Koenzim Q10 (CoQ10) Kalp ve Kan Hastalıklarında Faydalı mıdır?

CoQ10, enerji seviyelerini artırmak, kalbi korumak ve statinlerin yan etkilerini azaltmak için kullanılan popüler bir takviyedir. Doğru mitokondriyal fonksiyon, kalp sağlığı, kas fonksiyonu ve daha fazlası için önemlidir. Koenzim Q10 (CoQ10), vücuttaki her hücrede bulunan önemli bir bileşiktir. Bir tür koenzimdir, yani enzimlerin daha etkili çalışmasına yardımcı olmaktadır. CoQ10 esas olarak enerji üretmek için kullanıldığı mitokondri zarında bulunmaktadır. Her çalışmada olduğu gibi Koenzim araştoırmalarında da savunan ve savunmayan iki grup mevcuttur. Bu gurupların iddiaları şunlardır:
Koenzim Q10 (CoQ10) avantajları olduğunu bildirenler:
• Enerji seviyelerini arttırır
• Mitokondriyal fonksiyonu artırır
• Serbest radikallere ve iltihaplanmaya karşı korur
• Kalp sağlığını iyileştirir
• Kan şekeri seviyelerini ve kan basıncını düşürür
• Migren ağrısın yardımcı olur
• Doğurganlığı artırır
• Statinlerin ve kemonun yan etkilerini azaltır
Ayrıca Koenzim Q10 (CoQ10) dezavantajları olduğunu savunan grubun ileriye sürdüğü tezler şunlardır:
• Kötü emilmiş
• Kan incelticilerle olası etkileşimleri
• Çoğu fayda daha güçlü klinik kanıtlardan yoksundur
• Alzheimer hastalığına yardımcı olmayabilir
• Egzersiz performansını artırmaz
Koenzimin kan ve kalp hastalıklarında yapılan araştırmalara göre faydaları aşağıdaki gibidir:

Kalp Hastalığı

Hipertrofik kardiyomiyopati, kalbin duvarlarının anormal derecede kalınlaştığı, düzensiz bir kalp atışına neden olduğu ve kalbin kan pompalamasını zorlaştıran bir kalp hastalığı türüdür. Geliştirilmiş kalp fonksiyonu, düzensiz kalp atışı ve yaşam kalitesi için 200 mg/gün CoQ10 alarak HCM’li 87 kişide kalp duvarı kalınlığını azaltmıştır. 7 HCM hastasının bir başka çalışmasında, 200 mg/gün CoQ10 kalp duvarı kalınlığını % 26 azaltabilmiştir. Kalp yetmezliği olan 420 kişilik 2 yıllık bir çalışmada, 300 mg/gün CoQ10 almak mortaliteyi % 43 oranında azalttığı gözlemlenmiştir. 1 yıllık bir çalışma, CoQ10’un kalp yetmezliğini kötüleştirmek için hastaneye kaldırılması gereken kişi sayısını azalttığı bulunmuştur. Ayrıca takviye akciğerlerde ve astımda sıvı birikmesi insidansını azaltmıştır. CoQ10 (100 – 320 mg/gün), akciğer ve kalbin kaslara oksijen verme yeteneğini artırarak kalp yetersizliği olan hastalarda egzersiz kapasitesini geliştirmiştir.
14 çalışmanın ve 2.1K kalp yetersizliği hastasının gözden geçirilmesi, CoQ10’un mortaliteyi % 31 azalttığını ancak kalp fonksiyonunu veya kalp yetmezliği semptomlarını iyileştirmediğini bulunmuştur. Kalp krizinden sonraki 3 gün içinde verilen CoQ10, 144 kişide kalp ağrısını, düzensiz kalp atışını ve gelişmiş kalp fonksiyonlarını azalttığı bulunmuştur. Ayrıca CoQ10 alan grupta yeni kalp krizi ve ölüm sayısı da azalmıştır. CoQ10 kalp sağlığını iyileştirir ve kalbin kalınlaşmasını ve kalp yetmezliğini önlemektedir. Aynı zamanda kalp krizi geçiren kişilere de fayda sağlamaktadır ve bir gün geçtikten sonra verilirse özellikle koruyucu olmaktadır.
Kalp cerrahisi sonuçları: 8 çalışmanın gözden geçirilmesi, kalp cerrahisi öncesinde alınan CoQ10’un cerrahi sonrası ilaç ihtiyacını ve düzensiz kalp atışı gelişimini azalttığı bulunmuştur. Bununla birlikte başka bir çalışma, kalp cerrahisinden 14 gün önce CoQ10 almanın kalp CoQ10 seviyelerini korumaya, kalp fonksiyonlarını iyileştirmeye ve iyileşme süresini azaltmaya yardımcı olduğu bulunmuştur.
Kan damar sağlığı ve dolaşımı: Nitrik oksit (NO), kan damarlarının genişlemesine neden olarak dolaşımı iyileştirmeye yardımcı olan bir moleküldür. Sağlıklı kan damarları, uygun kan akışına izin vermek ve arterlerin daralmasını önlemek için NO üretmektedir. Süperoksit gibi serbest radikaller, kan damarlarının genişlemesini önleyen ve dolaşımı azaltan NO’yu etkisiz hale getirmektedir. CoQ10 süperoksiti nötralize etmektedir. Ve nitrik oksit seviyelerini arttırmaktadır. 135 kişiden fazla çalışmayla CoQ10 (100 – 300 mg/gün) kan damarı sağlığını iyileştirmiştir ve kan dolaşımını artırmştır. Ayrıca CoQ10 takviyesi, süperoksiti nötralize eden bir enzim olan süperoksit dismutaz seviyelerini arttırmıştır.
Kanın pıhtılaşması: 20 gün boyunca günde 100 mg CoQ10 ile takviye edilmesi trombositlerin boyutunu azaltmıştır ve birbirine yapışmasını önlemeye yardımcı olmuştur.

Kan Basıncı

Yüksek tansiyonu olan toplam 280’den fazla kişi üzerinde yapılan çoklu çalışmalar, CoQ10 (100 – 225 mg/gün) takviyesinin kan basıncını düşürdüğü bulunmuştur. Sistolik basınçta azalma % 8 ila % 11 arasında değişmekte olup, diyastolik basınç % 9 ila % 12 arasında değişmektedir. Biraz yüksek tansiyonu olan kişilerde, çalışmalar CoQ10’un sistolik basıncı % 3-4 ve diyastolik % 0,4-2 oranında azalttığı bulunmuştur. Bununla birlikte, 12 haftalık iki çalışma (hafifçe yüksek tansiyonu olan 40 kişi ve yüksek tansiyonu olan 30 kişi) 200 mg / gün takviyesinden hiçbir etkisinin olmadığı bildirilmiştir. Biraz yüksek tansiyonu olan 55 kişiyle yapılan bir başka çalışmada, 4 ay boyunca günde 600 mg veya 1.200 mg aldıktan sonra bir değişiklik saptanmamıştır. CoQ10’un yüksek tansiyonu olan kişilerde kan basıncını düşürdüğünü öne sürmek için daha fazla araştırmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Normal veya biraz yüksek seviyeleri olan kişilerde çok az etki veya hiç etki göstermemektedir.
Hamilelik: Preeklampsi, el ve ayaklarda şişme ile hamilelik sırasında yüksek tansiyonudur. Toplam 197 kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, doğumdan 20 hafta önce 200 mg/gün CoQ10 alan kadınların preeklampsi gelişme riski % 20 azalttığı bulunmuştur. Ayrıca 197 kadın üzerinde yapılan bir başka çalışmada preeklampsi gelişme riskinde % 44 azalma olduğu görülmüştür.

Kan Şekeri Seviyeleri

18 çalışmanın ve 700’den fazla kişinin meta-analizi, CoQ10’un yüksek ve normal seviyeleri 200 mg/gün altında olan dozlarda ve 12 haftadan uzun olmayan çalışmalarda kan şekerini azalttığı bulunmuştur. Diyabetli 14 çalışmanın, 693 aşırı kilolu ve obez kişinin analizi, CoQ10’un 200 mg/gün altındaki dozlarda kan şekerini (açlık ve HbA1c) ve insülin seviyelerini düşürdüğü bulunmuştur. Bir çalışma, 12 hafta boyunca 120 mg/gün ile takviye edilmiş 60 diyabette kan şekeri üzerinde hiçbir etki bulunamamıştır ve bununla birlikte, insülin seviyeleri düştüğü gözlemlenmiştir. 23 diyabet hastasında, 6 ay boyunca 200 mg/gün kan şekeri veya insülin duyarlılığı üzerinde hiçbir etkiye sahip olmamıştır. Prediyabetli 80 kişiyle yapılan 8 haftalık bir başka çalışmada, aynı doz kan şekeri seviyelerini etkilemeden insülin duyarlılığını artırdığı bildirilmiştir.
Diyabetli farelerde CoQ10, insülin üreten hücrelerdeki (beta hücreleri) oksidatif stresi azaltarak süperoksit dismutaz ve glutatyon gibi antioksidan düzeylerini artırarak kan şekeri düzeylerini düşürdüğü bulunmuştur. Hücre çalışmalarında CoQ10, beta hücrelerde programlanmış hücre ölümünü (apoptoz) önlemektedir. Öte yandan, çoğu klinik çalışmada insülin ve HbA1c seviyelerini iyileştirememiştir. Bir derlemede kan şekeri üzerinde de anlamlı bir etki bulunamamıştır.

Kan Yağları

500’den fazla kişiyi içeren 8 çalışmanın gözden geçirilmesine göre, CoQ10 kalp hastalığı olan kişilerde toplam kolesterolü ve HDL kolesterolü düşürdüğü bildirilmiştir. Bununla birlikte, LDL kolesterol veya trigliserit düzeyleri üzerinde hiçbir etkisinin olmadığı gözlemlenmiştir. Öte yandan 21 çalışma ve 1k kişilik başka incelemeye göre, CoQ10 metabolik bozukluğu olan kişilerde trigliserid seviyelerini azalttığı, ancak toplam, LDL veya HDL kolesterol seviyeleri üzerinde hiçbir etkisinin olmadığı bildirilmiştir. Bununla birlikte CoQ10, kalp hastalığı olanlarda kolesterol düzeylerini ve metabolik bozukluğu olanlarda trigliserit düzeylerini iyileştirmektedir ancak daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulmaktadır.

Kaynakça:
nccih.nih.gov
oregonstate.edu
drweil.com
pharmanord.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar