Epilepsi, beyindeki sinir hücrelerinin normalden farklı elektriksel aktiviteler göstermesi sonucu ortaya çıkan, tekrarlayıcı nöbetlerle seyreden kronik bir hastalıktır. Toplumda sanılandan daha yaygın olan epilepsi, her yaş grubunda görülebilir ve hastalığın kontrol altına alınmasında ilaç tedavisi kadar yaşam tarzı ve beslenme alışkanlıkları da büyük önem taşır.
Epilepsi hastalarının günlük hayatta yaptıkları bazı basit hatalar, nöbet sıklığını artırabilirken; doğru beslenme, düzenli yaşam ve bilinçli davranışlar nöbetlerin azalmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle epilepsi yalnızca ilaçlarla değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalıdır.
Epilepside Beslenmenin Önemi
Beslenme, epilepsi tedavisinde destekleyici bir unsurdur. Bazı besinler ve içecekler beyin uyarılabilirliğini artırarak nöbet eşiğini düşürebilir. Buna karşılık, dengeli ve düzenli beslenme nöbetlerin kontrolünde olumlu etki sağlayabilir.
Epilepsi hastalarında uzun süre aç kalmak, kan şekerinin ani düşmesine neden olabilir. Düşük kan şekeri, beyinde ani elektriksel boşalmalara zemin hazırlayarak nöbet riskini artırabilir. Bu nedenle öğün atlamamak ve kan şekerini dengede tutacak besinler tercih etmek önemlidir.
Epilepsi Hastaları Nasıl Beslenmeli?
Epilepsi hastaları için ideal beslenme, genel olarak sağlıklı bireyler için önerilen dengeli beslenme ilkelerine dayanır. Ancak bazı noktalara özellikle dikkat edilmesi gerekir.
Öğünler düzenli olmalı, uzun süreli açlıktan kaçınılmalıdır. Günde üç ana öğün ve ara öğünlerle kan şekeri dengede tutulmalıdır. Karbonhidrat, protein ve yağ dengesi sağlanmalı; aşırı şekerli ve işlenmiş gıdalardan uzak durulmalıdır. Protein açısından zengin besinler, kas ve sinir sistemi için önemlidir. Yumurta, balık, yoğurt, peynir ve baklagiller ölçülü şekilde tüketilebilir. Balık, içerdiği omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin sağlığını destekler. Sebze ve meyveler, vitamin ve mineral ihtiyacını karşılamak açısından gereklidir. Ancak her sebze ve meyve epilepsi hastaları için aynı derecede uygun değildir. Bazı bitkisel ürünler ve bitki çayları nöbet eşiğini düşürebilir.
Ketojenik Diyet ve Epilepsi Bağı
Özellikle çocukluk çağı epilepsilerinde, ilaç tedavisine dirençli vakalarda ketojenik diyet uygulanabilmektedir. Ketojenik diyet; yüksek yağ, düşük karbonhidrat ve yeterli protein içeren özel bir beslenme şeklidir. Bu diyet mutlaka doktor ve diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır. Kendi kendine yapılan ketojenik diyetler ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Her epilepsi hastası için uygun değildir ve erişkinlerde dikkatle değerlendirilmelidir.
Epilepsi Hastalarının Uzak Durması Gereken Gıdalar Nelerdir?
Bazı gıdalar epilepsi hastalarında nöbet riskini artırabilir. Bu besinlerin tamamen yasaklanması gerekmez; ancak aşırı tüketimden kaçınılmalıdır.
Aşırı şekerli yiyecekler ve içecekler, kan şekerinde ani dalgalanmalara yol açabilir. Bu durum beyin için tetikleyici olabilir. Gazlı içecekler, hazır meyve suları ve şekerlemeler bu gruba girer.
Aşırı kafein tüketimi de epilepsi hastaları için risklidir. Kahve, enerji içecekleri ve bazı çaylar uyarıcı etki göstererek nöbet eşiğini düşürebilir. Tamamen yasak olmasa da sınırlı tüketilmelidir.
Monosodyum glutamat içeren hazır gıdalar, paketli atıştırmalıklar ve işlenmiş et ürünleri bazı kişilerde nöbetleri tetikleyebilir. Bu nedenle mümkün olduğunca doğal ve ev yapımı besinler tercih edilmelidir.
Epilepsi Hastaları Hangi Bitki Çaylarını İçmemeli?
Bitkisel ürünler genellikle masum olarak görülse de epilepsi hastaları için bazı bitkiler risklidir. Bitki çayları da ilaçlar gibi etki gösterebilir ve kullanılan epilepsi ilaçlarıyla etkileşime girebilir.
Adaçayı, içeriğinde bulunan bazı maddeler nedeniyle nöbet riskini artırabilir. Özellikle yoğun ve düzenli tüketimi önerilmez.
Rezene çayı, bazı epilepsi türlerinde uyarıcı etki gösterebilir. Papatya çayı ise bazı kişilerde sakinleştirici etki gösterse de alerjik reaksiyonlar ve ilaç etkileşimleri nedeniyle dikkatli tüketilmelidir.
Sinameki, ginseng ve sarı kantaron gibi bitkiler epilepsi ilaçlarının kandaki düzeyini değiştirebilir. Sarı kantaron özellikle epilepsi ilaçlarının etkisini azaltabilir ve nöbetlerin artmasına neden olabilir.

Epilepsi Hastaları Hangi Sebze ve Meyvelere Dikkat Etmeli?
Sebze ve meyveler genellikle sağlıklı kabul edilir; ancak epilepsi hastalarının bazılarına karşı dikkatli olması gerekir. Aşırı miktarda turunçgiller tüketimi bazı kişilerde ilaç metabolizmasını etkileyebilir. Greyfurt, epilepsi ilaçlarının kandaki düzeyini artırarak yan etkilere yol açabilir. Çiğ soğan ve sarımsak yüksek miktarda tüketildiğinde mide-bağırsak sistemini zorlayabilir ve dolaylı olarak nöbet riskini artırabilir. Ölçülü tüketim genellikle sorun yaratmaz. Fermente sebzeler ve çok tuzlu turşular da elektrolit dengesini bozabileceği için aşırı tüketilmemelidir.
Epilepsi Hastalarının Uzak Durması Gereken İlaçlar Nelerdir?
Epilepsi hastaları, doktorlarına danışmadan herhangi bir ilaç kullanmamalıdır. Bazı ilaçlar nöbet eşiğini düşürebilir. Bazı ağrı kesiciler, soğuk algınlığı ilaçları ve öksürük şurupları uyarıcı maddeler içerebilir. Özellikle pseudoefedrin içeren ilaçlar epilepsi hastaları için risklidir.
Bazı antibiyotikler ve psikiyatrik ilaçlar da nöbet riskini artırabilir. Bu nedenle başka bir hastalık nedeniyle ilaç kullanılması gerektiğinde mutlaka epilepsi öyküsü doktora bildirilmelidir.
Günlük Hayatta Dikkat Edilmesi Gerekenler
Epilepsi hastaları için düzenli uyku son derece önemlidir. Uykusuzluk, en sık görülen nöbet tetikleyicilerinden biridir. Her gün aynı saatlerde uyuyup uyanmak, nöbet kontrolünü olumlu etkiler.
Aşırı stres, epilepsi nöbetlerini tetikleyebilir. Stres yönetimi, nefes egzersizleri ve günlük rutinin düzenlenmesi faydalı olabilir.
Alkol kullanımı epilepsi hastaları için risklidir. Alkol hem nöbet riskini artırabilir hem de ilaçların etkisini bozabilir. Genellikle önerilen, alkolün tamamen bırakılmasıdır.
Uzun süre ekran karşısında kalmak, özellikle ışığa duyarlı epilepsi türlerinde risk oluşturabilir. Ekran parlaklığı ayarlanmalı ve sık sık mola verilmelidir.
Epilepsi ile Yaşamak
Epilepsi, doğru tedavi ve yaşam tarzı düzenlemeleri ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Beslenme, ilaç uyumu, düzenli doktor kontrolleri ve bilinçli davranışlar sayesinde epilepsi hastaları aktif ve kaliteli bir yaşam sürebilir. Toplumda epilepsiye yönelik yanlış inanışlar, hastaların sosyal yaşamını olumsuz etkileyebilir. Epilepsi bulaşıcı değildir ve doğru bilgi, hastaların yaşamını kolaylaştırır.
Kaynakça:
Sağlık Bakanlığı
Türk Nöroloji Derneği
Türkiye Epilepsi ile Savaş Derneği
Memorial Sağlık Grubu
Acıbadem Sağlık Grubu
Medipol Sağlık Grubu
Yazar: Eda ŞAHAN