Koenzim Q10 (CoQ10); Hangi Hastalıkta, Nasıl Etki Göstermektedir?

Kalp sağlığı, enerji seviyelerini artışı ve statinlerin olumsuz etkilerini üzerine kullanılan CoQ10 takviyesi birçok kesim tarafından bilinen popüler bir takviyedir. Bazı faydalar ubikinon (CoQ10’un oksitlenmiş formu) ile takviye gerektiren çalışmalara dayanmaktadır. Muhtemel faydaları aşağıdaki gibidir:

1) Koenzim Q10 Eksikliği

Nadir durumlar da, koenzim Q10 eksikliği zayıflık, yorgunluk ve nöbetlere neden olmaktadır. Oral koenzim Q10 (günde 800 mg) yetişkinlerde eksiklik semptomlarını iyileştirmektedir. Çocuklarda önerilen doz, üç bölünmüş dozda günde 30 mg/kg’dır.

2) Mitokondriyal Hastalıklar

Mitokondriyal hastalıklar, doğru çalışmayan mitokondrilerin neden olduğu bir grup hastalıktır. CoQ10, zayıf sinir fonksiyonu, kas zayıflığı, titreme, egzersiz yapamama, kramplar ve kas sertliği gibi mitokondriyal bozuklukların semptomlarını iyileştirmektedir. Ayrıca doktorlar, bir hastanın eksikliği veya hastanın mitokondriyal hastalığı olabileceğini belirlerse CoQ10 ile takviye almasını önermektedir.

3) Enflamasyon

CoQ10, CRP ve TNF-a dahil enflamatuar bileşik seviyelerini azaltmaktadır. Bu enflamatuar bileşikler kalp hastalığı ve diyabet ile bağlantılıdır. 60 diyabetli bir çalışmada, CoQ10 pro-inflamatuar sitokin IL-6 seviyelerinin azaldığı gözlemlenmiştir. 9 çalışmanın ve 428 kişinin gözden geçirilmesi, CoQ10’un TNF-a’yı azalttığını, ancak CRP veya IL-6’yı etkilemediği bulunmuştur. Bununla birlikte, 17 çalışmanın ve 811 kişinin bir başka incelemesi CoQ10’un CRP, IL-6 ve TNF-a’yı azalttığı bulunmuştur. CoQ10, NF- productionB üretimini azaltarak inflamasyonu azaltmaktadır. NF-inflamB, enflamatuar bileşiklerin üretilmesinden sorumlu genleri kontrol eden bir proteindir.

4) Diyabet Komplikasyonları

Diyabetteki yüksek kan şekeri seviyeleri sinirlere zarar vererek diyabetik nöropati olarak bilinen ağrı, karıncalanma ve uyuşukluğa neden olmaktadır. Nöropatiden mustarip 24 diyabette 400 mg/gün CoQ10 sinir fonksiyonunu ve sinir hasarı semptomlarını iyileştirmektedir. CoQ10, diyabetik farelerde sinir ağrısını ve inflamasyonu azalttığı bulunmuştur. Diyabetik farelerde CoQ10, anormal derecede düşük kan şekeri seviyeleri nedeniyle sinir ağrısını önlediği gözlemlenmiştir. Örneğin, diyabet beyin işlev bozukluğuna ve serotonin gibi nörotransmiter seviyelerinin değişmesine neden olmaktadır. CoQ10, diyabetik sıçanların beyinlerinde oksidatif stresi ve dengeli nörotransmitter düzeylerini azalttığı bildirilmiştir. CoQ10, böbrekleri ve kalbi yüksek kan şekeri seviyelerinden korumaktadır ve diyabetik sıçanlarda ve farelerde işlevlerini geliştirdiği bulunmuştur.

