Bilgiustam
Türkiye'nin Bilgi Sitesi

Kanserojenler Hakkında Bilinmesi Gerekenler

0 41

Kanserojen, kanser oluşumunu veya ilerlemesini destekleyen herhangi bir madde veya radyasyon olarak tanımlanır. Kimyasal kanserojenler doğal veya sentetik, toksik veya toksik olmayabilirler. Benzo piren ve virüsler gibi birçok kanserojen doğada organiktir. Kanserojen radyasyona bir örnek ultraviyole ışık gösterilebilir.

Karsinojenler

Karsinojenler normal hücre ölümünün (apoptoz) meydana gelmesini engeller, bu nedenle hücresel bölünme kontrolsüzdür ve bu bir tümör ile sonuçlanır. Tümör yayılma veya metastaz yapma yeteneği geliştirirse yani kötü huylu hale gelirse, sonucu olarak kanser ortaya çıkmaktadır. Bazı kanserojenler DNA’ya zarar verir ve bunun sonucunda önemli bir genetik hasar meydana gelirse, genellikle hücre ölür. Kanserojenler hücresel metabolizmayı başka şekillerde değiştirerek, etkilenen hücrelerin daha az uzmanlaşmasına ve onları bağışıklık sisteminden maskelemesine veya bağışıklık sisteminin onları öldürmesini engellemesine neden olmaktadır.
Herkes her gün kanserojen maddelere maruz kalır, ancak her maruziyet kansere yol açmaz. Vücut, kanserojenleri uzaklaştırmak veya hasarlı hücreleri onarmak veya kaldırmak için çeşitli mekanizmalar kullanır. Bu yollar arasında şunlar sıralanabilir:
• Hücreler farklı kanserojen maddeleri tanımaktadır ve biyotransformasyon süreciyle bunları etkisiz hale getirmeye çalşmaktadırlar. Biyotransformasyon, bir kanserojenin sudaki çözünürlüğünü artırarak vücuttan atılmasını kolaylaştırır. Bununla beraber biyotransformasyon bazı durumlarda bir kimyasalın kanserojenlik özelliğini çoğaltabilir.
• DNA onarım genleri, kopyalanmadan önce hasarlı DNA’yı onarır. Genellikle mekanizma çalışır, ancak bazen hasar giderilmez veya sistemin onaramayacağı kadar kapsamlı olabilir.
• Tümör baskılayıcı genler, hücre büyümesinin ve bölünmesinin normal şekilde davranmasını sağlar. Bir kanserojen bir proto-onkojeni (normal hücre büyümesinde rol oynayan gen) etkiliyorsa, bu değişiklik hücrelerin normalde olmayacaklarında bölünmesine ve yaşamasına izin verebilir. Genetik değişiklikler veya kalıtsal yatkınlık kanserojen aktivitede rol oynamaktadır.

Karsinojen Örnekleri

Radyonüklidler, dokuları iyonize edebilen alfa, beta, gama veya nötron radyasyonu yaydıkları için toksik olsalar da olmasalar da kanserojendirler. Ultraviyole ışık (güneş ışığı dahil), x-ışınları ve gama ışınları gibi birçok radyasyon türü kanserojendir. Mikrodalgalar, radyo dalgaları, kızılötesi ışık ve görünür ışık genellikle kanserojen olarak kabul edilmez çünkü fotonlar kimyasal bağları koparmak için yeterli enerjiye sahip değillerdir. Bununla birlikte, uzun süreli yüksek yoğunlukta maruz kalma ile artan kanser oranı ile ilişkili genellikle güvenli radyasyon formlarının belgelenmiş vakaları vardır. Elektromanyetik radyasyonla (örneğin x-ışınları, gama ışınları) ışınlanmış yiyecekler ve diğer malzemeler kanserojen değildir. Aksine nötron ışınlaması, ikincil radyasyon şeklinde olarak maddeleri kanserojen hale gelmesine neden olabilir.
Kimyasal kanserojenler, DNA’ya saldıran karbon elektrofilleri içerir. Karbon elektrofil örnekleri, hardal gazı, bazı alkenle, aflatoksin ve benzo [a] pirendir. Yiyeceklerin pişirilmesi ve işlenmesi kanserojen üretebilir. Özellikle yiyecekleri ızgara yapmak veya kızartmak, akrilamid (patates kızartması ve patates cipsinde) ve polinükleer aromatik hidrokarbonlar (ızgara ette) gibi kanserojen maddeler üretebilir. Sigara dumanındaki başlıca kanserojen maddelerden bazıları benzen, nitrozamin ve polisiklik aromatik hidrokarbonlardır (PAH’lar). Bu bileşiklerin çoğu diğer dumanlarda da bulunur. Formaldehit, asbest ve vinil klorür başka ciddi kimyasal kanserojen maddeler arasındadır.
Doğal kanserojenler arasında aflatoksinler (tahıllarda ve fıstıklarda bulunur), hepatit B ve insan papillomavirüsleri, Helicobacter pylori bakterileri ve karaciğer parazitleri Clonorchis sinensis ve Oposthorchis veverrini bulunur.

