Kızamık virüsünün neden olduğu bulaşıcı bir hastalıktır. Rubeola, measles, tıpta kullanılan isimleridir. Kızamık virüsü solunum yollarında çoğalarak kan yolu ile vücuda dağılır. Kızamık virüsü hastanın hapşırması, öksürmesi ile yayılan damlacıklar aracılığı ile bulaşmaktadır. Bahar ve kış aylarında salgınlar yapabilir. Hastalığın geçirilmesi veya aşılama ile ömür boyu bağışıklık kazanılır. Çocukluk hastalığı olan kızamık, geçirilmemiş ya da aşılanmamış ise erişkinlik döneminde görülebilir.3 yaş altı, hamile, yaşlı veya immün yetmezliği olan kişilerde zatürreye ve bazı hastalarda hayati riske neden olabilir.Virüs bulaştıktan yaklaşık 10 gün sonra boğaz ağrısı, halsizlik, adale ağrısı, gözlerde kızarıklık, göz yanması, burun akıntısı olur. Ağız içinde, yanak yüzeylerinde gri beyaz renkli, çevresi kızarık, toplu iğne başı büyüklüğünde döküntü görülür. Bu lekelere koplik lekeleri denmektedir. Koplik lekeleri kızamık için tanı koydurucudur. Yaklaşık 3 gün sonra 40 dereceyi bulan ateş düşmeye başlar ve ardından kızamık döküntüleri başlar. Kızamık döküntüleri kulak ardından, alından ve saç çizgisinden başlayıp bütün vücuda yayılır.

Minik, pembe, kırmızı lekelerdir. AIDS gibi bağışıklık sistemi yetmezliği olan hastalarda döküntü görülmezken, zatürree ortaya çıkar. Bağışıklık sistemi yetersiz olanlarda gelişebilen zatürree hayatı tehdit eder. 1000 kızamık vakasının 1’inde zatürree veya beyin hasarı gibi ölümcül yan etkiler oluşur. Hamilelikte kızamık geçirmek, erken doğum ve düşüklere sebep olur. Kızamık genel vücut direncini düşürdüğü için diğer mikroplarla gelişen kulak iltihabı, beyin iltihabı ve akciğer iltihabı gibi hastalıklara zemin hazırlar. Kızamık hastalığı geçirildikten sonra virüs beyne yerleşebilir. Aradan yıllar geçtikten sonra virüs canlanır ve beyinde tahribata neden olur. Bu hastalığa Subakut Sklorezan Panansefalit denir. Koma gelişir ve ölümcüldür. Aşılama sonrası bazı insanlarda kızamığa benzer hastalık ortaya çıkar, genelde hafiftir ve sorun yaratmaz.
Kan tahlilinde kızamık virüsüne özgü antikorlar saptanır.

TIBBİ TEDAVİ

Hasta 10 gün süre ile ayrı odada tutulur, yatak istirahati verilir. Ateş düşürücü, ağrı kesici asetaminofen, ibuprofen veya naproksen gibi ilaçlar verilir. Orta kulak iltihabı gibi ek hastalık oluşursa ona yönelik antibiyotik içeren tedavi verilir. Ek hastalık oluşmadığı sürece kendiliğinden iyileşir.
Kızamıklı hastayla temas eden kişilere temastan sonraki ilk 6 gün içinde immünglobülin verilebilir. Böylece hastalık şiddeti hafifletilebilir.
Korunma için mutlaka aşılama yapılmalıdır. Virüs ile temastan sonra 72 saat içinde bebekler dahil aşılama yapılabilir, böylece hastalık belirtilerinin daha hafif atlatılması sağlanır.

