Küreselleşmenin Olumlu ve Olumsuz Tarafları

Günlük hayatta tüketilen ürünlere bakılırsa muhtemelen üzerindeki etiketlerde ürünün menşei başka bir ülkedir. Dahası, gardırobuna açan pek çok insan, farkına varmasa bile giydiği kıyafetin hammaddesinin bir başka ülkeden alınmış, dokumasının bir başka ülkede yapılmış olduğunu görecektir.

Sosyolojide Küreselleşmenin Tanımı

Sosyologlara göre küreselleşme, toplumun ekonomik, kültürel, sosyal ve politik alanlarındaki birbirine bağlı değişiklikleri içeren devam eden bir süreçtir. Bir süreç olarak, bu yönlerin uluslar, bölgeler, topluluklar ve hatta görünüşte yalıtılmış yerler arasında sürekli bir şekilde bütünleşmesini içerir.
Ekonomi açısından, küreselleşme, kapitalizmin dünyadaki tüm bölgeleri küresel olarak bütünleşmiş bir ekonomik sisteme dâhil etmesini ifade eder. Kültürel olarak, fikirlerin, değerlerin, normların, davranışların ve yaşam biçimlerinin küresel yayılması ve bütünleşmesi anlamına gelir. Politik olarak, kooperatif uluslarına uyması beklenen politika ve kurallara sahip küresel ölçekte faaliyet gösteren yönetişim biçimlerinin geliştirilmesi anlamına gelir. Küreselleşmenin bu üç temel yönü teknolojik gelişme, iletişim teknolojilerinin küresel entegrasyonu ve medyanın küresel dağıtımından kaynaklanmaktadır. Küreselleşme, özellikle ekonomi, politika ve kültür alanlarında ülkeler arasındaki karşılıklı bağların artması sürecidir. Japonya’da McDonald’s, Minneapolis’te Fransız filmleri ve Birleşmiş Milletler küreselleşmenin temsilidir.

Ulaştırma ve Telekomünikasyonda Gelişmiş Teknoloji

Küreselleşmeyi mümkün kılan, insanların nasıl hareket ettiği ve iletişim kurduğu konusunda sürekli artan kapasite ve verimliliktir. Geçtiğimiz yıllarda, dünyadaki insanlar iletişim kurma yeteneğine sahip değillerdi ve zorluk çekmeden etkileşime giremiyorlardı. Günümüzde, dünyanın her yerindeki insanları birbirine bağlamak için bir telefon, anlık ileti, faks veya video konferans araması kolayca kullanılabilir. Ek olarak, fonları olan herkes uçak bileti rezervasyonu yaptırabilir ve birkaç saat içinde dünyanın yarısını görebilir. Kısacası, mesafeler azalır ve dünya mecazi olarak küçülmeye başlar.

İnsan ve Sermaye Hareketi

Farkındalık, fırsat ve ulaşım teknolojisindeki genel bir artışla, insanların yeni bir ev, yeni bir iş bulmak için ya da bir tehlike yerinden kaçma konusunda dünyayı dolaşmasına izin vermiştir. Göçün çoğu, gelişmekte olan ülkeler arasında yaşanmaktadır ve muhtemelen daha düşük yaşam standartları ve düşük ücretler nedeniyle bireyleri ekonomik başarı için daha yüksek bir şansa sahip olan yerlere itmektedir. Ek olarak, sermaye (para) elektronik ortamda aktarma kolaylığı ve algılanan yatırım fırsatlarındaki artışla küresel olarak taşınmaktadır. Gelişmekte olan ülkeler, yatırımcılarına sunduğu fırsatlar ve kolaylıklarla sermayelerini koymaları için popüler bir yer haline gelmiştir.

Bilginin Yayılması

Difüzyon kelimesi sadece yayılmak anlamına gelir ve bu, bulunan herhangi bir bilginin çok kısa zamanda dünyanın öbür ucuna dağılması anlamına gelir. Yeni bir icat ya da bir şeyi yapmanın yolu ortaya çıktığında, uzun süre gizli kalmaz. Buna güzel bir örnek, Güneydoğu Asya’daki el ile tarım işçiliğine uzun süre dayanan halk dünyanın bir başka yerindeki gelişmelerle otomotiv tarım makinelerini kullanmaya başlamışlardır.

Küreselleşmenin Kültürel Yönleri

Küreselleşme süreci aynı zamanda ekonomik ve politik küreselleşmeyi yasal mantığa uygun ve meşrulaştıran ideolojilerin yani değerler, fikirler, normlar, inançlar ve beklentilerin yayılmasını ve devretmesini içerir. Tarih, bunların tarafsız süreçler olmadığını, ekonomik, politik küreselleşmeyi besleyen ve çerçeveleyen egemen ulusların ideolojileri olduğunu göstermiştir. Genel olarak bakıldığında, dünyaya yayılan, normalleşen ve kabul gören ideolojilerdir.
Kültürel küreselleşme süreci, medyanın, tüketim mallarının ve Batı tüketici yaşam tarzının dağıtılması ve tüketilmesiyle gerçekleşir. Aynı zamanda sosyal medya, dünyanın seçkinlerinin orantısız medya kullanım gücüyle beraber yaşam biçimlerini, dünyanın dört bir yanındaki insanlara aktarmasına olanak sağlamaktadır. Bu olanaklar dünyanın dört bir yanından iş ve eğlence seyahatleri yoluyla hareket etmesi ve toplumları barındıran bu gezginlerin beklentileri gibi küresel bütünleşmiş iletişim sistemleri tarafından da beslenmektedir. Bu durum bu kişilere kendi kültürel normlarını yansıtan olanaklar ve deneyimler sağlayacaktır.
Dünyanın seçkinleri küreselleşmeyi şekillendirmede Batı ve Kuzey kültürel, ekonomik ve politik ideolojilerin baskınlığı nedeniyle, bazıları daha baskın olmaktadır ve bu yukarıdan küreselleşme olarak adlandırılır. Buna karşılık, dünyadaki fakirlerin, düşük düzeyde çalışanların ve aktivistlerin çoğundan oluşan küreselleşme hareketi aşağıdan küreselleşme olarak bilinen küreselleşmedir. Bu küreselleşme tanımı elit azınlığın değerlerinden ziyade dünya çoğunluğunun değerlerini yansıtmaktadır.

