Cam, alkali ve toprak alkali metal oksitleri ile diğer bazı metal oksitlerin çözülmesinden oluşur. Camlar birleşiminde periyodik tablodaki bir çok elementi bulundurmaktadır. Bu nedenle kimyasal birleşimleri bakımından oldukça çeşitlilik gösterirler. Çeşitliliğin bir sonucu olarak; camın rengi, ışığı kırma, sertlik gibi özellikleri değişir ve bu durum farklı amaçlar için uygun özellikle camlar üretilmesine olanak sağlar. İşte karşınızda cam çeşitleri ve kullanım alanları hakkında bilgiler.

1. Sodakalsik Camı: İlk keşfedilen cam türü olan sodakalsik camı, dünyada üretilen camların %90’ını oluşturmaktadır. Yapısında %5 oranında CaO bulunmaktadır. Maliyetinin ucuz olmasının nedeni, kolayca yumuşatılabilir olmasıdır. Bu nedenle, bir çok alanda tercih edilen bir malzemedir. En önemli kullanım alanı, pencerelerdir. Romalılar’dan beri kullanılan sodakalsik camı, renksiz türüyle görünür ışığı çok iyi geçirdiği için yaygın olarak kullanılır. Sodakalsik cam, normal elektrik ampülleri ile fluoresan ampüllerin üretiminde de sıklıkla kullanılmaktadır.

Sodakalsik camların olumsuz özelliği, yüksek ısıl genleşme özelliğinden dolayı, sıcaklık değişimlerine karşı dirençsiz olmasıdır. Yani ısıtıldıklarında camın hacmi çok fazla artarak, kırılabilmektedir.

2. Kurşun Camı (Kristal Cam): Sodakalsik camında bulunan kireç (CaO) yerine PbO kullanılarak kurşun camı elde edilir. Kirece göre PbO, camın yumuşama sıcaklığını daha fazla düşürdüğünden, kurşun camlarının işlenebilme özelliği fazladır. Bu nedenle, camın içerisinde %24 oranında PbO bulunduran camlar, kristal cam olarak adlandırılır.

Camlarda PbO kullanımının bir diğer özelliği de, zararlı ışınları yansıtabilmesidir. Bu nedenle bileşiminde %65 oranında PbO bulunduran camlar, radyasyon perdeleme camları; %80 ve üstü oranında PbO bulunduran camlar, gama ve x ışınlarından korunma camları olarak adlandırılmaktadır.

3. Borosilikat Camı: Ağ örgülü bir yapı oluşturma özelliğine sahip SiO2 ile, bor oksitlerinin bir arada kullanıldığı camlara borosilikat camı denilmektedir. Borosilikat camlar yüksek yumuşama noktasına sahip olduğundan sıcaklık değişimlerine karşı dayanıklıdır. Bu nedenle ısıl cam olarak da bilinirler.

Ana bileşen olarak kullanılan bor oksitlerinin özelliği, asidik, bazik çözeltilere ve organik maddelere karşı dayanıklıklarının yüksek olmasıdır. Bu nedenle, laboratuvarlarda kullanılan termometre, beherglas gibi cam malzemeler borosilikat camlardan yapılmaktadır.

4. Alüminosilikat Cam: Bileşiminde %20’den fazla alümin bulunmasının yanı sıra, az miktarda bor, bir miktar kireç ve mayezi ile çok az miktarda alkali bulunmaktadır.. İçerisinde bulunan alkali miktarı az olduğundan dolayı eritilmesi ve işlenmesi zordur. Yumuşama noktasının yüksek olması sebebiyle, yanma tüpleri ve alevle temas eden her türlü parçanın yapımında kullanılır.
5. Silis Camı: Bu cam çeşidi %96 oranında silis içermektedir. Presleme ve üfleme yöntemleriyle şekillendirilen bu camların dilatasyon katsayısı düşüktür. Silis camı, çok saydam olması sebebiyle, UV ışınları geçirgenliği oldukça fazladır. Bu nedenle, UV lambaları ile mikrop öldürücü lambaların yapımında kullanılır. Isıl şoklara karşı dayanıklılığı en yüksek olan cam çeşididir. Maliyetleri çok yüksek olduğundan günlük hayatta pek fazla kullanım alanına sahip değildir.

Yazar: Dilara Yeten

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here