5) Kısırlık

Erkekler: Erkek doğurganlığı, spermin sayısı (sayısı) ve kalitesi (motilite ve morfoloji) ile belirlenmektedir. Sperm hücreleri hareket etmek için gereken enerji ve antioksidan koruması için CoQ10’a güvenmektedir. 22 erkekten oluşan bir çalışmada 103 gün boyunca 60 mg/gün almanın in vitro fertilizasyon oranlarında düzelme olduğu bulunmuştur. Kısırlığı olan 212 erkeğin 26 haftalık bir çalışması, 300 mg/gün CoQ10’un sperm sayısını ve motilitesini geliştirdiği bulunmuştur. Ayrıca testosteronda hafif bir artış da bulunmuştur. 6 ay boyunca 400 mg/gün takviyesi, kısırlığı olan 22 erkekte hareketliliği artırdığı bildirilmiştir. 12 hafta boyunca 200 mg/gün 47 infertil erkekte oksidatif stresi azalttığı, ancak sperm sayısı veya kalitesine hiçbir etkiye sahip olmadığı bildirilmiştir.
Kadınlar: Kötü yumurtalık rezervi (POR), üreme çağındaki kadınlarda olgunlaşmamış yumurtaların miktarın da ve kalitesinde azalmayı tanımlamak için kullanılan bir terimdir. İn vitro fertilizasyonun (IVF) başarısını azaltmaktadır. CoQ10, bu durumdaki kadınlarda IVF oranını ve yüksek kaliteli embriyoların yanı sıra gebelik ve canlı doğum oranlarını artırmaktadır. Yaşlanan farelerde CoQ10, olgunlaşmamış yumurtaların sayısını ve sağlığı iyileştirdiği bildirilmiştir.

6) Migren

Migren yaşayanlarda CoQ10 seviyeleri genellikle daha düşüktür. Birden fazla çalışmada CoQ10 (100-300 mg/gün) migren süresini, sıklığını ve şiddetini azaltmıştır. Bir çalışmada, 150 mg/gün 3 ay sonra migren sayısını % 50’nin üzerinde azalttığı bildirilmiştir.

7) Fibromiyalji

Fibromiyalji, vücutta değişen CoQ10 dağılımı ve artmış oksidatif stres ile karakterizedir. CoQ10 seviyeleri kanda yüksek, ancak bağışıklık hücrelerinde düşük olmaktadır. Bu takviye, onları koruyan ve oksidatif stresi azaltan bağışıklık hücrelerinde CoQ10 seviyelerini artırmaktadır. Birden fazla çalışmada, CoQ10 takviyesi (100 – 300 mg/gün) yorgunluk, ağrı, baş ağrısı ve depresyon belirtilerini iyileştirdiği bildirilmiştir. Ayrıca takviye inflamasyonu azaltmaktadır ve mitokondriyal fonksiyonu geliştirmektedir.

8) Kas Tüketimi

Kas distrofileri, kas israfına, halsizlik, nefes almada zorluk ve zayıf dengeye neden olan bir grup genetik bozukluktur. Kas distrofisi olan 27 kişiden oluşan iki çalışmada, günde 100 mg CoQ10 yürüme ve egzersiz yeteneklerini geliştirdiği ve yorgunlukları azalttığı bulunmuştur.

9) Multipl Skleroz

93 kişiden oluşan 12 haftalık iki çalışmada, multipl skleroz, 500 mg/gün CoQ10, yorgunluk ve depresyon semptomlarını iyileştirdiği ve inflamasyonu azalttığı bulunmuştur.

10) Kemoterapi Yan Etkileri

Antrasiklinler (doksorubisin, daunorubisin ve aklarubisin) adı verilen bir kemoterapi ilacı sınıfı kalbin mitokondrisine zarar vermektedir. Ayrıca CoQ10 kalpteki mitokondrileri korumaktadır. 6 çalışmanın gözden geçirilmesi, CoQ10’un kemoterapi sırasında kalbe ve karaciğere zarar vermesini önlediği bulunmuştur. Melanom ameliyatı geçiren 81 kişiden oluşan 5 yıllık bir çalışmada, anti-kanser ilacına ek olarak CoQ10 (400 mg/gün) alanların, kansere yakalanma olasılığının sadece anti-kanser ilaçlarına göre 13 kat daha az olduğu görülmüştür. Ayrıca CoQ10 grubu daha iyi bir ruh hali ve enerji seviyesine sahiptir. Sıçanlarda CoQ10, etkinliğini etkilemeden böbrekleri doksorubisine bağlı hasara karşı korumaktadır. CoQ10 verilen fareler doksorubisine maruz kaldıktan sonra daha uzun yaşadığı gözlemlenmiştir.