DİYET DEĞİŞİKLİKLERİ

Flavonoidlerden zengin olan meyve ve sebze tüketimi artırılmalıdır.
A vitamininden zengin tatlı patates (100 gramda 19218 IU A vitamini), havuç (100 gramda 17.033 IU A vitamini), kıvırcık, yeşil lahana, ıspanak, karahindiba, kuru kayısı, şalgam, bal kabağı, pırasa, maydanoz, kavun, tatlı kırmızıbiber, tuna balığı ve mango gibi gıdalar enfeksiyon boyunca tüketilmelidir. A vitamini kızamık yakınmalarını azaltır.
Ateş ve terleme ile kaybedilen sıvının yerine konması için bol su, meyve suyu veya bitki çayı içilmelidir. Sıvı kaybına neden olan alkol, kahve veya siyah-yeşil çay gibi içecekler içilmemelidir.

YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİ

Ciltte kaşıntı yakınmaları için, içine mineral tuzun veya yulafın katıldığı ılık küvet banyoları yararlıdır.
Öksürük ve boğaz ağrısına karşı odayı nemlendiren soğuk buhar veren nemlendirici cihazlar kullanılmalıdır.
Işığa karşı hassasiyet olduğu için loş bir ortamda istirahat edilmelidir. Güneş gözlüğü kullanılması da göz hassasiyetini azaltır.
Dinlenmeye dikkat edilmeli, ağır fiziksel aktivitede bulunulmamalıdır.
Kızamık, döküntülerin başlamasından 4 gün öncesi ve 4 gün sonrasına kadar geçen sekiz günlük sürede yüksek bulaşıcılık riski taşır, bu süre boyunca çocuk okula gönderilmemeli ve toplumdan izole edilmelidir.

ÖNERİLEN BESİN TAKVİYELERİ

• A vitamini: Kızamık hastalığında vücudun A vitaminine olan gereksinimi artar. A vitamini yoksunluğu olan kişilerde kızamık görülme sıklığı ve şiddeti daha fazladır. İki gün boyunca günde 200.000 IU A vitamini ağızdan takviye ile çocuklarda kızamık kaynaklı ölüm oranında azalmalar olmaktadır. Amerikan Pediatri Akademisi tüm kızamık tanısı olan çocuklarda kısa bir süre için A vitamini takviyesinin uygun olacağını bildirmiştir. Güney Afrika ve Japonya’da çok ağır kızamık vakası olan çocuklara 100.000-400.000 IU dozlarda A vitamini verilmesi ile pnömoni gelişimi ve ölüm oranında önemli oranda azalmalar olduğu bildirilmiştir. 1932 yılında İngiltere’de yapılan bir araştırmada, A vitamini, D vitamini ve omega-3 yağ asitleri ve balık karaciğer yağı kombinasyonu ile kızamık vakalarında önemli sonuçlar alınmıştır. Uyarı: A vitamini takviyesi mutlaka hekim takviyesi ve kontrolü ile yapılmalıdır. Gebelik ve emzirme döneminde alınmamalıdır. Yüksek miktarda alınana A vitamini, kalsiyumun emilimini engelleyebilir ve kemik gelişimini önleyebilir.
• Flavonoitler: Deneysel olarak yapılan araştırmalarda bazı flavonoit grubu bileşiklerin kızamık virüsünü inhibe ettiği bildirilmiştir.

AROMATERAPİ UYGULAMALARI

• Lavanta, niaouli, okaliptüs, papatya, bergamot, çay ağacı uçucu yağı ve Madagaskar’da yetişen Ravensara aromatica bitkisinin uçucu yağlarından yararlanılır.
• 10 damla lavanta uçucu yağı, 10 damla Alman papatyası uçucu yağı, 5 damla çay ağacı uçucu yağı, 5 damla ravensara uçucu yağı ile karışım hazırlanır. Karışımdan 6-9 damla alınıp 250 ml su içinde karıştırılır. Lekeler üzerine bir sünger vasıtasıyla uygulanır.
• Ilık banyo suyuna 7 damla lavanta, bergamot veya çay ağacı uçucu yağı ilave edilir. Üzerine 1 tatlı kaşığı deniz tuzu eklenip karıştırılır. Küvet içinde banyo süresi en az 30 dakika olmalıdır. Deniz tuzu yerine kabartma tozu ilavesi de yapılabilir.

Yazar: Enes Eker

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here