Diş Ağrısı Nedenleri ve Genel Tedavi Yöntemleri

Diş ağrısı ve çene ağrısı en sık görülen şikâyetlerdir. Diş ağrısı çenenizin ve yüzünüzün çevresindeki ağrıdır. Buna da genelde dişinizde oluşan problem sebep olmaktadır. Bir diş sinirler tahriş olduğu zaman diş ağrısına neden olur. Diş eti hastalığı, diş çürümesi, diş enfeksiyonu ya da dişin kaybı yani diş çekilmesi diş ağrısının en büyük nedenleridir.
Her dişin ortasında diş özü bulunmaktadır ve diş özünde kan damarı bulunan yumuşak, süngersi bir dokudur. Bununla birlikte içerisinde birçok hassas sinir bulunmaktadır. Diş özü sert doku katmanları ile çevrilidir. Ve en dış tabaka da mine tabakasıdır. Diş içerisinde bulunan dişözü iltihaplandığında ise diş ağrısı gerçekleşir. Bu duruma genellikle pulpitis denilir ve sık sık diş çürümesinden kaynaklanır. Eğer ağrıyan diş tedavi edilmez ise dişözünüz ölür ve enfekte olur. Sonucunda se apse oluşur, şiddetli ve zonklayıcı bir ağrıya sebebiyet verir.

Dişlerimizin görevi besinleri koparıp parçalamaktır. Konuşma esnasında seslerin düzgün çıkarılmasına yardımcı olur. Estetik açıdan da önemlidir. Köpek dişleri, azı dişleri, kesici dişler olarak adlandırılır. Yetişkinlerde 32 adet diş bulunur. Dişler mine, dentin, sement ve pulpa bölümlerinden meydana gelir.
Mine, dişin dış tabakasını kaplar ve çok serttir. Mine, dişe şeffaflığı verir. Mine tabakası inceldiği zaman dişler sararmaya başlar. Sinir hücresi içermediği için aşınması durumunda, altta dentin tabakası olduğundan, soğuk-sıcak hassasiyeti oluşur. Dentin, minenin altındaki esas diş dokusudur. Sinir hücresi içerir ve ağrı duyulmasına neden olur. Pulpa, dişin özüdür, kan damarları ve sinir hücreleri içerir. Şiddetli ağrı duyulması sinir hücreleri sayesinde olur. Sement ise kökün etrafını kaplar.
Diş ağrısı toplumda oldukça sık görülür. Diş çürükleri, diş apseleri, diş eti hastalıkları, özellikle 20 yaş dişi gibi dişin gömülü kalması, diş kırıkları, diş minesinin aşınması, çene bölgesine gelen darbeler, sinüzitlerde diş ağrısı görülür. Kalp krizinde ağrı diş ağrısı olarak hissedilebilir. Diş ağrısının en sık nedeni diş çürükleridir.

BULGU, BELİRTİ VE YAKINMALAR

Diş minesinin aşınmasına bağlı olarak soğuk-sıcak hassasiyetleri olur. Çatlak ve kırık durumlarında ağrı şiddetlidir. Diş çürüğüne bağlı ağrılar zonklayıcıdır ve geceleri daha çok rahatsızlık verir.
Dişözünüz iltihaplandığı zaman diş ağrısı yaşarsınız. Bu durum genellikle dişiniz çürüdüğünde ya da dişinizde küçük bir delik ya da çatlak oluştuğu zaman meydana gelir. Ayrıca birtakım dental tedavilerden sonra da diş ağrısı yaşanabilir. Örneğin; dolgu yapıldıktan sonra diş özü tahriş olabilir ve ayrıca diş eti çekilmesi de dişin hassas bölgelerini açıkta bırakabilir. Bu durumda ise özellikle bir şeyler yerken diş ağrısına neden olur.Küçük çocuklarda ve bebeklerde diş çıkarma süreci de ağrıya neden olabilir.

TIBBİ TEDAVİ

Diş ağrısının sebebi tedavi edilmelidir. Toplumumuzda hafif agrılar önemsenmeyip ağrı şiddetlenene dek diş hekimine gidilmez. Düzenli diş hekimi kontrolleri önerilmektedir. Rastgele ağrı kesici kullanmak mide kanamasına kadar giden mide problemlerine neden olabilir. Şiddetli agrılarda ağrı kesiciler (naproksen sodyum, diklofenak potasyum vb) mutlaka hekim tarafından önerilmelidir. Diş çürüklerinin tedavisi yapılır.

