücrelerinin çoğalmasını engelleme
*kolon, meme, prostat ve melanom kanseri hücrelerini öldürme
*tümör büyümesini yavaşlatma
Yemeklere biraz zerdeçal eklenebilir veya bu güçlü maddenin avantajlarını yaşamak için kurkumin içeren bir takviye alınabilir.

7. D Vitamini
D vitamini vücudun güçlü kemikler ve dişler yapabilmesi için kalsiyumu ve fosforu emer ve bağışıklık, kas, sinir sistemlerinin düzgün çalışmasına yardımcı olur. Bazı araştırmalar meme kanseri gibi bazı kanser türlerinin vücuttaki D vitamini seviyesi düşük olduğunda ortaya çıkma riskinin yüksek olabileceğini göstermektedir. Ayrıca bilimsel çalışmalarla, başkalarına göre daha yüksek D vitamini seviyelerine sahip kişilerde meme, yumurtalık, böbrek, kolon, pankreas, prostat ve diğer kanser oranlarının önemli ölçüde daha düşük olduğunu bulunmuştur.
D vitamininin yüzde 90’ından fazlası güneş ışığı aracılığı ile vücutta yapılır. İlkbahar ve yaz aylarında hatta ve sonbaharda güneşli günlerde saat 10.00–15.00 arasında cilt hafifçe kızaracak kadar güneşlenmek yeterlidir. Böylece yaklaşık 10.000 ila 15.000 IU civarında D vitamin alınmış olur. Ülkemizde Mayıs ile Kasım ayları arası güneşten D vitamini üretimi rahatlıkla gerçekleşebilir. Ancak insanlar cilt kanseri korkusu nedeniyle güneşten kaçınmaktadır. Gebelikte ve yaşlılıkta D vitamini ihtiyacı artabilir. Kolesterol düşürücü ilaçlar, epilepsiyle ilgili ilaçlar ve antiasit kullanımında karaciğerde D vitamininin etkinleşmesi azalabilir. İhtiyaçların arttığı durumlarda en iyi çare D vitamini içeren takviyeler almaktır. Herkesin günde 1000 ila 2,000 IU D vitamini alması önerilir; bu da iyi bir multivitamin içinde bulunabilir.
D vitamini güneş ışığı yoluyla sentezlenebildiği gibi aşağıdaki besinlerden de alınabilir.
*yağlı balıklar
*yumurta sarısı
*takviye edilmiş süt

8. E Vitamini
E vitamini kepekli tahıllar, tohumlar, fındık ve bitkisel yağlar gibi gıdalarda bulunan, kanserle mücadele eden mükemmel bir besindir. E vitamini yağda çözünür ve hücrelere zarar veren serbest radikalleri uzaklaştıran güçlü antioksidan görevi yapar. Bu vitaminin günlük olarak yeterli miktarda diyet veya takviyelerle alınması önemlidir.
E vitamini için önerilen günlük doz 8–10 mg’dır. Ayrıca E vitamini eksiğini tamamlamak için diyete aşağıdaki besinler eklenebilir:
Badem
Avokado
Brokoli
Fasulye
Mango
Ispanak
Zeytinyağı

Kanseri önlemenin en iyi yolu bol miktarda meyve ve sebze ile beslenmek ve egzersiz yaparak sağlığı korumaktır. Burada sözü edilen takviyeler öneridir.
Kanser hastası olanlar, kanseri yenmiş olanlar ya da sadece sağlığı için endişe duymakta olanlar kendisine en uygun tedavi ve takviyeyi belirlemek için doktoruyla konuşmalıdır.

Kaynakça:
https://www.healthline.com
https://www.everydayhealth.com
https://www.canceractive.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here