11) Peyroni Hastalığı

Peyronie hastalığı (PD) peniste kurvatür, erektil disfonksiyon ve ağrılı ilişkiye neden olan skar dokusunun oluştuğu bir hastalıktır. Bu hastalığa sahip 186 kişinin klinik çalışmasında, 300 mg/gün CoQ10 skar dokusunu, penisin eğriliğini ve ereksiyon fonksiyonlarını iyileştirdiği bulunmuştur.

12) Statin İlaçlarının Yan Etkileri

Statinler CoQ10 üretimini engellemektedir ve seviyelerini düşürmektedir. Statinlerin en yaygın yan etkilerinden biri kaslara zarar vermek, zayıflık ve ağrıya neden olmaktır (insanların% 10-15’inde). Bu yan etkiler düşük CoQ10 düzeylerinden kaynaklanmaktadır ve sıklıkla kişilerin statin almayı bırakmasına neden olmaktadır. Statin alan 50 kişiyle yapılan bir çalışmada, 100 mg/gün CoQ10 kas ağrısını azalttığı ve günlük aktiviteleri gerçekleştirme yeteneklerini geliştirdiği bulunmuştur. Ve statin alan 20 sporcuda 200 mg/gün kas gücünü arttırdığı bildirilmiştir. Ayrıca statinler kalbin kan pompalama yeteneğini de etkilemektedir. CoQ10 takviyesi statini alan kişilerde bunu tersine çevirmektedir ve kalp fonksiyonlarını iyileştirmektedir. Statin verilen sıçanlarda CoQ10 kasları ve karaciğeri hasardan koruduğu ve mitokondriyal sağlığı iyileştirdiği bulunmuştur. Bununla birlikte, altı klinik çalışmanın bir meta-analizinde, koenzim Q10, statinlerin kaslar üzerindeki yan etkilerine karşı koruma sağlamadığı bildirilmiştir. Bu çelişkili sonuçlara ışık tutmak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

13) Depresyon

Depresyonu olan 18 kişide yapılan bir çalışmada, 4 hafta boyunca 400-800 mg/gün CoQ10’un depresyonun şiddetini azalttığı, üzüntü, yorgunluk ve konsantrasyon güçlüğü semptomlarını iyileştirdiği bulunmuştur. Bipolar depresyonu olan 69 kişiyle yapılan 8 haftalık bir başka çalışma, 200 mg/gün CoQ10 almanın yorgunluk ve konsantre olma zorluğu gibi depresyon belirtilerini iyileştirdiği bulunmuştur. Farelerde yapılan çalışmalar, mitokondrinin depresyonda düzgün çalışmadığını ortaya koymaktadır. CoQ10, sıçanlarda depresyon ve stres hormonu semptomlarını azalttığı bildirilmiştir. Koenzim Q10’un antidepresan etkilerini değerlendirmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

14) Parkinson Hastalığı

Parkinson hastalığında, dopamin nöronları yok etmektedir. Dopamin hareket, öğrenme ve ödül duyguları için önemlidir. Erken Parkinson hastalığı olan kişilerin mitokondrilerinde CoQ10 düzeyleri daha düşüktür. Erken Parkinson hastalığı olan 80 kişiden oluşan bir deneme, 16 ay boyunca günde 300 mg, 600 mg veya 1.200 mg almanın zihinsel ve fiziksel işlevdeki azalmayı yavaşlattığı bulunmuştur. En büyük yararı 1.200 mg alan grupta görülmüştür. Ancak Parkinson hastalığına sahip 17 kişiden oluşan küçük bir çalışmada, 2 ay boyunca günde 3.000 mg Coq10 plaseboya kıyasla zihinsel veya fiziksel fonksiyonu iyileştirmediği gözlemlenmiştir. Parkinson hastalığına sahip fareler üzerinde CoQ10, nöronları dopamine bağlı nöronları koruduğu bulunmuştur. Parkinson hastalığına sahip sıçanlarda, kreatin ile birlikte CoQ10 beyni koruduğu ve hastalık ile ortaya çıkan dopamin kaybını önlediği bulunmuştur. Daha uzun süreler için daha yüksek dozlarda (> 1.200 mg) CoQ10, Parkinson hastalığı olan kişilere yardımcı olmaktadır, ancak daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

15) Hareket Bozuklukları

Friedreich ataksisi ve ailesel serebellar ataksi (FCA), kas koordinasyonu, hareket, konuşma ve denge ile ilgili sorunlara neden olan kalıtsal hastalıklardır. 97 kişi üzerinde yapılan bir araştırmada Friedreich ataksisi olanlarda CoQ10 düzeyleri % 33 daha düşük olduğu bulunmuştur. Friedreich ataksisi olan 50 kişilik 2 yıllık bir çalışmada, CoQ10 (600 mg/gün) ve E vitamini (2.100 IU/gün) yürüme kabiliyetini, koordinasyonunu ve konuşmayı geliştirdiği bildirilmiştir. Friedreich ataksisi olan 10 kişiyle yapılan 4 yıllık bir çalışma, 400 mg/gün Coq10’un E vitamini (2.100 IU) ile kombinasyon halinde yürüme yeteneğini geliştirdiği ve 7 kişide hastalığın ilerlemesini yavaşlattığı bulunmuştur. FCA’lı kişilerin altı vaka raporu, bir yıl boyunca 300 mg/gün ile 3.000 mg/gün arasındaki dozların güç, refah ve kas koordinasyonunu iyileştirdiği ve nöbet sıklığını azalttığı bulunmuştur.

16) Sakız Enflamasyonu

CoQ10, dişeti hastalığı olan 30 kişide diş eti iltihabını azalttığı bildirilmiştir. Doğrudan diş etlerine uygulandığında, CoQ10 diş eti sağlığını iyileştirdiği ve kanamayı azalttığı bulunmuştur.

17) Ağız Kuruluğu

Ağız kuruluğunun kısmen ATP tükürük üretiminin azalmasından kaynaklandığı düşünülmektedir. CoQ10 ile takviye, ağız kuruluğu olan 66 kişinin yaptığı bir çalışmada tükürük üretimini arttırdığı bulunmuştur.

18) Akciğer Hastalıkları

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan kişiler, solunum güçlüğü ve CoQ10 seviyeleri sağlıklı kişilerden daha düşüktür. 8 haftalık bir çalışmada, CoQ10 kandaki oksijeni arttırdığı, egzersiz sırasında kalp atış hızını düşürdüğü ve KOAH’lı 21 kişide egzersiz performansını iyileştirdiği bulunmuştur. Bronşiyal astımı olan 41 kişide CoQ10, E vitamini ve C vitamini kombinasyonu gereken ilaçların (kortikosteroidler) dozajını azalttığı bildirilmiştir.

19) Cildin Korunması

Güneşten gelen UV radyasyonu ciltte serbest radikal hasarına neden olarak kırışıklıklara yol açmaktadır. Cilde uygulanan CoQ10, serbest radikalleri, iltihabı azaltmaktadır ve antioksidan seviyelerini arttırmaktadır. Aynı zamanda kırışıklıkların derinliğini ve UV radyasyonuna bağlı oksidatif stresi ve DNA hasarını azaltmaktadır.