Enfeksiyon ihtimalini önlemek için diş ağrısı mümkün olan en kısa zaman içerisinde tedavi edilmesi gerekir. Enfeksiyonun sinüslere ya da çene kemiğe sıçraması halinde kan zehirlenmelerine de neden olabilir. Eğer problem diş çürüğü ise çürüyen bölüm temizlenir ve dolgu yapılır. Eğer gevşemiş ya da kırılmış bir dolgu ağrıya neden oluyor ise dolgu çıkarılarak yeni dolgu yapılır.Diş özünüzün enfeksiyon kapması halinde ise kanal tedavisi olmanız gerekebilir. Diş hekiminiz çürüyen diş özünü alarak buradaki boşluğu özel bir macun ile kapatır ve dişi korumak ve kapatmak için de bir kuron takar.Enfekte olan bir diş ağrıya neden oluyor ise antibiyotik kullanmanız gerekebilir. Burada diş hekiminiz en doğru ve en uygun ilacı size önerecektir. Eğer ki diş tedavi edilemiyorsa çekilmesi gerekebilir.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Dişlerde yiyecek ve içecek artığı olarak plaklar oluşur. Bu plaklarda yerleşen bakteriler asit oluşumuna ve diş minesinin tahribine neden olur. Dişin dış yüzünden içine doğru genişleyen bir boşluk halinde çürüme olur. Şekerin verdiği hasarda, miktardan çok şekere maruz kalınan süre önemlidir. Örneğin çabuk tüketilen şeker çubuğu, yavaş yavaş, uzun sürede içilen şekerli meşrubattan daha az zararlıdır. Genellikle öğünler arasında atıştırma yapılması diş fırçalanmadığı için diş çürüklerine ve ağrılarına daha fazla neden olur.
Yemeklerden sonra dişlerin fırçalanması ve her gün diş ipinin kullanılması sağlıklı dişlere sahip olunmasına yardımcı olur. Diş fırçalanamıyorsa, ağız çalkalanmalıdır. Gün içinde oluşan plaklar basit ve kolayca temizlenebilmektedir. Florür tedavileri diş minesinin plaklara karşı daha dirençli olmasını sağlar ve kuvvetlendirir.
Gazlı ve şekerli içeceklerden kaçınmalıdır. Şekerli ve gazlı içecekler dişlere hasar verip dişin dış tabakasının erimesine neden olur. Bunun yerine su ve daha az sıklıkta da meyve suyu içilmelidir. İyi bir diş bakımı, kalorisi yüksek şekerli gıdaların kesilmesini gerektirir.
Her zaman içecek olarak su tercih edilmelidir. Su, ağız için en iyi temizleyicidir. Eğer şekerli bir içecek içilirse, hemen arkasından ağız bir yudum su ile çalkalanıp içilerek kötü nefes, diş ağrısı ve dişte lekelenme engellenir.
Çiğnenen şekerleri değil, emilen sert şekerleri tercih etmelidir. Çiğnenen şekerler diş aralarına daha fazla kaçar ve temizlenmesi daha zorlaşır. Şeker ağızda asit oluşumuna neden olacağı için kaçınmalıdır. Sert şekerler zararlı asit oluşumuna daha az neden olur ve ağızda uzun süre şeker kalıntısına neden olmaz.
Ksilitol sakızı, şekerli sakızlara tercih edilmelidir. Ksilitol sakızı, yapay tatlandırıcı içeren bir şekersiz sakızdır. Sakızı seven kişiler için şekerli sakız veya şeker çiğnemekten daha iyi bir seçenektir. Ksilitol sakızında kullanılan yapay tatlandırıcı ağızda bozunuma uğramaz. Bu da ağızda kötü nefes ve diş çürümelerini önemli ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca, sakız ağzın nemli tutulmasını, nefese ferahlık verilmesini, dilde ve diş etinde kuruma olmamasını sağlar.
Diş ağrısı ve hassasiyeti olduğu dönemlerde aşırı sıcak ve soğuk gıda tüketiminden, sert gıdalardan kaçınmalıdır.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

D vitamini alımı artırılmalıdır. D vitamininin en iyi kaynağı özellikle güneş ışığı olup özellikle öğleden sonra alınan güneş ışığı daha fazla D vitamini yapımını sağlar. Açık tenliler sırt gibi geniş bir bölgeyi 15 dakika, koyu tenliler ise 30 dakika güneşlendirerek yeterli D vitaminini sağlar. Yeterli D vitamini almak için güneşte koyulaşmaya gerek yoktur. Güneşlenirken güneş koruyucu sürülmesi D vitamini oluşumunu azaltır. D vitamini, dişetleri ve dişler için gereklidir.
Eğer sigara içiliyorsa, mutlaka bırakılmalıdır. Sigara içilmesi dişlerde lekelenmelere, ağız içinde kurumaya ve ağız hijyeninin bozulmasına neden olur, diş çürüğü ve ağrısı daha kolay gelişir.

ÖNERİLEN BİTKİSEL İÇERİKLİ TAKVİYELER

• Papatya uçucu yağı: Diş çıkaran bebeklerde görülen ağrı için, 1 damla papatya uçucu yağı 1 tatlı kaşığı badem yağı ile karıştırılır ve diş çıkaran bebeklerin diş eti, hazırlanan karışım ile ovulur.
• Karanfil, papatya, gül ve nane uçucu yağları: 1 damla uçucu yağ 20 damla sabit yağ ( badem yağı, susam yağı vb) içinde seyreltilir ve diş etine sürülür. Birkaç damla uçucu yağ 1 bardak su içine damlatılır. Hazırlanan su ile ağız çalkalanır ve gargara yapılır.
• Kekik uçucu yağı: 10 damla kekik uçucu yapı 20 ml su içinde seyreltilir. Hazırlanan su gargara olarak ve ağız çalkalama suyu olarak kullanılır. Diş eti enfeksiyonları ve apseler ile diş ağrısında yararlanılır.
• Nane ve karanfil: Ağızda çiğnenen nane yaprağı veya karanfil tomurcuğu hem antiseptik hem anestezik etki yaratır.
• Sarımsak: Antiseptik etkisi nedeniyle 1 diş kesilmiş sarımsak ile diş eti ovulur ya da sarımsak çiğnenir.
Gargara veya çalkalama suyu olarak yararlanılabilecek çay karışımı:
• Papatya çiçekleri, 10 gram
• Nane yaprağı, 10 gram
Drog karışımı hazırlanır 1 tatlı kaşığı alınıp 1 bardak kaynamış su içinde 5 dakika demlenip süzülür. Hazırlanan çay ile ağız sık sık çalkalanır.

Yazar: Fatih Bolelli

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :