Erzurumlu Kadı Mustafa Darir, Siretü’n Nebi isimli eserinde Erzurumlu olduğunu, asıl adının Mustafa olduğunu bildirmiştir. Doğuştan âmâ olduğu için “gözsüz” anlamına gelen “Darir” mahlasını seçmiştir. Kıssa-i Yûsuf’da Kur’an-ı Kerim’deki “Yûsuf Sûresi”ni anlatmıştır. Eseri fâ‘ilâtün fâ‘ilâtün fâ‘ilün kalıbı ile yazmıştır. Eruzumlu Kadı Darir’in ilk eseri olan Kıssa-i Yusus; dil, ifade ve konunun ele alınışı bakımından kendisinden önce yazılanlara göre başarılıdır. Kendisinden önce yazılan Kıssa-i Yusuflardan farklı olarak eserinde Hz. Yusuf ve Zeliha ile Hz. Yakub’un dilinden gazellere yer vererek bu gazelleri “şi’r-i Yusuf”, “şi’r-i Zeliha” şeklinde başlıklandırmıştır.
Arap tarihçileri İbn Hişam, Vakıdi ve Ebu’l Hasan Bekri’nin eserlerinden yararlanarak telif etmiştir. Darîr, Siretü’n Nebi (1388) adlı eserini siyer tarzında yazmıştır ve eser XIV. yüzyılda Anadolu sahasının ilk siyeridir. Nazım ve nesir karışık olarak yazdığı eseri ile kendisinden sonraki siyer yazarlarına örnek olmuştur. Eserdeki mevlid bölümü ile de Süleyman Çelebi’ye ilham olmuştur.
Kısa cümleler kuran şair, bazen “ki”li cümle yapılarına yer vermiştir. Sorulu cevaplı ifadelere yer vermiştir.
Fütûhu’ş-Şâm adlı eserini 1393 yılında Halep nâibi Emir Çolpan için Arapçadan çevirmiştir. Fütûhu’ş-Şâm aslen IX. yüzyılda yaşayan Arap tarihçisi Vâkidî tarafından yazılmıştır.
Yüz Hadis Tercümesi’ni Fazlullah bin Nâsıru’l Gavri’l-İmâdî’nin Tuhfetü’l-Mekkiyye ve Ahbâru’n-Nebeviyye adlı eserinden yararlanarak yazmıştır. Bu eserde evvela hadislerin asıllarına yer vermiş, sonra bunları Türkçeye çevirerek açıklamıştır. Eserde hadislerle ilgili dini ve ahlaki hikayelere yer vermiştir. Yüz Hadis Tercümesi, Nehcü’l-Ferâdîs ve Behcetü’l-Hadâyık’ın ardından Türkçe’de yazılmış üçüncü hadis kitabıdır.

Kaynakça:
Mine Mengi, Eski Türk Edebiyatı Tarihi, Akçağ Yayınları

Yazar: Korhan Altunyay

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here