20) Yaşlanma

4 yıllık bir süre içinde 443 yaşlı kişi, selenyum (200 mcg) ve CoQ10 (200 mg/gün) denemesi canlılığı, fiziksel performansı ve yaşam kalitesini artırdığı bulunmuştur. Bilim adamları bu olasılığı araştırmasına rağmen, CoQ10’un ömrü uzatabileceğini söylemek için yeterli kanıt bulunmamaktadır. Kişilerde yapılan bir çalışma, kalp, karaciğer ve böbrekler dâhil olmak üzere çoklu organlardaki seviyelerin 20 yaşından önce zirve yaptığı ve yaşla birlikte azaldığı bulunmuştur. 18 ila 82 yaşları arasındaki yetişkinlerde yapılan bir çalışmada, yaşlı yetişkinlerde düzeyler en düşük olduğu bildirilmiştir. Başka bir çalışmada küçük çocukların CoQ10 düzeyleri 28-78 yaş arasındaki yetişkinlere göre daha düşük olduğu bulunmuştur. 22-100 yaşları arasındaki bir çalışmada, 90-100 yaşları arasındaki seviyelerin en düşük olduğu bildirilmiştir. Bununla birlikte, CoQ10 seviyeleri yaşla değil, yağsız kas kütlesi seviyeleriyle ilişkilidir. Daha yaşlı erişkinlerde fiziksel aktivite daha yüksek CoQ10 seviyeleriyle, daha genç erişkinlerde ise daha düşük CoQ10 seviyeleri ile ilişkilidir. CoQ10, sıçanların, arıların ve solucanların ömrünü uzatmaktadır. Öte yandan, CoQ10 eksik fareler daha kısa ömürlüdür. Bununla birlikte, fare ve sıçanlarda yapılan diğer çalışmalar yaşam üzerinde hiçbir etkisi bulunamamıştır.

21) Karaciğer Hastalığı

Alkol alınmadan oluşan yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) kronik inflamasyonu içeren bir karaciğer hastalığıdır. 100 mg almak, bu bozukluğu olan 41 kişiden oluşan 12 haftalık bir çalışmada karaciğer enzimlerini (AST ve GGT) ve inflamasyon belirteçlerini azaltmıştır. Toksinlere maruz kalan sıçanlarda CoQ10, karaciğer enzimlerini, iltihabı ve hasarı azalttığı ve karaciğerdeki antioksidan seviyelerini arttırdığı bulunmuştur.

22) Bağırsak Sağlığı

Sıçanlarda CoQ10, alkolden kaynaklanan bağırsak hasarının önlediği bildirilmiştir. İbuprofen gibi steroid olmayan antienflamatuar ilaçlar (NSAID’ler) bağırsağa zarar vermektedir. CoQ10, artmış antioksidan seviyeleri ve bağırsak koruyucu prostaglandin E2 seviyelerini artırarak bağırsak hasarını azaltmaktadır. Ülseratif kolitin olan sıçanda CoQ10, oksidatif stres ve inflamasyonu azaltarak bağırsak sağlığını iyileştirdiği bulunmuştur.

23) Kemik Kaybı (Osteoporoz)

Osteoporoz, kemik kaybından dolayı kemiklerin zayıf ve kırılgan hale geldiği bir hastalıktır. CoQ10, kemik erimesini azaltmaktadır ve osteoporozlu sıçanlarda yeni kemik oluşumunu arttırdığı bulunmuştur.

24-) Kalp ve Kan Hastalıkları

CoQ10 kalp ve kan hastalıklarında çok sayıda araştırma yapılmıştır. Bu çalışmalar kan basıncını düşürdüğü, kan şekeri seviyeleri yönünde kanıtlı bulgular çok fazladır. Bunun yanında kalp yetersizliği olan hastalarda egzersiz performansı artırmıştır. Bu rahatsızlıklar konusunda çok geniş bir çalışma olduğu için detaylı olarak tüm bilimsel çalışmaların ele alınarak değerlendirilmesi akıllıca olur.