Karsinojenler Nasıl Sınıflandırılır?

Genel olarak bir maddenin insanlarda kanserojen, şüpheli kanserojen veya hayvanlarda kanserojen olup olmadığına bağlı olarak kanserojenleri sınıflandırmanın birçok farklı sistemi vardır. Bazı sınıflandırma sistemleri, bir kimyasalın insanlarda kanserojen olma olasılığı düşük olarak etiketlenmesine de izin vermektedir. Bir sistem, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bir parçası olan Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından kullanılan sistemdir. Bu sistemde gruplama şu şekildedir:
• Grup 1: İnsanlarda kanserojen olduğu bilinen, tipik maruziyet koşullarında kansere neden olması muhtemeldir
• Grup 2A: Muhtemelen bir insan kanserojeni
• Grup 2B: Muhtemelen bir insan kanserojeni
• Grup 3: Sınıflandırılamaz
• Grup 4: Muhtemelen insan için kanserojen değildir
Kanserojenler neden oldukları hasarın türüne göre kategorize edilebilir. Genotoksinler ise, DNA’ya bağlanarak DNA’yı mutasyona uğratır ya da geri dönüşümsüz zarara sebep olarak kanserojen oluştururlar. Genotoksine misal vermek gerekirse, farklı iyonlaştırıcı radyasyon, ultraviyole ışık, N-nitroso-N-metilüre (NMU) gibi kimyasallar ve kimi virüsler gösterilebilir. Nongenotoksinler DNA’ya zarar vermez, ancak hücre büyümesini destekler veya programlanmış hücre ölümünü önler. Nonotoksik kanserojenlerin örnekleri, bazı hormonlar ve diğer organik bileşiklerdir.

Bilim İnsanları Kanserojenleri Nasıl Tanımlamaktadır?

Bir maddenin kanserojen olup olmadığını bilmenin tek kesin yolu, insanları ona maruz bırakmak ve kanser geliştirip geliştirmediklerini görmektir. Açıkçası, bu ne etik ne de pratiktir, bu nedenle çoğu kanserojen başka yollarla tanımlanır. Bazen bir maddenin kansere neden olacağı tahmin edilir, çünkü benzer bir kimyasal yapıya veya hücreler üzerinde bilinen bir kanserojen olarak etkiye sahiptir. Hücre kültürleri ve laboratuar hayvanları üzerinde, bir kişinin karşılaşabileceğinden çok daha yüksek konsantrasyonlarda kimyasallar, virüsler, radyasyon kullanılarak başka çalışmalar yürütülür. Bu çalışmalar şüpheli kanserojenleri tanımlar çünkü hayvanlardaki etki insanlarda farklı olabilir. Bazı çalışmalar, insan maruziyeti ve kanserdeki eğilimleri bulmak için epidemiyolojik verileri kullanır.

Prokarsinojenler ve Ko-kanserojenler

Kanserojen olmayan ancak vücutta metabolize edildiklerinde kanserojen hale gelen kimyasallara prokarsinojenler denir. Bir prokarsinojen örneği, kanserojen nitrozaminler oluşturmak üzere metabolize edilen nitrittir. Bir eş kanserojen veya destekleyici, kendi başına kansere neden olmayan ancak kanserojen aktiviteyi teşvik eden bir kimyasaldır. Her iki kimyasalın birlikte bulunması karsinojenez olasılığını artırır. Etanol (tahıl alkolü) bir destekleyici örneğidir.

Kaynakça:
https://www.cancer.org/cancer/cancer-causes/general-info.html
https://moffitt.org/taking-care-of-your-health/taking-care-of-your-health-story-archive/cancer-causing-carcinogens-what-you-need-to-know/
https://www.thoughtco.com/carcinogen-definition-4146025

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Bunları da beğenebilirsin

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.