Leptin Eksikliği ve Leptin Miktarı Nasıl Artırılır?

Doygunluk hormonu leptininin düşük seviyeleri, zayıf bellek, anoreksi, depresyon ve sık enfeksiyonlarla ilişkilendirilmiştir. Leptin, kilo kaybına neden olan tokluk hormonudur ve vücudun yağ hücreleri tarafından üretilmektedir. Leptin eksikliği bilişsel değişiklikler, anoreksi, depresyon ve Alzheimer hastalığı ile ilişkili olduğu bulunmuştur.
Özet olarak leptin, kiloyu belirleyen 4 hormondan biridir. Yağ dokusunda oluşur, bunun için reseptörler hipotalamus ve hipokampus iki önemli beyin bölgesinde yoğun bulunmaktadır. Leptin, gıda alımını inhibe etmek ve fazla kalorilerin yani yağ hücrelerinde depolanmasını sağlamak için beyne bir sinyal verme görevini yapar. Aynı zamanda, yağsız dokuyu aşırı yağ yüklenmesinden korumaktadır. Artan leptin, daha yüksek vücut yağ kütlesi, daha büyük bireysel yağ hücrelerinin boyutu, aşırı yeme ve açlık gibi etkilerle ilişkilidir. Kemirgenlerde enerji için kahverengi yağ kullanımı enerji harcamasını arttırmaktadır. Kişi ne kadar az yağ alırsa o kadar az leptin üretmektedir.

Leptin Eksikliği (Düşük Leptin)

Leptin açık bir şekilde iyi ve birçok yönden gerekmektedir. Buradaki sorun, kan da aşırı leptin bırakan vücudun belirli bölgelerinde (hipotalamus) leptin direnci oluşturur. Diğer bir problem düşük leptin seviyeleri veya aşırı durumlarda leptin eksikliğidir.

Nedenleri

Düşük leptin seviyelerine bazı nedenler sebep olmaktadır. Bu nedenler aşağıdaki gibidir:
• Düşük vücut kitle indeksine (BMI) sahip olma
• Soğuğa maruz kalma
• Alkol kullanma
• Egzersiz yapma
• Kısa süreli aç kalma
• Uyku yoksunluğu
• Anoreksiya
Ayrıca Leptin eksikliği bazı bozukluklardan da kaynaklanmaktadır. Bu bozukluklar aşağıdaki gibidir:
• Konjenital leptin eksikliği
• Konjenital ve edinilmiş lipoatrofi (lokalize yağ dokusu kaybı)

Belirtileri

Düşük leptin seviyelerinin belirtileri altta yatan nedene bağlı olarak değişmektedir. Kişi düşük leptin seviyelerine sahipse bazı durumlarla karşılaşabilir. Bu durumlar aşağıdaki gibidir:
• Daha sık aç hissetme
• Kilo vermede zorluk çekme ve metabolizmanın daha yavaş çalışması
• Vücut yağının yüksek veya düşük yüzdesi
• Menepoz
• Zayıf ve kırılgan kemikler (osteoporoz)
• Sık enfeksiyona yakalanma
Ayrıca kişinin leptin seviyeleri çok düşükse, tüm faydalı sağlık etkilerini kaçırmış olmaktadır.