Koenzim Konusunda Araştırmaları Devam Edenler

Kanser araştırması: Sıçanlarda CoQ10 kolondaki tümörlerin büyümesini azalttığı ve prekanseröz lezyonların gelişimini engellediği bulunmuştur. CoQ10, normal hücreleri etkilemeden kanser hücrelerinde oksidatif stresi arttırmaktadır ve hücre büyümesini azaltmaktadır. CoQ10, hücre büyümesini önleyerek serviks kanser hücrelerinde programlı hücre ölümüne neden olmaktadır. Yine de bu bize canlı organizmalardaki antikanser etkileri hakkında bilgi vermemektedir. Ayrıca Koenzim Q10’un potansiyel antikanser etkilerini araştırmak için klinik çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Bu noktada, kanser önleme veya tedavi için önerilememektedir.
Alzheimer hastalığı: Alzheimer hastalığı, beyindeki beta-amiloid plaklar ve tau proteinleri ile karakterizedir. Alzheimer hastalığı olan farelerde CoQ10, beyindeki oksidatif stresi, beta-amiloid plakları ve tau proteinlerini azalttığı bulunmuştur. Bununla birlikte, Alzheimer hastalığı olan 78 hastada yapılan bir klinik çalışmada ubikinolün hastalık aktivitesi veya oksidatif stres belirteçlerini iyileştirmediği bulunmuştur.

Egzersize Bağlı Yorgunluk ve Performans

17 kişiyle yapılan bir araştırma, 1 hafta boyunca 300 mg/gün CoQ10 alanların bisiklet antrenmanı sırasında daha hızlı pedal çevirebildiğini ve sonrasında daha az yorgun hissettikleri bulunmuştur. Bununla birlikte, günde 150 mg fiziksel olarak aktif 6 kişide 4 hafta sonra enerji üretimini arttırmadığı bildirilmiştir. 18 bisikletçi ve triatlet ile yapılan bir başka çalışmada, 28 gün boyunca günlük 1 mg/kg (0.45 mg/lb) CoQ10’un atletik performans üzerinde hiçbir etkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, yedi triatlet üzerinde yapılan bir çalışmada, 600 mg C vitamini ve 270 mg E vitamini içeren 100 CoQ10, bisiklet egzersizi sırasında yorgunluğu veya performansı etkilemediği bildirilmiştir. 12 hafta boyunca 200 mg/gün, kronik böbrek hastalığı olan hastalarda egzersiz performansını da etkilememiştir.

Huntington Hastalığı

Huntington hastalığı erken yaşlarda fiziksel ve zihinsel sorunlara neden olan genetik bir hastalıktır. Huntington’lu kişilerin beynindeki mitokondri hasar görmektedir ve olması gerektiği gibi çalışmamaktadır. Huntington hastalığı olan 347 kişinin yaptığı bir araştırma, 2,5 yıl boyunca 600 mg/gün almanın zihinsel işlevi ve günlük görevleri yerine getirme yeteneğini biraz geliştirdiği bulunmuştur. Ancak, sonuçlar önem kazanmamıştır. 609 hastanın yaptığı yüksek kaliteli bir çalışmada, koenzim Q10 (5 yıla kadar günde 2,4 gram) Huntington hastalığı olan hastalarda fonksiyonel düşüşü yavaşlatmamıştır.
CoQ10 enerji seviyelerini korumak ve vücutta, özellikle kalpte oksidatif stresi önlemek için hayati önem taşımaktadır. Düşük CoQ10 seviyeleri çeşitli hastalıklardan, durumlardan, besin eksikliklerinden ve statin ilaçlarından kaynaklanmaktadır. CoQ10 takviyesi kalp hastalığı, fibromiyalji, yüksek tansiyon, mitokondriyal disfonksiyon, migren ve daha fazlasına yardımcı olmaktadır. Depresyon, Parkinson hastalığı, yaşlanma ve kolesterol düzeyleri için kanıtlar daha zayıftır.

Kaynakça:
nccih.nih.gov
oregonstate.edu
drweil.com
pharmanord.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar