Adler’in 1907 yılında yazmış olduğu “Organların Aşağılığı ve Onun Psişik Yoldan Telafisi Üzerine Bir Çatışma” adlı makale “aşağılık kompleksi” kavramın çıkış noktasıdır. Bu makalede kişinin herhangi bir organlarının veya duyularının eksikliği ya da yetersizliği ile nasıl başa çıktığından bu durumu telafi etmek için ne tür yollara başvurduğundan bahsedilir. Fakat Adler sonrasında bu görüşünü daha da genişleterek biyolojik ve sosyolojik yapı olmak üzere aşağılık kompleksinin iki noktasına dikkat çekmiş; telafi ve başa çıkma savunmalarının üzerinde çok durmamıştır.
Biyolojik bağlamda aşağılık kompleksi kişi, bir organ ya da duyu bozukluğu durumunda bir diğer organını ya da duyusunu normalden fazla kullanarak, çalıştırarak diğerinin eksikliğini telafi etmeye çalışır. Yani başka bir yön daha çok çalıştırılıp geliştirilerek ödünleme sağlanmış olur. Örneğin, gözleri görmeyen birinin kulakları aşırı hassas ve duyarlı olur. Bazı durumlarda ödünleme psikoza dönüşebilir. İçinde bulunduğu toplumdan rahatsız olmak ve bundan kaçınmak isteyen birey bir süre sonra sağır olabilir, fakat bu organik değil, tamamen psikolojik bir sağırlıktır; hatta bir tür savunma mekanizmasıdır. Sosyolojik yapıda aşağılık kompleksine baktığımızda, toplumda farklı şekillerde karşımıza çıktığını rahatlıkla görebiliriz. Toplumsal cinsiyet bağlamında en belirgin örneği ise ataerkil ve erkek çocukların önemli olduğu toplumlarda kız çocuklarının kendilerini değersiz hissetmeleridir.
Adler daha sonra aşağılık kompleksinden, aşağılık duygusu dışında bir anlam çıkartmamak gerektiğini belirtmiştir. Böylece aşağılık kompleksi, biyolojik ve sosyolojik anlamlarının yanı sıra psikolojik bir boyut da kazanmıştır. Adler, aşağılık kompleksinden bahsederken aşırı çekememezlik ve haset gibi olumsuz duyguları vurgulamıştır. Birey kendisini her zaman eksik ve yetersiz görür, bu da onu kendini ispatlama çabasına iter. Diğer bir deyişle, yeterli özgüvene sahip değildirler. Adler bu kişilerin çok hırslı olabileceğini fakat amaçlarının sadece kendilerini ispatlamak olması nedeniyle başarılarını topluma yarar sağlamayacak şekilde olduğunu belirtmiştir.
Adler’e göre her insan bir aşağılık ve yetersizlik duygusu ile doğar, hatta kişinin zamanla belli bir hedefe ve amaca yönelebilmesi ve bir üstünlük kurup başarı elde edebilmesi için bu duyguya ihtiyacı vardır. Çünkü aşağılık kompleksi bireyin yaşamında bir itici güç olabilir, dolayısıyla her bireyde bir parça aşağılık kompleksi bulunabilir. Çünkü bu bir psikolojik rahatsızlık değil, “durum”dur. Şayet bu durum insanın hayatını, ilişkilerini olumsuz etkileyecek düzeyde değilse sorun teşkil etmez. Birey hayatında yaşadığı birtakım başarısızlıkları ve eksiklikleri hayatındaki her alana genelliyor, sürekli kendisi ile ilgili olumsuz cümleler kuruyor, başkalarının gözünde nasıl göründüğünü fazla önemsiyor ve kendine dair olumsuz algıları yaygın ise aşağılık kompleksi kritik hale gelmiş ve tedavi edilmesi gerekiyor demektir.
Aşağılık kompleksi, çocukluk dönemindeki yaşanmışlıkların bir sonucudur. Şayet o dönemlerde çocuk ebeveynleri ile sağlıklı iletişim kuramamış, duygularına düşüncelerine önem verilmemiş ve bir de üstüne şiddet görmüş ise yetişkinlikte aşağılık kompleksi yaşaması muhtemeldir. Bunlara ek olarak, akran zorbalığına maruz kalmış ve okul ortamında da benzer sorunlar yaşamışsa yine zamanla aşağılık kompleksine dönüşecek olan ciddi bir özgüven eksikliği yaşayacaktır.
Aşağılık kompleksi tedavi edilebilen bir durumdur. Şayet beraberinde bir psikolojik rahatsızlık mevcut ise profesyonel destek almak daha doğrudur. Fakat birey sadece aşağılık kompleksi yaşıyorsa, ilgili ve yetenekli olduğu alanları keşfedip bunlarla ilgilenerek özgüveninin gelişmesini ve kendisi ile ilgili olumsuz algılarının kırılmasını sağlayabilir. Başarılı ve mutlu olduğu anılara ve deneyimlere odaklanmak ve onları zihinde öne çıkaracak şeyler yapmak aynı şekilde kişinin kendisine dair olumlu algılar geliştirmesini sağlayabilir.

Kaynakça:
Alfred Adler- Modern Psikoloji
Alfred Adler, Colin Brett -Understanding Life: An Introduction to the
Psychology of Alfred Adler

Yazar: Nida Altan

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here