Yıllar geçtikçe birçok kadın, 20’li ve 30’lu yaşlarındaki sağlık ve enerjilerinin 40’lı ve 50’li yaşlarda aynı kalmadığını görmektedir. Kadınlar 50 yaşlarına geldiklerinde (menopoz için ortalama başlangıç yaşı) hormonal, kardiyovasküler ve kas değişiklikleri gibi sorunları telafi etmek zorunda kalmaktadır. Yaşlanan kadınlarda metabolizma hızının düşmesine bağlı olarak kilo alımı, kas kütlesindeki azalmalar, aşırı yağ birikimi yaygındır. Hormonal değişmeler bir dizi belirtiye neden olur ve kalp hastalığı ve felç için toplam risk artmaktadır. Bazı besin maddelerinin emilimi mide asidi kaybı nedeniyle azalmaktadır. Açıkçası bir kadının 50 yaşındaki diyeti önceki yıllardakinden farklı olmalıdır. 50 yaş ve üstü kadınların diyetlerinde değişiklik yapmasının amacı kiloyu

korumak, kalp sağlığına uygun gıdaları tüketmek ve hepsinden önemlisi güçlü kalmaktır.

Bu yaşları muhteşem bir şekilde yaşamak isteyen kadınlar aşağıdaki 5 ipucunu dikkate almalıdır.

1.Günlük Diyete B12 Vitamini Eklemek

B12 vitamini (kobalamin) sinir ve kan hücrelerinin sağlıklı olmasını destekler ve DNA sentezi için de gereklidir. B12 vitamini öncelikle balık ve ette bulunur. Yaşlandıkça mide asidi azalır, B12 vitamini gibi bazı besinlerin emilmesi zorlaşır. Daha yaşlı yetişkinler B12 vitamini eksikliği bakımından daha büyük risk altındadır, ancak vitaminler diyete hap gibi bir formda eklenebilir. Böylece vitamin eksikliği ve semptomları önlenebilir.

2.Tuzu Azaltmak

Damarlar yaşlandıkça daha az elastik hale geldiğinden hipertansiyon (yüksek tansiyon) gelişme ihtimali vardır. Yüksek tansiyon felç, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı ve erken ölüm riskini artırır. Diyetlerdeki tuzun yaklaşık yüzde 72’si işlenmiş gıdalardan gelmektedir. İşlenmiş gıda tüketimi (cips, donmuş yemekleri, konserve, çorba vb.) önemli ölçüde azaltmalı ve günde yaklaşık 1 çay kaşığı olan 5 gram veya daha az sodyum alınması hedeflenmelidir. Değişiklik yapmaya evde yemek yaparken tuz yerine lezzetli otlar eklemekle başlanabilir. Pek çok bitki aynı zamanda anti-kanserojen özellik taşır. Örneğin kekik ve biberiye antioksidanlar bakımından yüksektir. Posalı besinlerin tüketimi de önemlidir, çünkü lifler ya da posalar daha uzun süre tok kalınmasını sağlar. Bu da gün boyunca daha az yemek anlamına gelmekte ve kilonun korunması kolaylaşmaktadır.

3.Multivitaminlerde Demir Olup Olmadığını Kontrol Etmek

Bir kadın ortalama olarak 50-52 yaşlarında menopoza girer. Menopozdan sonra demir ihtiyacı günde yaklaşık 8 mg demire düşer. Vücut demirsiz yaşayamazken fazlası da tehlikeli olabilir. Vücudun demir atmak için doğal bir yolu olmadığı için fazla olduğunda demir toksisitesi oluşabilir. Demir fazlalığı (hemokromatoz) karaciğer, kalp, pankreas ve kas hasarına, hatta kişinin ölümüne neden olabilir. Menopoz sonrası kadınlar sadece bir doktor tarafından reçete edildiğinde demir takviyesi almalıdır. Bir kadın multivitamin takviyesi alıyorsa ve içeriğinde demir varsa değiştirmelidir.

4.Yeterince Kalsiyum ve D Vitamini Almak

Hormonal değişimler ve gastrit gibi mide rahatsızlıkları nedeniyle kalsiyum ve D vitamini emilimi azalmaktadır. Ayrıca kanıtlar menopoz sonrası kadınların östrojen eksikliği nedeniyle osteoporoz riskinde artış olduğunu göstermektedir. Bu faktörler nedeniyle 50 yaş üstü kadınlar osteoporoz ve kemik kırığı bakımından risk altındadır. 30 yaşından önce yeterli kalsiyum tüketmek idealdir ancak beslenmedeki zengin kalsiyum kaynaklarını artırmak için asla geç değildir. Sardalye, ıspanak, brokoli, lahana ve az yağlı veya yağsız süt ve yoğurt lezzetli kalsiyum kaynaklarıdır. Belli aralıklarla kandaki D vitamini seviyesi ölçülmeli ve gerektiğinde ilave destek sağlamalıdır.

5.Akdeniz Tipi Beslenin

Yaşlanmayla birlikte kan damarlarının elastikiyeti azalır. Bu, menopozdaki kadınları kalp hastalığı açısından riske atar. Akdeniz tipi beslenme riski azaltmaya yardımcı olur. Araştırmacılar dünya üzerindeki yaşı 100’ün üzerinde olan insanların fazla sayıda olduğu popülasyonlara baktığında bu bireylerin yaşamlarında ortak bir nokta olduğunu fark etmiştir. En yaygın ortak noktaları Akdeniz diyeti yapmalarıdır. Yine birçok araştırma bol miktarda meyve, sebze, kepekli tahıllar, ılımlı şarap tüketimi ve zeytinyağı içeren geleneksel Akdeniz diyetinin ilkelerine bağlı bir beslenmenin daha uzun sağkalım ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Bu tür diyet büyük kronik hastalıklara karşı da koruyucu güçtedir. Ayrıca Akdeniz diyeti kanser ve kalp hastalığı risklerinin düşük olması ile ilişkilidir.

Emeklilik döneminde Akdeniz seyahatine çıkmak büyük bir stres giderici olabilir ama Akdeniz diyetine geçmek daha iyi bir fikir olabilir.

Kaynakça:
https://health.clevelandclinic.org
https://sagligabiradim.com
https://www.cevapsepeti.com

Yazar: Müşerref Özdaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here