Leptin’in Sağlığa Yararları

Leptin’in zararı olduğu gibi sağlığa da yararları vardır ve bu sağlık yararları aşağıdaki gibidir:
1) Anksiyete ve depresyonu azaltır
Son zamanlarda yapılan çalışmalar, leptinin antidepresan ve anti-anksiyete özelliklerine sahip olduğunu göstermektedir. Öte yandan, açlık hormonu olan Ghrelin, kaygı ve depresyona neden olmaktadır. Depresyon ve anksiyete, düşük leptin ve artmış ghrelin ile ilişkili bir hastalık olan anoreksiya nervoza (AN) olan kadınlarda yaygın bir durumdur. Benzer şekilde, fonksiyonel hipotalamik amenore (HA) olan normal kilolu kadınlarda depresyon ve anksiyete prevalansı arttırmıştır. Ayrıca düşük leptin ve yüksek ghrelin ile karakterize bir hastalıktır. Son zamanlarda obezite, leptin direncine bağlandığından depresyon ve anksiyete artma riski ile ilişkilendirilmiştir. Ve yüksek leptin seviyeleri düşük depresyon skorları ile ilişkilidir. Leptin’in anti-anksiyete etkilerine kısmen Prefrontal korteks (PFC), ventral tegmental alan (VTA) ve vaksia nigra (SN) ‘daki eylemleri aracılık etmektedir. Leptin, Suprachiasmatic Nucleus’ta (SCN) orexin A’yı inhibe ederek de anksiyeteyi azaltmaktadır.
2) Ketozise girmeye yardımcı olur
Leptin, kişileri ketoza sokmaya yardımcı olmaktadır. İnsülin direncini azaltan mitokondriyal fonksiyonu hsp60’ı artırarak iyileştirmektedir.
3) Bilişsel fonksiyonu geliştirir
Leptinin bilişsel işlev üzerinde bazı olumlu etkileri vardır. BDNF gibi, leptin de hipokampüste sinaptik plastisite kolaylaştırır ve uzun süreli güçlendirme potansiyasyon (LTP), bellek için kritik olan işlemlerdir. Ayrıca leptin mekansal öğrenmeye yardımcı olmaktadır ve Hipotalamusta (VMH) BDNF’yi arttırmaktadır. Alzheimer hastalığı konusunda hayvanlar üzerinde yapılan incelemesinde, leptinin kronik olarak uygulanmasının, Alzheimer patolojisinin iki işareti olan b-amiloid ve Tau proteinlerini azaltarak, durum için faydalı olabileceğini ve bilişsel performansı iyileştirdiğini göstermiştir.
4) Doğurganlığı ve kemik sağlığını geliştirir
Leptinin doğurganlığı geri kazandırdığı ve zayıf kadınlarda kemik sağlığını iyileştirebileceği kanıtlanmıştır. Koşucular ve dansçılar dâhil olmak üzere aşırı derecede vücut yağları olan kadınların yanı sıra yeme bozukluğu olan kadınlar da, adetlerinin durduğu, kısırlık ve osteoporoz gibi ciddi sorunları tetikleyen bir durum olan hipotalamik amenore (HA) geliştirmeye eğilimlidir. Leptin olmadığında, kadınlarda adet dönemleri sona erer, vücut kronik olarak enerjiden mahrum kalır, kemik kaybı ve artmış kemik kırılma riski yaşanmaktadır. Sentetik bir leptin formuyla tedavi, bu hasta grubunda doğurganlığı geri kazanabilir ve kemik kırılma riskini azaltabilmektedir. Bu, aç kalma doğurganlığın azalmasının bir nedenidir. Leptin, luteinize edici hormonu (LH), folikül stimüle edici hormonu (FSH) ve koryonik gonadotrofinini (hCG) artırarak doğurganlığa yardımcı olmaktadır.
5) Bağışıklık sistemini güçlendirir
Düşük leptin üretim koşullarının artmış enfeksiyon duyarlılığı ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Açlık sırasında leptinin azalması, aç olmanın bağışıklık sistemini baskıladığı ana mekanizmalardan biridir.
6) Doğal katil hücreleri uyarır
Kronik enfeksiyonlara yakalanan kişiler genellikle daha düşük bağışıklık sistemine sahiptir ve Doğal öldürücü Hücreleri ve Doğal öldürücü Hücreleri Aktivitesi için kan testleri sıklıkla düşüktür. Leptin, Doğal öldürücü hücrelerinin olgunlaşmasını, üretimini, aktivasyonunu ve fonksiyonunu uyarmaktadır. IL-2, IL-12 üretimini arttırır ve doğal öldürücü (NK) hücrelerde performans göstermektedir. Aynı zamanda NK hücrelerini, IL-1, IL-6 ve TNF’yi artırarak dolaylı olarak aktive etmektedir.
7) İnsülin duyarlılığını artırır
Leptin MC4R yoluyla insülin duyarlılığını arttırmaktadır.
8) Kolesterolü düşürür
Genetik bir leptin eksikliği ile doğan kişiler derinden obezdir, ayrıca yüksek insülin ve yüksek kolesterole sahiptirler. Bu kişilerde Leptin replasmanı insülin, kolesterol, trigliserit ve LDL kolesterol seviyelerini artırmaktadır.
9) IgE İmmün yanıtlarını inhibe ederek alerjik reaksiyonlarla mücadele eder
Th1 baskın rolüne göre leptin, IgE aracılı sitokin üretimini baskılamaktadır. Ek olarak, çalışmalar Leptin reseptörü eksikliğinin IgE aracılı anafilaksi büyüttüğünü göstermiştir.
10) Amino asitlerin ve şekerin emilimini azaltır
Leptin, mide tarafından salgılanır ve ordan ince bağırsağa girer. Bağırsaklara ulaştığında, leptin bazı besin maddelerinin emilimini engellemektedir. Örneğin, butirat, fruktoz ve oligopeptid alımını arttırmaktadır. Diğer yandan, glukozu ve galaktoz alımını azaltmaktadır. Ayrıca Proline, Beta-Alanin ve Glutamin dahil olmak üzere birçok amino asidin emilimini de inhibe etmektedir. Glikoz ve amino asitlerin emilimini bloke ederek kilo kaybına yardımcı olmaktadır. Bununla birlikte, glikoz alımını bloke etmek, SIBO’nun ortaya çıkması veya yetersiz beslenmeler için amino asitleri emmemesi için daha iyi bir şans vermektedir.
11) Enflamasyonu düşürür
VIP leptin üretimine yol açmaktadır, bununla birlikte VIP, kilo üzerinde karışık etkilere sahiptir. İştahı engellemesine rağmen, net etkisi şişmanlığı arttırmaktadır.

