Dil, Beynimizi ve Hayatımızı Nasıl Değiştirir?

Dil ve iletişim, yiyecek ve su kadar hayatidir. Bilgi alış verişi, ilişki kurmak ve sanat üretmek için iletişim kurarız. Doğduktan sonra öğrendiğimiz tek bir dil vardır ve bu dil bizim anadilimiz olur. Gelişirken bir ya da daha fazla ek dil seçebiliriz. Bu da farklı kültürleri ve tecrübeleri öğrenmemizi sağlar.

Dil; kimlik bilinci, hitabet ve sanat ile ilişkili karmaşık bir konudur. Atalarımız konuşma dilini ne zaman geliştirmişlerdir? Beynimizin dil merkezi nedir? Multilingualizm (birden fazla dil konuşmak) beyni nasıl etkiler?

İnsan Dilini Özel Yapan Nedir?

Bir iletişim aracı olarak konuşma dili ilk ne zaman ortaya çıkmıştır ve diğer hayvanların iletişim kurma yolundan nasıl farklıdır?

Diğer hayvanların iletişim için kendi kodları varken (örneğin; tehlike varlığında, çiftleşmek istediklerinde ve yiyecek varlığında yaptıkları hareketler gibi), bu tür iletişim, tekrarlayan enstrümental hareketlerden ibarettir. Bu tür hareketler, insanların cümleleri ifade etmek için kullandıkları resmi yapıdan uzaktır.

İnsan dilinin iki farklı karakteristik özelliği vardır. Bunlar;
1) Konuşmacının düşüncelerini cümleler halinde ifade etmesi ve cümlelerin özne, yüklem ve nesne içermesidir.
2) Konuşmacı dili; kişiler, yer, nesneler ve eylemler hakkında bilgi alışverişi yapmak için kullanır.

Dilin Kökeni ve Önemi

Homo sapiens olarak, dili oluşturmak için gerekli biyoloji araçlarımız ve çeşitli sözcükler ve onları nasıl kullanacağımız ile ilgili kesin kurallar oluşturmamıza olanak veren karmaşık bir beyin yapımız vardır.

Modern insanların atalarının konuşma dilini ilk defa ne zaman geliştirdikleri belirsiz olsa da, Homo sapiens’in ilk kuşağının 150,000-200,000 yıl önce ortaya çıktığını biliyoruz. Ayrıca konuşma diline sahip olmak atalarımıza, doğadaki zorluklar karşısında hayatta kalmak ve gelişmek için yardım etmiştir. Kompleks fikirlerle iletişim kurma yetenekleri sayesinde insanlar, farklı yerlerde hayatta kalabilmek için bilgi biriktirerek ve aletler, barınaklar ve giysi üreterek kültürel seviyede adapte olabildiler.

Beyindeki Dil

Dil, tam olarak beynimizde hangi bölgededir? Araştırmacılar; her ikisi de beynin sol tarafında konumlanan iki temel dil merkezini tanımladılar. Bunlar; Broca bölgesi (konuşma seslerinin yöneten süreci kontrol eder) ve Wernicke bölgesidir (ana rolü konuşmanın şifresini çözmektir). Eğer kişide bu bölgelerden biri hasara uğrarsa, konuşma ve söylenenleri anlama yeteneği azalır.
Fakat araştırmalar, iki farklı dili iyi derecede öğrenmenin, beyin üzerinde farklı etkileri olduğunu gösteriyor. Geleneksel dil merkezleri dışında kalan beyin bölgelerinin boyutunu ve aktivitesini arttırır.

İsveç’te Lund Üniversitesi’ndeki araştırmacılar tarafından yönetilen bir çalışmada, sürekli dil öğrenen öğrencilerde; serebral korteksteki kısımlara ek olarak hipokampüste (öğrenme ve mekansal navigasyon ile ilişkili kısımdır) de büyüme olduğu görüldü. Buna göre dil öğrenme, beyin hücrelerinin yeni bağlantılar kurma potansiyelini arttırıyor.

Bilingualismin Etkileri

Bilingualism (iki farklı dili konuşabilme) ya da multilingualism ile, beyin sağlığının sürdürülmesi arasında çok sayıda bağlantı bulundu. Örneğin; çok sayıda çalışmadan elde edilen bulgulara göre bilingualism; beyni Alzheimer ve diğer demans türlerinden koruyordu.

Edinburgh Üniversitesi ve Hindistan’daki Nizam’s Institute of Medical Sciences çalışmada, Alzheimer’s hastalığı ve vasküler demansı olan bir grup hastayla çalışıldı. Araştırma grubu, ikinci bir dil konuşan kişilerde demansın başlangıcının 4,5 yıl kadar ertelendiğini gözlemledi. Bu bulgular bilingualismin demansın üzerinde, günümüzde demans için piyasada bulunan ilaçlardan daha fazla etkili olabileceğini gösterdi.

Neuropsychologia dergisinde yayınlanan başka bir çalışma, bilingualismin neden bilişsel bozukluklara karşı koruyucu etkisinin olduğunu açıkladı. İki dil konuşmak, hafıza oluşturmada önemli rol oynayan, beynin medial temporal loblarının gelişimine yardım eder ve kortikal kalınlığı ve büyük oranda nöronlardan oluşan gri maddenin yoğunluğunu arttırır.

Bilingual olmanın; bilgiyi daha etkili şekilde işlemek için beyni eğitmek gibi başka faydaları da vardır. Kanada’da Montreal Üniversitesi’ndeki araştırmacılar da, bilingual kişilerin ilgili bilgiyi seçme ve bir işten onları uzaklaştıran bilgileri göz ardı etme konusunda uzman olduklarını gözlemlediler.

Dil, Algımızı Nasıl Değiştirir?

İki farklı dil kullanmak, çevreyi algılamamızı değiştirir mi? Araştırmalara göre kullandığımız dil sadece düşüncelerimizi ifade etme ve düşünme yolumuzu etkilemez, aynı zamanda çevremizi nasıl algıladığımızı ve dünyayla nasıl iletişim kurduğumuzu da değiştirir.

Psychological Science dergisinde yayınlanan bir çalışmaya göre, İngilizce ve Almanca konuşan bilingual konuşmacılar, o sırada kullandıkları dile göre, bir konuyu farklı şekillerde algılama ve ifade etme eğilimindeydiler. Almanca konuştuklarında, bir eylemi amacıyla birlikte anlatıyorlardı. İngilizce konuştuklarında ise sadece eylemin kendisini tarif ediyorlardı.

Dünya üzerinde şu an 7,000 farklı dil konuşulmaktadır. Bu da insan beyninin ne kadar esnek ve yaratıcı olduğunu gösterir.

Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com/articles/324529.php

Yazar: Ayça Olcay

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :