Kişilik dünya ile nasıl etkileşime girildiğini tanımlamaktadır. Kişiliğin gerçekte ne olduğu ve temel kişilik özelliklerinin ilk nasıl oluştuğu konusunda farklı teoriler olsa da ortak görüş; erken yaşam deneyimleriyle şekillendiği ve zaman içinde sabit kalma eğiliminde olduğu yönündedir. En yaygın kabul gören kişilik modeline göre, kişiyi birey olarak tanımlayabilen beş temel kişilik boyutu vardır. Netlik, vicdan, dışa vurum, anlaşıla bilirlik ve nevrotiklik gibi bu beş büyük özelliklerin her biri çok çeşitli durumlarda duyguları ve davranışları şekillendiren bir dizi ilgili özelliklere sahiptir.
Yetişkin olarak sahip olunan kişilik özellikleri, bebekler ve küçük çocuklar gibi yaşanılan mizacın dışına çıkma eğilimindedir. Yetişkinlerdeki büyük beş kişilik faktörlerinin yanında, genetik özelliklerle yetiştirme tarzı arasındaki etkileşimden ortaya çıkan farklı mizaç türleri de vardır. Mizaçtaki farklılıklar aynı zamanda çocukların bakıcıları ve kendi yaşlarındaki çocuklar tarafından nasıl şekillendiğini etkileyebilir. Bu, çocukların mizaçtaki erken farkları güçlendirebilecek ve yetişkin olarak sahip oldukları kişilik tipini ortaya koyabilecek yaşam deneyimlerine sahip olmalarına neden olabilir. Ayrıca, yaşamlarının ilerleyen dönemlerinde tam gelişmiş kişilik bozukluklarına dönüşebilecek işlevsiz kişilik kalıplarının gelişmesine de yol açabilir.
Bununla birlikte, yeni yaşam deneyimlerine bağlı olarak kişilik değişiklikleri gerçekleşebilir. Ciddi duygusal travma veya yaşamı değiştiren olaylar yaşayan insanlar da önemli kişilik değişiklikleri yaşayabilirler. Üstlenilen sosyal roller bile kişiliği değiştirebilir. İlk kez ebeveynler veya yeni işlere yoğun şekilde yatırım yapan kişiler, yeni sorumlulukları onları genel olarak düşünme, hissetme ve davranma şeklini değiştirmeye zorladıkça kendilerini daha vicdani hale getirebilirler. Yeni romantik ilişkilerdeki kişiler, dünyaya bakış açıları değiştikçe ortaklarının refahı konusunda kendilerini daha vicdani hale getirebilirler. Yaşamlar değiştikçe kişilikleri de değişebilmektedir.
Bu nedenle, yaşlanmak yani olgunlaşmak önemli kişilik değişiklikleri anlamına gelebilir. Kişiler genellikle olgunlaştıkça hayatın gerçeklerini daha kolay kabul edilebilir böylece kişi daha vicdani hale gelir, daha fazla duygusal istikrar geliştirir. Benlik duygusu kişinin kendisini nasıl gördüğüyle eşleşecek şekilde değişebilir. Bunu akılda tutarak, anti sosyal veya histriyonik kişilik bozukluğu gibi kişilik bozukluklarıyla başa çıkmayı amaçlayan birçok farklı tedavi yöntemi genellikle hastalara yıkıcı kişilik modellerini nasıl değiştireceklerini öğretmeyi içerir. Bu kişilik düzenlerinin değiştirilmesi genellikle çok zordur, ancak insanların ne kadar motive edici olacağına bağlı olabilir.
Fakat çoğu kişi kişiliklerini gerçekten değiştirmek isteyip istemediği önemli bir faktördür. Kişiler kendine güveni yüksek veya daha vicdanlı olan insanlara hayran olmasının yanında, birçoğu kişilik özelliklerini değiştirebilecek türden uzun vadeli değişiklikler yapmak için çaba harcamazlar. Illinois Üniversitesi’nde psikologlar tarafından yapılan son bir araştırma çalışmasına göre, çoğu insan kendi kişiliğinden memnun değildir ve daha olumlu yönde değişmek istemektedir. Büyük beş kişilik faktörünün her biri için, yalnızca yüzde 13’ü kendilerinden memnun olduklarını bildirmişlerdir.
İnsanların kişilik özelliklerini gerçekten değiştirip değiştiremeyeceklerine gelince, kanıtlar biraz daha tartışmalıdır. Birçok kişi, danışmanlık veya kendi kişisel gelişim programlarını geliştirerek kişiliklerini değiştirmeye çalışsa bile, bu yaklaşımların uzun vadede ne kadar etkili olduğu tartışmalıdır. Bunu akılda tutarak, Urbana-Champaign’daki Illinois Üniversitesi’nden Nathan Hudson ve R. Chris Fraley, araştırma konularının kişiliğinin ölçülebilir yönlerini değiştirip değiştiremeyeceğini görmek için bir çalışma yapmışlardır.
Yapılan bu çalışmada, son zamanlarda yayınlanan Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi bir giriş psikolojisi sınıfından alınan yetişkinleri kullanan iki deney içermektedir. İlk deneyde yüz otuz beş katılımcıya, tamamlanması altı hafta sürecek bir kişilik çalışmasının parçası oldukları söylenmiştir. Çalışmanın başında, her bir katılımcıya büyük beş kişilik faktörleri hakkında bilgi verilmiş ve çalışma web sitesinde bir çevrimiçi değerlendirme formu kullanarak kendilerini her faktörde derecelendirmeleri istenmiştir. Daha sonra, çalışma süresince kaç kişilik özelliğini değiştirmek istediklerine karar vermeleri istenmiş, bu çalışma ile bazı durumlarda bu değişikliğe ulaşmanın farklı yollarını ortaya koymuştur. Kişilik değişikliği grubundaki katılımcıların yarısı da, kısa bir yazma görevini tamamlamalarının istendiği değişim planı koşulunda yer almışlardır.
Katılımcılara istediğiniz kişilik değişikliklere ulaştığında neye benzerdi? Şeklinde soru sorularak haftalık oturumlarda, hedefleri hatırlatılmış ve ilerlemelerini ölçmek için ek yazı ödevleri tamamlatılmıştır. Çalışmadaki katılımcıların yarısı kontrol durumuna alınmış ve sonuçlarının ne anlama geldiğine dair basitçe kişilikleri hakkında geri bildirimde bulunulmuş tur. Hudson ve Roberts ikinci deneyde, benzer sayıda katılımcıyla ilk deneylerini tekrarladı ancak katılımcıların değiştirmek istediği kişilik özelliklerine bağlı günlük davranış değişikliklerine odaklanmışlardır. Ayrıca kişilik değişikliği sürecini güçlendirmek için daha kapsamlı kişilik değerlendirme önlemleri kullanmışlardır.
Bu çalışma katılımcıları 16 haftalık çalışmaların seyri üzerinde önemli kişilik değişiklikleri yapabilmişlerdir. Örneğin, daha fazla sosyal olmak isteyen kişilerin, çalışma dönemi sonunda dışa vurumda daha yüksek olduğu test edilmiştir. Kişilik testine cevap verme şeklindeki değişikliklerin yanı sıra, günlük davranışlarında yapmak istedikleri kişilik değişiklikleriyle eşleşen önemli değişiklikler de bildirmişlerdir. Örneğin, çalışmanın sonunda kendilerini dışlanmış olarak tanımlayan kişiler, diğer kişililerle daha kolay etkileşime girdiklerini ve daha dışlanmış doğalarıyla eşleşen günlük aktiviteler yaptıklarını da bildirmişlerdir.
Bununla birlikte, kapsamlı değişim planları ve haftalık destek oturumları kullanılsa bile, gerçekleşen gerçek kişilik değişikliği miktarı en iyi ihtimalle mütevazı bir yapıda gerçekleşmiştir. Araştırmacıların rehberliğine rağmen, on altı hafta kapsamlı kişilik değişikliklerinin gerçekleşmesi için yeterli gelmemiştir. Yine de, Hudson ve Fraley’nin işaret ettiği gibi, değişen düşünce, hissetme ve davranış kalıpları, farklı kişilik özelliklerinde kalıcı değişikliklere yol açabilir. Bu tür kişilik değişiminin olası bir nedeni, insanların kendilerini nasıl gördüklerini de içeren çok sosyal kimliklerini de değiştirmeleridir.
Yapılan çalışma sonucuna göre kişiler ömürleri boyunca, daha fazla duygusal olgunluk nedeniyle genellikle daha kabul edilebilir ve vicdani hale gelmektedirler. Yani kişiler olgunlaştıkça karşısındakileri ve gerçekleri daha anlayışlı karşılamaya ve vicdani olmaktadırlar. Kişiliğin değiştirilebileceğini kabul etmek, kişilik problemi olan insanlara ve değişime dirençli olanlara daha etkili bir değişime yardımcı olabilmektedir. Kişilik problemi olan ve hastalık düzeyinde olan kişiler değişimi kabul etmeyerek, isteksiz ya da denemekten korktuklarından dolayı başarısız olmaktadırlar.
Çalışmadan elde edilen olumlu bulgularına rağmen, Hudson ve Roberts sonuçlarının kişisel raporlarında dâhil olan sürenin uzunluğunun birçok kişide kalıcı kişilik değişikliği sağlamak için çok kısa olduğu konusunda uyarıda bulunmuşlardır. Yine de kişiler, değişiklik yapmak için motive edilirlerse ve kişiliklerin değişim sürecine yardımcı olabilecek psikolojik müdahalelere katılırlarsa kişilik özelliklerini değiştirme yeteneğine sahip görünmektedirler.
Kendinde olumsuz gördüğü kişilik özelliklerini değiştirmek isteyen kişiler değişimde istekli olduğu sürece bunu başarabilirler. Fakat bu süreçte kendime yardım edemiyorum tarzında bir bahane ile olumsuz başlayan bir değişim süreci geçerli bir mazeret değildir. Kişiler değiştirmek istedikleri olumsuz kişilik özelliklerini kendi çabaları ile değiştiremediği durumlarda bir uzmandan yardım istemeleri bu değişim sürecinin daha başarılı yönetilmesine yardımcı olabilmektedir.

Kaynakça:
verywellmind.com
bustle.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here