Leptin Nasıl Artırılır?

Çeşitli faktörler leptini arttırmaktadır, ancak çoğu sağlıksızdır. Leptini yükselten sağlıksız bir faktöre örnek stresdir. Ayrıca obezite ve uyku apnesi de leptini arttırmaktadır. Kişi stres yaşadığında, leptin salınır ve ne kadar çok leptin salarsa, o kadar çok fazla yiyecek tüketir. Leptin, temel olarak yemeklerden sonra artmaktadır, daha çok hem obez hem de sağlıklı kişilerde karbonhidratlar, daha sonra da yağlar artmaktadır.
Lektinler, şeker moleküllerine bağlanan proteinlerdir. Leptin reseptörleri, ConA (baklagillerde) ve WGA (buğdayda) gibi bağlanmayı sevdiren lektinlerin bu şeker moleküllerine sahiptir. Leptin reseptörleri üzerindeki şeker molekülleri bağlanırsa veya çıkarılırsa, reseptörler neredeyse hiç işlev görmemektedir. Bu nedenle, eğer leptinlerin vücuttaki aktivitesini arttırmak isteniyorsa, lektinlerden kaçınılmalıdır. Leptin arttırma yolları aşağıdaki gibidir:
1) Daha fazla karbonhidrat ve yağ tüketilmelidir
Karbonhidrat ve yağ içeren yemekler leptini arttırmaktadır.
2) Östrojen seviyeleri kontrol edilmelidir
Östrojen leptini arttırmaktadır, bu genellikle kötüdür, çünkü aşırı östrojenler leptin direncine bağlanmıştır. Bununla birlikte kişi menopozda ise, östrojen aktivitesinin sürdürülmesi, leptin seviyelerinin dengelenmesine yardımcı olmaktadır. Hormonlarının dengeli olduğundan emin olmak için doktorla görüşülmelidir.
3) İnsülin kontrol edilmelidir
Leptin, insülin sekresyonuna cevap olarak yemeklerden 4-6 saat sonra artmaktadır. İnsülin ve glikoz seviyelerini normal aralıkta olduklarından emin olmak için kontrol edilmelidir.
4) Yeterince uyulmalıdır
Obez olmayan bireylerde örneğin, 8-12 saat açık uyku dinlendirici uyku, leptini normal seviyelere çıkarmaktadır. Öte yandan, uyku yoksunluğu leptin seviyesini düşürmektedir. Benzer şekilde sirkadiyen saat proteinleri leptin üretimini arttırmaktadır. Kişi yeterli kalitede uyku aldığından emin olmalıdır.
5) Alkol alımı azaltılmalıdır
Alkol, leptin miktarını diğer kalorilere göre daha fazla azaltmaktadır. Bu yüzden alkol alımı azaltılmalıdır.
6) Glukozamin
Glukozamin ve heksosaminler pankreas beta hücrelerinde leptini arttırmaktadır. Yine de kişilerde leptini arttırmak için glukozamin önerecek yeterli kanıt bulunmamaktadır.

Kaynakça:
hormone.org
hindawi.com
nature.com
atsjournals.org

Yazar: Özlem Güvenç Ağaoğlu

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This div height required for enabling the sticky sidebar
Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views : Ad Clicks : Ad Views :