Tüm dünyada, alerji vakaları ürkütücü boyutlara ulaşmıştır. Vücudumuz, zararsız bir bileşiği potansiyel bir tehlike olarak algılama yanılgısına nasıl düşer? Rahatsız edici ve bazen de ölümcül olabilen alerji belirtileri nasıl ortaya çıkar?

Dünya çapında saman nezlesi 400 milyon kişiyi, astım 300 milyon kişiyi, besin alerjileri 200-250 milyon kişiyi ve ilaç alerjileri dünya popülasyonunun yaklaşık %10’unu etkiler. Dünya alerji organizasyonu, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde alerji görülme oranlarının artmakta olduğu konusunda uyarıda bulunuyor.

Alerjenler (potansiyel olarak alerjiye neden olabilecek moleküller), çevremizde her yerde bulunurlar. Ağaç poleni, besin, küf, toz akarı, yılan ya da böcek ısırığı ve hayvanlar olarak karşımıza çıkabilirler. Vücut bu kalıntılardan birini yanlış şekilde tehdit olarak algılarsa ve bir bağışıklık sistemi tepkisi verirse, alerji gelişir.

Alerji; çevredeki zararsız bir bileşene, bağışıklık sisteminin hatalı bir cevabı olarak tanımlanır. Bağışıklık sistemimiz sürekli olarak; bakteriler, virüsler, parazitler ve toksik kimyasallar gibi tehditlere karşı alarm halindedir. Akciğerler, ağız, bağırsak ya da cilt yoluyla bu tarz kimyasallar vücudumuza girdiğinde bağışıklık sistemi; molekülleri zararlı ya da zararsız olarak tanımlar ve ona göre reaksiyon gösterir. Çoğu zaman da vücudumuz, alerjen varlığını tolere eder. Buna tip 1 immün cevap denir ve bu cevabın merkezinde düzenleyici T hücreleri yer alır.

Bazı kişilerin bağışıklık sistemi de alerjenleri tehdit olarak algılar ve bunun sonucunda bir cevap verir. Buna Tip 2 bağışıklık sistemi cevabı denir ve T yardımcı Tip 2 hücreleri bu cevaptan sorumludur. Çoğu alerjide bu hücreler; immünoglobulin (Ig) E molekülünün üretimini uyarır.
Alerjene ilk maruz kalma, Tip 2 immün cevapla sonuçlanır ve bu da alerjik duyarlılık olarak adlandırılır. Vücut bir kere hassas hale geldiğinde, alerjene karşı bir hafıza oluşturur. Alerjenle temasa geçildiğinde Ig E molekülleri; istenmeyen ve ölümcül olabilecek alerji belirtilerine yol açan histamin gibi bir dizi inflamatuar cevapla ilişkili molekülün salgılanmasını uyarır.

Alerjik Cevap

Alerjiler çeşitli yollarla ortaya çıkabilir ve herkesin bu konudaki tecrübesi farklıdır. Vücudumuz; egzema, bahar nezlesi, alerjik astım, besin alerjisi ya da anafilaksi (ciddi ve ölümcül olabilen bir alerjik reaksiyon) geliştirerek tepki verebilir.

Alerji, yaşam boyu varlığını sürdürür ama uygun bir tedavi, alerji belirtilerini geri çevirebilir. Fakat bilim insanları; bağışıklık sistemi cevabını Tip 1’den Tip 2’ye neyin döndürdüğünü henüz tam olarak bilmiyorlar. Bu dönüşümün nasıl olduğunun keşfedilmesi; alerjilerin ortaya çıkmasını nasıl önleyeceğimize yönelik bir ipucu sağlayacaktır.

Tüm dünyada okul çağındaki çocukların %40-50’si bir veya daha fazla alerjene duyarlıdır. Bu nedenle gelecekte alerjileri önleyebilmenin, global sağlık üzerinde büyük etkisi olacaktır.

Kaynakça:
https://www.medicalnewstoday.com/articles/319708.php

Yazar: Ayça Olcay

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here