Sivil Toplum Kuruluşları (STK’lar) ve Çokuluslu Şirketler

Bazı konularda küresel farkındalık arttıkça, onlarla ilgilenmeyi amaçlayan organizasyonların sayısı da artmaktadır. Sözde sivil toplum kuruluşları hükümete bağlı olmayan ulusal ya da küresel odaklı insanları bir araya getirmektedirler. Birçok uluslararası STK, sınırlara dikkat etmeyen küresel iklim değişikliği, enerji kullanımı veya çocuk işçiliği yönetmelikleri gibi konularla ilgilenmektedir. STK örnekleri arasında Uluslararası Af Örgütü veya Sınırsız Doktorlar sayılabilir. Ülkeler dünyanın geri kalanına bağlı olduklarından artan iletişim ve ulaştırma yoluyla hemen bir işletmenin piyasaya ne süreceğini bilme şansına ulaşırlar. Bunun anlamı, belirli bir nüfusun belirli bir ürün veya hizmeti satın almak için daha fazla kişiyi temsil etmesidir. Gittikçe daha fazla pazar açıldıkça, dünyanın dört bir yanından iş adamları bu yeni pazarlara erişmek için çokuluslu şirketler oluşturmak üzere bir araya gelmektedirler. İşletmelerin küreselleşmesinin diğer bir nedeni, bazı işlerin yerli işçilerden çok daha ucuza yabancı işçiler tarafından yapılabilmesidir. Buna dış kaynak kullanımı denir.
Özünde küreselleşme sınırların hafiflemesi, ülkeler gelişmek için birbirlerine bağımlı hale geldiklerinde daha az önemli olmalarını sağlamaktadır. Bazı bilim adamları, hükümetlerin giderek daha ekonomik bir dünya karşısında daha az etkili hale geldiğini iddia etmektedirler. Bazıları ise, bu kadar karmaşık bir dünya sisteminde düzenleme ve düzen ihtiyacı nedeniyle hükümetlerin daha önemli hale gelmekte ısrar ettiğini iddia etmektedirler.

Küreselleşmenin Olumlu ve Olumsuz Yönleri

Küreselleşmenin gerçek etkileri ve bunun gerçekten de iyi bir şey olup olmadığı konusunda hararetli tartışmalar mevcuttur. Küreselleşmenin dünya için iyi olup olmadığına karar vermek için önce olumlu ve olumsuz etkilerini bilmek lazım.

Küreselleşmenin Olumlu Yönleri

• Gelişmekte olan ülkelere daha fazla para harcandığından, bu ülkelerdeki insanların ekonomik olarak başarılı olmaları ve yaşam standartlarını artırmaları için daha büyük bir şansı vardır.
• Küresel rekabet, yaratıcılığı ve yeniliği teşvik eder ve mal/hizmetlerin fiyatlarını kontrol altında tutar.
• Gelişmekte olan ülkeler, mevcut teknolojilerin yararına, bu teknolojilerin gelişmesiyle ilgili artan acılara maruz kalmadan ulaşabilmektedir.
• Hükümetler işbirliğinde bir avantaj, etkileşimde bulunma, koordine etme becerisi ve küresel konular hakkında farkındalık yarattığı için ortak hedeflere yönelik daha iyi çalışılabilir.
• Yabancı kültür film, müzik, yiyecek, giyecek ve daha fazlası şeklinde daha büyük bir erişimi mevcuttur Kısacası, dünyanın daha fazla seçeneği vardır.

Küreselleşmenin Olumsuz Yönleri

• Dış kaynak kullanımı artar, hükümet ülkesindeki nüfusa iş imkânı sağlarken, birçoğunu kendi kaynaklarından üretmeden dışarıdaki bir ülkeden temin etme yoluna gider.
• Dünyanın dört bir yanından farklı kültürler etkileşime girebilse de, kaynaşmaya başlarlar ve her birinin özerkliği ve kendine has özellikleri kaybolmaya başlar. Yani kısaca kültür erozyonu yaşanır.
• Doğal olmayan ekosistemlerde yıkıcı olabilecek kanıtlayıcı istilacı türlerin yanı sıra dünya çapında yayılma olasılığı daha yüksek olabilir.
• Çok az uluslararası düzenleme olduğundan dolayı, insanların ve çevrenin güvenliği için korkunç sonuçlar doğurabilecek talihsiz olaylar yaşanması daha olası bir durum haline gelir.
• Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası gibi Batı merkezli büyük kuruluşlar, gelişmekte olan bir ülkenin kredi almasını kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte, bir Batı odağı sıklıkla Batı dışındaki bir duruma uygulanır ve başarısız bir ilerleme ile sonuçlanır.

Kaynakça:
ukessays.com
mywestford.com
oilprice.com
bbc.com

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :