KISA KISA İCADLAR: Bölüm 4

Hesap Makinesi: İskoçyalı John Napier çarpma, bölme, toplama ve çıkarma işlemleri arasında bağlantılar kurdu. Kurduğu bu bağlantılarla mekanik hesap yapma makinasının temellerini atmış oldu. Uzun yıllar boyunca insanlar hesap makinasını Blaise Pascal’ın icat ettiğini düşündüler. Fakat aslında ilk icadı onun yapmadığı, ondan 18 yıl önce hesap yapabilen bir saatin Wilhelm Schickard tarafından icad edildiği ortaya çıktı. Alman tarihçi Franz Hammer tarafından bu konuda pekçok belge bulundu. Schickard’ın icadı daha önce bulunmasına karşın Pascal’ın icadından daha gelişmiş özelliklere sahipti. Toplama, çıkarma, çarpma ve bölme işlemlerini aynı anda yapabiliyordu. 1957 yılında belgeler ortaya çıkarıldı ve hesap makinasının gerçek mucidi olarak Schickard tarihe adını yazdırdı.

Klima: Eski çağlardan beri yapay havalandırma ve soğutma sistemleri kullanılıyordu. Eskiden insanlar kapı girişlerine ıslak hasırlar asarak ya da konutlarını serinlik sağlayacak şekilde tasarlayarak çözüm arıyorlardı. 19. yüzyıla gelindiğinde, havayı serinletmek için buzun önüne vantilatörler yerleştirilmeye başlanmıştı. Willis H. Carrier, 1901′de Cornell Üniversitesi elektrik mühendisliği bölümünden mezun oldu. Aynı yıl Temmuz ayında Buffalo’daki Buffalo Forge Company’de çalışmaya başladı. İlk projelerinden biri soğutmaya yönelikti. Brooklyn’de Sackett-Wilhelms Lithographing and Publishing adlı matbaa şirketi, ısı ve nem değişimleri yüzünden kağıdın genleşmesi ve büzüşmesi sonucu baskı sürecinde renklerin donuklaşması gibi bir sorun yaşıyordu. Willis H. Carrier; 17 Temmuz 1902′de bu şirket için dünyanın ilk klimasının tasarımlarını tamamladı. Klima, matbaanın ısı ve nem oranını hassasiyetle denetleyen 30 tonluk bir makinaydı. Carrier, icadını geliştirmeyi sürdürdü ve iki yıl sonra 16 Eylül 1904′te püskürtmeli ilk klima sistemi olan “havayı işlemden geçiren aygıt” için patent başvurusu yaptı. 1906 yılında patenti alan Carrier, tarihte klimanın mucidi olarak bilinir.

Fotokopi Makinesi: Fotokopinin mucidi Chester Carlson 1906 yılında Amerika’da dünyaya geldi. Küçük yaşlardan itibaren çalışmaya başlayan Chester Carlson, zor koşullara rağmen eğitimini sürdürdü ve Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü’nde Fizik eğitimi aldı. Okuldan sonra bir tescil ofisinde asistan olarak çalışmaya başlayan Chester Carlson’un kağıt ağırlıklı bir işi vardı ve sürekli olarak belge çoğaltıyordu. O zamanlar bir belgenin çoğaltılması için ya fotoğrafının çekilmesi ya da elle yazılarak kopyalanması gerekiyordu. Bu iki yöntem de, çok pahalı ve zaman alıcıydı. Bu şekilde belge kopyalamanın çok zor olduğunu gören Carlson, kopyalamanın daha kolay bir yolunu bulmaya karar verdi. New York kütüphanesinde aylarca fotoğrafçılık üzerine yazılmış bilimsel araştırmaları inceledi ve bu konuda deneysel araştırmalar yapmaya başladı. Carlson, fotoiletken özellikli materyaller üzerinde elektrostatik denemeler yaptı ve elektrik ışığına maruz kalan nesnelerin görüntülerini yansıttıklarını keşfetti. Carlson, 22 Ekim 1938 tarihinde ilk Xerografik görüntüyü keşfettiğinde 32 yaşındaydı. Bu buluşa daha sonra eski Yunan’da kuru ve yazma anlamlarına gelen kelimelerin birleşiminden Xerografi adı verildi. Chester Carlson’un buluşunun önemini anlayıp bu buluşa yatırım kararı alan Haloid şirketi, 1961 yılında ismini “Xerox Corporation” olarak değiştirdi ve bu buluş ile çok büyük bir seviyeye yükseldi. Chester Carlson’un keşfinin, kolay ve hızlıca siyah beyaz fotokopi çeken bir ürün haline gelme süreci yıllar aldı. 1949 yılında kamuoyuna tanıtılan ilk ürün denemesinden sonra, 1961 yılında piyasaya sürülen Xerox 914, basitçe ve çabukça siyah beyaz kopyalama yapan ilk otomatik fotokopi makinasıydı.

Ekmek Kızartma Makinesı: İlk elektrikli ekmek kızartma makinası 1909 yılında General Electric tarafından üretildi. Bu dönemde üretilen kızartma makinasında bir tel örgünün üzerine konulan bir dilim ekmek tek taraflı ısı aldığı için diğer tarafının kızarması ekmeğin çevrilmesi ile mümkün oluyordu. 1927 yılında ise Charles Strite ilk fırlatmalı ekmek kızartma makinasını üretti. Diğer kızartma makinasına göre daha geliştirilmiş bir modeldi. Çift taraflı kızartma yapabiliyordu. Ayarlanan süre dolduğunda ekmeğin dışarı fırlamasını sağlayan yay serbest kalıyordu. Böylece daha pratik şekilde kızartılmış ekmek yapılabiliyordu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here