Hamilelik ve Şizofreni

Şizofreni teşhisi konumuş hamile bir kadın için ilaç, psikoterapi ve sosyal hizmet yardımlarından oluşturulan bir kombinasyon yardımcı olabilir. Gebelikte şizofreni prevalansı düşüktür. Hamile kadınlar da dahil olmak üzere tüm ABD yetişkinlerinin yüzde 1’inden daha azını etkilemektedir. Şizofreni, halüsinasyonlara, sanrılara ve düşünme problemlerine neden olan ciddi bir psikiyatrik bozukluktur. Eğer bir kadın şizofreni hastası iken hamile kalırsa, sanneve bebeği için en iyi sonucu elde etme de yardımcı olacak bazı stratejileri yürütmek gerekir. Bu yazıda şizofreni hastalığı olan hamileler hakkında bilgiler bulunmaktadır.

Şizofreni Belirtileri ve Gebelik

“Şizofreni hamilelik sırasında kötüleşiyor mu?” sorusu merak edilen bir konudur. Bazı kişiler hamilelik sırasında şizofreni semptomlarının minimum olduğunu tespit ederken, bazıları hamilelik boyunca daha şiddetli semptomlarla mücadele edebilir. Yaygın şizofreni belirtileri şunlardır: orada olmayan şeyleri duymak, hissetmek veya koklamak, mantıksız veya yanlış inançlar düşünmek veya düzensiz düşünce veya konuşma yapmak.
Bu semptomlardan bazılar anne ve bebek sağlığını tehlikeye atabilir, bu nedenle annenin ve çevresinin yaşayabilecek şizofreni semptomlarını bilmesi önemlidir. Ayrıca bir anne-fetal tıp uzmanına görünmek gerekebilir, çünkü karmaşık ve yüksek riskli gebelikleri olan kadınların bu yardıma ihtiyacı olabilir. Hamilelik sırasında ilk kez şizofreni yaşamak mümkündür. Şizofreni semptomları tipik olarak bir kişinin geç gençlerinde otuzlu yaşların başlarında görülür.

Annenin Şizofreni Olması Durumunda Anne ve Çocuk İçin Riskler Nelerdir?

Hamilelik sırasında şizofreni dahil psikiyatrik hastalıklardan mustarip kadınların düzenli doğum öncesi bakım alma olasılıkları daha düşüktür. Bu, doğum öncesi bakım doktorlarıyla daha az gebelik muayenesi anlamına gelmektedir. Şizofreni hastalarının hamilelik sırasında alkol, tütün ve diğer maddeleri kullanma olasılığı daha yüksektir. Bu, erken doğum ve preeklampsi (annede tehlikeli derecede yüksek tansiyon) dahil olmak üzere hamilelik komplikasyonları riskinin artmasına neden olabilir.

Şizofreni İlaçları ve Gebelik

Şizofreni hastalarının çoğunda, ilaç şizofreni semptomlarının kontrolünde önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, herhangi bir psikiyatrik ilacı durdurmadan önce doktorunuzla konuşmanız önemlidir. Gebe kadınların yaklaşık yüzde 15 ila 20’si herhangi bir zihinsel bozukluktan mustariptir ve buna şizofreni de dâhildir. Birçoğu hamilelik sırasında kullanılan şizofreni ilaçlarını bebeğe zarar vereceği korkusundan endişe duymaktadır ve kullanmaktadırlar. Ancak araştırmalar, ilaçları kullanmamanın her zaman en güvenli seçenek olmayabileceğini göstermektedir.

İlacı Durdurmayla İlgili Riskler

Örneğin, yapılan bir çalışmada, araştırmacılar, antidepresan kullanmayı bırakan hamile kadınların, depresyonlarını hamilelik sırasında ilaçlarını almaya devam eden kadınlardan 5 kat daha kötü olduğunu keşfetmişlerdir. Birçok antidepresanın gebelikte kullanımı güvenli kabul edilir.
Bazı araştırma jüri hala hamilelikte antipsikotik ilaçların güvenliği ile ilgili çelişkilidir. Çünkü bazı çalışmalar, hamilelik sırasında antipsikotik ilaç almanın, özellikle ilk trimesterde alındığında doğum kusurlarına yol açabileceğini düşündürmektedir. Bununla birlikte, Eylül 2016’da JAMA Psikiyatrisi’nde yayınlanan büyük bir çalışma, ilk trimesterde antipsikotik ilaçların kullanımının çocuklarda doğum kusurları riskini anlamlı bir şekilde artırdığını göstermiştir. Birkaç çalışma Haldol (haloperidol) ilacının doğum kusurlarına neden olmadığını göstermiştir.
Ulusal Ruh Sağlığı Enstitüsü’ne göre, hamileliğin tüm aşamalarında tüm kadınlar için hiçbir ilaç tamamen güvenli kabul edilmemektedir. Ve çoğu hamile kadının doğum kusuru riski nedeniyle kaçınması gereken birkaç psikoaktif ilaç vardır. Bu ilaçlar ruh hali dengeleyicileri ve belki de benzodiazepinleri içermektedir. Duygu durum hatta ruh halinin yükselmesi tabir edilen durum yardım eden ilaçlardır. (Benzodiazepinler üzerine yapılan araştırmalar ve “alçak” bipolar bozukluk duygu durum riskleri üzerinde köklü literatüre göre daha tartışmalıdır). Şizofreni veya şizoaffektif bozukluğu olan bazı insanlar tarafından da kullanılabilirler. Benzodiazepinler genellikle kaygıyı tedavi etmek için reçete edilir. Bazı şizofreni hastalarında anksiyete görülür, bu nedenle benzodiazepinler reçete edilebilir.
Genel olarak, bir kişinin hamilelik sırasında psikiyatrik ilaç tedavisine devam edip etmemesi oldukça kişiseldir. Bu karar en iyi, özellikle kişiyi ve hastalık geçmişini iyi bilen bir sağlayıcı ile verilir. Anne ve doktoru, ilacı durdurmanın ve devam ettirmenin risklerini ve faydalarını tartışarak karar vermelidir. Ayrıca, bazen, ilaçların olumsuz etkilerinin çoğunun en yüksek olduğu ilk trimesterde ilacı küçük bir süre için azaltma veya durdurma olasılığı vardır. Anne ilaç kullansa da kullanmasa da doktorla düzenli olarak görüşmesi önemlidir, çünkü her iki durumda da ortaya çıkabilecek herhangi bir sorun için hamilelik boyunca yakından izlenmesi gerekir.

Şizofren Olan Annenin Bebeği Etkilenir mi?

Şizofreni aile geçmişinde olabilir, ancak şizofrenili bir ebeveyni olan her bebek şizofreni olacaktır şeklinde bir genelleme yoktur. Bunun yanında şizofrenisi olan bir ebeveyni olan çocukların yaşamları boyunca genel nüfustan yaklaşık 6 kat daha fazla şizofreni geliştirme riski vardır.

Şizofreni Doğum Sonrası

Ağustos 2019’da bir dergide, yapılan bir şizofreni araştırması yayınlanmıştır. Bu araştırmaya göre, şizofreni hastalarının kadınlarda genel olarak hızlı tekrar gebeliklere sahip olma olasılığı daha yüksek olabilir. Kanada, Ontario’da yürütülen 1.500’den fazla kadının çalışmasında, araştırmacılar şizofreni hastalarının yüzde 6,3’ünün şizofreni olmayan kadınların yüzde 3,9’una kıyasla hızlı bir hamileliğe sahip olduğunu bulmuşlardır. Hızlı tekrarlanan gebelik, önceki gebeliğin sonlanmasından 12 ay içinde tekrar hamile kalmak anlamına gelmektedir. Hızlı tekrar gebelikler, şiddetli kanama ve uterusta yırtık dahil olmak üzere artan gebelik komplikasyonları riski ile ilişkilidir.
Amerikan Kadın Doğum Uzmanları ve Jinekologlar Koleji (ACOG), bir çocuğun doğumundan sonra tekrar hamile kalmadan önce en az 18 ay beklenmesini önerir. Şizofrenili anneler için büyük bir korku, çocuklarının velayetini kaybedecekleri üzerinedir. Araştırmacılar, şizofrenili annelerin yaklaşık yarısının çocuklarının velayetini sürdürdüğünü tahmin etmektedir. Bir annenin çocuğunun velayetini kaybettiği durumlarda, bir aile üyesinin çocuğun velayetini alması yaygındır. İlaç, psikoterapi ve sosyal hizmetlerin bir kombinasyonu, şizofreni hastalarının çocuklarına uygun şekilde bakım yapmasına yardımcı olabilir.

Kaynakça:
https://www.everydayhealth.com/schizophrenia/pregnancy/

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar